Resmi kaynaklardan edinilen bilgilere göre, 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yükseköğretim sistemini yeniden yapılandıracak bir dizi maddeye yer verildi. Yeni düzenlemeyle birlikte akademik personelin niteliğinin yükseltilmesi ve üniversiteler arasındaki standartların eşitlenmesi hedefleniyor. Hazırlanacak olan yeni mevzuat çalışmalarının önümüzdeki yıl tamamlanması öngörülüyor.
Açık öğretim programlarının ağırlığı azaltılıyor
Açıklanan programa göre, açık öğretim sistemindeki mevcut programlar sektörel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden gözden geçirilecek ve bu sistemin yükseköğretim içerisindeki genel ağırlığı kademeli olarak düşürülecek. Bu doğrultuda kontenjanlar, programların niteliklerine göre belirlenecek ve açık öğretim sistemi daha çok yetişkin eğitimi ile hayat boyu öğrenme odaklı bir yapıya kavuşturulacak. Ayrıca üniversite kontenjanlarının belirlenmesinde, kurumların kendi kapasitelerinin yanı sıra bölgesel ihtiyaçlar ile sektörel iş gücü arz-talep dengesi de doğrudan kriter kabul edilecek.
Sistemde yapılacak diğer değişiklikler kapsamında üniversite mezunlarının iş bulma performansları düzenli olarak takip edilecek ve üniversitelerin bu alandaki gelişimleri izlenecek. Uluslararası öğrenci kabulünde ise yalnızca Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından gerçekleştirilen Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı (TR-YÖS) sonuçları esas alınacak.
Ne olmuştu?
Türkiye'deki üniversiteler, yürürlükteki mevzuata göre Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) belirlediği asgari koşulların üzerinde kalmak kaydıyla, kendi akademik atama ve yükseltme kriterlerini kendileri belirleyebiliyordu. Ancak bu durum, üniversiteler arasında akademik unvan alımında standart dışı uygulamalara ve farklı zorluk derecelerine yol açtığı gerekçesiyle uzun süredir kamuoyunda ve akademik çevrelerde tartışma konusu oluyordu.




