Donald Trump'ın en güçlü mesajı, Amerikan Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında 2020'den bu yana Türkiye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılması konusunda oldu.

Trump, F-35 savaş uçaklarının satışı konusunda ise "Daha tam karar vermedim" ifadelerini kullandı ancak kendisinin tavrının olumlu olduğu mesajını verdi.

Erdoğan-Trump görüşmesinden bir gün sonra Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da ikili ayrı bir görüşme yaptı.

Görüşme sonrası herhangi bir açıklama yapılmadı.

Ancak iki bakanın, Trump ve Erdoğan'ın görüştüğü konuların takibinin nasıl yapılacağının ele aldıkları sanılıyor.

Bu süreçte hem ABD'de hem de Türkiye'de atılması gereken adımlar var.

Trump yönetimi ABD Kongresi nezdinde girişimlerini yoğunlaştırırken, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı ancak aktif hale getirmediği S-400 füze savunma sistemi konusunda nasıl bir karar alacağı merakla bekleniyor.

CAATSA yaptırımlarını Trump uygulamıştı

ABD Başkanı Donald Trump, 2017-2021 yılları arasındaki ilk başkanlık döneminin son aylarında CAATSA'yı Türkiye için kullanma kararı almış ve yasada belirlenen 12 yaptırımdan beşini yaşama geçirmişti.

Bir NATO üyesine karşı bu yaptırımların kullanılmasının nedeni ise Türkiye'nin 2019'da S-400'leri satın alması ve topraklarına konuşlandırması olmuştu.

Trump, aradan geçen altı yılın ardından "ABD'nin dostlarına yaptırım uygulamak istemediğini" belirterek, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için Washington'da bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.

Trump düzenlediği basın toplantısında, bu çalışmanın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından takip edildiğini vurguladı.

Ancak yaptırımların kaldırılması kolay bir süreç değil.

CAATSA, 2017'de ABD Kongresi tarafından kabul edilen bir federal yasa statüsünde olduğu için, Türkiye'ye dönük yaptırımların kalıcı olarak kaldırılması için yasal bir değişiklik yapılması gerekiyor.

ABD Kongresi, Rusya'dan S-400 satın alan Hindistan'a yaptırım uygulanmaması için 2022'de bir yasa çıkartmış ve böylece Asya-Pasifik bölgesindeki en önemli müttefikinin CAATSA'dan etkilenmemesini sağlamıştı.

CAATSA'nın kaldırılması için yasal değişiklik gerek

Trump yönetiminin Türkiye için de kalıcı bir çözüm bulması için yasal bir değişiklik yapması gerekiyor.

Ancak yasada açık şekilde yaptırımların Türkiye'nin S-400 savunma sistemini elinde bulundurmaya devam ettiği sürece uygulanacağının belirtilmesi, Trump yönetiminin hareket alanını kısıtlıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Mark Rubio'nun Türk diplomatlarla temaslarında bu noktaya işaret ettiği, yasada kullanılan dil ve koşulların sertliği nedeniyle çözüm bulunmasının zor olduğunu ifade ettiği biliniyor.

CAATSA, ABD Başkanı'na yaptırımların geçici bir süre için uygulanmaması için muafiyet hakkı kullanması yetkisini de veriyor.

Trump'ın Türkiye açısından bu yetkisini kullanması için somut bilgi ve gelişmelere dayalı kapsamlı bir raporu Kongre'ye iletmesi gerekiyor.

S-400 konusunda nasıl bir formül bulunabilir?

Bu bilgilendirmenin Türkiye'nin S-400'leri kullanmayacağı ve bundan sonra Rusya ile herhangi bir benzer anlaşma yapmayacağı garantisini içermesi öngörülüyor.

Trump, bu adımı atsa da muafiyetin geçici olması nedeniyle Ankara tarafından tercih edilmediği kaydediliyor.

ABD'nin elini rahatlatacak gelişme ise Türkiye'nin S-400 konusunda ABD ve Rusya'nın da onay vereceği bir formül bulması olacak.

Türkiye, 2019'da topraklarına yerleştirdiği S-400 savunma sistemlerini bir kez yapılan deneme atışı dışında hiç kullanmadı.

S-400'ler, Ankara yakınlarındaki bir üste tutuyor. Ancak bu "kullanmama" durumu ABD yasalarındaki koşulu karşılamıyor.

Bu nedenle son dönemde sıkça dile getirilen ancak uygulama olasılığı çok az olan formül ise S-400'lerin üçüncü bir ülkeye transferi formülü.

Türkiye ile Rusya arasında yapılan anlaşmada "son kullanıcı" maddesi olduğu için, Ankara'nın bu adımı atması için Moskova'nın da onayını alması gerek.

Trump, Kongre üzerindeki etkisini kullanır mı?

CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasının yaratacağı en önemli etki,Türkiye ile ABD arasında savunma sanayi işbirliğinin önündeki engellerin kaldırması ve yeni bir ivmeyi başlatacak olması olarak görülüyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da bu durumu değerlendirirken, Türkiye ile ABD arasındaki F-35 savaş uçağı sorunun da CAATSA'nın kaldırılmasının ardından çözülebileceği olasılığını dile getirmişti.

Bu süreçte dikkatle değerlendirilecek gelişmeler, Trump yönetiminin Kongre'de Türkiye lehine bu adımı atmak için bir girişim başlatıp başlatmayacağı.

Mevcut sandalye dağılımına göre Cumhuriyetçiler ABD Kongresi'nde hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğa sahip

Ancak bu durumun 3 Kasım'da yapılacak ara seçimler sonucu değişmesi büyük olasılık olarak görülüyor.

Bu da Trump yönetiminin önünde, Kongre merkezli çözümler için dört aydan az bir süre olduğunu gösteriyor.

S-400/F-35 çıkmazı nasıl aşılacak?

Trump-Erdoğan görüşmesinde F-35 savaş uçağı programına geri dönüş ya da bu uçakların satışı konusu da gündeme geldi. Trump, bu uçakların satışı konusunun değerlendirildiğini vurguladı.

Türkiye, S-400 sistemlerini konuşlandırmasının hemen ardından 2019'da ortağı olduğu F-35 savaş uçağı programından çıkartılmıştı.

Ayrıca ABD Kongresi, 2020'de Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'na eklediği bir maddeyle S-400 sistemlerini barındırdığı için Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satışını yasaklamıştı.

F-35 sorununun aşılması için de yasal değişiklik gerektiği yapılan değerlendirmeler arasında.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile görüşmesi sırasında ABD Başkanı'nın başta Türkiye'nin parasını verdiği beş uçak olmak üzere F-35'lerin satışı konusunda söz verdiğini kaydetmişti.

Trump yönetiminin CAATSA'nın kaldırılmasında olduğu gibi F-35 programına Türkiye'nin dönüşü ya da bu uçakların satışı konusunda adım atabilmesi için de, Kongre ile yakın bir çalışma yürütmesi bekleniyor.

Kongre üyeleri Ankara'daydı

Trump'ın iki günlük ziyareti sırasında ABD Kongresi'nden bir heyetin de Ankara'da olması ve Türk yetkililerle görüşmesi dikkat çeken bir gelişme oldu.

ABD Senatosu NATO Gözlem Grubu Eş Başkanı ve Dış İlişkiler Komitesi Kıdemli Üyesi Jeanne Shaheen ile senatörler Mike Rounds, Dick Durbin, Chris Coons, Mike Rounds ile Temsilciler Meclisi Üyesi ve ABD NATO Parlamenterler Asamblesi Delegasyonu Başkanı Mike Turner da NATO zirvesi kapsamında Ankara'da temaslarda bulundu.

Heyetin temel misyonu Ukrayna'ya yönelik yardımların bundan sonraki süreçte nasıl ele alınacağını müttefiklerle görüşmek oldu.

Jeanne Shaheen liderliğindeki heyet bu kapsamda Dışişleri Bakanı Fidan ile de görüştü.

Heyet, 8 Temmuz'da çevrim içi bir basın toplantısı düzenledi ve özellikle Trump'ın Türkiye konusundaki açıklamalarını değerlendirdi.

Shaheen, bir soru üzerine, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemini satın aldığı için F-35 programından çıkarıldığını hatırlattı.

Shaheen, Washington'un kaygılarını giderecek bir çözüm bulunması durumunda Ankara'nın yeniden F-35 programına dönmesinin hem Türkiye hem de ABD açısından olumlu bir gelişme olacağını söyledi.

Süreçle ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıklarını kaydeden Amerikalı senatör, Kongre'nin özellikle NATO'daki rolü açısından Türkiye ile ilişkiyi olumlu gördüğünü de kaydetti.

Shaheen ve diğer senatörlerin Türkiye ile savunma sanayi işbirliği konusunda geçmişe oranla daha yumuşak bir dil kullanmalarına rağmen, Kongre'de Yunan ve İsrail lobisine yakın kongre üyeleri Ankara'ya silah satımına karşı olduklarını sık sık dile getiriyor.

Yunanistan ve İsrail süreci durdurabilir mi?

ABD Başkanı Trump'ın Erdoğan ile görüşmesini en yakından izleyen iki ülke Yunanistan ve İsrail oldu.

NATO Zirvesi için Ankara'da bulunan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, gazetecilerin soruları üzerine, F-35 satışı konusunda yorum yapmayacağını ancak müttefiklerin silah satışı konusunda birbirlerinin hassasiyetine özen göstermeleri gerektiğini söyledi.

Miçotakis, geçmişte ABD'nin Türkiye'ye F-16 savaş uçaklarının satışını da engellemeye çalışmış ve Amerikan Kongresi'nde yaptığı konuşma Ankara'nın tepkisini çekmişti.

AK Parti İstanbul Gençlik Kolları'ndan Ayasofya yürüyüşü
AK Parti İstanbul Gençlik Kolları'ndan Ayasofya yürüyüşü
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin F-35 savaş uçaklarına sahip olmasına açıkça karşı çıkan diğer ülke ise İsrail.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Trump-Erdoğan görüşmesinin ardından ABD basınına yaptığı açıklamalarda, F-35'lerin Türkiye'ye satılmasının Orta Doğu'da güç dengesini bozacağını söyledi ve Amerikan yönetiminden bu adımın atılmamasını istedi.

Yunanistan ve İsrail'in bundan sonraki süreçte de, bu silahların Türkiye'ye satışını engellemek için girişimlerde bulunmalarına kesin gözüyle bakılıyor.

Kaynak: BBC Türkçe