Türk Tiyatrosu'nun en prestijli ödülleri arasında yer alan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde trajikomik bir an yaşandı. Ödül alan Tiyatro Sanatçısı Pınar Yıldırım, konuşmasında tiyatro emekçilerinin geçim sorunu gerçeğini 'Yapı Kredi' lafını duyunca yaşadığı şok ile anlattı. Alacağı ödül yerine kredi borcu için arandığını zannettiğini anlatan Yıldırım'ın konuşmasını sanat emekçilerinin geçim sıkıntısını tüm çıplaklığıyla anlattı.

Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri gecesinde “Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” ödülü, Monologlar Müzesi ‘Pavyon’ oyunundaki performansıyla Pınar Yıldırım’a verildi.

Yıldırım, ödülünü alırken yaptığı konuşmada, adaylık haberini aldığı telefon görüşmesini anlattı. Yapı Kredi’den arandığını duyunca ilk anda borç nedeniyle arandığını sandığını söyleyen Yıldırım, salonda gülüşmelere neden olan anı şöyle aktardı:

“Açtım ben ertesi gün sabah 9'da.

Hafta sonu ülke genelinde yağış etkili olacak
Hafta sonu ülke genelinde yağış etkili olacak
İçeriği Görüntüle

'Merhaba, Pınar Yıldırım'la mı görüşüyoruz?'

'Evet, buyurun benim.'

'Yapı Kredi' dedi, bende şalter indi.

Yani şunun için; o bankaya aylar sonra gerçekten yakalanma durumu dedim. Sonra karşımdaki arkadaş dedi ki... 'Pardon .' ben aydım, dedim 'Çok özür dilerim ama ben sizden kredi çekmedim ki.' O da 'Yok, biz Afife Jale Tiyatro Ödülleri...' deyince, yemin ediyorum aklıma ilk gelen şey şu oldu:

'Ulan en azından şu ödül gelseydi, keşke Yapı Kredi'den kredi çekseydim de, bir taksit acaba hani ben versem geri, biz bir taksit indirebilir miyiz?'

Tiyatro emekçilerinin ekonomik koşullarına da değinen Yıldırım, birçok oyuncunun geçinebilmek için başka işlerde çalışmak zorunda kaldığını söyledi:

"Maalesef ki böyle bir durumdayız. Türkiye tiyatrosu bu durumda diyeyim ya da... Bilmiyorum, tek miyim?

Hani şu anda evinin kirasını, faturasını, tiyatro-oyunculuk haricinde de hani en az 2-3 işte çalışan arkadaşlarım var değil mi benim gibi? Tek değilim. Ya da sigortasız olduğu için hasta olmamak için yaradana sığınan falan..."

Konuşmasının devamında yalnız olmadığını bildiğini ancak toplumsal hafızanın zayıflatıldığını vurgulayan Yıldırım, ödülünü TİP'in seçilmil Milletvekili Can Atalay’a ithaf etti:

“Ben aslında yalnız olmadığımı biliyordum. Sadece biz bazen ne kadar kalabalık olduğumuzu unutuyoruz. Ne kadar kuvvetli olduğumuzu unutuyoruz. Ne kadar mücadele ruhunu taşıdığımızı unutuyoruz. Çünkü bu coğrafya unutturuyor. Bu coğrafyada unutturuluyor.

O yüzden ben de unutmamak için; hazır da yıl dönümü gelirken, Soma'nın, Gezi'nin yıl dönümü gelirken... Gezi'nin avukatı, Soma Maden İşçileri Katliamı'nın avukatı, Aladağ yangınının avukatı, Çorlu tren kazasının avukatı, 4 yıldır tutsak olan, Hatay'ın seçilmiş milletvekili Can Atalay'a ithaf ediyorum! Asla unutmayacağız Can. Mücadele bizimle. İyi akşamlar!”

Kaynak: Haber Merkezi