A Haber’e değerlendirmelerde bulunan Memiş, küresel piyasalarda açıklanacak ekonomik verilerin altının yönü üzerinde belirleyici olabileceğini söyledi. Çarşamba günü saat 15.30’da ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), perşembe günü aynı saatte ise Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin açıklanacağını hatırlatan Memiş, haftanın genelinde dalgalı bir piyasa beklendiğini ifade etti.
Ons ve gram altında kritik seviyeler
Altın fiyatlarında yatırımcıların yakından takip etmesi gereken destek ve direnç noktalarına da değinen Memiş, uluslararası piyasalarda ons altının 4 bin 178 dolar, Kapalıçarşı’da gram altının ise 6 bin 623 lira seviyesinde bulunduğunu belirtti.
Memiş’in değerlendirmesine göre ons altında 4 bin 70 dolar destek, 4 bin 300 dolar ise direnç seviyesi olarak öne çıkıyor. Gram altında da 6 bin 600 lira destek, 6 bin 700 lira direnç noktası olarak takip ediliyor.
Ons altının 4 bin 300 dolara yükselmesi durumunda gram altının da 6 bin 700 lira seviyesinin gündeme gelebileceğine işaret eden Memiş, yatırımcıların hafta boyunca yaşanabilecek fiyat hareketlerine karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Fed açıklamaları da piyasaların gündeminde
Altın fiyatlarının yönünü belirleyebilecek gelişmeler yalnızca enflasyon verileriyle sınırlı değil. ABD Merkez Bankası (Fed) üyelerinin yapacağı açıklamalar da piyasaların odağında bulunuyor.
Fed yetkililerinin faiz politikasına ilişkin vereceği mesajların altın fiyatları üzerinde etkili olabileceğini belirten Memiş, jeopolitik gerilimlerin seyrinin de piyasalar açısından önem taşıdığını kaydetti. Yatırımcıların ekonomik verileri, merkez bankalarının mesajlarını ve küresel gelişmeleri birlikte değerlendirmesi gerektiğine dikkat çekti.
Merkez bankalarının altın alımları sürüyor
Altın fiyatlarında dönem dönem sakin bir görünüm ortaya çıksa da merkez bankalarının rezerv politikalarında hareketliliğin devam ettiğini belirten İslam Memiş, küresel ölçekte altına yönelik talebin yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.
2026 yılının başında altın ve gümüşe yönelik merkez bankası talebinin artabileceği yönünde uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Memiş, merkez bankalarının rezervlerini güçlendirmeye yönelik adımlarına dikkat çekti.
Memiş, Çin Merkez Bankası’nın altın alımlarının yanı sıra Avrupa ülkelerinin rezerv politikalarının da önemli olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Özellikle 2026 yılının Ocak ayında bütün yatırımcılara altın ve gümüş tarafında bu yıl merkez bankalarının yoğun bir talebi olabileceğini, bu yıl altın ve gümüşün merkez bankalarına lazım olacağını söylemiştik.”
Küresel ölçekte savaş riskleri, enflasyonist ortam ve dijital paraya geçiş sürecinin merkez bankalarının rezerv tercihlerinde etkili olabileceğini ifade eden Memiş, Fransa ve Almanya gibi ülkelerin ABD’de bulunan altın rezervlerini ülkelerine geri getirmeye yönelik girişimlerine de dikkat çekti.
Memiş’e göre altın fiyatları kısa vadede sakin bir seyir izlese bile küresel piyasalarda merkez bankalarının altın rezervlerine ilişkin hareketlilik önemini koruyor. Önümüzdeki günlerde açıklanacak ABD enflasyon verileri ve Fed üyelerinin mesajları ise altının kısa vadeli yönü açısından belirleyici gelişmeler arasında yer alıyor.





