Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve geldiği günden bu yana yıllardır çözülemeyen dosyaların yeniden gündeme alınması amacıyla Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi'nin çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Bu kapsamda eski dosyaların yeniden incelenmesi için çalışmalar devam ederken Bakan Gürlek, bir dizi programa katılmak üzere Iğdır'a geldi.
Basın mensuplarına açıklamalarda bulundu
Bakan Gürlek, Iğdır programı kapsamında ilk olarak Iğdır Valiliğini ziyaret etti. Vali Mustafa Fırat Taşolar tarafından karşılanan Gürlek, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Iğdır'ın Türkiye'nin Nahçıvan'a, Azerbaycan'a, Kafkasya'ya ve Türk dünyasına açılan önemli kapılarından biri olduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, ekonomik kalkınmanın güçlü bir hukuk düzeniyle mümkün olacağını ifade etti.
Gürlek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Dilucu Sınır Kapısı, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı ve Zengezur Koridoru ile birlikte şehrimizin ticari, lojistik ve jeopolitik önemi önümüzdeki dönemde daha da artacaktır. Ekonomik kalkınmanın kalıcı olması, yatırım ve ticaretin güven içerisinde büyümesi ise inşa ettiğimiz güçlü hukuk düzeniyle mümkün olacaktır. Türkiye'nin en güvenli ve en huzurlu ülkelerinden biri olma yolunda attığı kararlı adımlar, Iğdır'ımızın da cazibesini her geçen gün artırmaktadır. Kafkasya'dan Orta Asya'ya uzanan gönül coğrafyasında Iğdır'ın barışın ve kardeşliğin buluşma noktalarından biri hâline gelmesi bizleri memnun etmektedir. Farklı kültürlerin bir arada huzur içinde yaşadığı Iğdır'ın bu birlik ve beraberlik iklimi, en değerli kazanımlarımızdan biridir. Bu kardeşlik iklimini korumak ve daha da güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Iğdır'ın ihtiyaçlarını karşılamak için Bakanlığımızın sorumluluk alanına giren her konuda tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz."
Adalet hizmetlerinin yalnızca binalarla değil; liyakatli insan kaynağı, güçlü kurumlar, etkin koordinasyon ve hukuka bağlılıkla yükseldiğini belirten Gürlek, Iğdır Yeni Adalet Sarayı'nın tamamlanmasıyla birlikte vatandaşların adalete erişiminin daha da kolaylaşacağını söyledi.
Suç örgütleriyle mücadele kararlılığı
Türkiye'nin güvenlik tehditleriyle mücadelede önemli mesafeler aldığını belirten Bakan Gürlek, bölgesel ve yerel tehditlere karşı devlet-millet iş birliğiyle hareket etmeye devam edeceklerini ifade etti. Gürlek, Iğdır'ın üç ülkeye sınırı bulunan stratejik konumunun güvenlik ve adalet kurumlarına önemli sorumluluklar yüklediğini belirterek şöyle konuştu:
"Uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, silah kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması ve organize suç örgütleriyle mücadele yalnızca bir asayiş meselesi değildir; aynı zamanda milli güvenliğimizin ve hukuk düzenimizin korunması meselesidir. Bugünün suç örgütleri artık yalnızca sokakta faaliyet göstermiyor. Dijital platformları, kripto varlıkları, paravan şirketleri, yasa dışı ödeme sistemlerini ve uluslararası finans ağlarını kullanıyorlar. Hepsinin farkındayız. Bakanlık olarak gelişen teknolojik imkânları da etkin şekilde kullanarak suç örgütleriyle sonuna kadar mücadele etmekte kararlıyız."
Gürlek, suç örgütlerinin işledikleri suçların karşılıksız kalmayacağını belirterek, "Hiçbiri kaçamayacak, işledikleri suçları yanlarına bırakmayacağız. Çünkü devletimiz bu konuda kararlı ve güçlüdür. Her suçlu, Türk adaletinin gücünü hissedecektir" dedi.
"Hiçbir cinayet unutulmayacak"
Faili meçhul olayların yeniden incelenmesi amacıyla Bakanlık bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurulduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, eski dosyaların yeniden mercek altına alındığını söyledi. Gürlek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Yıllardır aydınlatılamayan faili meçhul olayların yeniden incelenmesi amacıyla Bakanlığımız bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk. Bu birimimiz, vatandaşlarımız tarafından da büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır. Eski dosyalar yeniden mercek altına alınıyor. Aydınlatılamamış olayların çözüme kavuşturulması için HTS kayıtları, DNA eşleştirmeleri, kamera görüntüleri, dijital materyaller, tanık beyanları ve ihtiyaç duyulması hâlinde yeniden alınan ifadeler gibi tüm güncel teknolojik ve hukuki imkânlardan yararlanıyoruz. Karanlıkta kalmış her dosyayı en ince ayrıntısına kadar yeniden değerlendiriyoruz. Ortada bir cinayet varsa devlet, o cinayeti aydınlatmak için bütün imkânlarını seferber etmek zorundadır. Aradan uzun yıllar geçmiş olması failler için bir güvence değildir. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecektir."
Bakan Gürlek, soruşturmaların kanaatlere göre değil, delillerin gösterdiği istikamette yürütüleceğini belirterek, suçluların cezalandırılması kadar masumların korunmasının da devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı. Gürlek, Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm vatandaşların ortak devleti olduğunu belirterek, "Hiç kimsenin kökenine, mezhebine, düşüncesine ya da sosyal statüsüne bakılmaksızın herkesin hakkını ve hukukunu korumak, devletimizin en temel görevidir" ifadelerini kullandı.





