Teknolojik cihazlar, mavi ışığa maruziyet, stres gibi çok sayıda faktör nedeniyle son yıllarda uyku problemleri daha sık görülmeye başladı.

13 Mart Dünya Uyku Günü tüm dünyada bu yıl "İyi Uyu, Daha İyi Yaşa" sloganıyla ve çeşitli farkındalık çalışmalarıyla kutlanırken Türk Toraks Derneği Uykuda Solunum Bozuklukları Çalışma Grubu başkanı Prof. Dr. Önder Öztürk, "Toplumun yüzde 97’si uykunun sağlığın temel taşı olduğunu bilse de her sabah gerçekten yenilenmiş uyanabilenlerin oranı sadece yüzde 7’de kalıyor" dedi.

Vakalar 30 yılda ikiye katlandı: Kolon kanseri artık genç hastalığı
Vakalar 30 yılda ikiye katlandı: Kolon kanseri artık genç hastalığı
İçeriği Görüntüle

Temizlik operasyonu

Uykunun vücudumuzdaki "temizlik operasyonu" olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Öztürk uykunun onarıcı gücüne dikkat çekti.

Öztürk "Bilimsel araştırmalar, kaliteli uykunun sadece bir dinlenme süreci değil, fiziksel sağlık ve zihinsel performans için temel bir ihtiyaç olduğunu kanıtlamaktadır. Uyku sırasında beynimiz adeta bir 'temizlik operasyonu' yürüterek gün boyu biriken zararlı atıkları temizler, hafızayı güçlendirir ve öğrenilen bilgileri kalıcı hale getirir. Zihinsel tazelenmenin yanı sıra uyku, bağışıklık sistemimizin en güçlü kalkanıdır. Vücudun mikroplarla savaşma kapasitesini artırırken, hücrelerin yenilenmesini ve onarılmasını sağlar. Veriler, uykusundan memnun olan bireylerin, olmayanlara oranla yüzde 45 daha mutlu ve başarılı hissettiğini göstermektedir. Kısacası iş verimliliğinden duygusal dengeye kadar hayatın her alanında tam bir iyilik hali sergilemek için kaliteli uyku, elimizdeki en güçlü anahtardır" dedi.

Toplumun yüzde 7'si iyi uyuyor

Prof. Dr. Öztürk, toplumun sadece yüzde 7'sinin iyi uyuduğunu ifade ettiğini belirterek şöyle devam etti: "Modern çağın bir uyku çıkmazı söz konusu. Birçoğumuz uyuyoruz ama dinlenemiyoruz. Toplumun yüzde 97’si uykunun sağlığın temel taşı olduğunu bilse de, her sabah gerçekten 'yenilenmiş' uyanabilenlerin oranı sadece yüzde 7’de kalıyor. Modern yaşamın stresi ve teknoloji kuşatması, uykunun o eşsiz onarıcı gücünü elimizden alıyor. Oysa yetersiz uyku sadece bir yorgunluk hali değil, vücudun metabolik dengesini sarsarak obezite, diyabet ve kalp hastalıklarına davetiye çıkaran sessiz bir tehlikedir. Uykusuzluk, bedeni olduğu kadar zihni de karanlığa sürükler. 24 saat boyunca uykusuz kalmak, beyinde yasal alkol sınırının üzerinde bir alkol alımıyla eşdeğer bilişsel bozulmalara yol açar. Dikkati dağıtır, reaksiyonları yavaşlatır ve güvenliğimizi tehdit eder. Unutmamalıyız ki uyku, sadece bir mola değil; sağlıklı, üretken ve güvenli bir yaşamın vazgeçilmez ritmidir."

Kaynak: Haber Merkezi