Bülent Arınç, kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen Süleymanlılar Cemaati'ne yönelik soruşturmayla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Arınç, Adalet ve İçişleri bakanlarının soruşturmanın cemaate veya tarikata değil, kişilere yönelik olduğu yönündeki açıklamalarına güvendiğini belirtti. X hesabından açıklama yapan Arınç, soruşturmanın gizliliği ve masumiyet karinesine dikkat çekti. Arınç, sosyal medyada kişilerin soruşturma sürecinde infaz edildiğini belirterek, soruşturmanın yürütülüş biçimine yönelik eleştirilerde bulundu.

Hafif ticari araç uçuruma yuvarlandı: 4 ölü, 5 yaralı
Hafif ticari araç uçuruma yuvarlandı: 4 ölü, 5 yaralı
İçeriği Görüntüle

Arınç, "Ben bu oluşumu eskiden beri tanırım" diyerek Süleymancılarla geçmişten gelen ilişkisini anlattı ve soruşturma kapsamında adı geçen bazı kişilerin haksız biçimde yıpratılmasından endişe duyduğunu ifade etti. Arınç, soruşturmayla ilgili açıklamasında, "Soruşturma o kadar özensiz devam ediyor ki insanlar geri dönülemez şekilde damgalanıyor. Maalesef iş fethikabir yapmaya kadar geldi" ifadelerini kullandı. Arınç, bu tür süreçlerde hukuk ve adli tıp konusunda yetkin olmayan kişilerin yeni suçlular aramaya başladığını savundu.

"Bu cemaatle dostane ilişkilerim oldu"

Arınç, Süleymancılarla geçmişte dostane ilişkiler kurduğunu belirterek, "Ben bu oluşumu eskiden beri tanırım. Kemal Kaçar'la Hukuk Fakültesinde okuduğum yıllarda tanışmışlığım da oldu. Fakat cemaat mensubu olmadım" dedi. Arınç, yapının Türkiye'de Kur'an eğitimi ve öğretimi faaliyetleri yürüttüğünü belirterek, "Onlar, hakikaten Kur'an hizmetkârı birer insandılar" ifadelerini kullandı.

Arınç ayrıca 2011 seçimleri sırasında dönemin milletvekili Ahmet Arif Denizolgun ile yaptığı görüşmelerden söz ederek, AK Parti'ye destek talebinde bulunduğunu ancak bu konuda sonuç alamadığını anlattı.

Denizolgun'dan Arınç'a sert yanıt

Süleymancılar cemaatinin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu ve 27. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, Arınç'ın açıklamalarına sosyal medya üzerinden yanıt verdi. Denizolgun, Arınç'ın ifadelerini "çarpıtma" ve "dezenformasyon" olarak nitelendirerek, eski TBMM Başkanı'nın "tarihin yanlış tarafında" yer aldığını savundu. Denizolgun, Arınç'ın aile içindeki anlaşmazlığı "kuzenler arasındaki mal mülk kavgası" şeklinde nitelendirmesine de tepki gösterdi. Mücadelenin mal varlığı üzerinden yürütülmediğini savunan Denizolgun, "Bizim mücadelemiz tarihin doğru tarafında yer alarak tarihe not düşmektir" ifadelerini kullandı.

Kısıklı'daki taşınmazlarla ilgili iddia

Denizolgun, 2019 yılında çoğunluk hisse sahibi oldukları gerekçesiyle mahkeme kararı doğrultusunda İstanbul Kısıklı'daki bazı taşınmazları ziyaret ettiklerini belirtti. Bu süreçte, kendi talepleri olmamasına rağmen babasının hesabına kira bedeli olduğu belirtilen yaklaşık 100 bin dolar ödeme yapıldığını öne süren Denizolgun, söz konusu paraların iade edildiğini ve durumun mahkemeye bildirildiğini söyledi.

Denizolgun ayrıca, karşı tarafın kendilerini "parayla satın alamayacağını" anlamasının ardından mahkemeleri etkilemek amacıyla bürokrasi, yargı ve siyasette rüşvet dağıtıldığı iddiasında bulundu. Daha önce de benzer açıklamalar yaptığını belirten Denizolgun, bu iddialara ilişkin paylaşımında herhangi bir belge veya mahkeme kararı sunmadı.

"Ahtapot sistemi" göndermesi

Denizolgun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 14 Mayıs 2025'teki AK Parti Grup Toplantısı'nda kullandığı "ahtapot sistemi" ifadesine de atıfta bulundu. Erdoğan'ın söz konusu yapılanmanın siyaset, iş dünyası, bürokrasi, medya ve cemaat bağlantılarından söz ettiğini belirten Denizolgun, "cemaat ayağı" olarak tanımladığı yapının eleştirdiği grup olduğunu savundu.

Denizolgun, Arınç'a yönelik olarak, "Yoksa; sizin de mi bu ahtapot sistemiyle bir bağınız var?" sorusunu yöneltti.

Kaynak: Haber Merkezi