İran, ABD ve İsrail ile yaşanan çatışmaların ardından derinleşen ekonomik krizle mücadele ediyor. Savaş öncesinde de yüksek enflasyon ve para birimindeki değer kaybıyla zorlanan ekonomi, son gelişmelerle birlikte daha kırılgan bir yapıya sürüklendi.
İran hükümetinin açıkladığı verilere göre son bir yılda temel gıda ürünlerinde dikkat çekici fiyat artışları yaşandı. Yemeklik yağ fiyatları yüzde 430, yumurta yüzde 345, pirinç yüzde 287 ve süt yüzde 139 oranında arttı. Bu artışlar, vatandaşların alım gücünü ciddi biçimde düşürdü.
Savaşın ekonomik etkisi
Tahran yönetimi, savaşın ülke ekonomisine verdiği toplam zararın yaklaşık 270 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor. Bu rakam, ekonominin genel büyüklüğüne yakın bir seviyeye işaret ederken, mali dengeler üzerindeki baskının boyutunu da ortaya koyuyor.
Uluslararası Para Fonu International Monetary Fund, İran ekonomisinin bu yıl yüzde 6,1 oranında küçüleceğini öngörürken, United Nations ise 4,1 milyon kişinin daha yoksulluk sınırının altına düşebileceği uyarısında bulundu.
Yoksulluk ve işsizlik artıyor
Ülkede artan hayat pahalılığı, vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırıyor. Yerel basına yansıyan değerlendirmelerde, birçok kişinin temel ihtiyaçlarını karşılamak için ev eşyalarını satmak zorunda kaldığı, gelirlerin ise giderleri karşılamada yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Ekonomistler, tasarrufların hızla eridiğine ve toplumsal memnuniyetsizliğin kritik seviyelere ulaştığına dikkat çekiyor.
Eski ABD diplomatı Dennis Ross, İran yönetiminin önceliğini savunma kapasitesini yeniden inşa etmeye vereceğini, bunun da kaynakların sivil alanlardan askeri harcamalara kaymasına yol açabileceğini belirtiyor.




