Merkezi İngiltere'de bulunan iNews sitesinin "The War Zone" isimli siteye dayandırdığı haberinde, ABD ordusunun İran'ın İsrail'e saldırılarının savuşturulmasındaki rolü incelendi.

Haberde, Kızıldeniz'deki iki ABD muhrip gemisinin, İran'ın saldırısını durdurmada kıtalar arası balistik füzeleri (ICBM) atmosfer dışındayken engelleyebilen SM-3 füzelerini kullandığına dair raporlar olduğu ifade edildi.

SM-3'lerin daha önce çeşitli seviyelerde balistik füzelere karşı test edildiği aktarılan haberde, söz konusu füzelerin ABD Deniz Kuvvetleri tarafından ilk defa cumartesi günü gerçek tehditlere karşı kullanılmış olabileceği öne sürüldü.

Öte yandan, eski İngiliz subayı ve İngiltere'de risk inceleme şirketi yöneticisi Justin Crump, İran'ın İsrail'e saldırısına dair iNews'e açıklama yaptı.

Balistik füzelerin seyir füzelerine, seyir füzelerinin de insansız hava araçlarına kıyasla daha zor düşürülebildiğine işaret eden Crump, İsrail'in, Arrow-3 füzesavar sistemi, Demir Kubbe ve "Davut Sapanı" isimli hava savunma sistemleriyle İran füzelerinin ve insansız hava araçlarının çoğunu düşürdüğüne dikkati çekti.

Crump, İran'ın, en gelişmiş silah sistemlerini kullanmamayı tercih ettiğini vurgulayarak, bunun "sistemlerinin gerçekten işlevsel olmadığını ya da (İran'ın) sadece bir mesaj göndermeye çalıştığını gösterebileceğini", bu durumda ise "mantıklı" seçeneğin en eski füzeleri kullanmak olduğunu söyledi.

İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetlerinin (RAF) Irak ve Suriye'de terör örgütü DEAŞ'a karşı kullandığı uçakların, daha çok ABD uçaklarına destek vermek amacıyla havalanmış olabileceğine değinen Crump, "Bunlar (RAF uçakları) özel olarak füzeleri düşürmek için havalandırılmadı ama onlara, 'bir insansız hava aracı görürseniz, düşürün' talimatı verilmiş olabilir." diye konuştu.

Crump, Kızıldeniz'de konuşlu ABD'nin "USS Carney" muhribinin de balistik füze tehdidine karşı koyabilme özelliğinin bulunduğunu hatırlatarak, "ABD uçakları seyir füzelerini ve insansız hava araçlarını düşürmeyi hedeflerken, USS Carney'nin hava savunma sistemi ise düşürülmesi daha zor olan balistik füzeleri hedefliyordu." dedi.

Öte yandan, İran'ın saldırılarının engelleneceğini bildiğini söyleyen Crump, "Çok fazla bir şeye ulaşamadılar ve bu (İran) tehdidinin hafiflemiş olabileceğini gösterdi." değerlendirmesini yaptı.

İran-İsrail gerilimi

İsrail, İran'ın Şam'daki konsolosluk binasına 1 Nisan'da hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, İran Devrim Muhafızları Ordusundan 2'si general rütbesinde toplam 7 İranlı yetkili ölmüştü.

İran, İsrail'in konsolosluk saldırısının ülkesinin topraklarına saldırı anlamına geldiğini ve misillemede bulunacaklarını duyurmuştu. İsrail ise İran'ın saldırısına karşılık vereceğini bildirmişti.

Refah Sınır Kapısı'nda İsrail-Mısır askerleri arasında çatışma Refah Sınır Kapısı'nda İsrail-Mısır askerleri arasında çatışma

İran 13 Nisan'da İsrail'e yüzlerce kamikaze insansız hava aracı, balistik ve seyir füzesiyle saldırı başlatmıştı.

İran bazı hedeflerin vurulduğunu, İsrail ise saldırıların çoğunun hava savunma sistemlerince önlendiğini ancak güneydeki bir askeri üsse füze isabet ettiğini açıklamıştı.

İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin İran’ın hava saldırısına karşı “açık ve etkili” şekilde karşılık verme kararı aldığını iddia etmişti.

Kaynak: AA