Mali hacmi 90 milyar doları bulan fon hareketliliğine ilişkin soruşturma devam ederken, iktidar cephesinden krizin kaynağına ilişkin farklı değerlendirmeler geldi. Eski AK Parti MKYK Üyesi Mücahit Birinci, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada krizin dış müdahalelerle açıklanamayacağını belirterek, sorumluluğun iktidar tarafından üstlenilmesi gerektiğini savundu.
Birinci, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Krizin derin olduğunu” belirten Birinci, “Krizi darbe girişimi, operasyon olarak nitelemek tembellik, halka tepeden bakma ve halkın zekasını aşağılamadır. Krize bizim ortaya çıkardığımız iklim sebebiyet verdi. Sorumluluğun tamamını üstlenme cesaretimiz olmalı. Bu krizi ne CHP ne YP ne dış güçler çıkardı. Kriz bizim çocukların öz krizi. Yüzde yüz yerli” ifadelerini kullandı.
Birinci, açıklamasının devamında iktidarın özeleştiri yapması gerektiğini belirterek, “Önce bu özgüvenli özeleştiriyi yapıp, kimsenin gözünün yaşına bakmamak esas mesele. Yok o onun oğlu, aman bu hareketin ilk zamanından beri burada, yok buna dokunmayalım... Çok açık söylüyorum, bazı abileri, ablaları, kardeşleri kayırarak yürürsek sandık hazin olur. Krizi fırsata çevirme ve temizlenme zamanıdır. Biraz cesaret... Millet bunu istiyor” dedi.
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'den ABD ve MOSSAD açıklaması
Krizin arka planına ilişkin farklı bir değerlendirme ise Merkez Bankası Başkan Yardımcılığına atanan Yusuf Emre Akgündüz'ün babası Prof. Dr. Ahmet Akgündüz'den geldi.
Akgündüz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Ulaşabildiğim bilgilere göre” ifadesini kullanarak krizin arkasında ABD ve İsrail istihbarat örgütü MOSSAD'ın bulunduğunu ve asıl hedefin Cumhurbaşkanı ile Türkiye olduğunu savundu.
Şamil Tayyar'dan “dış güçler” açıklamalarına tepki
Akgündüz'ün değerlendirmesine AK Parti'li Şamil Tayyar'dan tepki geldi. Tayyar, fon krizinin arkasında ABD ve İsrail'in bulunduğu ve hükümete yönelik bir darbe planının söz konusu olduğu yönündeki değerlendirmeleri eleştirdi.
Tayyar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Fon krizinin arkasında ABD varmış, İsrail varmış. Hükümete darbe planıymış. Hanımefendinin 2.17 milyar liralık işlemden haberi yokmuş. Falan filan. Bunları geçin, milletin aklıyla dalga geçmeyin. Birileri finansal iktidarları için AK Parti ve devleti zehirledi. Cumhurbaşkanımız partiyi ve devleti bu öldürücü zehirden temizlemeye, tedaviye çalışıyor. Aksi, örtbas etmektir. Meselenin kısa özeti budur.”
Serkan Bayram'ın açıklamaları tartışma yarattı
AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram'ın NOW TV canlı yayınında yaptığı açıklamalar da parti içinde tartışma konusu oldu.
Bayram, soruşturmada adı geçen eski Bakan ve parti yöneticisi Fatma Betül Sayan Kaya'ya işaret ederek eleştirilerde bulundu. Dosyada Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın 2,2 milyar liralık kazanç sağladığı yönündeki iddiaların ardından Kaya görevlerinden istifa etmişti.
Canlı yayında konuşan Bayram, şu ifadeleri kullandı:
“Bir sürü insanın, engelli kardeşlerimizin hakkını elinden aldık. Fatma Betül yesin diye mi? Bir de sosyal politikalara bakıyor. Kimse kusura bakmasın. Herkes bedelini ödesin. Kim varsa bunun içinde temizlensin. Partimiz gerçek manada aklansın. O yatırdı diyor, öbürü yatırmadı diyor.”





