Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan bugünkü köşesinde AK Partililerin TBMM’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptıkları fon krizi toplantısının perde arkasını aktardı. Toplantıda, ‘Vatandaşlarda çok büyük tepki ve öfke var’ diyenlerin olduğunu aktaran Babacan, “’Sanki kendi ceplerinden çıkmış gibi değerlendiriyor. Mağdur olmayanlar da aynı duyguda. Fon krizi nedeniyle öfke çok yüksek. Hızlı bir şekilde önlem almazsak, bizim açımızdan faturası çok ağır olacak’ yorumu yapanlar var” ifadelerini kullandı.
Babacan’nın yazısından ilgili kısım şöyle;
Ülkenin gündemine bomba gibi düşen fon vurgununa ilişkin ayrıntılar geldikçe, olayın vahameti ve siyasi sonuçları konusunda değerlendirmeler de arttı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın TBMM’nin açıldığı gün parti kurmaylarıyla yaptığı toplantının ana konusunu bu oluşturdu. Mağdurlara çözüm konuşulurken, VİP listesinde olan 26 isim ile yüksek miktarda para yatıran 5 bin kişilik listeden söz ediliyor.
İktidarın muhalefet üzerinden gerçek gündemi gölgeleme çabası, fon vurgununun altında kaldı. Seri toplantılar, açıklamalar birbirini kovalarken, AKP’li siyasilerin Cumhurbaşkanıyla bu konuya derinlemesine konuşma fırsatı, 1 Ekim’de oldu.
TBMM’nin yeni yasama dönemine başladığı gün, parti kurmaylarıyla yapılan toplantıda, Meclisin gündeminden çok, fon krizi konuşuldu. Toplantıya katılan siyasetçiler, bu olaya hızlı müdahale edilmemesi durumunda, partinin büyük zarar göreceğini dile getirdiler.
Toplantıda, “Vatandaşlarda çok büyük tepki ve öfke var” diyenler oldu.
Genel bilgilendirme yapılırken, işlemci sayısının 455 bin civarında olmasına karşın, etkilediği kitlenin 4-5 milyon civarında olduğu saptaması yapıldı.
Fon vurgununda mağdur olanlardan, 150 bin kişinin 100 bin lira civarında, 300 bin kişinin ise 1 milyon lira civarında para yatırdığı bilgisi paylaşıldı.
26 kişilik VİP listesinden söz ediliyor
Çok para kazanan ve kaybedenler, 5 bin civarında…
***
AKP’li siyasiler, bu olayın daha öncekilere benzemediğini savunuyor. Vatandaşın, İBB’de yolsuzluk iddiaları, bakanlıklarda ihale yolsuzluğu iddiaları gibi konulara bakışı ile fon vurgununa bakışının farklı olduğunu anlatıyorlar.
“Sanki kendi ceplerinden çıkmış gibi değerlendiriyor. Mağdur olmayanlar da aynı duyguda. Fon krizi nedeniyle öfke çok yüksek. Hızlı bir şekilde önlem almazsak, bizim açımızdan faturası çok ağır olacak” yorumu yapanlar var.
Bundan sonra yapılacakların genel hatları bilinse de AKP kurmaylarına göre iki önemli adım izlenmeli;
“1- Tüm hareketler, Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda kuruşu kuruşuna kayıtlı. Listeler belli, -haksız kazanç sağlayanlar, gönüllü olarak kazancının iki katını yatırırsa cezai işlem görmeyecekler. Eğer gönüllü olarak gelmezlerse, mallarına tedbir konulmasından, yasal işlem yapılmasına kadar tüm araçlar kullanılmalı.
2-İşin bu noktaya gelmesinde ihmali olan tüm yöneticilerden ve bürokratlardan hesap sorulması gerekir. Kesinlikle görev değişikliği ve görevi ihmalinin gündeme gelmesi lazım. Eğer bir temizlik yapılmazsa, bu kez ‘göz yumanları koruyorsunuz’ algısı oluşacak.”
Ancak, bu çerçevenin de yeterli olmayacağını iddia edenler var. Mağdurların paralarının ödemek için oluşturulacak ‘haksız kazanç fonuna’ beklendiği gibi para yatırılmayacağı savunuluyor.
Bütçeden para aktarılmayacağı dile getirilse de vatandaşın algısının ‘bize vermediniz, onlara veriyorsunuz’ olacak endişesi yaşanıyor. Ayrıca, tüm bu sürecin baş sorumlusu olan SPK ile ilgili incelemede bir dönem SPK başkanı olan ismin görevlendirilmesine de tepkiler var.
***
Bu arada, iktidar partisi mensupları başka bir mağduriyetle de uğraşmak zorunda kalacaklar. Geçtiğimiz hafta sonu, ilk tepkiler gelmeye başlamış. İllerdeki toplantılara giden siyasilerin önüne kesen bazı vatandaşlar, “Fon vurgunu yüzünden biz borsada parası olanların da ciddi ayıbı oldu. Onları da karşılamanız gerekir” demiş.
Haksız da değiller. Şimdi Borsa’daki 7 milyon insan bunlar yüzünden kendilerinin de para kaybettiği inancında. AKP’li siyasiler her ne kadar, bu çalışmanın onları kapsamadığını anlamaya çalışsalar da bundan sonra önlerine nelerin çıkabileceğini tahmin ediyorlar.
Artık mızrak çuvala sığmıyor…





