İş hayatında haklı bir nedenle iş sözleşmesini feshetme hakkının ortaya çıkması, bu hakkın süresiz olarak kullanılabileceği anlamına gelmiyor. İşçi veya işverenin, haklı fesih hakkını kanunda öngörülen süreler içinde kullanması gerekiyor. Sürenin geçirilmesi halinde haklı fesih hakkı kaybedilebiliyor ve tazminat yükümlülüğü gündeme gelebiliyor.
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş da köşesinde, milyonlarca çalışanı ve işvereni ilgilendiren haklı fesihte süre konusunu ele aldı.
İş Kanunu kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı durumlar, belirli şartların oluşması halinde haklı fesih nedeni oluşturabiliyor.
En az 1 yıllık kıdemi bulunan işçi, haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanabiliyor. İşveren açısından ise ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunan işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi, bazı durumlarda tazminat ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırabiliyor.
Haklı nedenin bulunması halinde ihbar süresinin beklenmesi gerekmiyor. Ancak fesih hakkının kanunda belirtilen süreler içinde kullanılması gerekiyor.
Fesih hakkı için iki kritik süre
Haklı nedenle fesihte öne çıkan iki ayrı süre bulunuyor: 6 iş günü ve 1 yıl.
İlk süre, haklı fesih nedeninin öğrenilmesinden itibaren başlayan 6 iş günlük süre. Olayın öğrenildiği gün hesaba katılmıyor; takip eden ilk iş günü sürenin birinci günü olarak kabul ediliyor.
İkinci süre ise olayın gerçekleştiği tarihten itibaren başlayan 1 yıllık azami süre. Bu iki sürenin de dikkate alınması gerekiyor.
Sürenin geçirilmesi halinde haklı fesih hakkının kullanılması mümkün olmayabiliyor.
6 iş günlük süre nasıl hesaplanıyor?
Haklı fesih nedeninin öğrenildiği gün süre hesabına dahil edilmiyor. Süre, öğrenme tarihini takip eden ilk iş günü başlıyor.
Hesaplama iş günü üzerinden yapılıyor. Bu nedenle pazar günleri ve resmi tatiller gibi iş günü olmayan günler hesaba dahil edilmiyor.
6 iş günlük sürenin sonuna gelindiğinde fesih hakkının kullanılması gerekiyor. Sürenin geçirilmesi halinde taraf, haklı bir nedene sahip olsa dahi fesih açısından hukuki sonuçlarla karşılaşabiliyor.
Şirketlerde süre yetkili makamın öğrenmesiyle başlıyor
Tüzel kişiler açısından 6 iş günlük sürenin başlangıcında feshe yetkili makamın olayı öğrenme tarihi önem taşıyor.
Ayrıca olayın failinin başlangıçta bilinmediği durumlarda, süre hesabında failin kim olduğunun tespit edildiği tarih dikkate alınabiliyor.
Bu nedenle yalnızca olayın gerçekleştiği tarihin değil, olayın ve failin ne zaman öğrenildiğinin de belirlenmesi önem taşıyor.
Haklı fesih nedeninin bulunmasına rağmen kanunda öngörülen sürelerin geçirilmesi, feshi hukuki açıdan tartışmalı hale getirebiliyor.
Süreyi kaçırarak iş sözleşmesini fesheden taraf, fesih nedeniyle ihbar tazminatıyla karşı karşıya kalabiliyor. İşverenin süresinde kullanılmayan bir haklı feshe dayanarak işçiyi işten çıkarması halinde ise kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü gündeme gelebiliyor.
Bu nedenle haklı fesih gerektiren bir durum ortaya çıktığında olayın öğrenildiği tarihin ve fesih süresinin dikkatle takip edilmesi önem taşıyor.
Haklı neden kadar süre de önemli
İsa Karakaş, yazısında haklı fesih hakkının zamanında kullanılmasının önemine dikkat çekerek, iş hayatında haklı olmanın tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.
Haklı fesih nedeninin ortaya çıkması kadar, bu hakkın kanunda öngörülen süreler içinde kullanılması da önem taşıyor. Özellikle 6 iş günlük süre ile 1 yıllık azami sürenin gözden kaçırılmaması gerekiyor.




