Tunceli Barosu’ndan başvuru: ‘Tuncay Sonel’in ismi, sokak ve caddelerden kaldırılsın’
Tunceli Barosu’ndan başvuru: ‘Tuncay Sonel’in ismi, sokak ve caddelerden kaldırılsın’
İçeriği Görüntüle

Yayınladığı mesajda, çocukların huzurlu ve mutlu bir hayat sürmesi için ortak sorumluluğun öneminin altını çizen Halil İbrahim Yılmaz, toplumdaki herkesi dayanışmaya davet ederek değerlendirmelerine şu sözlerle başladı;

“Bugün 23 Nisan’ı sadece kutlamıyoruz, onu yeniden hak etmeye söz veriyoruz. Bugün çocuk bayramı, ama içimizde eksik bir şey var. Millet iradesinin tecelli ettiği, geleceğimizin teminatı çocuklara armağan edilmiş bu anlamlı günde, ne yazık ki yüreğimizde hem umut hem de derin bir acı taşıyoruz. Bu yıl, bayramın coşkusuna gölge düşüren bir gerçeği görmezden gelerek kutlayamayız. Çünkü bugün bazı çocuklar şarkı söyleyemiyor, bazıları oyun oynayamıyor, bazıları ise korkuyla tanışıyor.”

"Bir zamanlar yürekten andığımız değerleri, sadece sözde bırakmanın ağırlığını taşıyoruz"

Bir zamanlar güne “Türküm, Doğruyum, Çalışkanım…” sözleriyle başladığımızı ve o günlerin, o masumluğun, değerlerin geride bırakılmaya çalışıldığını üzülerek belirten AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz şu ifadeleri kullandı;

“Bir zamanlar yürekten andığımız değerleri, sadece sözde bırakmanın ağırlığını taşıyoruz. Verdiğimiz sözlerin, çocuklarımızın güvenli geleceğiyle tam olarak buluşamadığını görmek, hepimiz için derin bir öz eleştiridir. Bir zamanlar ‘Türküm, Doğruyum, Çalışkanım…’ diye başlayan o masum sözlerin ruhunu incittik. Çocukların güvenle büyüyeceği bir ülke sözünü tutamadık. Bugün hepimiz için alkıştan önce sorumluluğu, kutlamadan önce vicdanı hatırlama günüdür. Çünkü çocukların sustuğu bir ülkede gelecek eksik yazılır.”

"Bugün başımız öne eğik, yarın için ayağa kalkmak zorundayız"

Türkiye’ye bugünü armağan eden Atatürk’ün bıraktığı Cumhuriyet’e ve bizlere emanet ettiği çocuklara layık olamadığımıza vurgu yapan Halil İbrahim Yılmaz sözlerine Atatürk’e seslenerek devam etti;

“Bu büyük emaneti bize bırakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk… Bize emanet ettiğin o tertemiz yarınları gerektiği gibi koruyamadık, çocukların kahkahasının sustuğu yerde, korkunun sesine engel olamadık, gözlerindeki umudu büyütmek yerine, yüreklerine düşen endişeyi zamanında silemedik. Bugün başımız öne eğik olabilir, ama yarın 23 Nisan’ı yeniden hak etmek için çocukların gözlerinin içine gururla bakabilmek için yeniden sorumluluklarımızla ayağa kalkmalıyız.”

"Bugün önce yüzleşme, sonra bayram günüdür"

23 Nisan’ın kutlama günü olmasının yanı sıra kendimizle yüzleşme günü olması gerektiğini de savunan Halil İbrahim Yılmaz, çocuklarımızın daha güvende hissetmesi, yarınlara daha umutla bakabilmesi için var gücümüzle mücadele edeceğimizi belirttiği konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı.

“Bugün sadece kutlama günü değil, aynı zamanda hepimiz için bir yüzleşme günüdür. Bugün bunun ağırlığını yüreğimizde hissediyoruz ve bu eksikliğin, bu gecikmenin hesabını önce kendi vicdanımıza veriyoruz. Bugün en yüksek ses, alkış değil vicdanımızın sesidir. Bugün yükselen alkışların ötesinde, içimizdeki muhasebenin ve yüzleşmenin sesi vardır. Ama bu yüzleşme, umudu terk etmek için değil, tam tersine çocuklarımızın hak ettiği yarınları yeniden kurmak içindir. Çünkü her şeye rağmen, gözlerindeki ışıkla bize yol gösteren, en zor zamanlarda bile gülümsemeyi unutmayan çocuklarımız var. Onların hayalleri, bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Onların kahkahası, bu ülkenin en gerçek bayramıdır. Bu yüzden bugün hem eksiklerimizle yüzleşiyor hem de çocuklarımızın bayramını yürekten kutluyoruz. Korkusuzca gülebildikleri, özgürce oynayabildikleri, umutla yarınlara bakabildikleri bir gelecek sözüyle tüm çocuklarımızın bayramı kutlu olsun.”

Kaynak: Nur Kaplan