Fransa'da haftalardır lise öğrencilerinin eğitim koşullarına tepki olarak başlattığı protestolar, 6 Ekim'de ülke çapında kitlesel gösterilere ulaştı. Paris banliyölerindeki Créteil’de bulunan Saint-Exupéry Lisesi’nde dolmayan öğretmen kadrolarına karşı başlayan eylemler; öğretmenler, veliler ve sendikaların katılımıyla hızla büyüdü.
İçişleri Bakanlığı verilerine göre gösterilere 266 bin kişi katılırken, öğrenci örgütleri bu rakamın 450 bine ulaştığını duyurdu. Paris'in yanı sıra Lyon, Marsilya, Lille, Rennes, Toulouse ve çok sayıda kentte kitlesel yürüyüşler düzenlenirken, İçişleri Bakanlığı gün içerisinde 891 lisenin eylemlerden etkilendiğini ve öğrencilerin dersleri boykot ederek bazı okullarda girişleri bloke ettiğini açıkladı.
Öğrencilerin temel talepleri ve eşitsizlik vurgusu
Protesto hareketinin temel talepleri arasında okullardaki öğretmen ve personel açığının acilen giderilmesi, kalabalık sınıfların azaltılması, okul binalarına kaynak ayrılması, ders programlarının yeniden düzenlenmesi ve üniversiteye geçiş sistemi Parcoursup'un değiştirilmesi bulunuyor. Öğrenci ve üniversite örgütleri yükseköğretimde 150 bin yeni kontenjan açılması ve seçme mekanizmalarının kaldırılması çağrısı yaparken, Paris banliyölerindeki öğrenciler Paris merkezindeki liselerle aralarındaki imkân eşitsizliğine dikkat çekiyor.
Le Monde muhabirlerinin aktardığına göre; Aubervilliers’deki Le Corbusier Lisesi’nde son sınıf öğrencisi Wiam matematik alanındaki öğretmen eksikliğinin ders saatlerini azalttığını ve bakalorya sınavına hazırlığını olumsuz etkilediğini anlatırken, aynı okulda teknoloji bölümünde okuyan Antoine bilgisayarların modelleme yazılımlarını çalıştıracak güçte olmadığını, su sızıntıları bulunduğunu ve bazı sınıfların aşırı ısındığını belirtti. Montreuil’deki Jean-Jaurès Lisesi’nde ise 16 yaşındaki Mariam, 17 yaşındaki Samira ve 15 yaşındaki Nerlhyne 35 kişilik sınıflarda bazen masa ve sandalye bile bulunmadığını, uzun ders günlerinin yanı sıra ulaşım süreleri ve yemek sırasındaki zaman kayıplarından şikâyetçi olduklarını ifade etti. Nerlhyne, her notun Parcoursup açısından önemli olmasının üzerinde büyük bir stres ve baskı yarattığını vurguladı.

Hükümetin adımları ve sendikaların tepkisi
Hükümet, artan tepkileri dindirmek amacıyla liselerde "demokrasi zamanı" adı altında yarım günlük toplantılar düzenlenmesini ve 23 Ekim'e kadar sürecek ulusal bir çevrimiçi danışma süreci başlatılmasını kararlaştırdı. Eğitim Bakanlığı 2027 bütçesinde eğitime 1,2 milyar avro ek kaynak ayrıldığını savunurken, derslerin düzenli yapılması, binaların iyileştirilmesi ve Parcoursup'un şeffaflaştırılması gibi beş başlık belirledi.
Ancak SNES-FSU, SNEP-FSU ve SNUEP-FSU gibi eğitim sendikaları bu açıklamaları yeterli bulmadı. Öğrencilerin temel taleplerine somut yanıt verilmediğini belirten sendikalar, hükümetin düzenlemek istediği toplantıların okulları yeniden açmaya yönelik bir hamle olduğunu savunarak 8 Ekim'deki eylemlere katılım çağrısında bulundu. Öte yandan Fransa'nın en büyük veli örgütü FCPE öğrencilere destek verirken, lise hareketinin üniversitelere de sıçraması ve yaklaşık 30 üniversitenin harekete destek vermesiyle Union Étudiante, Yükseköğretim Bakanı Philippe Baptiste ile görüşmeden somut bir taahhüt çıkmaması halinde 8 Ekim'den itibaren üniversitelerde yeniden blokaj çağrısı yapacağını açıkladı.
Polis müdahaleleri ve tartışmalar
Eylemlerin ülke geneline yayılmasıyla birlikte sert polis müdahaleleri de gündemin başına yerleşti. Hükümet verilerine göre hareketin başlangıcından bu yana 215 öğrenci ve 88 eğitim çalışanı yaralanırken, yüzlerce polis ve jandarmanın da yaralandığı ve 6 Ekim'deki gösterilerde 488 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Özellikle Lens kentinde 15 yaşındaki bir öğrencinin elini kaybetmesi tepkileri doruğa çıkardı; olayda polis bombasının etkili olmuş olabileceği değerlendirilirken, İçişleri Bakanı Laurent Nuñez soruşturma tamamlanana kadar bazı polis bombalarının kullanımını askıya aldı.
Protestoların büyümesiyle hükümet ile La France Insoumise (LFI) arasında eylemlerin siyasi olarak yönlendirilip yönlendirilmediği konusunda tartışmalar çıkarken, hükümet yetkilileri LFI milletvekillerinin eylemleri büyütmeye çalıştığını savundu. Protestolara katılan öğrenciler ise bu iddiayı reddederek adaletsizliğe karşı seslerini duyurduklarını belirtti. Jean-Jaurès Lisesi öğrencisi Mariam, yaşadıkları çelişkiyi "Ne zaman konuşmaya ya da gösteri yapmaya çalışsak bizi çocuk yerine koyuyorlar; ama üzerimize polis gönderdiklerinde yetişkin muamelesi yapıyorlar" sözleriyle özetledi.



