Gazeteci Fatih Altaylı, son dönemin en çok konuşulan başlıklarından biri olan fon soruşturması ve eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddiaları köşesinde kapsamlı bir şekilde ele aldı. Yazısında, 2,2 milyar liralık haksız kazancın Hazine'ye iade edilip edilmediği tartışmalarına açıklık getiren Altaylı, konuyu Ekonomim gazetesinin sahibi Vahap Munyar'ın açıklamalarıyla birlikte okuyucularına aktardı.

Ekonomim gazetesinin haberinin arkasındaki kaynaklar

Muammalardan birinin, fon dolandırıcılığının paydaşlarından Fatma Betül Sayan'ın içerden bilgi alma yöntemiyle elde ettiği 2,2 milyar TL'yi devlete iade edip etmediği olduğunu belirten Altaylı, eski bakanın parayı ödediği yönündeki iddiaların ardından başlayan tartışmalara değindi. SPK'nın haksız kazancı geri ödemeye yönelik çıkardığı kararların ihtimalleri güçlendirdiğini ifade etti.

Bu haber nedeniyle hedefte olan Ekonomim gazetesine sahip çıkan Altaylı, gazetenin sahibi Vahap Munyar'ın ortak bir WhatsApp grubundaki ifadelerini paylaştı. Munyar'ın, Adalet Bakanlığı'nı kaynak gösteren diğer iddialara karşılık kendi kaynaklarının Külliye olduğunu belirttiğini, SPK'dan herhangi bir yalanlama gelmediğini ve aksine daha düşük ödemeyle sürece imkan tanınan kararlar alındığını vurguladığını aktardı. Ayrıca kadının ve eşinin malvarlığına tedbir konulmasının da bu haberin ardından gerçekleştiğine dikkat çekti.

İBB burslarından geçmişteki uygulamalara uzanan eleştiriler

Fatma Betül Sayan Kaya'nın geçmişteki uygulamalarının bir kültürün ürünü olduğunu savunan Altaylı, Kadir Topbaş döneminde İBB'den bugünün değeriyle yaklaşık 4,5 milyon TL'lik özel bir burs aldığını hatırlattı. Ailesinin malvarlığının bu bursu almaya ihtiyacı olmayacak düzeyde olduğunu belirten Altaylı, fakir fukaranın çocuklarına verilecek desteğin bu şekilde kullanılmasının derin bir açgözlülük göstergesi olduğunu ifade etti. Onca makam ve unvanın onurunu yaşamak varken fon dolandırıcılıklarıyla zenginleşmeye çalışmanın kabul edilemez olduğunu vurguladı.

"Özel kalem müdürleri" rezaleti ve sınavsız atama iddiası

Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise özel kalem müdürlükleri üzerinden yapılan atamalar oldu. Eski bakanın 2 yıllık görev süresi boyunca tam 60 farklı özel kalem müdürü değiştirdiği iddiasını gündeme getiren Altaylı, sistemin nasıl suistimal edildiğini gözler önüne serdi.

Özel kalem müdürlerinin görevden ayrıldıklarında KPSS şartı aranmaksızın doğrudan kamuda başka bir göreve atanabildiğini belirten Altaylı, bu kuralın eş, dost ve akrabaları iş sahibi yapmak için kötüye kullanıldığını kaydetti. Vatandaşların binbir güçlükle okuttuğu evlatları KPSS'den tam puan almasına rağmen iş bulamaz ve evde beklerken, bu yöntemle devlet kurallarının baypas edildiğini söyledi. Altaylı, yaşananların tedavisinin olmadığını belirterek duruma çok sert tepki gösterdi.

Altaylı'nın bugünkü yazısından ilgili bölüm şöyle:

"Muammalardan biri de, fon dolandırıcılığının paydaşlarından Fatma Betül Sayan’ın haksız kazanç olarak “içerden bilgi alma yöntemiyle” elde ettiği ve tam zamanında çıkarak hesabına aktarmayı başardığı 2,2 milyar TL’yi Devlet’e iade edip etmediği.

Eski bakanın bu parayı iade ettiği söylendi, daha sonra iade etmediğine dair iddialar ortaya atıldı.

SPK’nin aniden bir “clawback” yani haksız kazancı geri öde kurtul kararı alması, iade etmiş olabileceği ve başka AK Partililerin de bu kervana katılabileceği ihtimalini güçlendirdi.

Bu arada Sayan Kaya’nın 2,2 milyar TL’yi Hazine’ye iade ettiğine ilişkin haberi yayınlayan Ekonomim gazetesi de hedefteydi.

İade edilmeyen parayı iade etti haberini maksatlı yaptıkları söyleniyordu.

Gazetenin sahibi ya da sahiplerinden Vahap Munyar eski arkadaşımız.

Hürriyet’in uzun yıllar ekonomi müdürü, sonra da genel yayın yönetmeni oldu ve yakın zamana kadar bu görevi sürdürdü.

Şimdi de Gazeteciler Cemiyeti Başkanı.

Vahap Munyar birkaç arkadaşımızla ortak WhatsApp grubunda bu konuya açıklık getirdi.

Aynen şöyle dedi:

“Kim demiş yanıltıcı haber diye. Herkes kendi kaynağının en doğrusu olduğunu savunuyor. İsmail Saymaz Adalet Bakanlığı’nı kaynak gösterip ‘Ödemedi’ diyor. Bizim kaynağımız ise Külliye. Fatma Betül Sayan Kaya da çıkıp ‘Ödemedim’ demiyor. SPK’dan da bir yalanlama, düzeltme gelmiyor. SPK tam aksine daha düşük para ödeyerek paçayı kurtarmalarına olanak sağlayacak karar alıyor. Bu arada kadının ve eşinin malvarlığına tedbir konulması da bizim haberden sonra gerçekleşiyor.”

Yani anlayacağınız, Ekonomim gazetesi haberinin arkasında duruyor.

Doymayan göz kültürü

Fatma Betül Sayan Kaya demişken.

Gençliğinden bu yana her yaptığı açgözlülüğün bir ruh hali, bir kültür olduğunu gösterir nitelikte.

Kadir Topbaş döneminde İBB’den çok büyük miktarda, bugünün değeriyle yaklaşık 4,5 milyon TL‘lik “özel bir burs” aldığını biliyorduk.

Bugün İBB’nin binlerce gence burs vermesini engellemeye çalışanlar, bir tek kişiye 4 milyon TL burs vermişler demeyeceğim. O zaten aşikar da, Fatma Betül Sayan bu bursu alırken ailesinin hiç de öyle bursa falan ihtiyacı yokmuş.

Ailesinin sahip olduğu malvarlığı ortaya çıktı ve gördük ki, çocuklarına burs alacak değil, fakir fukaranın çocuklarına burs verecek bir varlığa sahiplermiş.

Başak Demirtaş, Selahattin Demirtaş’ın kitaplarını imzaladı
Başak Demirtaş, Selahattin Demirtaş’ın kitaplarını imzaladı
İçeriği Görüntüle

Tabii şimdi ortaya çıkıp “O zaman fakirdik. Kızımız siyasete girince zenginleştik” diyebilirler, bilemem.

Onca eğitim, onca makamın şerefi ve onurunu yaşamak varken, birtakım fon dolandırıcılıklarına girip daha da zengin olmak, azla doymayacağı belli olan bir gözü doyurmak için milletin hakkını hukukunu yemek zaten ayrı bir açgözlülük. Onu söylemek bile yersiz.

Şimdi bir de 'özel kalem müdürleri' rezaleti çıktı ortaya.

Bakan hanımın 2 senelik bakanlığı süresince tam tamına 60 özel kalem müdürü değiştirdiği iddia ediliyor. Kalem müdürleri kaleminin mürekkebini bitiremeden ayrılmışlar.

Her iki haftada bir özel kalem müdürü değişmiş.

Huysuzluktan, anlaşamamaktan falan zannetmeyin.

Burada bile bir rezillik var aslında.

Meğer özel kalem müdürleri görevden ayrılınca KPSS falan gerekmeden, doğrudan kamuda bir başka göreve atanabiliyormuş.

Bu yüzden eşi, dostu, akrabayı özel kalem müdürü yapmış ki, devletin kuralları baypas edilsin, iyi niyetle koyulmuş bir kural bir pisliğin aracı olsun.

Vatandaşın binbir güçlükle okutup, iş aradığı evladı KPSS sınavında tam puan aldığı halde bir iş bulamazken, ev genci diye moral bozukluğu içinde ve hatta belki de ana babasından utanarak evde otururken, Fatma Betül Sayan Kaya tüm çevresini iş sahibi yapmış.

Bu asla doyurulamayacak bir açgözlülüktür.

Bunun tedavisi yoktur.

Bu bir kültürdür.

Allah bu kültürün belasını versin."

Kaynak: Haber Merkezi