AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündeme ilişkin basın açıklaması yaptı. CHP hakkında verilen mutlak butlan kararına ilişkin konuşan Ömer Çelik, Özgür Özel'e tepki gösterdi. Ömer Çelik, "Sayın Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük" diye konuştu.
Çelik, özetle şunları söyledi:
"Çatışma CHP'lilerin kendi içinde"
"Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezde yürüyen tartışmaların birtakım ayrıntılarına değineceğim. Fakat öncelikle şunu söylemek isterim. CHP’lilerin CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi işlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasti bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Sayın Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük.
“Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz”
Öncelikle şunu söylemek isterim. Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız. Siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştirinin ve siyasi protestonun demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz. Fakat siyasi eleştiriyi aşan, siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadeleri Sayın Özgür Özel’e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. Aslında üstünde durmaya bile değmez fakat işte televizyonlardan verildiği için maalesef bu konuları gündemimize almamız gerekiyor. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz. Ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylüyorum. Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz.
“Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir”
Bakın bu bir iki gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve en etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Biz meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu bir şekilde halledilmesinden yanayız. Türkiye’nin demokrasisi olgundur. Türkiye’nin rejimi, Türkiye’nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir. Bugünlere gelmiştir. Bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Ama bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başına, Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak Sayın Cumhurbaşkanımızı, AK Partimizi, Cumhur İttifakımızı bu üslupla hedef alması karşısında bizim onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir.
Ömer Çelik’ten Özel’e Ne işiniz var TOMA'nın üzerinde?
Tabii bir de şu vardır. Siyaset dediğim gibi sağduyunun, millet iradesinin zeminidir. Siyaset sağduyulu ve çözüm üretme sanatıdır. Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde? Bir siyasetçinin TOMA’nın üzerinde ne işi var? Ya parti otobüsünde konuşursunuz ya kürsüde konuşursunuz. TOMA’nın üzerine niye çıkıyorsunuz? Oradaki polis kardeşlerimiz gelmişler. Oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için bulunuyorlar. Oradaki polise ait bütün cihazlar, bütün araçlar vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için bulunuyor. Kanunun, mahkeme kararını yerine getirmeye çalışıyorlar. Bir düzen içerisinde çalışır bunlar. Kürsüde var olamayanlar, parti otobüslerinde hakaret dışında bir sözü olamayanlar, TOMA’ların üzerine tırmanmaya çalışıyorlar. Tabii bu da vahim bir durum ortaya çıkarıyor. Dolayısıyla değerli arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi iç gündemini kendilerine bırakıyoruz.
Bizim Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz var. Uluslararası ilişkilerle ilgili çok güçlü gündemlerimiz var. Terörsüz Türkiye hedefimiz var. Etrafımızda Gazze’deki soykırımın durdurulmasından Rusya-Ukrayna savaşına, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısından sonra ortaya çıkan tabloya kadar ilgilenilmesi gereken bir sürü meselemiz var. Ve Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün gücümüzle AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak bu meseleler üzerinde yoğunlaşıyoruz."





