Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland ile ilgili tartışmalar kapsamında aldığı ek gümrük vergisi kararlarının ardından olası karşı adımları görüşmeye başladı. Brüksel’de yapılan olağanüstü toplantıda, ABD’ye yönelik misilleme seçenekleri ele alındı.
Politico internet sitesinde yer alan habere göre, AB ülkelerinin büyükelçileri, Trump’ın sekiz Avrupa ülkesine ek tarife uygulanacağını açıklamasının ardından Brüksel’de olağanüstü bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Washington ile yapılacak temaslarda uzlaşı sağlanamaması durumunda atılabilecek somut adımlar değerlendirildi.
Büyükelçilerin görüşmelerinde, ABD’nin açıkladığı gümrük vergilerinin yürürlüğe girmesi halinde hangi karşılıkların verilebileceği üzerinde duruldu. Bu kapsamda, AB’nin geçen yıl hazırladığı ancak Temmuz ayında ABD ile varılan ticaret anlaşması nedeniyle askıya alınan bazı önlemlerin yeniden devreye alınması seçeneği öne çıktı.
Toplantıda, ABD’ye yönelik hızlı bir şekilde 93 milyar avro tutarında gümrük vergisi uygulanmasının da olası misilleme adımları arasında yer aldığı belirtildi. Ayrıca AB’nin bugüne kadar hiç kullanmadığı ve “ticaret bazukası” olarak adlandırılan Zorlama Karşıtı Aracının da gündeme geldiği aktarıldı.
Ekonomik baskı uygulayan ülkelere karşı kullanılmak üzere tasarlanan bu yasal araç kapsamında, AB’nin ABD şirketlerinin Avrupa pazarına erişimini sınırlayabileceği, ticari lisanslarını askıya alabileceği ve kamu ihalelerine katılımlarını engelleyebileceği ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, 17 Ocak’ta yaptığı açıklamada, Grönland konusundaki anlaşmazlıkların dünya barışını tehdit ettiğini savunarak, Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya’ya gümrük vergileri uygulanacağını duyurmuştu. Trump, söz konusu ülkeler için 1 Şubat 2026’dan itibaren yüzde 10, 1 Haziran 2026’dan sonra ise yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulanacağını belirtmişti.
Trump, bu vergi oranlarının Grönland’ın “tam ve eksiksiz” şekilde satın alınmasına yönelik bir anlaşmaya varılana kadar yürürlükte kalacağını açıklamıştı. Söz konusu açıklamalara AB liderleri ve birçok Avrupa ülkesinden tepki gelmişti.





