Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda sunum yaptı. Karahan burada ekonomiye ve fon soruşturmasına dair açıklamalarda bulundu.
Operasyonların ardından para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar olduğunu belirten Karahan, bu kaynakların önemli bölümünün mevduata yöneldiğini açıkladı. Karahan, "Son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar oldu. Ancak fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi. Mevduata yönelime para birimi kompozisyonunda baktığımızda TL tercihinin mevcut TL payı ile uyumlu olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Dezenflasyon sürecinin de ivme kaybetmekle birlikte devam ettiğinin altını çizen Merkez Bankası Başkanı; enflasyondaki yavaşlamanın daha net gözlendiğini söyledi.
"Dezenflasyon süreci devam ediyor"
Karahan, “Dezenflasyon süreci ivme kaybetmekle birlikte devam ediyor. Enflasyondaki yavaşlama daha net gözlenmekte. Şokların etkisi hafifledikçe, sıkı para politikası duruşumuzun katkısıyla, dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını öngörüyoruz” dedi.
Eylül itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Karahan, enflasyonun ana eğiliminde temmuz ayından itibaren yeniden gerileme görüldüğünü söyledi. Ana eğilimin savaş döneminde yüzde 30’lar seviyesine yükseldiğini hatırlatan Karahan, “Yıllıklandırılmış olarak baktığımızda, savaş döneminde yüzde 30’lar seviyesine yükselen ana eğilim, eylül itibarıyla yüzde 23,7 seviyesine işaret ediyor. Bu seviye, mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında. Yıllık enflasyon enerji dışındaki bütün ana gruplarda geçen yıla göre geriledi. Hizmet enflasyonu yüzde 44,7’den yüzde 37,7’ye, gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık enflasyonun yüzde 36,1’den yüzde 27,6’ya, temel mallarda ise yüzde 19,9’dan yüzde 15,9’a düştü. Enerji grubundaki yıllık fiyat artışının yüzde 46,1’e ulaştı. Bu yıl dezenflasyon sürecindeki ivme kaybının esas olarak jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisinden kaynaklandığını değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
"Olumsuz etkiler frenledi"
Orta Doğu’da şubat sonunda başlayan gerilimin doğal gaz, akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarını yükselttiğini dile getiren Karahan, eşel mobil sisteminin küresel arz şokunun akaryakıt fiyatlarına etkisini sınırladığını söyledi. Karahan, “Sistem, küresel şokun yurt içi akaryakıt fiyatlarına yansımasını yaklaşık 16 puan sınırladı. Alt kalemlere baktığımızda bu etki motorin ve benzinde daha belirgin olurken, LPG’de sistemin sınırlayıcı etkisi daha düşük kaldı. Akaryakıt fiyatlarındaki sert artışların sınırlanmasının ulaştırma hizmetleri başta olmak üzere diğer kalemlere geçişi de azalttı. Sistem enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerindeki olumsuz etkileri de frenledi" diye konuştu.
Hizmet enflasyonunda haberleşme ve ulaştırma kalemlerinin ayrıştığını belirten Karahan, haberleşme hizmetlerinde geçen yıl yüzde 24 olan yıllık enflasyonun bu yıl yüzde 44’e yükseldiğini söyledi. Karahan, “Bu gelişmeyi özellikle mobil iletişim hizmetleri yani cep telefonu görüşme ücretlerinin sürüklediğini izliyoruz” ifadelerini kullandı. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkisiyle ulaştırma hizmetlerinde de yıllık enflasyonun yüzde 44 seviyesinde olduğunu ifade eden Karahan, haberleşme ve ulaştırmanın hizmet enflasyonundaki iyileşmeyi sınırladığını kaydetti.
Kira enflasyonundaki yavaşlamanın devam edeceğini söyleyen Karahan, aylık kira artışlarının son aylarda kayda değer şekilde gerilediğini belirtti. Karahan, “Yeni kiracı kira endeksi, ağustos itibarıyla yeni kiralamalarda yıllık artışın yüzde 26,4’e gerilediğini gösteriyor. Bu oran, TÜİK kira endeksindeki yıllık artışın belirgin şekilde altında” açıklamasını yaptı. Yeni kiralamalardaki fiyat gelişmelerinin belli bir gecikmeyle genel kira enflasyonuna yansıdığını ifade eden Karahan, “Mevcut görünüm, kira enflasyonundaki gerilemenin süreceğine işaret ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
"Kredi büyümesi geriledi"
Merkez Bankası rezervleri hakkında da bilgi veren Karahan, “27 Şubat’ta 210 milyar dolar olan brüt rezervler savaşın etkisiyle 26 Haziran’da 149 milyar dolara gerilese de 25 Eylül itibarıyla 171 milyar dolar seviyesine yükseldi. Rezervlerdeki gerilemenin 23 milyar dolarlık bölümü altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandı. Swap hariç net rezervler ise 25 Eylül itibarıyla 40 milyar dolar seviyesinde bulunuyor" dedi.
Kredi büyümesindeki yavaşlamaya ilişkin de bilgi veren Karahan, 2026’nın ilk yarısında alınan tedbirlerin etkisinin yılın ikinci yarısında belirginleştiğini söyledi. Karahan, “Sonuç olarak şubat sonunda yüzde 35 olan toplam kredi büyümesi yüzde 25 civarına geriledi” diye konuştu. Ticari ve bireysel kredi büyümelerinin belirgin şekilde yavaşladığını ifade eden Karahan, kredi kompozisyonundaki iyileşmenin iç talepteki dengelenmeye katkı sağladığını belirtti.





