İstanbul Valisi Davut Gül, selden zarar gören Ayazağa’daki enkaz kaldırma, temizlik ve yıkım yapılan alanlarda incelemelerde bulundu. Vali Gül, AFAD ekiplerinden bilgi aldı, vatandaşlarla konuştu. Ayazağa’daki enkaz kaldırma, temizlik çalışmaları devam ederken bir yandan da yıkım çalışmaları sürüyor.
"6 hemşerimiz vefat etti, bir hemşerimiz de kayıp"
İncelemelerin ardından açıklama yapan İstanbul Valisi Davut Gül, "Milletimize geçmiş olsun. Bildiğiniz gibi dün sizlerin bir araya geldiğimizde üç hemşerimizi, arama çalışmaları devam ediyordu. Birisini dün, birisini de bugün bulduk. Şu an itibariyle altı hemşerimiz vefat etti. Bir hemşerimiz de kayıp, arama çalışmaları devam ediyor. Avrupa yakasında yağışlar azaldı ve bugün durdu. Anadolu yakasında özellikle Şile'de yağışlar çok fazla etkisini gösterdi. Şile'de birçok evi, iş yerini su bastı. Hamdolsun herhangi bir can kaybı yok. Mahsur kalan kimse yok. Sular da çekilmeye başladı. Orada da ekiplerimiz hem suların tahliyesini hem de çekilen yerlerde zararların tespit ediyorlar. Burada bugün 6’ncı gün. Özetle önemli bir kısmını geride bıraktık. Bunların içerisinde yıkılacak yerler vardı. Arkada görüldüğü gibi yıkımlar burada tamamlandı" dedi.
"Dereler ıslah ediliyor, rehabilite ediliyor"
Vali Davut Gül, "Yıkımlarla ilgili hemşerilerimiz sorular soruyor. Bazen sosyal medyada bizlere soruluyor, sizlere soruluyor. Ayazağa'da her gördüğümüz yeri yıkmıyoruz, yıkmayacağız. Bunun mantığı şu; İstanbul'un her tarafında olduğu gibi burada da derenin bir yatağı var. Dolayısıyla da derenin yatağının neresi olduğu teknik olarak belli. Bunun dışında da dereler ıslah ediliyor, rehabilite ediliyor, bununla ilgili çalışma yapılıyor. Bu da teknik bir çalışma. O derenin yatağı neresiyse, ıslah nerede yapılacaksa, proje nereyi kapsıyorsa ve orada bir işgal varsa ya da yıkılması gereken bir bina varsa bunun yıkılması sağlanıyor. Yoksa etrafınıza baktığınızda şu bina da yıkılsın, bu bina da yıkılsın ne böyle bir niyetimiz var ne de bunun gerçekliği var. Biz, derelerin akabileceği, derelerin yatağında gidebileceği ve buradaki işgalleri bütün kurumlarla birlikte ortadan kaldırmak istiyoruz. Diğer çarpık yapılaşmayla ilgili Ayazağa başta olmak üzere Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum buraya geldiğinde yaptığı toplantıda burada Kentsel Dönüşüm Ofisi'nin kurulacağını beyan etmişti. Rauf Denktaş Kültür Merkezi'nde bu Kentsel Dönüşüm Ofisi çalışmaya başladı. Bu şu demek, hemşerilerimiz kendi binalarıyla ilgili bir dönüşümden, dönüştürme niyetleri varsa, binalarının daha sağlıklı şekilde yapılma talepleri varsa buraya gidecekler. Arsasından, imarına kadar ada bazlı bir birleşme var mı? Etrafında yapılabilecek ilave tedbirler var mı? Teknik olarak, bunu oturacaklar, orada görüşecekler. Arkadaşlarımız hafta sonu da başlayarak kentsel dönüşüm ofisinde hemşerilerimize bu bilgileri veriyorlar" diye konuştu.
"Bugünden itibaren ödemeler başlayacak"
Vali Gül, "Zarar tespitleri tamamlandı. Artık bunlar rakamlandırılıyor. Zarar tespit yapılmayan hemşerilerimiz, gözden kaçanlar, müracaat etmeyenler, bunlar da meydanda bulunan AFAD koordinasyon TIR'ına müracaat ettiklerinde arkadaşlarımız gidip yerinde tespit ediyorlar. Tarımsal zararların tamamını tespit ettik. Yaklaşık 60 milyon liralık bir zarar var. Bazısı küçükbaş hayvan, bazısı sera ve benzeri. Onların teslimine başlandı. Bu hafta içerisinde tamamı da hemşerilerimize teslim edilmiş olacak. Başta burada yıkılan binalar olmak üzere, dükkanlar olmak üzere iş yerleri evlerin zarar ziyanları da bugünden ödemelere başlayacağız. Bugünden itibaren ödemeler, başlayacak" dedi.
"Kocaeli ve İstanbul'da toplam 8 kişinin cesedi bulundu"
Vali Gül, "Gebze'de, kaza geçirip Pendik'e kadar sürüklenen iki vatandaşımız vardı. Onların da arama çalışmaları devam ediyordu. Kendilerine ulaşıldı. Maalesef ikisi de vefat etmişti. Onlara da Allah'tan rahmet diliyoruz. Şu an aranan sadece bir hemşerimiz kaldı. O hemşerimizi de inşallah kısa sürede bulmayı ümit ediyoruz. İstanbul'umuzda toplamda 6 kişi vefat etti, 1 kişi kayıp. Kocaeli'nde vefat edip Pendik'e kadar sürüklenen iki kişi jandarma arama kurtarma ekiplerimiz tarafından ölü olarak bulundu. Dolayısıyla da Kocaeli ve İstanbul'da toplamda 8 kişinin cesedi İstanbul'da bulunmuş oldu. Bir kişinin de arama çalışmaları devam ediyor. 19 bin 300 ihbar geldi. Her bir ihbara arkadaşlarımız giderek yerinde tespit ediyor. Bu ihbarların bazıları evin çatısının akması şeklinde de olabiliyor. Bazıları Bodrum kat ya da kodu düşük olan yerlerde eşyaların tamamının ziyan olduğu yerler olarak da karşımıza çıkabiliyor. Dolayısıyla da birbirinden farklı sıkıntıları olan ama 19 bin 300 civarında ihbarın olduğu bir afet yaşadık. Burada da tespit edilen şu; zarar ziyanı ev olarak 2 bin civarında ciddi anlamda zarar gören, hemşerimiz var. Onlar zararları, ziyanları verilmeye başlandı. Daha küçük zararı olup Cuma günü ödediğimiz 5 bin 200 hemşerimizin, 10 bin liralık paraları vardı. Buna ilaveten bugün itibariyle yaklaşık 2 bin 500 hemşerimize daha 10 bin lira para yatıracağız. Ama asıl hemşerilerimizin beklediği, bizim de tespit ettiğimiz 2 bin civarındaki ev, yaklaşık 900 civarında da iş yerinin olduğu ve bu sayılar, yavaşlayarak da olsa, yavaş yavaş müracaatlar da gelmeye halen devam ediyor. 3 bin ev ve iş yerinde ciddi anlamda zarar gördüğünü tespit ettik ve bunların zararları bugün itibariyle ödenmeye başlanacak" ifadelerini kullandı.
Vali Gül ayrıca, "10 bin liralar hasar tespitin dışında afetten bir şekilde etkilenen hemşerilerimize Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın bir can suyu gibi, bir acil yardım gibi, aktardığı para. Dükkan sahiplerinin eşyalarının önemli bir kısmı zaten sular altında kalmıştı. Kendileri kiracılardı. Bizler hem zarar gören malzemeler hem de taşınmayla ilgili bu süreçte yeniden düzen kurmaları ile ilgili bir para aktaracağız. Onların yeniden düzen kurmalarını, mağdur olmamalarını sağlayacağız. Ne zaman? Bugün ve yarın" dedi.
"Derenin projesini İSKİ yapıyor"
Vali Gül, "Bizim bildiğimiz büyük tespit yok. Dere'nin projesini İSKİ yapıyor. Bu proje şuna göre yapılıyor: Ne kadarlık alanda su toplayacak? Bu yağış miktarları 50 yıllık, 100 yıllık geçmişe dönük bütün tahminleri planlayarak bir planlama yapıyorlar. Bunun neticesinde de 'Dere bu kadarlık alandaki suyu toplayabiliyor mu, toplayamıyor mu, nereden gidecek?' Buna teknik çalışmalara uygun 'Şuradan geçecek ama geçerken bir işgal var' dediğinde, diğer kurumlar imkanlar ölçüsünde destek oluyorlar" şeklinde konuştu.





