Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak'ta çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetti, 133 kişi yaralandı. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede otel sahipleri, şirket yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri Halit Ergül, Emine Murtezaoğlu Ergül, Ceyda Hacıbekiroğlu, Elif Aras, Emir Aras, Zeki Yılmaz, Ahmet Demir, Kadir Özdemir, Cemal Özer, Mehmet Salun ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener, İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun ve İtfaiye Eri İrfan Acar hakkında 78'er kez 'Olası kastla öldürme' suçu ile 'Olası kastla kasten yaralama' suçlarından toplam 1998'er yıla kadar hapis cezası istendi.
‘Bu eksiklikleri tespit edip müdürlüğe bildirdim’
Grand Kartal Otel yangınına ilişkin görülen davanın duruşmasında Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nde görevli tutuksuz sanık itfaiye eri İrfan A.’nın savunması alındı. İrfan A. savunmasında şunları söyledi:
"2016 yılında itfaiyeye başladım. 2020 yılında ruhsat biriminde görevlendirildim. 12 Aralık 2024’te Grand Kartal Otel’e gittim ve en üst katına çıkarak yaptığım denetimde girmediğim yer kalmadı. Acil çıkış kapıları ve diğer kapılar uygun değildi. Sprinkler sistemi yoktu, yalnızca yangın dolapları vardı. Yangın algılama sistemi mevcuttu ancak duman tahliye sistemi yoktu. Havuz ve SPA bölgesinde acil çıkış bulunmuyordu. Bu eksiklikleri tespit edip müdürlüğe bildirdim. 28 Aralık’ta kafe ve restorana gittim. Beni iptal dilekçesiyle arayan olmadı; iptal edildiğini sonradan öğrendim. Yasal süre olarak 15 gün verdik. 28 Aralık’ta 70 metrekarelik kafeye gittim. Bir adet kuru kimyevi toz tüpü kafede mevcuttu. 2021 veya 2022 yılında adliyedeki kafeyi denetledik ve orayı da uygun bulduk. Benim yaptığım işler bunlardı. Eksiklikleri tespit ettim. Gidip eksiklikleri ben belirledim; ben tespit etmesem kimse öğrenemezdi. Oteldeki eksiklikleri İtfaiye Müdürü Kenan Coşkun da biliyordu.”
HTS kayıtlarında, Gazelle Otel Muhasebe Müdürü Kadir Özdemir’in aradığı hatırlatıldığında, İrfan A., ‘Ben onu tanımam. Biz gitmeden önce onları arıyoruz, bu kadar’ dedi.
Sanık bayıldı
İrfan A., mahkeme başkanının ‘Daha önce denetlemeye gidip iptal ettiğin oldu mu? 15 gün süre verip de denetlemeye gitmediğin, iptal edilen yer oldu mu?’ soruları üzerine fenalık geçirerek bayıldı. Sağlık ekipleri İrfan A.’ya müdahale ederken, duruşmaya 15 dakika ara verildi
22 yıl 6'şar aya kadar hapis istemi
İddianamede ayrıca otelin teknik personeli Tahsin Pekcan, Hüseyin Özer ve Bayram Ütkü, mutfak personeli Reşat Bölük, Enver Öztürk ve Faysal Yaver, iş güvenliği uzmanları Kübra Demir ile Ece Kayacan, resepsiyon görevlisi Yiğithan Burak Çetin, Mudurnu Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilileri İbrahim Polat ile İsmail Karagöz, FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi yetkilisi Ali Ağaoğlu ile çalışanı Aleyna Beşinci, LPG tesisatı bakım görevlileri Doğan Aydın ile Muharrem Şen, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Yeliz Erdoğan ve eski Bolu İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürü Mehmet Özel'in 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
İlk duruşma 7 Temmuz'da başladı
Dava için Bolu Sosyal Bilimler Lisesi içerisinde yer alan spor salonu, 700 kişilik mahkeme salonuna dönüştürüldü. Mahkeme salonu, kamera sistemlerinden altyapısına kadar son teknoloji ile donatıldı. Duruşma öncesinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, Türkiye'nin merakla beklediği davanın ilk duruşması 7 Temmuz'da başladı. Duruşmanın ilk gününde; Gazelle Otel Resort Müdürü tutuklu sanık Ahmet Demir, uygunluk değerlendirme şirketi olan FQC Global Sertifikasyon Anonim Şirketi'nin çalışanı tutuksuz sanık Aleyna B., aynı şirketin yetkilisi tutuksuz sanık Ali A., teknik personeller tutuksuz sanık Bayram Ü., tutuklu Tahsin Pekcan, tutuklu Hüseyin Özer ile Bolu İl Özer İdaresi Genel Sekreteri tutuklu Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı tutuklu Bünyamin Bal ve İl Özel İdaresi Ruhsat Müdürü tutuklu Yeliz Erdoğan, savunma yaptı.
Otelin Genel Müdürü 2'nci gün savunma yaptı
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince Bolu Sosyal Bilimler Lisesinin spor salonunda özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmada sanık Halit Ergül, müşteki avukatlarının sorularını cevapladı.
Soru üzerine Ergül, 30 yıldır turizm işinde olduğunu ve 2 otelinin bulunduğunu söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığının 16 Aralık 2024'teki denetiminde nerede olduğu sorulan Ergül, "Emir, 'Baba bunlar burada her şeye bakıyorlar, sanki kusur arıyorlar.' dedi. Bolu'daydım." dedi.
Ergül'ün, "Denetlemede tutanak tutuldu mu?" sorusuna, "Tutulmuştur herhalde" cevabı üzerine avukatın, "Tutanak tarihi 22 Ocak 2025 olarak yazılmış. Odalarda duman dedektörünün olduğu yazılmış, duman dedektörü var mı?" sorusuna Ergül, "Uygun denildiği için kendimizi güvende hissettik, duman dedektörü var." karşılığını verdi.
"Kültür ve Turizm Bakanlığının denetmenlerini neden ücretsiz ağırlıyorsunuz, şirinlik mi yapıyorsunuz?" sorusunu Ergül, "Hayır öyle bir şey yapmadım, fatura kesilip kesilmediğini bilmiyorum." şeklinde cevapladı.
Ergül, "Kültür ve Turizm Bakanlığı denetmenlerinden ücret almamanız normal mi?" sorusu üzerine, "Ücret almazsak kusurlarımızı yok mu gösterecekler?" dedi.
"Güvenli olmadığını bilselerdi bizi mühürlerlerdi"
"Denetmenlerin Grand Kartal Otel'de kalma istememe sebebi otelin güvenli olmadığını bilmeleri miydi?" sorusuna Ergül, "Güvenli olmadığını bilselerdi bizi mühürlerlerdi." cevabını verdi.
Ergül, "22 Ocak'tan sonra banka hesaplarında ciddi hareket olmuş, hesaplarda ihtiyati tedbir kararı aldırdığımız için 1 lira bile bulamadık," beyanına karşı, "Otel kapandı, personel ödemeleri, tazminat ödemeleri yapıldı." dedi.
"Kimseyi şikayet etmeyi düşündünüz mü, bunun sorumlusu sizce kim?" sorusunu Ergül, "Denetimi yapmayanlar." şeklinde yanıtladı.
Ergül, "Bilirkişi raporunda yangının çıkış sebebi değil ama LPG konusu ölümlerin artmasının birinci sebebi olarak belirtiliyor." beyanı üzerine, "Bilirkişi raporunda 'LPG kontrol edilseydi yangın birkaç dakika içinde kendi kendine sönebilirdi.' diyor. Biz onun eksiğini bilmiyorduk. Aygaz'la olan sözleşmede 'Aygaz, yılda iki kez denetler.' diyor. Yangınla ilgili eksiklik olursa gazı keser. Biz de tam zannettik." diye konuştu.
"Aygaz'ın 2022'den beri gelmediğinin farkında mısınız, farkında olması gereken kim? sorularına, Ergül, "Hayır." ve "Biz denetimlerden tam geçtik." cevaplarını verdi.
Ergül, müşteki avukatının "bilirkişi raporunda yangın kontrol panelinin yerinde olmadığı ibaresini olduğu" beyanına, "Kriminalciler, birileri almış diye düşünüyorum." şeklinde cevapladı.
"Sizin görevlerinizden en önemlisi denetlemek. Yangının başlamasına sebep olan 'grill plate' cihazındaki termostat bozuk muydu, denetim yaptınız mı, bilginiz var mı?" sorusunu Ergül, "Bilgi sahibi değilim, arkadaşlar bozuk olmadığını söyledi. Bozuk olsaydı gerekli işlem yapılırdı." cevabını verdi.
Ergül, otele ait bir kafenin kiraya verilmesiyle ilgili soruya, kiralandığını bildiğini ama hangi işlemlerin gerçekleştirildiğini bilmediğini savundu.
Sanık Ergül, yönetici olarak oteli denetleyip denetlemediğinin sorulması üzerine, denetleme şeklinde değil de ara ara oteli dolaştığını kaydetti.
"Sprinkler (yağmur söndürme sistemi) ve itfaiyenin belirlediği eksiklikleri gidermenin bedeli ne kadar olurdu?" sorusuna Ergül, "Bilmiyorum ama çok fazla olmazdı." yanıtında bulundu.
Ergül, "Grand Kartal Otel size Gazelle Otel kadar kazanç sağlamadığı için mi yatırımda bulunmadınız?" sorusuna, "Grand Kartal Otel'e yatırımda bulunmadık diye beyanım yoktur. Yatırım tutarı muhasebe kayıtlarından çıkar." cevabını verdi.
Daha sonra sanık avukatlarının da sorularını cevaplayan Ergül, "Sürdürülebilir turizmle ilgili denetimi Bakanlık neden kendi yapmıyor da şirketleri akredite ediyor?" sorusu üzerine, "Sürdürülebilir turizm belgesi olduğundan gelen yabancı misafirlere güvenli imajı vermek için." dedi.
Duruşma, verilen aranın ardından sanık Ergül'ün çapraz sorgusuyla devam edecek.
Otelin sahibi 4'üncü gün savunma verdi
Duruşmanın 3'üncü günü olan 9 Temmuz'da da otelde muhasebeci olarak çalışan tutuksuz sanık Mehmet S., otelin müdürü Zeki Yılmaz, otelin yönetim kurulu üyesi ve aynı zamanda otel sahibi Halit Ergül'ün kızları olan tutuklu sanıklar Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras, Halit Ergül'ün eşi tutuklu sanık Emine Murtezaoğlu Ergül, otel aşçısı tutuksuz sanık Enver Ö., otelin aşçı yardımcısı tutuklu sanık Faysal Yaver, savunma yaptı.
Dünse otelin baş aşçısı tutuksuz sanık Reşat B., otelin resepsiyon görevlisi tutuksuz sanık Yiğithan Burak Ç., otelde bulunan kafenin sahibi tutuksuz sanık İbrahim P., oteldeki kafenin yetkilisi tutuksuz sanık İsmail K. ve otelin sahibi Halit Ergül'ün savunması alındı. Daha sonra Halit Ergül'ün çapraz sorgusuna geçildi. Çapraz sorgu sırasında önce avukatlar ardından sanık ve müşteki yakınları arasında tartışma ve arbede yaşandı. Dün saat 22.00'de duruşmaya ara verildi.
Acılı ailelerden açıklama
Duruşmada 5'inci gün, bu sabah saat 09.00'da başladı. Duruşma öncesi mağdur yakınları, gazetecilere açıklama yaptı. Aileler adına konuşan, Başka Canımız Yok Platformu üyesi Zeynep Kotan, sanıklar tarafından tahriklere maruz kaldıklarını belirterek, "Artık yeter. 170 gündür sevdiklerine hasret aileler olarak artık 'yeter' diyoruz. 4 gündür, 21 Ocak'ta bize yaşatılan organize kötülüğün organize savunmasına maruz kalıyoruz. 4 gündür sanıkların sorgusundan tek duyduğumuz 'Bilmiyorum, hatırlamıyorum, görmedim, sorumlu değilim ve kağıt üstünde.' Sadece bununla da kalmıyor. Sanık vekillerinin ve sanık yakınlarının tahriklerine maruz kalıyoruz" dedi.
''Sistematik bir şekilde müdahale ediliyor''
Kotan, savunmalara müdahale edildiğini işaret ederek, "Gözlerimizin içine baka baka karıncayı bile incitmeyen bir aile olduklarını söylüyorlar. Dün heyet başkanı, bir sanık vekilini, 'müştekileri tahrik etmeyin' diye uyarmak zorunda kaldı. Bu tahrike sadece müştekiler de maruz bırakılmıyor. Sanık müdafileri tarafından vekillerimizin sorularına sistematik bir şekilde müdahale ediliyor" diye konuştu.
''Tahrik etmek için her yolu deniyor''
Kotan, müştekilerin üzerine gidildiğini söyleyerek, "8 canını yitirmiş bir babanın, bir vekilin sözü, acısı hiçe sayılıp geçiliyor. Bir sanığın yakını, müştekilere hakaret etme cesaretini gösterebiliyor. Bununla da kalmayıp, güvenliği sağlamakla görevli kolluk güçlerine fiziksel müdahalede bulunmaya çalışıyor. Aynı sanık yakını, ilk günden bu yana bizleri de tahrik etmek için her yolu deniyor. Duruşmada defalarca tek talebimizin acımıza saygı duyulması olduğunu dile getirmemize rağmen bize reva görülen bu. Bizim tek talebimiz, adil ve şeffaf bir yargılama süreciyle tüm sorumluların hesap vermesi ve cezalandırılması" dedi.
''Yüce mahkemenin adaletine güveniyoruz''
Kotan, mahkemeye güvendiklerini belirterek, "Buradan öyle emsal bir karar çıksın ki artık herkes attığı imzanın sorumluluğunu bilsin. Bu emsal karar sadece biz aileler için değil, tüm Türkiye'nin güvenli geleceği için önem taşımaktadır. Biz buradayız. Merhametsiz yüreklere rağmen dimdik ayaktayız. Canlarımızın anısına bu mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz. Yüce mahkemenin adaletine güveniyoruz" diye konuştu.
Sanıkların tamamı savunma yaptı
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel'deki yangın davasının duruşmasında 5'inci gün de sonra erdi. Duruşmanın ilk gününden itibaren 19'u tutuklu 32 sanığın tamamı savunmalarını yaptı. Duruşmaya saat 23.30 sıralarında, yarın sabah 10.30'a kadar ara verildi. Yarınki duruşmalarda müştekilerin ifadeleri alınacak.