Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda fon soruşturması ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Soruşturmanın mevcut durumu hakkında bilgi veren Gürlek, TMSF bünyesinde açılan iade hesabına gönüllülük esasına göre 5 kişinin para yatırdığını açıkladı.

Gürlek, soruşturma kapsamında haksız kazanç sağladığı değerlendirilen kişilere yönelik adli ve mali tedbirlerin sürdüğünü belirtti.

Akın Gürlek'in açıklamalarının satırbaşları şu şekilde;

"Şimdi fon soruşturmasında önce teknik kısmı anlatalım. Tabi burada başsavcılarımız gelen ihbarlar, şikayetler ya da resen tespitleri uyarınca burada sermaye piyasası kurulu var. Ona suç durusuna bulunuyor. Yani bir resen soruşturma başlatma imkanı yok. Manipülasyon, spekülasyon ya da işte böyle hisselerde dalgalı hareketlerle ilgili başsavcılık tespiti yaptığı zaman sermaye piyasası kuruluna bulunuyor. Sermaye piyasası kurulu da bu hisselerle ilgili soruşma izni veriyor. Yani burada bir soruşma izni şartı var. Bu tabii serbest piyasanın rekabet ortamının korunması için getirilen bir şey.

2025 yılında ben hatırladığım kadarıyla biz Şubat ayında özellikle bir kısım fonlarda ve hisselerde hareketlik olduğunu fark etmiştik. Buna yazı yazdık. O zaman İstanbul başsavcısıydım. Daha sonra yani 2026 yılında özellikle Ağustos ayında özellikle yani vatandaşlarımızdan çok yoğun şikayetler geliyordu. İşte siz de biliyorsunuz burada meşru kazanç ile haksız kazancı ayırmak lazım. Yani meşru kazanç vatandaşlarımızın birikimlerini borsada, hisselerde değerlendirmesi meşru kazanç. Bir de meşru olmayan kazanç var. Yani kısa sürede haksız bir şekilde balon hisse diye tabir edilen, hisselerden anormal bir şekilde işte kısa sürede gir-çık yapılarak kazanılan bir kazanç var. Burada tabii bizim dikkatimizi çekmişti. Arkadaşlarımız da bu konuda özellikle SPK'ye soruşma izni için yazı yazdı. Hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu. Fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı. Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor.

"Bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor"

Şu an devam eden bir soruşturma süreci var. Yani özellikle Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmından meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor. Burada sürecin ilk başından beri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan süreci takip ediyor. Anlık olarak bilgilendirme yapıyor. Maliye Bakanımız da sürekli olarak bu konuda görüşmeler yaptık, toplantılar yaptık. Biliyorsunuz en son Sayın Cevdet Yılmaz Cumhurbaşkanı Yardımcısı Başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kuruldu. Maliye Bakanımız da bu kurulda, biz de bu kuruldayız. Biz burada günlük rutin işlemler bunlar tamamen serbest piyasa ekonomik kapsamında kuruların takdirinde. Biz bize gelen ihbarlar, şikayetler ya da verilen soruşma izinleri kapsamında bahsedeceğimiz bunlara bakıyor.

85 kişi tutuklandı, 207 kişi hakkında işlem yapıldı

Şimdi tabi biz 17 Eylül itibariyle SPK tarafından biliyorsunuz fonların tasfiyesine karar verildi. Karar verildiği an biz başsavcılık olarak verilen soruşma izleri kapsamında bütün önleyici tedbirleri aldık. Özellikle şu an itibariyle 85 şüpheli tutuklandı. 207 kişi hakkında işlem yapıldı. Bunları ekranlara da verebiliriz rakamları. Ve birçok kişinin mal varlığı donduruldu. Aynı şekilde mal kaçırmasının önlenmesi için de arkadaşlarımız gerekli tedbirleri aldılar. Çünkü biliyorsunuz mal kaçırma çok yoğun yapılabiliyor.

CHP'li yedi belediye başkanı AK Parti'ye geçecek iddiası
CHP'li yedi belediye başkanı AK Parti'ye geçecek iddiası
İçeriği Görüntüle

Soruşmadan 2 gün sonra isim vermeyeyim ama fonlardan tutuklu olan bir şahsın eşi yurt dışına 40 milyon civarında bir havale transferi için talimat vermişti. Ama tabii bizim başsavcılığımızın yazısı uyarınca bu talimat transferi önlendi. Burada devlet denetimi kurumu da devreye girdi. Burada kurumların ihmali var mı? Bunlarda ihmal olup olmadığı konusunda DDK'ya Cumhurbaşkanımız görev verdi. Onlar inceleyecek daha sonradan bir ihmal, kusur, kasıt ya da kötü niyet varsa kurumlarla ilgili de bir çalışma yapılacak.

Gerçekten iyi niyetle bir kısım vatandaşlarımızın dişinden tırnağından para bitirerek yatırdığı bir meşru yatırım var. Bunlar elbette normal. Ama bir de şunu gördük. Özellikle kapalı fonlar ya da açık fonlarda kısa sürede tamamen aldıkları tüyolar, içeriden aldıkları bilgiler, manipülatif hareketlerle, kötü niyette, kısa sürede girdi çıktı yaparak inanılmaz fahiş miktarda kazanılan paralar var. Yani biz şu an zaten bunlarla ilgili soruşmayı başlattık. Biz, SPK ve İstanbul Borsası, aynı zamanda merkezi kayıt kuruluşu var biliyorsunuz. Oradan gelen bütün listeler uyarınca, İstanbul Başsavcılığı bütün bu şahısların manipülatif hareket yapan, kısa sürede fahiş ya da olağan dışı kazan sağlayan kişilere karşı, bunlar tabii şirketler de var, normal kişiler de var. Bunlarla ilgili tedbir kararları koydu, mal varlıklarını dondurdu, bunların bir kısmı tutuklandı, bir kısmı firari, yurt dışı yasakları var. Devam eden bir süreç var, bu tamamen bağımsız yargının gözetiminde.

"5 kişi iade hesaplarına para yatırdı"

SPK özellikle bir kısım kararlar aldı. Kendi aldığı kararlara göre burada yeni yerli yatırımcının 1 milyon TL'ye olan paralarının iadesi konusuna karar verildi. Şimdi burada bir sistem kuruldu. Kısa sürede manipülatif hareketlerle inanılmaz ve mesela 2 ayda girilmiş çok yüksek miktarlarda çıkış yapmış. Yani bir kar çıkışı yapmış. Bunlarla ilgili bir çalışmamız var. Listemiz var. Zaten bu kişiler tutuklandı. Mal varlığına el koyduk. Buralarda özellikle kurulan kurulun kararları ve SPK'nın kararları uyarınca şahsi mallarına da el koyduk. Biliyorsunuz bu işte portföy yöneticilerinin, fon yöneticilerinin bütün mal varlığına el koyduk. Bunlar belirlenen ilkeler çerçevesinde TMSF'de de bir hesap iadesi açıldı. Özellikle iade etmek isteyen, gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF başkanımızla görüştüm. 5 kişi bu hesaplara iade de bulunmuş. Bunlar bütün mal varlıkları hukuk çerçevesinde, hukuk ilkeleri çerçevesinde TMSF'ye devrediliyor. Daha sonra haksız kazanç sağlayan, fahiş kazanç sağlayan kişiler elbette TMSF'ye bunların iadesini yapacak.

"Adli süreç devam edecek"

İade yaptıktan sonra da savcı gerekli yazıyı yazacak. Sizin söylediğiniz şekilde yani zararın iki katını karşılaması etkin pişmanlık sebebi. Ama yani bu soruşturmanın kapanması, dosyanın kapanması anlamına gelmiyor. Sadece kanunda düzenlenen bir indirim sebebi yani zararı giderenler hakkında bir işlem yapılmayacak algısı yanlış. Mutlaka onlarla ilgili işlem yapılacak ki şu an tutuklananlar var. Fahiş kazanıp da aynı şekilde yurt dışına çıkış yasağı ya da mal varı tedbiri uygulanalar da var. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi; milletimizin cebine el uzatan, haksız kazanç sağlayan bu kişilerden biz hukuk çerçevesinde hakkımızı sonuna kadar arayacağız ve bu haksız kazançları da TMSF büyümesinde kurulan fona devredeceğiz.

Yüksek kurulun almış olduğu kararlar çerçevesinde de bir kısım yatırımcının zararı karşılanacak. Ama hukuk çerçevesinde mutlaka kaçırılan mallar biliyorsunuz basına da yansıyan olaylar oldu. Kısa sürede bir kısım para transferleri yapmışlar. Biz bunların getirilmesi için de İsviçre'ye gönderilen paraların getirilmesi için de adli süreçleri başlattık. Şahsi mallarına el koyduk, tedbir koyduk, tapuya tedbir koyduk. Halen de şu an araştırdığımız konular var.

Terörsüz Türkiye mesajı

Süreç bizim için çok önemli. 40 yılı aşkın süreden beri gençlerimiz, devletimiz her anlamda zarara uğratıldı. Meclisimiz de sağolsun, destek veren vekillerimize, TBMM Başkanımız Numan Kurtulmuş beye teşekkür ediyorum. Yasanın kabul edilmesi farklı, bu kanunun yürürlüğe girmesi farklı. Kanunun yürürlüğe girebilmesi için elbette birinci madde var. Örgütün tüm unsurlarıyla birlikte silahlarıyla birlikte tasvih edilmesi süreci var. Bu Terörsüz Türkiye sürecinde biliyorsunuz bir kurul kuruldu. Alt kurullar kuruldu. Devam eden bir süreç var. Özellikle örgütün tasfiyesinin tüm unsurlarıyla birlikte tespit ve tasdiki mekanizması var.

Çok şükür şu ana kadar iyi gidiyor. Özellikle biz yargı olarak da bu süreci provoke etmek isteyen maalesef bazı oluşumlar olabiliyor. Bunlara göz açtırmayacağız. Statlarda kontrollerimizi yapıyoruz. İçişleri Bakanlığımızda da istişare halindeyiz. İnşallah sürecin tamamlanmasını temenni ediyoruz. Bizim için çok önemli. Cumhurbaşkanımız liderliğinde Sayın Devlet Bahçeli'nin özellikle cesur çıkışlarıyla birlikte bu süreç başladı.

Faili meçhul cinayetler

Ben tabii uygulamadan geldim buraya. Özellikle faili meçhul suçlar konusunda toplumda bir hassasiyet olduğunu biliyordum Adalet Bakanı olunca. Biz bu hassasiyet Gülistan Doku olayında da gördük. Yani Gülistan Doku, gencecik bir kızımız. Cinayet mi, intihar mı burada bir kargaşa vardı ama tabii şu an olayın rengi net olarak ortaya çıktı. Bu hassasiyetten sonra arkadaşlarımızla istişare yaptık.

Bakanlığımızda bu dosyalara bakan bir daire başkanlığı kurduk. Faili meçhul suçlarla mücadele daire başkanlığı diye. Mahkemelerden 640 civarında dosya aldık. Daha sonra buradaki arkadaşlarımız teknik olarak da ekip var burada da. Bunlar soruşma yapmıyorlar. Savcılarımızı, başsavcılarımızı teşvik ediyorlar. Yeni teknolojiyi kullanıyoruz. Adli tıp, HTS, baz istasyon çakıştırması, genetik inceleme bunlar şu an çok hızlı bir şekilde daha güncel bir şekilde yapılabiliyor. Biz tamamen bu amaçla kurduk.

Biliyorsunuz Muhsin Yazıcıoğlu, ondan sonra Gülistan Doku, bunlar hepsi toplumda hassasiyet oluşan olaylar, toplum vicdanı yaralanan olaylar. Bunların şu ana kadar çözülmemesi, çözülmeyeceği anlamına gelmiyor. Çok olumlu dönüşler aldık. Bu sürece de önem veriyoruz. Şu ana kadar 56 dosya aydınlandı. Yani 56 tane raflarda tozluk almış dosyayı çıkarttık. Ve hukuk çerçevesinde cinayet işleyenleri adalet önüne attık."

Kaynak: Haber Merkezi