Güvenlik kaynakları, PKK/KCK'nın Irak'ın kuzeyindeki Metina'nın Baze bölgesinde bulunan 4 barınma alanını boşalttığını belirtti.
Güvenlik Kaynakların, bölgedeki istikrarın sağlanması ve güçlendirilmesi amacıyla başlatılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi vizyonunun, kararlı ve tavizsiz bir şekilde sürdüğünü belirtti.
Yapılan açıklamada, "Mili Dayanişma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmes'nin bir parçası olarak, ülkemizin güvenliği açısından çatşma riski blunan barınma alanlarının boşaltılmasına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında PKK/KCK, Irak'n kuzeyinde Metinaalanı Baze bölgesinde bulunan 4 barnma alanını (Hebat, Yajk, Sabri ve Sason), 08 Ekim 2026 tarihi itibarıyla boşaltmıştır" denildi.
#SonDakika | PKK'nın Kuzey Irak boşalttığı dört kamp görüntülendi https://t.co/4Icw4HnKHD
— Elips Haber (@elipshaber) October 12, 2026
PKK, dört kampın boşaltıldığını duyurmuştu
PKK'nın feshedilmesinin ardından kurulan Hareket Yönetimi, Türkiye sınırları içindeki ve sınır boylarındaki tüm silahlı unsurlarını tamamen çektiklerini duyurmuştu. Kuzey Irak'ın Metina bölgesindeki 4 savaş tüneli ile mevzilerin de boşaltıldığını açıklayan yönetim şu ifadeleri kullanmıştı;
"Devlet yetkilileri yasanın hazırlanması sürecinde Önderliğimizin gazeteciler başta olmak üzere birçok kesimle görüşebileceği taahhüdünde bulunmalarına rağmen bu konuda da adımlar atılmamıştır. İmralı-DEM heyetinin bir görüşmesi dışında Reber Apo üzerinde tecrit sürdürülmüştür. Özgürlük Hareketimiz buna rağmen AKP iktidarının artık hiçbir bahanede bulunmaması ve sürece yetersiz yaklaşımına gerekçe yapmaması için Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerimizi de birkaç gün önce tümden geri çekmiş bulunmaktadır. Ayrıca sınırdan uzakta olsa da Türkiye devletinin bir tehdit olarak görmemesi açısından Zap’ın batısında bulunan Metina’daki 4 savaş tünelini ve mevzilerini de aynı günlerde boşalttık. Özcesi Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz. Böylece Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejimizin gerekleri tümüyle yerine getirilmiştir.
Türk devleti artık Türkiye için hiçbir biçimde bir silahlı tehdit durumundan söz edemez. Özgürlük Hareketi olarak bu tür sorunların çözümünde dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek adımlar attık. Attığımız bu adımların değeri ve anlamı bilinmez, Önderliğimizin özgürlüğü öncelikli olmak üzere özgürlük yasaları konusunda adımlar atılmazsa bu, Türk devletinin yüzyıllık inkar ve imha politikalarını sürdürmesi anlamına gelir."




