Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşesine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara’daki millet bahçesinde yaptığı konuşmayı taşıdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da adeta duyanlara duymayanlara, soranlara sormayanlara mesajını çok net bir şekilde verdiğini belirten Selvi, “Tayyip Erdoğan olarak siyasette 50 yılı geride bıraktım. Ortak eserimiz AK Parti, bugün çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye’ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle inşallah bu ülkeye aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti’nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe bu sevdamız dinmeyecek” dedi.
Abdulkadir Selvi, Erdoğan’ın konuşmasında verdiği mesajları 5 madde ile sıraladı;
Erdoğan parti içinde parti dışında, yurtiçinde yurtdışında beş ayrı cepheye net bir şekilde mesajını verdi.
1- Bu ne demektir; ben bir yere gitmiyorum buradayım. Partimin başındayım demektir.
2- Erdoğan, önümüzdeki dönemde “Cumhurbaşkanı adayıyım” dedi
3- “Bu can bu tende olduğu müddetçe bu sevdamız bitmeyecek.” Ben burada olduğum sürece kimse bir takım hesapların içine girmesin mesajını verdi.
4- Erdoğan, Özal sonrası ANAP’ı, Demirel sonrası DYP’yi gördü. Özal sonrasına hesap yapanların ANAP’ı parçaladığını, Demirel sonrasına oynayanların DYP’yi bitirdiğini gördü. AK Parti’nin aynı akıbete uğramaması için “Ben buradayım. Partimin başındayım” dedi. Böylece tehlikeli bir fitnenin önüne geçmiş oldu.
5- Erdoğan şimdiye kadar ilk kez bu kadar net ve bu kadar güçlü bir mesaj verdi. Böylece içeride ve dışarıda AK Parti üzerine hesap yapanlara, bir takım rollere soyunanlara, birilerini bu rollere hazırlamaya çalışan siyasi antrenörlere, ‘ben buradayım bir yere gitmiyorum, hesabınızı ona göre yapın’ dedi.
Ben bu konu gündeme geldiğinde niye “Erdoğan’dan sonrası yine Erdoğan” diye yazıyorum, anlamadınız mı?





