İlke TV’de yayımlanan Konuşma Zamanı programına konuk olan Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, gazeteciler Dilek Odabaş ve Ercüment Akdeniz’in sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye demokrasisinin sandık dışındaki ifade alanlarının daraltıldığını vurgulayan Çelik, geçmişteki siyaset anlayışlarına yönelik eleştirilerde bulunarak sahada olma vurgusu yaptı.

Türkiye demokrasisinin yalnızca sandık meselesine indirgendiğini belirten Özgür Çelik, sendikalar, basın ve sivil toplum kuruluşlarının ağır bir baskı altında olduğunu ifade etti. Çelik, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Türkiye demokrasisi o kadar zayıflatıldı ki Türkiye demokrasisi dediğimiz şey sadece sandık meselesiyle ilgili değerlendiriliyor. Tabii burada sendikalar, basın, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum ağır bir baskı altında. Türkiye’de sendikalar gazeteciler bir baskı altındalar. Sendika başkanları tutuklanıyor. Türkiye bir fon skandalını tartışıyor. Foncuların siyasi bağlantıları elini kolunu sallayarak dolaşıyor sokaklarda. Şu anda Şaban Sevinç cezaevinde, Mustafa Balcı cezaevinde, Murat Ağırel cezaevinde, İsmail Arı tutuklanmış, İsmail Saymaz şu anda ev hapsinde, Halk TV’ye kayyum, TELE1’e kayyum, T24’e karartma…”

İstanbul Kongresi ve mücadele süreci

İstanbul Kongresi'nde üyelerin oylarıyla yeniden İl Başkanı seçildiğini hatırlatan Çelik, sürecin kendisi için gurur verici olduğunu belirtti. Yeni nesil siyaset anlayışını anlattıklarını ifade eden Çelik, İstanbul'da yürütülen mücadeleye dair şunları söyledi:

TİP Sözcüsü Kadıgil: Fon krizinde 500 bin kişinin parasının çalındı
TİP Sözcüsü Kadıgil: Fon krizinde 500 bin kişinin parasının çalındı
İçeriği Görüntüle

“İlk defa üyelerin oylarıyla bir seçim yapıldı. Çok coşkulu bir kongre başlangıcı yaptık. İstanbul’daki çalışmalarımızı yeni nesil siyaset anlayışımızı anlattık. Tek adaylı bir seçimde çok yüksek katılım. Bu benim için çok gurur verici. İki yıldır mücadelenin ve direnişin şehri. Biz burada Esenyurt’taki operasyonla, devam eden 19 Mart süreciyle, 21 Mayıs İstanbul İl Binası’nın baskınıyla İstanbul’da çok yüksek seviyede bir mücadeleyi hep birlikte ortaya koyduk.”

"Toplumu anlayamıyorduk" özeleştirisi

Partiye yönelik geçmişteki eleştirilere hak verdiğini dile getiren Özgür Çelik, seçim kayıplarının ardından yapılan değerlendirmeleri şu sözlerle aktardı:

“Daha önce görev yaptığımız partiye yönelik bir eleştiri vardı. Sahaya ve sokağa inmiyor diyorlardı ve ben buna gerçekten katılıyorum. Biz seçimlere gidiyorduk, kaybediyorduk seçimleri, dönüp diyorduk ki bu toplum bizi anlamadı oysa biz toplumu anlayamıyorduk. Toplumun içerisinde olmadığımız için dar masalarda küçük gruplarda konuştuğumuz için aslında biz toplumu anlayamıyorduk. 31 Mart’tan sonra hiç olmadığı kadar partiyi sahaya ve sokağa çıkarttık.”

Türkiye’deki ‘yargı kıskacına’ değinen Çelik, “Fatma Kaplan Hürriyet’e, Sinem Dedetaş’a, 23 yıl ceza almış Rıza Akpolat’a, Hasan Mutlu’ya ağır bedeller ödeyen Resul Emrah Şahan’dan Hakan Bahçetepe’sine Hasan Mutlu’suna, Özgür Kabadayı’sına, Alaattin Köseler’ine, Bülent Özmen’ine bütün arkadaşlarımız, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bu insanlar baskı altında olmadılar mı? Bu insanlar onurunu ayaklar altına almaktansa bedel ödemeyi göze aldılar” dedi.

İstanbul’daki değişen dengelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, belediyelere yönelik operasyonlara ilişkin “Bu belediyelere niye çöküyorlar buradaki amaç ne? İki tane amaç var. Amaç bir kendi yönettikleri alanlarda sömürecek bir kaynak bırakmadılar bırakmadıkları için buraları bir rant aracı olarak görüyorlar. Sadece Esenyurt’un rantına çökmek için Ahmet Özer’i bir yıl cezaevinde tuttular. Bizi para kuleleriyle suçladılar para kuleleri Esenyurt’ta çıktı kayyımın rant uygulamasının içinden çıktı. Bize fon dediler, kendilerinin foncu olduğu ortaya çıktı, bunlar bizi ahtapotun kolu gibi sarmışlar dediler, bu fon meselesinde ahtapotun kolları gibi sardıkları ortaya çıktı. İkinci amaçları şu, topluma bir umutsuzluk aşılamak istiyorlar. İnsanları karamsarlığa umutsuzluğa sürüklemek istiyorlar” diye konuştu.

“Halk ne istiyorsa, halkın çıkarları neyse hep onu öncelikledim” diyen Çelik, “AKP’nin siyasallaşmış yargı kararlarının arkasına saklanıp birtakım koltuklara, birtakım görevlere gelenlerle bizim bir diyaloğumuz, bir temasımız olamaz. Asla olamaz” diyerek ‘butlan alanıyla’ iletişim içerisinde olmadığını söyledi, ‘işbirliği’ iddiasını reddetti.

Kaynak: Haber Merkezi