Nefes Gazetesi'nin haberine göre, yoksulluk ve eğitim politikalarındaki eksikler nedeniyle çocuklar erken yaşta iş hayatına atılmak zorunda kalıyor. “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” olsa da Türkiye’de tarlada, atölyelerde, inşaatlarda yetişkinlerin çalıştığı hemen her alanda 3 milyonu aşkın çocuk eve para götürebilmek, aileyi geçindirebilmek için ter döküyor. Ayrıca sokakta; ayakkabı boyacılığı, seyyar satıcılık, araba camı silme, atık toplama gibi işlerde çalışan on binlerce çocuk işçi var. son dönemde özellikle moto kurye olan, AVM’lerde, yemek satılan her yerde satışta veya mutfakta, metalde, deride, kimyada, ağaçta çalışan kayıtlı ya da kayıt dışı on binlerce çocuk işçi bulunuyor.
Şu anda yaklaşık 2 milyon öğrenci Mesleki Eğitim Merkezleri ve Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nde (MESEM+MTAL) 765 bini iş yerlerinde ‘bizzat işçi olarak çalışıyor. Yüzbinlerce çocuk eğitim adı altında bir gün okula dört gün iş yerine gidiyor. Pratikte ise işyerlerinde çalışma 5-6 gün ve 10-12 saate kadar çıkıyor. Araştırmalara göre, MESEM öğrencilerinin yüzde 53.6’sı işyerinde fiziksel veya psikolojik şiddet görüyor. Bugüne kadar MESEM kapsamında 18 çocuk, iş kazalarında yaşamını yitirdi. Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 verilerine göre, 5-17 yaş arasındaki çocukların dörtte birinden fazlası çalışma yaşamında yer alıyor. Okul sıralarında olması gereken yüzlerce çocuk denetimi dahi yapılmayan iş yerlerinde can veriyor.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, son 13 yılda Türkiye’de 856 çocuk iş kazalarında can verdi. Bu çocukların 287’si 14 yaşın altında. Sadece geçen yıl her ay 8 çocuk işçi çalışırken iş kazasına kurban gitti. Türkiye’de yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski altında olan çocuk sayısı 9 milyona dayandı. Eurostat verilerine göre, Avrupa Birliği ülkeleri içinde çocukların yüzde 24’ü yoksulluk riski altında ve sosyal dışlanma yaşarken, Türkiye yüzde 39.5 ile Avrupa ülkelerinin zirvesinde bulunuyor. Ülkemizde 21 milyon 817 bin çocuğun 8 milyon 617 bini yoksulluk içinde büyüyor.
Yoksulluk azaltılmalı
Türk-İş Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kabaloğlu, “Çocukları çalışmaya iten ekonomik ve sosyal nedenler ortadan kaldırılmalı. Gelir adaletsizliği ve yoksulluk azaltılmadan, ailelerin yaşam koşulları iyileştirilmeden ve nitelikli eğitim erişilebilir hale getirilmeden kalıcı sonuçlar alınması mümkün değil” dedi. DİSK Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çalışkan da, çocuk işçiliğiyle mücadelenin; yetişkinlere güvenceli iş sağlanması, insanca yaşamaya yetecek ücretlerin güvence altına alınması, kayıt dışılığın ortadan kaldırılması ve sosyal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesiyle mümkün olacağını ifade etti.
Ne yapılmalı?
1-Çocuk işçiliği yasaklanmalı. Çocukları erken yaşta işgücüne iten tüm uygulamalara son verilmeli.
2-Eğitim parasız olmalı. Ailelerin çocuklarını çalışmaya mecbur bırakan koşullar ortadan kaldırılmalı.
3-Okula giden çocuklara ücretsiz beslenme, ulaşım ve barınma gibi önlemler devlet tarafından sağlanmalı.
4-Mesleki eğitime başlama yaşı 16 olmalı, işletmede geçen süre 40 saati aşmamalı, hafta sonu tatil olmalı.




