Eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, fon skandalına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başak, yaşanan sürecin Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) gözü önünde gerçekleştiğini savunarak, olayın etkisinin iktidar tarafından ifade edildiği gibi sınırlı olmadığını, çok daha geniş bir kesimi etkilediğini söyledi.

İstanbul Barosu’ndan Mehmet Pehlivan çağrısı
İstanbul Barosu’ndan Mehmet Pehlivan çağrısı
İçeriği Görüntüle

Başak, mağdurların yalnızca tasfiyeye alınan fonlara yatırım yapan kişilerden oluşmadığını belirterek, hisse senetlerine ve bireysel emeklilik fonlarına yatırım yapanlar da dahil en az 2 milyon yatırımcının doğrudan etkilendiğini ifade etti. Başak, yatırımcıların aileleriyle birlikte değerlendirildiğinde bu sayının 5 milyona ulaştığını söyledi.

“Zarar 20 milyar dolar değil, çok daha büyük”

Fon skandalındaki zararın ifade edildiği gibi 20 milyar dolarla sınırlı olmadığını savunan Başak, zararın çok daha büyük olduğunu belirtti.

Başak, “Tarihin en şaibeli, en organize ve en uzun süren işlemlerinin, siyasetten, bürokrasiden ve yargıdan destek almadan gerçekleştirilebilmesi mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Başak ayrıca, olayların organize bir yapı içerisinde gerçekleştiğini savunarak, görevini yapmadığını veya yapamadığını belirttiği kamu görevlilerinin görevlerine devam etmesini eleştirdi.

“Tedbir kararları yetersiz”

Verilen tedbir kararlarının da yetersiz kaldığını söyleyen Başak, sürecin etkin şekilde yürütülmediğini ifade etti.

Başak, önce alınan ve kısa süre içerisinde kaldırılan tedbir kararlarının kamuoyunda ciddi soru işaretlerine yol açtığını belirtti. Bu konuda daha dikkatli hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Başak, aksi durumda ekonomik ve sosyal tahribatın daha yüksek olacağını kaydetti.

DDK’ya destek mesajı

Başak, Sermaye piyasalarında yaşananlarla ilgili düşünce ve önerilerini de kamuoyuyla paylaştı.

Yaşanan süreci Cumhuriyet tarihinin sayılı, 45 yıllık sermaye piyasası tarihinin ise en tahrip edici ve en fazla mağdurun ortaya çıktığı organize olaylarından biri olarak nitelendiren Başak, sürecin SPK’nın gözü önünde gerçekleştiğini savundu.

Başak, olayın yalnızca tasfiyeye alınan fonların mağdurlarıyla sınırlı olmadığını belirterek, hisse senetleri ve bireysel emeklilik fonlarına yatırım yapanlar da dahil olmak üzere en az 2 milyon mağdur yatırımcı bulunduğunu ifade etti.

Başak, yatırımcıların aileleriyle birlikte değerlendirildiğinde etkilenen kişi sayısının en az 5 milyon olduğunu söyledi.

Yaşananların boyutunun ifade edildiği gibi 20 milyar dolarla sınırlı olmadığını belirten Başak, “Tarihin en şaibeli, en organize ve en uzun süren işlemlerinin, siyasetten, bürokrasiden ve yargıdan destek almadan gerçekleştirilebilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

Başak ayrıca, yaşananları görmesine rağmen görevini yapmadığını veya yapamadığını belirttiği kamu görevlilerinin görevlerine devam etmesini eleştirdi. Sürecin etkin şekilde yürütülmediğini ve alınan tedbirlerin yetersiz olduğunu savundu.

Önce verilen ancak saatler içerisinde kaldırılan tedbir kararlarının kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturduğunu belirten Başak, milyonlarca vatandaşı zarara uğrattığını ifade ettiği eylemlerde gerçek sorumluların belirlenmesi ve küçük yatırımcıların mağduriyetlerinin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini söyledi.

Başak, aksi durumda ekonomik ve sosyal tahribatın daha yüksek olacağını belirterek, fon skandalını araştırmak üzere görevlendirilen Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) talep etmesi halinde konuyla ilgili daha detaylı düşünce ve önerilerini aktarmaya hazır olduğunu ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi