Ankara’daki evinden 3 Ekim’de dolayı gözaltına alınıp tutuklanan ve ardından Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen gazeteci ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Basın-İş Disiplin Kurulu üyesi Derya Okatan, gazeteci Kemal Göktaş aracılığıyla mesaj yayımladı.

Sarallarla barışan Sedat Şahin'den ilk açıklama!
Sarallarla barışan Sedat Şahin'den ilk açıklama!
İçeriği Görüntüle

Derya Okatan’ın mesajı şöyle: “Türkiye’de hemen her gazetecinin bir kez uğradığı hapishaneleri ben de mesleğimin 20’nci yılında gördüm, ne yazık ki… Ama sağlığım ve moralim iyi. Tutuklanmama neden olan yanlışlığın en kısa sürede çözüleceğini ve aranıza döneceğimi umuyorum. Dayanışma gösteren herkese çok teşekkür ediyorum. Tüm dostlara selam ve sevgiler.”

Avukatından açıklama

Öte yandan Derya Okatan’ın avukatı Ziya Ergin Kısa Dalga’ya yaptıpı açıklamada şunları kaydetti:

“Müvekkilimiz gazeteci Derya Okatan, 2 Ekim 2026 tarihinde Ankara’daki evinden gözaltına alınarak İstanbul’a getirilmiş ve aynı gün İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla tutuklanmıştır. Yirmi yılı aşkındır gazetecilik yapan müvekkil, mesleki faaliyetleri nedeniyle defalarca soruşturma geçirmiş; son olarak 1 Mayıs 2026’da gözaltına alınmış, dijital materyallerine el konulmuş ve ifadesinin ardından serbest bırakılmıştır.

2 Ekim tarihinde ise müvekkile, evindeki bir harddiskte ‘devlet güvenliğine ilişkin gizli belgeler’ bulunduğu bildirilmiştir. Söz konusu belgeler, 1990–2004 yılları arasında Çorum’da yürütülen istihbari faaliyet ve fişleme kayıtlarından ibaret olup müvekkil bu belgeleri ilk kez ifadesi sırasında görmüştür.Bu harddiskin imajı, 2019 yılında başka bir soruşturmada alınmış ve bilirkişi tarafından incelenmiştir. Müvekkilimiz o tarihten bu yana harddiski kullanmamıştır; dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihleri 2010 yılını göstermektedir. Belgeler ya önceki incelemeler sırasında hataen harddiske aktarılmıştır ya da Ergenekon-Balyoz kumpas davaları sürecinde basına ve siyasilere sızdırılmış, kamuya mal olmuş belgelerdir.

Savcılık bu hususları araştırmak yerine, müvekkilimizin ifadesini dahi almadan tutuklama talep etmiştir.

Müvekkilin Sulh Ceza Hakimliği’nde yapılan sorgusunda belgelerin 20 ila 35 yıl öncesine ait olması, devletin güvenliğini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı ve sır niteliğini çoktan yitirmiş olduğu hususları gözetilmemiştir.Tüm delillerin toplanmış olması, müvekkilin bakmakla yükümlü küçük bir çocuğunun olması, kaçma veya delil karartma şüphesi olmamasına rağmen tutuklanmasına karar verilmiştir.Söz konusu karar hukuka ve vicdana aykırı bir karar olup gerekli itirazlar tarafımızca yapılmaktadır. Tüm bunların yanı sıra öncelikli talebimiz, müvekkilin derhal serbest bırakılması ve belgelerin harddiske ne zaman, nasıl girdiğinin 2019 imajıyla karşılaştırılarak bağımsız bilirkişi incelemesiyle tespit edilmesidir.

Müvekkile yöneltilen suç isnatları tamamen gazetecilik faaliyetine ilişkin olup gazeteciliğin suç olmadığını yineleriz.”

Kaynak: Haber Merkezi