ABD’nin Venezuela’nın başkenti Caracas’ta bazı bölgelere yönelik operasyon düzenlemesi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya ilişkin açıklamaları, uluslararası kamuoyunda farklı tepkilere yol açtı.

ABD, Venezuela’nın başkenti Caracas’ta bazı bölgelere yönelik askeri operasyon düzenledi. Yerel kaynaklara göre başkentte en az yedi patlama meydana geldi. ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya karşı “büyük çaplı bir operasyon” gerçekleştirildiğini ve Maduro’nun ülke dışına çıkarıldığını duyurdu.

Gelişmelerin ardından çeşitli ülkelerden açıklamalar geldi. İran yönetimi operasyonu kınadığını açıkladı. Küba ve Kolombiya ise uluslararası topluma çağrıda bulunarak Venezuela’daki gelişmelere karşı acil tepki verilmesi gerektiğini bildirdi.

Rusya’dan yapılan açıklamada ise taraflara itidal çağrısı yapılarak, krizin diyalog ve diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı.

Türkiye’den yapılan değerlendirmede, Ankara’nın Venezuela’daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde ve barışçıl yöntemlerle çözülmesi için yapıcı katkı sunmaya hazır olduğu ifade edildi.

İran’dan kınama

Saldırının ardından İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ABD’nin Venezuela’nın “toprak bütünlüğü ve egemenliğine” yönelik askeri saldırısı kınandı.

Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik silahlı saldırısının Birleşmiş Milletler (BM) Şartındaki amaç ve ilkelere aykırı olduğu vurgusu yapılırken, BM’den saldırıyı kınaması istendi.

Bakanlık, ABD’nin BM üyesi bağımsız bir devlete askeri müdahale bulunduğunu ve bunun istikrarsızlığa neden olacağını vurgulayarak, “Bu girişim bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğin ihlalidir” dedi.

Küba Devlet Başkanı: uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyoruz

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Venezuela'ya yönelik saldırılar nedeniyle ABD'yi kınadı.

Diaz-Canel, Amerikan X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, hava saldırılarına maruz kalan Venezuela'ya destek çıktı. Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel "Küba, ABD'nin Venezuela'ya karşı suç teşkil eden saldırısını kınıyor ve uluslararası toplumdan acil bir tepki talep ediyor" ifadesini kullandı.

Kolombiya sınır bölgelerine güvenlik güçlerini sevk etti

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro da saldırının ilk saatlerinde yaptığı açıklamada, "Şu anda Caracas bombalanıyor. Venezuela'ya füze saldırısı düzenleniyor" ifadelerini kullanarak "Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve Birleşmiş Milletler (BM) derhal toplanmalıdır" ifadelerini kullandı.

Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından sosyal medya hesabından yeni bir paylaşımda bulunan Petro, Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın egemenliğine yönelik her türlü saldırıya karşı olduklarını vurguladı.

Venezuela'ya saldırılar sonrası alınan güvenlik önlemlerine de değinen Petro, Venezuela'dan kitlesel mülteci akını ihtimaline karşı sınır bölgelerine güvenlik güçlerinin sevk edildiğini, tüm imkanların seferber edildiğini kaydetti.

Petro, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi olarak Konseyin acil toplantıya çağrılması için girişimlerde bulunduklarını da aktardı.

İspanya'dan arabuluculuk teklifi

İspanya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İspanya, gerilimin azaltılması ve ılımlılığın sağlanması, eylemlerin uluslararası hukuk ve BM Şartı ilkelerine uygun olarak yürütülmesi çağrısında bulunmaktadır" denildi.

İspanya, mevcut krize barışçıl ve müzakere yoluyla bir çözüm bulunması için arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını bildirdi.

İspanya aşırı sağı ABD’ye destek verdi

İspanya'da aşırı sağcı Vox Partisinin lideri Santiago Abascal, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Venezuela'ya saldıran ABD'ye destek verdi.

Abascal, "Maduro'nun uyuşturucu teröristi rejimi derhal teslim olmalı ve acımasızca işkence ettiği Venezuelalı halkı acılardan kurtarmalıdır" ifadesini kullandı.

Rusya: Anlaşmazlıklar diyalog ve diplomatik yollarla çözülmeli

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise tüm taraflara gerilimi tırmandırmaktan kaçınma ve sorunları diyalog yoluyla çözme çağrısı yaptı. Açıklamada, Latin Amerika’nın bir barış bölgesi olarak kalması gerektiği belirtilerek, Venezuela’nın dış askeri müdahale olmaksızın kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olduğu ve Bolivarcı yönetime destek verildiği kaydedildi.

Açıklamada, tüm taraflara gerilimi daha fazla tırmandırmaktan kaçınma çağrısı yapılırken, anlaşmazlıkların diyalog ve diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini belirtildi.

Latin Amerika’nın bir barış bölgesi olarak kalması gerektiği vurgulanan açıklamada, Venezuela’nın dış askeri müdahale olmaksızın kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olduğu kaydedildi.

Rusya, Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirterek, ülkenin egemenliğini ve ulusal çıkarlarını savunma konusunda Bolivarcı yönetimi desteklediğini duyurdu.

Moskova ayrıca, Venezuela ve Latin Amerika ülkelerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplantıya çağrılması yönündeki taleplerini desteklediğini açıklarken, Rusya’nın Karakas Büyükelçiliği’nin normal şekilde faaliyetlerini sürdürdüğü, yerel makamlar ve Rus vatandaşlarıyla temas halinde olduğu, şu ana kadar herhangi bir Rus vatandaşının yaralandığına dair bilgi bulunmadığı bildirildi.

İlerleyen saatlerde Rusya'dan ikinci bir açıklama geldi. Açıklamada Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'de tutulan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin serbest bırakılmasını istedi.

Bakanlıktan, ABD'nin Venezuela saldırısıyla ilgili yapılan yeni açıklamada, Maduro ve eşinin ABD'de tutulduğuna dair haberlerin teyit edildiği hatırlatıldı.

ABD ile Venezuela arasında mevcut sorunların diyalog yoluyla çözülmesi için koşullar yaratılması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, "Şiddetle Amerikan yönetimini halihazırdaki tutumunu yeniden gözden geçirmeye ve egemen bir ülkenin meşru olarak seçilmiş devlet başkanını ve eşini serbest bırakmaya çağırıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Almanya: Endişeyle takip ediyoruz

Almanya Dışişleri Bakanlığı, durumu büyük bir endişeyle izlediklerini ve konunun daha ayrıntılı ele alınması için ilerleyen saatlerde bir kriz ekibinin toplanacağını bildirdi.

Reuters’ın ulaştığı yazılı açıklamada, bakanlığın Karakas’taki büyükelçilikle yakın temas halinde olduğu ve kriz ekibinin ilerleyen saatlerde bir araya geleceği belirtildi.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de yaptığı açıklamada İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin süreç hakkında sürekli bilgilendirildiğini ve Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki kriz biriminin faal olduğunu belirtti.

Brezilya: ABD çizgiyi aştı

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ise X hesabından yaptığı açıklamada, ABD saldırısının çizgiyi aştığını ve kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Uluslararası toplumun saldırıya güçlü bir yanıt vermesi gerektiğini kaydeden Silva, "Uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek ülkelere saldırmak, çok taraflılığın yerine en güçlü olanın hukukunun geçerli olduğu, şiddet, kaos ve istikrarsızlıkla dolu bir dünyaya doğru atılan ilk adımdır" ifadelerini kullandı.

Meksika: BM şartı ihlal edildi

Meksika, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesini Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 2. maddesini ihlal ettiğini belirterek kınadı.

Açıklamada, "Meksika hükümeti, ABD silahlı kuvvetlerinin Venezuela topraklarına karşı tek taraflı gerçekleştirdiği ve BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal eden askeri eylemleri şiddetle kınamakta ve reddetmektedir" ifadesi kullanıldı.

Uluslararası hukuka saygı gösterilmesi ve BM Şartı'nın ilke ve amaçlarına uyulması talep edilen açıklamada, Venezuela hükümeti ve halkına karşı saldırgan eylemlerin durdurulması için acil çağrı yapıldı.

Latin Amerika ve Karayipler'in karşılıklı saygı ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümü temelinde bir "barış bölgesi" olduğu kaydedilen açıklamada, "herhangi bir askeri eylemin bölgedeki istikrarı ciddi şekilde tehlikeye atacağı" uyarısı yapıldı.

Bölgesel barışın korunması ve çatışmadan kaçınması gerekliliğine dikkati çekilen açıklamada, tüm arabuluculuk ve diyalog çabalarını Meksika'nın desteklediği aktarıldı.

BM'ye seslenilen açıklamada, gerilimleri azaltmak, diyaloğu kolaylaştırmak ve uluslararası hukuk uyarınca barışçıl ve sürdürülebilir bir çözüme olanak sağlayacak koşullar oluşturmak için harekete geçme çağrısı yapıldı.

Ukrayna: Maduro yönetimini ‘meşru’ olarak görmüyoruz

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, ülkesinin Nicolas Maduro yönetiminin "meşruiyetini tanımadığını" aktararak "Venezuellalıların çıkarlarına öncelik veren gelişmelerden" yana oldukları mesajını verdi.

Ukrayna'nın, "ulusların diktatörlükten, baskıdan ve insan hakları ihlallerinden uzak ve özgür yaşama" hakkını her zaman savunduğunu kaydeden Sybiha, Maduro yönetiminin bu ilkeleri her yönüyle ihlal ettiğini iddia etti.

Sybiha, ülkesinin Maduro yönetimini "meşru" olarak görmediğini vurgulayarak, "Venezuela halkı, normal bir yaşam, güvenlik, refah ve insan onuruna yakışır hayat için bir şansa sahip olmalı. Biz de onların bu normal yaşama, saygıya ve özgürlüğe yönelik haklarını desteklemeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Çin'den kınama geldi

Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımını kınadığını bildirdi.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD'nin "hegemonik" olarak nitelendirilen eylemlerinin, uluslararası hukuku ve Venezuela'nın egemenliğini ihlal ettiği, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde barışı ve güvenliği tehdit ettiği belirtildi.

Açıklamada, "Çin, ABD'nin egemen bir ülkeye ve onun devlet başkanına güç kullanımından derin şok içindedir ve bunu güçlü şekilde kınamaktadır" ifadesi kullanıldı.

Çin'in ABD'nin eylemlerine karşı olduğu vurgulanan açıklamada, Washington yönetimine uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalma, başka ülkelerin egemenliğini ve güvenliğini ihlal etmeye son verme çağrısı yapıldı.

Fransa: Uluslararası hukuka aykırı

Fransa, ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalamasına ilişkin askeri operasyonunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu bildirdi.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Maduro'nun "Venezuela halkının gücünü elinden alarak ve (halkı) temel özgürlüklerinden mahrum bırakarak" halkın kendi kaderini tayin hakkını zedelediğini belirtti.

Fransa'nın "Venezuela halkının egemenliğini sürekli olarak savunduğunu" kaydeden Barrot, ABD'nin Maduro'ya yönelik müdahaleye ilişkin, "Nicolas Maduro'nun yakalanmasına yol açan askeri operasyon, uluslararası hukukun temelini oluşturan güç kullanmama ilkesini ihlal etmektedir. Fransa kalıcı siyasi çözümün dışarıdan dayatılamayacağını ve egemen halkların kendi geleceklerine kendilerinin karar verdiğini hatırlatır" ifadelerini kullandı.

Barrot, ABD'yi işaret ederek "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) daimi üyesi olarak öncül sorumluluğu olanların (güç kulanmama) ilkesini sürekli ihlalinin, dünya güvenliği açısından, hiçkimseyi dışlamayacak şekilde ağır sonuçları olacağını" vurguladı.

Venezuela'da, başkanlık sarayı çevresinde silah sesleri duyuldu
Venezuela'da, başkanlık sarayı çevresinde silah sesleri duyuldu
İçeriği Görüntüle

"Tarihten ders çıkaran bir ülke olarak Fransa’nın buna hazırlandığını" belirten Barrot, "Fransa, devletlerin her zaman ve her yerde uluslararası eylemlerine rehberlik etmesi gereken Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'ne bağlılığını vurguluyor" dedi.

BFMTV'nin Elysee'ye yakın kaynaklara dayandırdığı haberde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Venezuela'daki gelişmeleri "sabah saatlerinden bu yana yakından" takip ettiği ve ortakları ile görüşmelerde bulunduğu aktarıldı.

Öte yandan yetkililer, Venezuela'nın başkenti Caracas'ta Fransız vatandaşlarına evlerinde kalmaları ve temkinli olmaları çağrısı yaptı.

İsrail: Takdirle karşılıyoruz

İsrail, ABD'nin Venezuela'ya saldırarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu kaçırmasını "takdirle karşıladığını" bildirdi.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin Başkan Donald Trump önderliğinde "özgür dünyanın lideri olarak hareket ettiğini" ileri sürdü.

İsrail'in "acı çeken Venezuela halkının yanında olduğunu" iddia eden Saar, Maduro'nun devrilmesini takdirle karşıladıklarını ve İsrail ile Venezuela arasında dostane ilişkilerin kurulmasını umduklarını kaydetti.

İsrail, daha önce de Maduro yönetimini eleştirirken 2025 Nobel Barış Ödülü'nü Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado'nun kazanmasını memnuniyetle karşıladığını açıklamıştı.

Machado'nun İsrail'e verdiği açık destek ve Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetiyle kurduğu yakın ilişkiler uluslararası kamuoyunun gündeminde yer almıştı.

Güney Afrika: BMGK acil toplanmalı

Güney Afrika Cumhuriyeti, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesiyle Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın 2. maddesini ihlal ettiğini belirterek, BM Güvenlik Konseyi'ne acil toplantı çağrısı yaptı.

Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Güney Afrika hükümetinin, ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği geniş çaplı askeri müdahaleyi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun eşiyle birlikte yakalanarak ülkeden çıkarılmasını büyük endişeyle karşıladığı belirtildi.

Açıklamada, ABD'nin bu eyleminin, BM üyesi devletlerin herhangi bir üye devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidinde bulunmaktan ya da güç kullanmaktan kaçınmasını öngören BM Şartı'nın 2. maddesini açıkça ihlal ettiği vurgulandı.

Egemen devletlere karşı askeri müdahalelerin yalnızca istikrarsızlığa ve derinleşen krizlere yol açtığı aktarılan açıklamada, "ABD'nin yasadışı ve tek taraflı güç kullanımının" uluslararası düzenin istikrarını ve uluslararası eşitlik ilkesini baltaladığı kaydedildi.

Açıklamada, "Güney Afrika, uluslararası barış ve güvenliği korumakla görevli organ olan BM Güvenlik Konseyi'ni bu durumu ele almak üzere acilen toplanmaya çağırıyor" ifadesi kullanıldı.

Brezilya: ABD kabul edilemez bir sınırı aştı

Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva, Venezuela'ya yönelik ABD saldırısını kınayarak, bu saldırıların "kabul edilemez bir sınırı aştığını" ve "tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini" söyledi.

Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını ve Maduro’nun ülkeden çıkarılmasını kınadı. Bu adımın “kabul edilemez bir sınırı aştığını” ve “tehlikeli bir emsal oluşturduğunu” belirten Lula da Silva, eylemin Latin Amerika’ya müdahalenin en kötü anlarını hatırlattığını ve bölgenin barış bölgesi statüsünü tehdit ettiğini vurguladı.

Da Silva, ayrıca, Maduro’nun selefi Hugo Chavez ile geçmişteki yakın ilişkilere rağmen, 2024’teki tartışmalı seçim zaferinin tanınmaması nedeniyle Brezilya-Venezuela ilişkilerinin soğuduğunu ifade

Kaynak: BirGün