İBB için kritik iddia: 'Kemal Bey’e yakın 40 isim var, yönetim el değiştirebilir'
İBB için kritik iddia: 'Kemal Bey’e yakın 40 isim var, yönetim el değiştirebilir'
İçeriği Görüntüle

Adalet Bakanlığı, 1990’lı yıllarda işlenen ve kamuoyunda “faili meçhul” olarak nitelendirilen cinayet dosyalarına yönelik yeni bir inceleme süreci başlattı. Cumhuriyet tarihinin kritik dönemlerine ışık tutması amaçlanan çalışma kapsamında, gazeteci-yazar Uğur Mumcu suikastına ilişkin dosya da yeniden ele alındı. Mumcu, 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara’daki evinin önünde bulunan aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmişti.

Ceyhan Mumcu: “Kardeşim tehdit edildiğini söylemişti”

Uğur Mumcu’nun ağabeyi, hukukçu Ceyhan Mumcu, dosyanın yeniden incelenmesini değerlendirdi. Türkiye Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Ceyhan Mumcu, kardeşinin öldürülmeden önce PKK-İsrail ilişkileri üzerine araştırma yaptığını belirtti. Mumcu, kardeşinin dönemin İsrail Büyükelçisi ile yaptığı görüşmeye ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Uğur, İsrail Büyükelçisi ile yaptığı görüşmede açıkça tehdit edildiğini söyledi. Büyükelçinin kendisine ‘Üzerimize çok geliyorsun, bu durum devam edemez. Sana suikast bile yapılabilir’ dediğini aktarmıştı. Bu görüşmeden kısa bir süre sonra da suikast gerçekleşti.”

Ceyhan Mumcu, suikastın Türkiye’nin sosyal yapısını etkilemek ve komşu ülkelerle ilişkilerini zayıflatmak amacıyla gerçekleştirildiğini savundu. Dosyanın yeniden açılmasından memnuniyet duyduklarını belirten Mumcu, dönemin askeri, emniyet ve istihbarat yetkililerinin yanı sıra adli raporu hazırlayan kişilerin de dinlenmesi gerektiğini ifade etti.

Emekli Korgeneral Karakuş: “Mossad bağlantısı araştırılmalı”

1990’lı yıllarda işlenen bazı cinayetlerde dış istihbarat bağlantısı bulunduğunu belirten emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş da Uğur Mumcu suikastına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Soruşturma kapsamında yetkili makamlara bilgi vermeye hazır olduğunu belirten Karakuş, “Benim edindiğim bilgiler Uğur Mumcu ve diğer aydınların katledilmesinde Mossad parmağının olduğu yönünde. O dönem Esenboğa Havalimanı'nda yaşanan hareketlilik, Türkiye'ye gelen ve suikast sonrası Tel Aviv uçağıyla ayrılan ekiplerin faaliyetleri incelenmelidir. Odak noktamız tetikçiler kadar tetiği çektiren güçler olmalıdır.” diye konuştu.

Uğur Mumcu suikastına ilişkin yeniden başlayan inceleme sürecinde, dosyada yer alan bilgi ve belgelerin kapsamlı şekilde değerlendirileceği belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi