Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izin ücretlerine ilişkin alacaklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğuna karar verdi. Daire, bu sürenin iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başladığını belirterek yerel mahkeme kararını bozdu.

11 yıllık çalışmanın ardından dava açıldı

Karara konu olayda, yurt dışındaki şantiyelerde 11 yıl demir ustası olarak çalışan D.K., emeklilik nedeniyle işten ayrıldı. Kullanmadığı yıllık izinlerin ücretini alamadığını öne süren işçi, daha sonra hayatını kaybetti. Bunun üzerine yakınları, işverene karşı alacak davası açtı.

Davacılar, işçinin haftanın 7 günü çalıştığını ve çeşitli işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürdü. Dava kapsamında kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmesi talep edildi.

İnşaat şirketi ise alacakların zamanaşımına uğradığını savundu. İş sözleşmesinin işin tamamlanması nedeniyle sona erdiğini belirten şirket, işçinin başka bir alacağının bulunmadığını ileri sürdü.

Mahkeme 110 günlük yıllık izin alacağına hükmetti

İş Mahkemesi, dosyadaki belgeleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarını inceleyerek işçinin şirkette çalıştığını tespit etti. İşverenin, sözleşmenin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini kanıtlayamadığı değerlendirilerek kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildi.

Mahkeme, işçinin çalışma süresi boyunca toplam 110 gün yıllık ücretli izne hak kazandığını belirledi. İşverenin izinlerin kullandırıldığını veya ücretlerinin ödendiğini kanıtlayamaması üzerine yıllık izin alacağı talebi de kabul edildi.

Diğer bazı işçilik alacakları ise zamanaşımı gerekçesiyle reddedildi. Karara yapılan itirazların Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kabul edilmemesi üzerine dosya Yargıtay’a taşındı.

Yargıtay 5 yıllık zamanaşımına dikkat çekti

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izin ücreti alacaklarında 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğine hükmetti.

Kararda, iş sözleşmesinin 4 Aralık 2013’te sona erdiği, davanın ise 24 Ekim 2019’da açıldığı belirtildi. Dava tarihine kadar 5 yıldan fazla süre geçtiğine ve işverenin süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunduğuna dikkat çekildi.

Bu nedenle yıllık izin ücreti talebinin zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldı. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını bu gerekçeyle bozdu.

Bakan Işıkhan ile görüşen Devlet Sert’ten KPÇ çağrısı: Görüşmeler erkene alınsın
Bakan Işıkhan ile görüşen Devlet Sert’ten KPÇ çağrısı: Görüşmeler erkene alınsın
İçeriği Görüntüle

Yıllık izin ücretinde zamanaşımı nasıl hesaplanıyor?

İş Kanunu kapsamında kullanılmayan yıllık izinlerin ücreti, iş sözleşmesi sona erdiğinde işçiye ödenmesi gereken alacaklar arasında yer alıyor.

Yargıtay kararında da vurgulandığı üzere, yıllık izin ücreti alacağında 5 yıllık zamanaşımı süresi iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren hesaplanıyor.

Ancak zamanaşımının hukuki sonuçları, somut olayın koşullarına ve tarafların yargılama sürecindeki işlemlerine göre değerlendiriliyor. Zamanaşımı itirazının süresinde yapılması, alacak davasının sonucunu etkileyebiliyor.

Bu nedenle işten ayrılan çalışanların, kullanmadıkları yıllık izinlere ilişkin ücret taleplerinde zamanaşımı süresini dikkate almaları önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi