Türkiye finans tarihinin en büyük sarsıntılarından biri olarak kayıtlara geçen fon vurgununun ardından, mağduriyetlerin giderilmesi için tasarlanan yasal düzenlemede sona gelindi. AK Parti grubunda sürdürülen yoğun çalışmalar kapsamında, fon krizinin ortaya çıkmasının ardından ilk aşamada 1 milyon TL'nin altındaki, ilerleyen süreçte ise 1 milyon liranın üstünde yatırımı olanlara ödeme yapılması ve 7 portföy yönetim şirketinin tasfiyesini içeren 10 maddelik teklif taslağına bu akşam son şeklinin verilmesi bekleniyor.

İktidar cephesinden fon krizi önergesine ret!
İktidar cephesinden fon krizi önergesine ret!
İçeriği Görüntüle

Taslağın yarın TBMM Başkanlığına sunulması, gelecek hafta Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülerek hemen ardından Genel Kurul'da ele alınması planlanıyor.

Hazırlanan taslak çalışmaya göre, fon krizinden etkilenen 455 bin kişiden yatırımı 1 milyon liranın altında olan 351 bin ila 355 bin arasındaki yatırımcıya öncelik tanınacak. Bu gruba yapılacak ödemelerin, "yatırılan paranın, yatırıldığı tarihten itibaren TEFE-TÜFE ortalamasının esas alınacağı değerleme" üzerinden iade edilmesi öngörülüyor. Süreç kapsamında ayrıca 17 fonun tasfiyesinde son aşamaya gelinirken, Ziraat Bankası aracılığıyla A1 Capital, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerinin fon ödemelerinin ilgili banka ve aracı kuruluş hesaplarına aktarıldığı, fon soruşturmasında adı geçen Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel ile Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener'in ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklandığı bildirildi.

Fon krizine ilişkin neler biliniyor?

2026 Eylül ayında yatırım fonlarında başlayan likidite tıkanıklığıyla patlak veren kriz, bazı portföy yönetim şirketlerinin düşük halka açıklık oranına sahip küçük şirket hisselerinde yoğun pozisyon alması ve bu hisselerin yapay işlemlerle şişirilmesi sonucu ortaya çıktı. Fonların bu hisseleri teminat göstererek borçlanması ve toplu çıkış taleplerini karşılayamaması üzerine Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 7 portföy şirketine ait 130'dan fazla fonu işleme kapatıp tasfiye sürecine başlattı. Etkilenen toplam fon büyüklüğünün 1.1 trilyon TL'ye, tasfiye edilen fon büyüklüğünün ise 826 milyar TL'ye ulaştığı açıklandı.

Adalet Bakanlığı'ndan Özgür Özel'in 'Bilgi sızdırıldı' iddialarına yanıt
Adalet Bakanlığı'ndan Özgür Özel'in 'Bilgi sızdırıldı' iddialarına yanıt
İçeriği Görüntüle

Krizin ardından Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 4,88 düşüşle 12.270,18 puana gerilerken, Phoenix Danışmanlık kurucusu İris Cibre'nin MKK verileri üzerinden yaptığı analize göre eylül ayında 364,7 bin yatırımcının hesabı sembolik seviyelere indi ve 10 milyon TL üzerindeki portföylerde para çıkışı ile değer kaybı 1,94 trilyon TL'yi buldu. Buna karşın uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Fitch Ratings ve S&P Global Ratings, gelişmelerin Türkiye'nin kredi notu üzerinde doğrudan aşağı yönlü bir baskı oluşturmasını beklemediklerini kaydetti.

Siyasi tartışmalar, araştırma komisyonu talepleri ve iktidarın tutumu

TBMM'nin yeni yasama yılına başlamasıyla birlikte gündemin odağına yerleşen fon krizi, siyasi arenada da sert tartışmaları beraberinde getirdi. Muhalefetin olayların tüm yönleriyle açığa çıkarılması için Meclis'te derhal bir araştırma komisyonu kurulması yönündeki ısrarlarına karşın AK Partili yetkililer, Fon Koordinasyon Kurulu ve Devlet Denetleme Kurulu'nun inceleme ve raporları tamamlandıktan sonra gerekirse adım atılabileceğini belirtti.

İktidardan bazı isimlerin olayın seçimlerde büyük bir etkiye neden olacağını ifade ederek siyasi bekayı öne çıkardığı iddia edilirken; AK Partili yetkililer muhalefetin eline tutuşturulmuş bir listeyle linç kampanyası yürüttüğünü savunuyor. Öte yandan SPK'nın 2025 yılında riskleri tespit etmesine rağmen zamanında müdahale etmediği yönündeki eleştiriler uzmanlar tarafından dile getirilirken, krizin ekonomik ve siyasi maliyetinin büyümeye etkileri de mercek altında tutuluyor.

Enflasyon, büyüme dengesi ve uzmanların değerlendirmeleri

Eylül 2026'da yıllık enflasyonun yüzde 29,73'e gerileyerek yüzde 30 barajının altına inmesini değerlendiren ekonomistler, bu gerilemede iç talepteki zayıflama ve fon krizinin piyasalarda yarattığı türbülansın etkili olduğuna işaret etti. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu yavaşlamanın geçici olduğunu, gelecek yıl seçim ekonomisi dönemiyle birlikte büyümenin destekleneceğini ifade ederken; Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan ise en yoksul kesim ile en zenginler arasındaki enflasyon makasının açıldığını, halkın yüksek getiri arayışıyla bu sistemlere yöneldiğini vurgulayarak durumun 90'lardaki kayıp yılları hatırlatan siyasi ve toplumsal bir vakaya dönüştüğünü dile getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi