AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından yaptığı açıklamada, İran’daki Kürtlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Çelik, İran’ın gayrimeşru bir saldırıya maruz kaldığını ifade ederek, “İran’daki Kürt kardeşlerimizin hiçbir şekilde böylesine bir dönemde siyonist bir saldırganlığın tarafında olması söz konusu değildir” dedi.

Ömer Çelik, Kürtlerin yüzyıllardır asaletle kendi geleneklerini ve kültürlerini koruyarak yaşamlarını sürdürdüğünü belirtti. Çelik, “Oradaki sağduyulu Kürt kanaat önderlerinin bundan uzak durmasını çok sağduyulu bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Çelik, bölgede yaşanan gerilimleri değerlendirerek, şunları söyledi:

"İran'da üst düzey isimlere suikast yapıldığı bilgisi geçiyor. Tabii burada bambaşka bir tablo çıkıyor. Dünya kuralsız bir yere gidiyor. İran hukuksuz saldırıyla karşı karşıya. Rejimi sevmiyorum diye bombalamak kötü sonuçlar doğurur. Savaş durmalıdır. Müzakere masası kurulmalıdır. Bir ülkeyi rejimini sevmiyorum diyerek bombalamak çok kötü şeylerin kapısını açar. Bu suikastlar yöntemiyle İsrail'in ortaya koyduğu dayatma felaketler getirecektir. İsrail'e karşı dünya net bir tutum almadığı sürece İsrail'i daha vahşi davranmaya teşvik etmiş oluyor. İsrail net bir biçimde Lübnan'ı Gazzeleştimeye çalışıyor.

Mezhep tartışmalarından uzak durulması gerekmektedir. Bu mezhep tartışmalarını içimize kim sokuyorsa bilelim ki bunlar çok tehlikeli dış destekli sosyal medyanın algoritmalarıyla da oynanarak bizim bağışıklık sistemimizi zayıflatmaya yönelik gündemlerdir. Komşumuz İran haksız ve hukuksuz bir saldırıya uğrarken durulması gereken yer Türkiye'nin milli güvenliği konusunda kararlı olmak, düzeni ortaya kaldırmaya çalışan şer şebekelerine karşı kararlı durmaktır."

Türkiye'ye düşen füzeler

"Siyasi mezhepçiliğe başvuranlar yararlı iş yapmıyor. Sırf mezhebimiz farklı diye mazlumun hakkını savunmamak da siyasi mezhepçiliktir. Bunları asla kabul edemeyiz. Meşru göremeyiz ve ülkemizin içine bu fitnenin sokulmasına asla müsaade etmemeliyiz.

Çeşitli bölge ülkelerine dönük saldırılar ve füzeler atılması konusunda da söyledik. Bunun yanlış olduğunu, komşu ülkelerin ve kardeş ülkelerin hedef alınmaması gerektiğini ifade ettik. Bunun çok başka sonuçları olacaktır. Doğru olan, bütün bölge barışını savunan kardeş ülkelerle birlikte ve bu savaşın çıkmasını istemeyen bütün kardeş ülkelerle birlikte hareket etmekti. Dolayısıyla bunun yanlışlığını, gerekçesi ne olursa olsun ifade ettik. Komşu ülkeler hedef alınmamalıydı. Ülkemize gelen füzelerle ilgili de şunu söylemek isterim.

Erdoğan: 'Milli ve manevi kimliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz'
Erdoğan: 'Milli ve manevi kimliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz'
İçeriği Görüntüle

"Türkiye’yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bazı yaklaşımlar görüyoruz"

"İran tarafı kendilerinin Türkiye’yi hedef alacak bir füze atmadığını söylüyor. Tabii bizim de gördüğümüz bazı şeyler var. Bunu çeşitli radar sistemlerinden görebiliyoruz. Dolayısıyla bütün bu tartışmayı şöyle bağlayalım. Eğer bu oradaki ayrı küçük bir unsurun kendi kendine yaptığı bir iş ya da yolunu şaşırmış, pusulasını şaşırmış bir yaklaşım ise şimdilik Türkiye burada duruyor. Ama aynı zamanda da Türkiye dünya üzerinde milli güvenliği açısından en hassas ülkelerden bir tanesidir. Milli güvenliğimiz erteleme kabul etmez. Pazarlık kabul etmez. Herhangi bir tenzilatı kabul etmez. Dolayısıyla biz bugün ateşi söndürmeye çalışırken birilerinin yanlış politikalarına da göz yummak zorunda değiliz.

Tabii çeşitli yerlerde, özellikle birtakım Siyonist çevrelerde Türkiye’yi bu ateşin içine sokmaya çalışan bazı yaklaşımlar görüyoruz. Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi ve temel iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Bugün Türkiye’nin bir barış adası, bir barış ülkesi, hakkın yanında duran, doğrunun yanında duran ve doğru diplomasi yapan bir ülke olma iradesi Cumhurbaşkanımız tarafından ve bütün kurumlarımız tarafından en güçlü şekilde korunmaktadır."

"Milli güvenliğimiz kendi öz dinamiklerimizle değerlendirdiğimiz bir konu"

"Allah göstermesin, milli güvenliğimizle ilgili bir sıkıntı olduğu zaman bunun gereklerinin yerine getirilmesi konusunda tereddütsüz olduğumuz da bilinmektedir. Dolayısıyla egemenlik haklarımızı korumak konusunda son derece hassasız. Aynı zamanda da kurulan kumpasların hepsinin farkında olduğumuzu ifade etmek isterim. Bizi birilerinin egemenlik haklarımızı korumak adına bir kumpasa çekmesine ya da kumpaslar üzerinden egemenlik haklarımızla ilgili bir tartışma açılmasına müsaade etmeyiz. Egemenlik haklarımız ve milli güvenliğimiz kendi öz dinamiklerimizle değerlendirdiğimiz bir konudur."

"Kürt kardeşlerimizin siyonist saldırganlığın tarafında olması söz konusu değil"

"Diğer bir konu İran’daki Kürt kardeşlerimizle ilgilidir. Şimdi birtakım siyonist yayın organlarında İran’daki Kürtlerin İran rejimine karşı ayaklanacağı ve İran rejimine karşı tutum alacağı şeklinde bazı değerlendirmeler görüyoruz. Aynı zamanda kendi kaynaklarımızdan da İsrail’in bölgedeki bazı unsurlara baskı yaptığını biliyoruz. Bununla ilgili net bilgiye sahibiz. Birincisi, dediğim gibi İran’daki Kürt kardeşlerimizin hiçbir şekilde böylesine bir dönemde siyonist bir saldırganlığın tarafında olması söz konusu değildir. Oradaki kardeşlerimiz yüzyıllardır asaletle kendi geleneklerini ve kültürlerini koruyarak hayatlarını devam ettiren kardeşlerimizdir. Oradaki sağduyulu Kürt kanaat önderlerinin bundan uzak durmasını çok sağduyulu bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz."

Kaynak: Haber Merkezi