<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Elips Haber</title>
    <link>https://www.elipshaber.com</link>
    <description>Elips Haber ile Türkiye'den ve dünyadan siyasetten magazine, spordan sanata kadar her konuda son dakika haberlerini ve güncel köşe yazılarını takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.elipshaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır. Haberler bağlantı içerecek şekilde kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 06 Jun 2026 03:06:02 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’den gönderilen çikolatada ereksiyon ilacı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/turkiyeden-gonderilen-cikolatada-ereksiyon-ilaci-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/turkiyeden-gonderilen-cikolatada-ereksiyon-ilaci-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği Gıda Alarm Sistemi, Türkiye'den Almanya'ya ihraç edilmek istenen kakao ve çikolata ürünlerinde yasa dışı olarak "sildenafil" maddesi bulunduğunu duyurdu. Yapılan incelemelerin ardından en yüksek risk kategorisinde uyarı yayımlanarak ürünlerin gümrükten geçişine izin verilmedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya gıda denetim ekipleri tarafından Türkiye'den ithal edilen kakao ve çikolata ürünlerine yönelik laboratuvar analizleri gerçekleştirildi. Avrupa Birliği Gıda Alarm Sistemi (RASFF) veri tabanında 3 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan 2026.4886 ve 2026.4889 referans numaralı raporlara göre, piyasaya gıda ürünü olarak sürülmesi planlanan bu ürünlerin içeriğinde yasa dışı şekilde sildenafil karıştırıldığı belirlendi.</p>

<p>Gelişme üzerine durum Avrupa Birliği tarafından "ciddi risk" seviyesinde değerlendirildi. Gıda güvenliği standartlarını ihlal ettiği belirlenen söz konusu ürünlerin gümrük kapılarından geçişi engellenerek yasal işlem başlatıldı.</p>

<h2>Sildenafil maddesinin tıbbi niteliği ve kullanım şartları</h2>

<p>Sildenafil, tıp alanında erkeklerde sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon) tedavisinde kullanılan ve halk arasında belirli ticari ilaç isimleriyle tanınan bir kimyasal etken maddedir. Tıbbi kurallar gereği bu bileşenin, sadece uzman doktor kontrolünde ve reçeteli olarak kullanılması zorunluluğu bulunmaktadır.</p>

<h2>Kontrolsüz tüketimin oluşturduğu sağlık riskleri</h2>

<p>Herhangi bir gıda ürününün içeriğine sildenafil maddesinin katılması, tüketiciler açısından ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlamaktadır. Uzmanlar ve denetim raporları doğrultusunda, bu tür ürünlerin tüketilmesi hâlinde ortaya çıkabilecek temel riskler şu şekildedir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ölümcül tansiyon düşüşü ve kalp krizi:</strong> Sildenafil, damarları genişletme özelliği nedeniyle kan basıncını doğrudan düşürmektedir. Özellikle kalp rahatsızlığı bulunan ve nitrat grubu kalp ilaçları kullanan bireylerin bu maddeyi tüketmesi; tansiyonun hayati tehlike arz edecek seviyede düşmesine, kalp krizine ve ani ölüm vakalarına yol açabilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bilinmeyen dozaj ve zehirlenme vakaları:</strong> Gıda üretim süreçlerinde miligram düzeyinde hassas ölçümler yapılmadığı takdirde, tüketiciler farkında olmadan yüksek dozda sildenafil maddesine maruz kalabilmektedir. Bu durum; şiddetli baş ağrısı, görme kaybı ve tıbbi olarak acil müdahale gerektiren priapizm (geçmeyen ağrılı ereksiyon) gibi ciddi zehirlenme semptomlarını beraberinde getirmektedir.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/turkiyeden-gonderilen-cikolatada-ereksiyon-ilaci-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/07/cikolata-4.jpg" type="image/jpeg" length="57615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karın ağrısıyla gitti, yumurtalığından çıkan şaşırttı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/karin-agrisiyla-gitti-yumurtaligindan-cikan-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/karin-agrisiyla-gitti-yumurtaligindan-cikan-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 32 yaşındaki kadının yumurtalığında tespit edilen 15 santimetrelik dermoid kistin içinden damak dokusuna benzeyen sert bir yapı çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da gerçekleştirilen ameliyatta şimdiye kadar nadir görülen vakalardan biriyle karşılaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şiddetli karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran 32 yaşındaki kadının yumurtalığında tespit edilen 15 santimetrelik dermoid kistin içerisinden yaklaşık 5 santimetre büyüklüğünde damak benzeri sert bir yapı çıkarıldı.</p>

<p>Ameliyat, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Arslan ve Dr. Öğr. Üyesi Hazel Çağın Kuzey'in aralarında yer aldığı ekip tarafından yapıldı.</p>

<p>Dermoid kistlerin yumurtalıkta görülen iyi huylu tümörler arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Murat Arslan, "Toplumda zaman zaman yumurtalıktan diş çıktığı şeklinde haberler duyuluyor. Aslında burada olan şey yumurtalıkta diş oluşması değil, anne karnındaki gelişim döneminden kalan hücrelerin farklı dokulara dönüşmesidir. Bu nedenle kistlerin içerisinde saç, yağ dokusu, tırnak, kemik ve diş benzeri yapılar görülebilmektedir" dedi.</p>

<p>Dermoid kistlerin çoğu zaman rutin kontroller sırasında tesadüfen tespit edildiğini ifade eden Arslan, "Bu kistler yavaş büyüdükleri için yıllarca belirti vermeyebilir. Ancak belirli bir boyuta ulaştıklarında karın ağrısı, şişkinlik, bası hissi ve ani gelişen ağrılara neden olabilirler. Bu nedenle kadınların düzenli jinekolojik kontrollerini ihmal etmemeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Şiddetli karın ağrısıyla başvuran hastada yapılan incelemelerde yumurtalığın sol tarafında yaklaşık 15 santimetre büyüklüğünde bir kitle tespit ettiklerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Hazel Çağın Kuzey, "Kapalı yöntemle gerçekleştirdiğimiz ameliyat sırasında kistin dermoid kist olduğunu gördük. Kistin içerisinden yaklaşık 5 santimetre büyüklüğünde, damak yapısını andıran oldukça sert bir doku çıkardık. Meslek hayatım boyunca bu büyüklükte ve bu kadar belirgin damak benzeri bir yapıyla ilk kez karşılaştım" diye konuştu.</p>

<p>Hastanın genç yaşta olması nedeniyle ameliyatın titizlikle planlandığını belirten Kuzey, "Operasyon sırasında yalnızca kisti çıkardık ve yumurtalık dokusunu korumaya özen gösterdik. Hastamızın yumurtalık rezervlerine zarar vermeden ameliyatı başarıyla tamamladık. Amacımız hem mevcut sorunu ortadan kaldırmak hem de gelecekteki doğurganlık potansiyelini korumaktı" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/karin-agrisiyla-gitti-yumurtaligindan-cikan-sasirtti</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/04/karin-agrisi.jpg" type="image/jpeg" length="23755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tek kullanımlık ketçap-mayonez Ağustos'ta yasaklanıyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/tek-kullanimlik-ketcap-mayonez-agustosta-yasaklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/tek-kullanimlik-ketcap-mayonez-agustosta-yasaklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği, atık miktarını azaltmak için yeme-içme sektörünü derinden etkileyecek bir kararı uygulamaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa genelindeki restoranlar artık ketçap ve mayonez gibi tek kullanımlık poşetlerde sos veya baharat sunamayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağustos 2026'dan itibaren yürürlüğe girecek olan yeni kural, Avrupa Birliği genelinde uygulanacak.</p>

<p>AB 2025/40 yönetmeliğine göre, atık miktarını azaltmak amacıyla, yiyecek ve içecek sektörü artık tek kullanımlık plastik ambalaj kullanamayacak.</p>

<p>Bu, soslar, reçeller, soslar, kahve kreması, şeker ve baharatlar için kullanılan ambalajları da kapsıyor.</p>

<p>Bunun yerine, restoran ve barlar sosları şişe gibi yeniden kullanılabilir kaplarda sunmak zorunda kalacak.</p>

<p>Kuralda, "Ambalaj atıklarının azaltılması için en büyük potansiyele sahip olduğu değerlendirilen sektörlerde, yani paket servis yiyecek ve içeceklerde, ambalajlarda nicel yeniden kullanım hedefleri belirlemek gereklidir" deniyor.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, "Tüketiciler, tek kullanımlık ambalajlarda sunulan yiyecek ve içecekler için geçerli olan koşullardan daha az elverişli olmayan koşullar altında, yiyecek ve içecekleri paket servis olarak yeniden kullanılabilir veya kendi kaplarında satın alma seçeneğine her zaman sahip olmalıdır" denildi.</p>

<p>Ancak kuralın bazı istisnalarının olduğu da belirtildi... İngiliz medyası, "Eğer bu ambalaj, "herhangi bir ek hazırlığa gerek kalmadan hemen tüketilmesi amaçlanan hazır yiyeceklerle birlikte" veriliyorsa, poşetler kullanılabilir" ifadesine vurgu yaptı.</p>

<p>Ayrıca, "kişiselleştirilmiş bakım için tıbbi gerekliliğin olduğu kuruluşlarda güvenlik ve hijyeni sağlamaya yardımcı olduğu" durumlarda da bunlara izin verilecek. Bunlar arasında da hastane ve huzurevleri gösterildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/tek-kullanimlik-ketcap-mayonez-agustosta-yasaklaniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/06/ketcap.jpg" type="image/jpeg" length="31377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den Ebola virüsüyle ilgili kritik uyarı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/dsoden-ebola-virusuyle-ilgili-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/dsoden-ebola-virusuyle-ilgili-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde etkili olan Ebola salgınının resmi olarak duyurulandan aylar önce başlamış olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Mayıs ayında resmen ilan edilen Ebola salgınının aslında Ocak ayından itibaren yayılıyor olabileceğini açıkladı.</p>

<p>İlk doğrulanmış vakanın Nisan ayında bir sağlık çalışanında görülmesine rağmen, virüsün aylar boyunca sessiz şekilde dolaşmış olabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Salgına neden olan Bundibugyo türü Ebola virüsüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya özel tedavi bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ, bu nedenle erken teşhis, temaslı takibi ve destekleyici tedavinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Yetkililer, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile komşu Uganda'da görülen vakalar nedeniyle uluslararası alarm seviyesini yükseltti.</p>

<p>DSÖ, salgını "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" olarak tanımlarken, mevcut durumda küresel pandemi kriterlerinin oluşmadığını bildirdi.</p>

<p>Salgınla mücadelede en büyük sorunlardan biri ise temaslı kişilerin takibindeki yetersizlik. Güvenlik sorunları, nüfus hareketliliği ve bazı bölgelerde sağlık ekiplerine yönelik güvensizlik nedeniyle temaslıların önemli bölümüne ulaşılamadığı belirtiliyor. Uzmanlar, salgının kontrol altına alınabilmesi için temaslı takip oranının ciddi şekilde artırılması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p>DSÖ verilerine göre son haftalarda yüzlerce şüpheli vaka ve çok sayıda ölüm bildirildi. Kuruluş, bölgede vaka sayısının açıklanandan daha yüksek olabileceği uyarısında bulunurken, uluslararası toplumdan salgınla mücadele çalışmalarına destek verilmesini istedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/dsoden-ebola-virusuyle-ilgili-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/06/ebola-virus.webp" type="image/jpeg" length="69293"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Harvard Üniversitesi, ideal şınav sayısını açıkladı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/harvard-universitesi-ideal-sinav-sayisini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/harvard-universitesi-ideal-sinav-sayisini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Harvard Üniversitesi'nde görevli bilim insanları ideal şınav sayısını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanlarının 2019 yılında yaptığı bir araştırma gündem oldu.</p>

<p>Harvard Üniversitesi'nde görevli bilim insanlarının yaptığı araştırma yıllar sonra yeniden gündeme geldi. İngiltere'nin çok okunan gazetelerinden Daily Mail, bilim insanlarının şınav sayısı ile kalp rahatsızlıkları arasındaki bağlantıyı mercek altına aldığını duyurdu.</p>

<p>Araştırmada, uzmanlar 10 yıllık bir süre boyunca 1100 orta yaşlı erkeğin sağlık verilerini takip etti.</p>

<p>Başlangıçta, katılımcılardan mümkün olduğunca çok şınav çekmeleri istendi ve ya yorgunluk noktasına ulaştıklarında ya da 80 şınav çektiklerinde durmaları istendi.</p>

<p>Takip eden on yıl boyunca, koroner arter hastalığı teşhisi veya kalp yetmezliği gibi herhangi bir kardiyovasküler olayı bildirmeleri istendi.</p>

<p>Genel olarak, 11 veya daha fazla şınav çekebilenlerin, 10 veya daha az şınav çekebilenlere kıyasla kardiyovasküler rahatsızlık riski %64 daha düşük çıktı.</p>

<p>Günde 21 veya daha fazla şınav çekebilen kişilerin, 10'dan az şınav çekebilenlere kıyasla gelecek on yılda kardiyovasküler bir olay geçirme riskinin %75 daha düşük olduğu da tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ve 40 veya daha fazla şınav çekebilenlerin herhangi bir kalp problemi yaşama riskinin %96 daha düşük olduğu tespit edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/harvard-universitesi-ideal-sinav-sayisini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/06/harvard-universitesi-ideal-sinav-sayisini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="72181"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den elektronik sigara uyarısı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/dsoden-elektronik-sigara-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/dsoden-elektronik-sigara-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, elektronik sigaraların çocuk ve gençleri hedef alan pazarlama yöntemleriyle hızla yayıldığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tütün ve nikotin ürünleri kullanıcıları cezbetmek için yanıltıcı yöntemlerle pazarlanırken, zarar bakımından akciğer hastalıklarından kalp-damar sorunlarına kadar ciddi sağlık problemlerinde geleneksel sigaralardan farklı olmayan elektronik sigaraların kullanımı çocuk ve gençler arasında hızla yaygınlaşıyor.</p>

<p>Tütün kullanımının insan sağlığı üzerindeki zararlarına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) öncülüğünde 31 Mayıs, her yıl "Dünya Tütünsüz Günü" olarak kutlanıyor.</p>

<p>Dünya genelinde özellikle çocuk ve gençler arasında hızla yaygınlaşan elektronik sigaralar, sağlık üzerindeki etkileri nedeniyle yeniden tartışma konusu oldu.</p>

<p>DSÖ verilerine göre, dünyada 13 ila 15 yaş arası 40 milyon genç tütün ürünü kullanırken, 15 milyon genç de elektronik sigara tercih ediyor.</p>

<p>Her yıl 7 milyondan fazla kişi, tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybederken, tütün kaynaklı ölümlerin büyük bölümü düşük ve orta gelirli ülkelerde görülüyor.</p>

<p>Ayrıca, pasif içicilik nedeniyle sigara dumanına maruz kalmanın yılda 1,6 milyondan fazla ölüme yol açtığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Hamilelik döneminde sigara kullanımının da bebeklerde yaşam boyu sürebilecek sağlık sorunlarına neden olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Öte yandan, hem tütün ürünlerinin hem de elektronik sigaranın sağlık açısından risk taşıdığı, en güvenli yaklaşımın bu ürünlerin hiçbirini kullanmamak olduğu kaydediliyor.</p>

<p>Toksik maddeler içeren elektronik sigaralar bağımlılık riski ve sağlık sorunlarını artırırken, gençler ve çocukları hedef alan pazarlama stratejileri yüzünden gittikçe yaygınlaşıyor.</p>

<h2>Rapor açıklandı</h2>

<p>DSÖ, Mayıs 2025 ve Mayıs 2026'da yayımladığı raporlarla sigara ve elektronik sigaraların zararları konusunda uyardı.</p>

<p>Buna göre, insan sağlığına zararlı nikotin ve toksik maddeler içerdiği belirtilen elektronik sigara kullanımı özellikle çocuk ve gençler arasında hızla artıyor. Bu ürünlerin kullanım oranı gençlerde yetişkinlere kıyasla ortalama 9 kat daha yüksek.</p>

<p>Küresel elektronik sigara pazarının büyüklüğü 2015'te 7,8 milyar dolar iken 2022'de 22,3 milyar dolara yükseldi. En çok satış artışı ise Asya-Pasifik bölgesinde gerçekleşiyor.</p>

<p>Elektronik sigaralardaki aromalar bu ürünleri çocuk ve gençler için cazip hale getiriyor, sosyal medya ve fenomen isimler üzerinden yapılan tanıtımlar ise ilgiyi daha da artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan elektronik sigaralar, kanserojen maddeler dahil toksik bileşenler içermesi nedeniyle geleneksel sigaralar gibi akciğer hastalıkları, zehirlenme, yanıklar ve kalp-damar sistemi üzerinde olumsuz etkilere sebep olmaya devam ediyor.</p>

<p>Nikotin içeren ürünler beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor, bazı ürünlerde toksik madde seviyesi geleneksel sigara dumanındakinden daha yüksek olabiliyor.</p>

<p>Ayrıca, elektronik sigara ile geleneksel sigara zaman zaman birlikte kullanılabiliyor ve bu durumda, her ikisindeki farklı bileşenlerin birleşimi zararı daha da artırıyor.</p>

<p>DSÖ, elektronik sigaraların sigarayı bırakmada etkili olmadığının altını çizerek, hükümetlere bu ürünleri yasaklama ya da sıkı şekilde düzenleme çağrısında bulunuyor.</p>

<h2>Çocuk ve gençler hedef alınıyor</h2>

<p>Bazı elektronik sigaralar yeni kullanıcı çekmek ve mevcut müşterileri kaybetmemek adına ruj, saat, oyuncak veya kablosuz kulaklık gibi tasarlanarak gizli kullanımı kolaylaştırıyor.</p>

<p>Sektördeki bir diğer pazarlama stratejisi de ürünlerin farklı hedef gruplara hitap edecek şekilde üretilmesi. Buna göre, ince sigaralar özellikle kadınlara yönelik tasarlanıyor ancak bu ürünlerin verdiği zararın diğer sigaraların neden olduğu hasardan farkı bulunmuyor.</p>

<p>Buna ek olarak, üretici şirketler ürünlerini cazip göstermek ve zararlarını gizlemek için yanıltıcı açıklamalar yapıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/dsoden-elektronik-sigara-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2024/09/elektronik-sigara-arastirma.jpg" type="image/jpeg" length="74778"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İdris Kardaş'tan Sağlık Bakanı Memişoğlu'na hastane sitemi; Yarım saattir bekliyoruz!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/idris-kardastan-saglik-bakani-memisogluna-hastane-sitemi-yarim-saattir-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/idris-kardastan-saglik-bakani-memisogluna-hastane-sitemi-yarim-saattir-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Sosyal ve Gençlik Politikaları Kurulu Üyesi İdris Kardaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na tepki gösterdi. Kardaş’ın paylaşımını kısa süre sonra silmesi dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İdris Kardaş, dün akşam yaptığı paylaşımda Beylikdüzü Devlet Hastanesi’nde yaşanan bekleme süresine ilişkin değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Kardaş, ambulansla hastaneye getirilen bir hastanın uzun süre bekletildiğini belirterek, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu etiketledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşımında, “Ambulansla hasta getirdik yarım saat oldu bekliyoruz” ifadelerini kullanan Kardaş, mesajına ayrıca “Helal olsun” notunu düştü.</p>

<p>Söz konusu paylaşımın kısa süre içerisinde sosyal medya hesabından kaldırıldığı görüldü.</p>

<p><img alt="Paylaşım-1" height="512" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/05/paylasim-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1006" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/idris-kardastan-saglik-bakani-memisogluna-hastane-sitemi-yarim-saattir-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/saglik-bakani.webp" type="image/jpeg" length="20557"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şekerli beslenme hafızaya kalıcı zarar verebilir]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/sekerli-beslenme-hafizaya-kalici-zarar-verebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/sekerli-beslenme-hafizaya-kalici-zarar-verebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, toplumda yaygın olan “sağlıksız beslenmenin etkileri kolayca tersine çevrilebilir” düşüncesinin gerçeği tam yansıtmadığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yayımlanan kapsamlı bir araştırma, aşırı şeker tüketiminin hafıza üzerinde uzun süreli etkiler bırakabileceğini ve sağlıklı beslenmeye geçilse bile bu zararların tamamen geri döndürülemeyebileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Avustralya’daki araştırmacılar tarafından yapılan sistematik inceleme ve meta-analiz çalışması, yüksek şekerli beslenmenin kemirgenlerde hafıza bozukluklarına yol açtığını, diyet düzeltildikten sonra ise yalnızca kısmi iyileşme görüldüğünü belirledi.</p>

<p>Araştırmanın başyazarı ve Sydney Teknoloji Üniversitesi’nden biyopsikolog Simone Rehn, “Beslenme kalitesini artırmanın hafızaya fayda sağladığını gördük. Ancak bu iyileşme tam değildi. Haftalar boyunca sağlıklı beslenen hayvanlarda bile hafıza, hiç sağlıksız beslenmemiş hayvanların seviyesine ulaşmadı” dedi.</p>

<p>Araştırmaya göre en az iki hafta boyunca yüksek yağlı veya yüksek şekerli diyet uygulanan kemirgenler, daha sonra sağlıklı beslenmeye geçirildiklerinde hafıza testlerinde daha iyi sonuç verdi. Ancak bu gelişim sınırlı kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, bu etkilerin beynin hafıza ve öğrenmeden sorumlu bölgesi olan hipokampusla bağlantılı olduğunu belirtti. Önceki çalışmalar da yüksek yağlı ve yüksek şekerli beslenmenin insanlarda hipokampus hacmini ve işlevini olumsuz etkileyebileceğini göstermişti.</p>

<p>Çalışmanın kıdemli yazarı Mike Kendig ise toplumda yaygın olan “sağlıksız beslenmenin etkileri kolayca tersine çevrilebilir” düşüncesinin gerçeği tam yansıtmadığını söyledi. Kendig, “Beslenmeyi düzeltmek hâlâ çok önemli. Ancak beyin sağlığını korumak için uzun süre sağlıksız beslenmeden kaçınmak da kritik olabilir. Çünkü bazı etkiler sonradan tamamen ortadan kaldırılamayabilir” dedi.</p>

<p>Çalışma, Nutritional Neuroscience dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/sekerli-beslenme-hafizaya-kalici-zarar-verebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/08/sekerli-icecek.jpg" type="image/jpeg" length="46006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cinsel yolla bulaşan hastalıklar rekor kırıyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar-rekor-kiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar-rekor-kiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa’da, belsoğukluğu ve frengi vakaları son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) açıkladığı yeni verilere göre, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda Avrupa genelinde dikkat çekici bir artış yaşandı. Özellikle belsoğukluğu ve frengi vakaları, son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p>2024 verilerine göre Avrupa’da belsoğukluğu vakaları 106 bin 331’e yükseldi. Bu sayı, 2015’e kıyasla yüzde 303’lük artış anlamına geliyor. Aynı dönemde frengi vakaları ise iki katından fazla artarak 45 bin 557’ye çıktı.</p>

<p>ECDC, vakalardaki yükselişte “test ve korunma alanındaki büyüyen boşlukların” etkili olduğunu belirterek acil önlem alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>ECDC’nin Doğrudan Bulaşan ve Aşıyla Önlenebilir Hastalıklar Birimi Başkanı Bruno Ciancio, söz konusu enfeksiyonların ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Ciancio, “Bu enfeksiyonlar kronik ağrı ve kısırlık gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Frengi ise kalp ve sinir sistemiyle ilgili sorunlara yol açabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Yeni doğanlarda artış gösterdi</h2>

<p>ECDC verilerine göre, enfeksiyonun anneden bebeğe geçtiği doğumsal frengi vakaları da 2023’ten 2024’e neredeyse iki kat arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bruno Ciancio, cinsel sağlığın korunmasının temel yollarını ise “Yeni veya birden fazla partnerle ilişkide kondom kullanmak ve belirtiler görülmesi halinde test yaptırmak” şeklinde sıraladı.</p>

<h2>En yüksek vaka İspanya'da</h2>

<p>2024 yılında Avrupa’da doğrulanmış belsoğukluğu ve frengi vakalarının en fazla görüldüğü ülke İspanya oldu. Ülkede 37 bin 169 belsoğukluğu ve 11 bin 556 frengi vakası kaydedildi.</p>

<p>ECDC, erkeklerle cinsel ilişki yaşayan erkeklerin, her iki enfeksiyondan da orantısız şekilde en fazla etkilenen grup olmaya devam ettiğini açıkladı. Kurum ayrıca üreme çağındaki heteroseksüel kadınlarda da frengi vakalarında belirgin artış görüldüğünü bildirdi.</p>

<h2>En yaygın enfeksiyon Kladimya</h2>

<p>Klamidya, Avrupa’da en yaygın bildirilen bakteriyel enfeksiyon olmayı sürdürse de vaka sayılarında düşüş yaşandı. 2024’te toplam 213 bin 443 klamidya vakası kaydedilirken, bu sayı 2015’e göre yüzde 6 geriledi.</p>

<p>Birleşik Krallık ise Brexit sonrası ECDC araştırmalarına dahil edilmiyor. Ancak İngiltere’de yayımlanan resmi verilere göre, 2024 yılında 71 bin 802 belsoğukluğu ve 9 bin 535 frengi vakası tespit edildi. Aynı dönemde 168 bin 889 klamidya teşhisi konuldu.</p>

<p>İngiltere, 2023’te vaka sayılarının rekor seviyeye ulaşmasının ardından 2025 yılında belsoğukluğu aşısını uygulamaya başladı.</p>

<h2>Belirtileri neler?</h2>

<p>Belsoğukluğu belirtileri arasında ağrı, olağandışı akıntı ve genital bölgede iltihaplanma yer alıyor. Ancak bazı vakalarda herhangi bir belirti görülmeyebiliyor.</p>

<p>Frengi belirtileri ise genital bölge ve ağız çevresinde yaralar, ellerde döküntü, saç dökülmesi ve grip benzeri semptomlar olarak sıralanıyor. Hastalığın belirtileri başlangıçta fark edilmesi zor şekilde ortaya çıkabiliyor ve zaman içinde kaybolup yeniden görülebiliyor.</p>

<p>Her iki enfeksiyonun da kondom kullanımıyla önlenebildiği ve antibiyotiklerle tedavi edilebildiği belirtiliyor. Tedavi edilmeyen vakalar ise ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/cinsel-yolla-bulasan-hastaliklar-rekor-kiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2024/09/dso-uyardi-z-kusagi-prezervatif-kullanmiyor4.jpeg" type="image/jpeg" length="19316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den Ebola salgını açıklaması: 750 şüpheli vaka ile 177 şüpheli ölüm bulunuyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/dsoden-ebola-salgini-aciklamasi-750-supheli-vaka-ile-177-supheli-olum-bulunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/dsoden-ebola-salgini-aciklamasi-750-supheli-vaka-ile-177-supheli-olum-bulunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınına ilişkin son verileri paylaşarak tablonun endişe verici olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ghebreyesus, ülkede doğrulanmış 82 vakaya karşın, salgının gerçek boyutunun çok daha büyük olduğunu ve yaklaşık 750 şüpheli vaka ile 177 şüpheli ölümün bulunduğunu bildirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sanal medya hesabından yayımladığı paylaşımda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Uganda'daki Ebola salgınına dair güncel gelişmeleri değerlendirdi. KDC'deki durumun son derece endişe verici olduğuna dikkat çeken Ghebreyesus, “Şu ana kadar 82 vaka ve 7 ölüm doğrulandı. Ancak KDC'deki salgının çok daha büyük olduğunu biliyoruz. Şu anda yaklaşık 750 şüpheli vaka ve 177 şüpheli can kaybı bulunuyor. Gözlem çalışmaları ve laboratuvar testleri geliştikçe bu rakamlar değişiyor, ancak bölgedeki şiddet ve güvenlik sorunları müdahaleyi engelliyor” ifadelerini kullandı. Salgının merkez üssü konumundaki Ituri bölgesine ek DSÖ personelinin sevk edildiğini aktaran Ghebreyesus, müdahale adımlarını koordine etmek amacıyla hükümet yetkilileriyle düzenli temas halinde olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uganda'da durum stabil</h2>

<p>Komşu ülke Uganda'daki duruma da değinen DSÖ Genel Direktörü, bölgedeki tablonun kontrol altında olduğunu kaydetti. Ghebreyesus, “Uganda'daki durum şu anda stabil; 2 doğrulanmış vaka ve 1 ölüm bildirildi. Yeni bir vaka veya can kaybı rapor edilmedi. Hükümeti önleme ve müdahale çabalarında destekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Ghebreyesus ayrıca, devam eden çalışmalar hakkında güncel bilgi vermek üzere üye devletlerle bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/dsoden-ebola-salgini-aciklamasi-750-supheli-vaka-ile-177-supheli-olum-bulunuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/ebola-salgini-saglik-bm.jpg" type="image/jpeg" length="13384"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: 'Herkes yıllarca evden çıkamayabilir']]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/oytun-erbastan-hantavirus-aciklamasi-herkes-yillarca-evden-cikamayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/oytun-erbastan-hantavirus-aciklamasi-herkes-yillarca-evden-cikamayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Oytun Erbaş, katıldığı televizyon programında hantavirüsle ilgili yaptığı açıklamalarla gündem oldu. Erbaş, olası bir küresel salgının insanlığı tamamen dijital yaşama sürükleyebileceğini öne sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaptığı açıklamalarla sık sık gündem olan Prof. Dr. Oytun Erbaş, bu kez hantavirüsle ilgili sözleriyle dikkat çekti. Katıldığı televizyon programında konuşan Erbaş, olası bir hantavirüs salgınının Kovid-19’dan çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Oytun Erbaş, olası küresel bir salgının sosyal ve ekonomik düzeni tamamen değiştirebileceğini söyledi.</p>

<p>Erbaş açıklamasında, “Bütün borsalar çöker, herkes evlerden yıllarca çıkamayabilir. Çok şey bitebilir. Bir günde dijital dünyaya geçebiliriz.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erbaş, hantavirüsle ilgili dikkat çeken bir başka iddiayı da gündeme taşıdı. Prof. Dr. Oytun Erbaş, “Hantavirüs 19 Mayıs 2026 itibarıyla insandan insana bulaşmaya başladı.” iddiasında bulundu.</p>

<p>Yeni bir salgının toplum düzenini kökten değiştirebileceğini öne süren Erbaş, “Dijital dünyaya geçiş bu. Başka açıklaması yok. Herkes evinde otursun, tüketim azalsın olayı…” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erbaş açıklamalarının devamında hantavirüsün Kovid-19 ile kıyaslanamayacak kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.</p>

<p>Ünlü isim, “Kovidin öldürücülüğüyle hantavirüs kıyaslanamaz bile.” dedi. Oytun Erbaş’ın açıklamaları kısa sürede sosyal medyada gündem olurken, birçok kullanıcı söz konusu değerlendirmeleri tartışmaya açtı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/oytun-erbastan-hantavirus-aciklamasi-herkes-yillarca-evden-cikamayabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2024/12/oytun-erbas-kimdir.jpg" type="image/jpeg" length="14777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karpuzun şaşırtıcı faydaları ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/karpuzun-sasirtici-faydalari-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/karpuzun-sasirtici-faydalari-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları karpuzun sadece ferahlatmadığını ortaya çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni araştırma, karpuz ve suyunun bir dizi beklenmedik sağlık faydasını ortaya koydu.</p>

<p>Bulguları bilimsel dergi Nutrients'ta yayımlanan birkaç çalışmada, bu meyveyi düzenli tüketen kişilerin beslenmesinde vitamin ve antioksidanların daha çok, şeker ve doymuş yağların ise daha az bulunduğu tespit edildi.</p>

<p>Yüksek su içeriği nedeniyle yaz aylarının uzun zamandır gözdesi olan karpuz suyunun, kan damarı fonksiyonunu iyileştirmeye ve kalp sağlığını desteklemeye de katkı sağlayabileceği bir raporda saptandı.</p>

<p>Louisiana Eyalet Üniversitesi'nin yaptığı, 18 sağlıklı genç yetişkinin iki hafta boyunca her gün karpuz suyu içtiği ve kontrol grubuna plasebo verildiği bir klinik çalışmada bu sonuca ulaşıldı.</p>

<p>Araştırmacılar, kan damarlarının gevşeyip genişlemesini sağlayan nitrik oksit üretiminde rol oynayan iki karpuz bileşiğine (L-sitrulin ve L-arginin) odaklandı. Damarların gevşemesi ve genişlemesi, sağlıklı kan dolaşımı ve kalp-damar işlevinin kritik bir özelliği.</p>

<p>Independent Türkçe'nin aktardığına göre; araştırmacılar karpuz suyunun, (genellikle diyabetle ilişkili aşırı glukoz seviyelerinin görüldüğü) hiperglisemi dönemlerinde damar fonksiyonlarını desteklediğini ve kalp atış hızı değişkenliğini etkilediğini tespit etti.</p>

<p>Louisiana Eyalet Üniversitesi Beslenme ve Gıda Bilimleri Fakültesi'nden Profesör Dr. Jack Losso, "Örneklem boyutunun küçük olduğunu (18 sağlıklı genç erkek ve kadın) ve daha fazla araştırma yapılması gerektiğini kabul etsek de bu çalışma, kardiyometabolik sağlık için düzenli karpuz tüketimini destekleyen mevcut kanıtlara yenisini ekliyor" diyor.</p>

<p>En yüksek antioksidan likopen seviyelerini içerdiği için özellikle kırmızı karpuz tercih edilmeli.</p>

<p>Erken yaşlanma, kanser ve demansa yol açabilen son derece reaktif molekülleri ifade eden "serbest radikallerle" mücadelede, bu bileşiğin özellikle etkili olduğu bulunmuştu.</p>

<p>Doğal olarak oluşan likopen ayrıca domates gibi birçok meyve ve sebzeye kırmızı rengini veren bir pigment.</p>

<p>Dr. Losso, "Karpuz; antioksidanlar, C vitamini ve likopen açısından zengin bir kaynak. Bunların hepsi oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olabilir ve kalp hastalıklarının önlenmesinde rol oynayabilir" diye ekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Anketi'nde analiz edilen veriler, düzenli karpuz yiyenlerin yüksek miktarda diyet lifi, magnezyum, potasyum, C vitamini, A vitamini ve likopen tükettiğini gösterdi.</p>

<p>Karpuzun iki fincanlık bir porsiyonu sadece 80 kalori olmasına rağmen günlük önerilen C vitamini ihtiyacının yüzde 25'ini, B6 vitamininin ise yüzde 8'ini karşılıyor.</p>

<p>Meyvenin yaklaşık yüzde 92'sinin sudan oluşması da karpuzu sıcak havalarda veya egzersiz sonrası kolayca sıvı desteği sağlayan bir seçenek haline getiriyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/karpuzun-sasirtici-faydalari-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2024/05/karpuz-2.jpg" type="image/jpeg" length="57847"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her 3 yetişkinden biri hipertansiyon hastası]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/her-3-yetiskinden-biri-hipertansiyon-hastasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/her-3-yetiskinden-biri-hipertansiyon-hastasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Aytürk, “Ülkemizde her 3 yetişkinden biri hipertansiyon hastasıdır. Hipertansiyon çoğu hastada yıllarca hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında açıklamalarda bulunan VM Medical Park Pendik Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Aytürk, hipertansiyonun uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekerek düzenli tansiyon kontrolünün hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Hipertansiyonun, kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın normal sınırların üzerine çıkması durumu olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Aytürk, “Tıbbi kılavuzlara göre büyük tansiyonun 130 mmHg, küçük tansiyonun ise 80 mmHg ve üzerinde olması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır” diye konuştu.</p>

<h2>"Çoğu zaman belirti vermiyor"</h2>

<p>Hipertansiyonun toplumda ‘sessiz katil’ olarak adlandırıldığını ifade eden Uzm. Dr. Aytürk, “Hipertansiyon çoğu hastada yıllarca hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir. Damar yapısını bozmasına rağmen kişi kendini sağlıklı hissedebilir. Bazı hastalarda ilk belirti kalp krizi veya inme gibi ciddi tablolar olabilmektedir” dedi.</p>

<h2>Risk altındaki organlar</h2>

<p>Kontrolsüz yüksek tansiyonun birçok organı etkileyebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Aytürk, “Özellikle kalp, beyin, böbrekler ve gözler hipertansiyondan en fazla etkilenen organlardır. Hipertansiyon; kalp yetmezliği, inme, böbrek yetmezliği ve görme kayıpları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Her 3 yetişkinden biri hipertansiyon hastası"</h2>

<p>Türkiye’de hipertansiyon görülme sıklığının giderek arttığını belirten Uzm. Dr. Aytürk, “Ülkemizde her 3 yetişkinden biri hipertansiyon hastasıdır. Son yıllarda hareketsiz yaşam tarzı, obezite, paketli gıda tüketimi ve stres nedeniyle hipertansiyon daha genç yaşlarda da görülmeye başlamıştır” dedi.</p>

<h2>Fazla tuz tüketimine dikkat</h2>

<p>Beslenme alışkanlıklarının tansiyon üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Aytürk, “Aşırı tuz tüketimi vücutta su tutulmasına neden olarak damar içi basıncı artırır. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını önermektedir” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Evde tansiyon ölçümünde sık yapılan hatalara da değinen Uzm. Dr. Aytürk, “Ölçüm sırasında konuşmak, bacak bacak üstüne atmak, ölçüm öncesinde sigara veya kafein tüketmek yanlış sonuçlara neden olabilir. Ölçüm öncesinde en az 5 dakika dinlenilmeli, sırt desteklenmeli ve kol kalp hizasında tutulmalıdır” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hipertansiyon tedavisinde ilaç kadar yaşam tarzı değişikliklerinin de önemli olduğunu belirten Aytürk, “Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloyu korumak ve tuz tüketimini azaltmak tansiyon kontrolünde büyük önem taşımaktadır. Bazı hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde ilaç ihtiyacı azalabilmektedir” dedi.</p>

<p>Uzm. Dr. Aytürk, “Hipertansiyon erken teşhis ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Özellikle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli tansiyon ölçümü yaptırmaları büyük önem taşımaktadır” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/her-3-yetiskinden-biri-hipertansiyon-hastasi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/05/tansiyon-aleti.jpg" type="image/jpeg" length="31808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Kalitesiz parfüm astım krizini tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/arastirma-kalitesiz-parfum-astim-krizini-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/arastirma-kalitesiz-parfum-astim-krizini-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Galip Ekuklu, kapalı ortamda kullanılan parfümün başkalarına astım krizi geçirtebileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Galip Ekuklu, günlük hayatta kullanılan parfüm, deodorant ve temizlik ürünlerinin özellikle kapalı ortamlarda astım krizini tetikleyebildiğini, üstelik bu riskin yalnızca kullanan kişiyle sınırlı kalmayıp çevredeki astım hastalarını da doğrudan etkileyebildiğini vurguladı.</p>

<p>Ekuklu, temiz ve hoş kokmanın çağdaş yaşamın bir parçası olduğunu, ancak bu amaçla kullanılan ürünlerin kalitesinin büyük önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Kalitesiz, merdiven altı üretilen koku veren temizlik malzemeleri, kişisel deodorantlar ve parfümlerin farkında olmadan ciddi riskler oluşturduğunun altını çizen Ekuklu, "Bunları biz kullanıyoruz' diye başkalarına zarar vermediğini düşünmek yanlış. Kapalı ortamlarda bizim kullandığımız parfüm ve deodorant, yanımızdaki astım hastasına kriz yaşatabilir. Kalitesiz kimyasallar kapalı ortamlarda başkalarını da etkiliyor" dedi.</p>

<p>Ekuklu, kalitesiz deodorant ve parfümlerin yalnızca sağlık açısından değil çevre açısından da tehdit oluşturduğuna dikkat çekerek, bu ürünlerin ozon tabakasının incelmesine ve küresel ısınmaya da katkıda bulunan faktörler arasında yer aldığını sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temizlikte sıkça başvurulan çamaşır suyunun da bu riskler arasında yer aldığını hatırlatan Ekuklu, kalitesiz ürünlerin ortama saçtığı kimyasalların solunum yoluyla alındığını ve astım ile KOAH başta olmak üzere çeşitli akciğer hastalıklarını tetikleyebildiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/arastirma-kalitesiz-parfum-astim-krizini-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2024/03/parfum-sikmak-orucu-bozar-mi.jpg" type="image/jpeg" length="60514"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlandı: Sağlık raporunda yeni dönem!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporunda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporunda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın yürürlüğe koyduğu yeni yönetmelikle sağlık raporlarının hazırlanması, onaylanması ve itiraz süreçleri dijital ortama taşındı. İstirahat raporlarından engelli raporlarına kadar birçok alanda yeni kurallar uygulanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, "Sağlık Raporları Yönetmeliği" ile rapor süreçlerini dijitale taşıdı. Tek hekimin verebileceği istirahat süresinden engelli raporlarındaki ÖTV kriterlerine, evlilik raporlarından silah ruhsatına kadar tüm kurallar yeniden belirlendi.</p>

<p>Sağlık raporlarının hazırlanma usullerinden itiraz süreçlerine kadar köklü değişiklikler içeren yeni yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni dönemde "e-Rapor" sistemi merkeze alınırken, ıslak imzalı raporlar artık sadece istisnai durumlarda geçerli kabul edilecek.</p>

<p>Yurttaşlar rapor sürecini başlatmak için önce e-Devlet üzerinden "kişisel sağlık bilgi formu" dolduracak.</p>

<h2>İstirahat raporlarına 40 gün sınırı</h2>

<p>Çalışanları yakından ilgilendiren istirahat raporlarında suistimallerin önüne geçmek için yeni sınırlamalar getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre tek hekim, bir defada en fazla 10 gün rapor verebilecek. Kontrol muayenesiyle bu süre 10 gün daha uzatılabilecek ancak 20 günü aşan tüm durumlarda sağlık kurulu onayı zorunlu olacak. Ayrıca bir yıl içinde tek hekimden alınabilecek toplam rapor süresi 40 günü geçemeyecek.</p>

<h2>Engelli raporları</h2>

<p>Özellikle ÖTV istisnası ile araç alımında yaşanan karmaşayı gidermek amacıyla engelli raporlarındaki tanımlamalar sıkılaştırıldı. Artık engelin türü, etkilediği uzuvlar ve oranları raporda ayrı ayrı, net bir şekilde belirtilecek.</p>

<p>Genel ifadeler yerine uzmanların daha ayrıntılı tanımlama yapması zorunlu hale getirildi. Benzer bir disiplin silah ruhsatı alacaklar için de uygulanacak; psikiyatrik geçmişi veya bağımlılık öyküsü olanlara geçit verilmeyecek.</p>

<h2>Evlilik raporu e-Devlet'te</h2>

<p>Dijitalleşmenin en büyük kolaylıklarından biri evlilik hazırlığı yapan çiftlere sunuldu. Gerekli testler tamamlandıktan sonra çiftlerin rapor almak için tekrar hastaneye gitmesine gerek kalmayacak; onaylı raporlar doğrudan e-Devlet üzerinden indirilebilecek.</p>

<p>Spor tarafında ise okul ve sosyal faaliyetler için rapor zorunluluğu kaldırılarak, beyana dayalı "sağlık durum belgesi" yeterli sayıldı.</p>

<p>Yeni yönetmelikte adli rapor süreçlerinde insan hakları ve mahremiyet ön plana çıkarıldı. Kadın hastaların muayenelerini kadın hekimlerin yapması esası getirilirken, işkence veya kötü muamele şüphesi durumunda hekimlere doğrudan savcılığa bildirim yükümlülüğü verildi.</p>

<p>Raporlara itiraz süreci ise İl Sağlık Müdürlükleri üzerinden hakem hastane sistemiyle yürütülecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/resmi-gazetede-yayimlandi-saglik-raporunda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 14:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/06/saglik-raporu.jpg" type="image/jpeg" length="57774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Bahar geldi, alerji sezonu başladı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/uzmanlar-uyardi-bahar-geldi-alerji-sezonu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/uzmanlar-uyardi-bahar-geldi-alerji-sezonu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharla birlikte polen alerjisi şikâyetleri de arttı. Uzmanlara göre polenden korunmanın ilk adımı maruziyeti azaltmak; pencereleri kapalı tutmak, eve gelince kıyafet değiştirmek, duş almak ve polen seviyelerini takip etmek belirtileri hafifletebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarıyla birlikte ağaç, çimen ve yabani ot polenleri birçok kişide burun akıntısı, göz kaşıntısı, öksürük ve hapşırık gibi şikâyetlere yol açıyor. Associated Press’in aktardığına göre, alerjilerin şiddeti kişinin yaşadığı yere, hangi polen türüne duyarlı olduğuna ve günlük alışkanlıklarına göre değişebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, iklim değişikliğinin alerji mevsimlerini daha uzun ve daha yoğun hale getirdiğine dikkat çekerken, mevsimsel alerjilere yönelik tedavilerin de son yıllarda daha etkili hale geldiğini belirtiyor.</p>

<p>Polen, tohumlu bitkiler ve ağaçların üreme sürecinde ortaya çıkan toz benzeri bir madde. İlkbaharın başlarında ağaç polenleri öne çıkarken, ilerleyen dönemde çimenler, yaz sonu ve sonbahar başında ise yabani otlar polen üretmeye başlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Amerika Astım ve Alerji Vakfı’na göre alerjiye sık neden olan ağaç polenleri arasında huş, sedir, kavak, akçaağaç, karaağaç, meşe ve ceviz bulunuyor. Çim türleri arasında ise Bermuda çimi, Johnson çimi, çavdar çimi ve Kentucky çimi belirtileri tetikleyebiliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre alerjiyi kontrol altına almanın ilk yolu polene maruz kalmayı azaltmak. Hava güzel olsa bile ev ve araba pencerelerini kapalı tutmak, dışarı çıkarken uzun kollu kıyafetler tercih etmek ve polen yoğunluğunun yüksek olduğu günlerde dışarıda geçirilen süreyi sınırlamak öneriliyor.</p>

<p>Michigan Üniversitesi’nden alerji uzmanı Dr. James Baker, dışarıda uzun kollu kıyafet giymenin polenin ciltle temasını azaltabileceğini belirtiyor. Eve dönünce kıyafet değiştirmek, duş almak ve saçta biriken poleni temizlemek de öneriler arasında. Saçını her gün yıkayamayanlar için dışarıda şapka ya da eşarp kullanmak, polenin eve taşınmasını azaltabilir.</p>

<p>Uzmanlar, gözleri ve burnu tuzlu suyla yıkamanın polenleri temizlemeye yardımcı olabileceğini belirtiyor. Pandemi döneminde yaygınlaşan maskeler de polene maruziyeti azaltabiliyor; ancak gözlerdeki kaşıntı ve sulanma gibi şikâyetleri engellemiyor.</p>

<p>Dışarıda giyilen kıyafetlerle yatağa girmemek de önemli. Çünkü polenler kıyafet ve saç yoluyla yatağa taşınabiliyor, bu da gece boyunca belirtilerin artmasına neden olabiliyor.</p>

<p>AP’ye konuşan uzmanlara göre reçetesiz satılan burun spreyleri mevsimsel alerjilerde en etkili seçenekler arasında. Ancak spreylerin doğru kullanılması gerekiyor.</p>

<p>Georgia’daki Augusta Üniversitesi’nden alerji uzmanı Dr. Kathleen May, burun spreylerinin doğrudan burnun içine doğru değil, kulak yönüne doğru hafif dış açıyla uygulanmasını öneriyor. Böylece burun içinde tahriş riski azalabiliyor.</p>

<p>Claritin, Allegra ve Zyrtec gibi reçetesiz satılan alerji hapları da belirtileri azaltabiliyor. Ancak uzmanlara göre ağızdan alınan ilaçların etkisi burun spreyleri kadar hızlı olmayabilir.</p>

<p>Alerji belirtileri uykuyu bozuyor, okulda ya da işte odaklanmayı zorlaştırıyor ve yaşam kalitesini düşürüyorsa bir alerji uzmanına başvurmak gerekiyor. Uzmanlar, bağışıklık sisteminin alerjenlere aşırı tepki vermesini azaltmaya yönelik tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirtiyor.</p>

<p>Sosyal medyada sıkça önerilen bazı yöntemlerin bilimsel karşılığı olmayabiliyor. Örneğin “yerel bal tüketmek polen alerjisini azaltır” iddiası uzmanlara göre doğru değil.</p>

<p>Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’nden alerji uzmanı Dr. Shyam Joshi, arıların tozlaştırdığı çiçeklerin genellikle alerji semptomlarına neden olan havada taşınan polenleri içermediğini belirtiyor. Bu nedenle bal tüketimi, mevsimsel polen alerjisine karşı güvenilir bir yöntem olarak görülmüyor.</p>

<p>İklim değişikliğiyle birlikte kışların daha ılıman geçmesi ve bitkilerin büyüme dönemlerinin uzaması, polenlerin havada daha uzun süre kalmasına yol açıyor. Bu da alerji sezonunun daha uzun ve bazı bölgelerde daha ağır geçmesine neden oluyor.</p>

<p>Uzmanlara göre polen alerjisi artık yalnızca “bahar aylarında yaşanan geçici bir sorun” değil; iklim değişikliğiyle birlikte daha uzun süren ve daha çok kişiyi etkileyen bir sağlık meselesi haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/uzmanlar-uyardi-bahar-geldi-alerji-sezonu-basladi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/05/polen-alerjisi.jpg" type="image/jpeg" length="15709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebola virüsü nedir? Ebola virüsü belirtileri nelerdir, nasıl bulaşır, kimler risk altında?]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ebola-virusu-nedir-ebola-virusu-belirtileri-nelerdir-nasil-bulasir-kimler-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ebola-virusu-nedir-ebola-virusu-belirtileri-nelerdir-nasil-bulasir-kimler-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ateş, halsizlik ve kanamalara kadar uzanabilen belirtilerle ölümcül seyredebildiği bilinen Ebola virüsü nasıl bulaşıyor, kimler risk altında ve ilk işaretler neler?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ebola, Ebola virüsünün neden olduğu ve ağır seyreden bulaşıcı bir hastalık olarak biliniyor. Hastalık, genellikle enfekte hayvanlardan insanlara ve ardından insan temasıyla kişiden kişiye bulaşabiliyor.</p>

<p>Virüsün kuluçka süresi genellikle 2 ila 21 gün arasında değişiyor. Bu süreçte hastalığın belirtileri ortaya çıkmadan bulaş riski bulunmuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ebola’nın en sık görülen belirtileri arasında ani başlayan yüksek ateş, yoğun halsizlik, kas ağrıları, baş ağrısı ve boğaz ağrısı yer alıyor. İlerleyen süreçte kusma, ishal, cilt döküntüleri ve bazı vakalarda iç ve dış kanamalar görülebiliyor.</p>

<p>Hastalığın ağır seyretmesi durumunda organ yetmezliği gelişebiliyor ve ölüm riski artabiliyor. Bu nedenle erken teşhis ve izolasyon, salgının kontrol altına alınmasında kritik rol oynuyor.</p>

<p>Sağlık uzmanları, özellikle riskli temas öyküsü olan kişilerin belirtileri yakından takip etmesi gerektiğini belirtiyor. Ebola, hızlı yayılabilen yapısı nedeniyle uluslararası düzeyde dikkatle izlenen enfeksiyon hastalıkları arasında yer alıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ebola-virusu-nedir-ebola-virusu-belirtileri-nelerdir-nasil-bulasir-kimler-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/ebola-virisu.jpg" type="image/jpeg" length="45767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fazla uyku sanıldığı kadar masum değil: Bilim insanları uyardı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/fazla-uyku-sanildigi-kadar-masum-degil-bilim-insanlari-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/fazla-uyku-sanildigi-kadar-masum-degil-bilim-insanlari-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Columbia Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir çalışma, yalnızca az uykunun değil, fazla uykunun da biyolojik yaşlanmayla ilişkili olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Az uykunun sağlık üzerindeki olumsuz etkileri uzun süredir biliniyor. Ancak Columbia Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen kapsamlı yeni bir çalışma, tablonun sanılandan daha dengeli olabileceğini gösterdi.</p>

<p>Araştırmaya göre, çok az uyumak kadar fazla uyumak da vücuttaki neredeyse tüm organ sistemlerinde daha hızlı biyolojik yaşlanmayla ilişkilendirildi.</p>

<p>Yarım milyon kişinin yer aldığı UK Biobank verilerinden yararlanan araştırmada, makine öğrenimiyle “yaşlanma saatleri” olarak adlandırılan ölçüm araçları geliştirildi.</p>

<h2>Yaşlanma saatleri neye göre ölçülüyor?</h2>

<p>Yaşlanma saatleri, kişinin kronolojik yaşına kıyasla organlarının biyolojik olarak ne kadar hızlı yaşlandığını ölçmek için kullanılan araçlar olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Bu ölçümler; kandaki proteinler, metabolik belirteçler ve tıbbi görüntüleme verileri gibi gözlemlenebilir verilere dayanıyor.</p>

<p>Mevcut yaşlanma saatlerinin çoğu vücudu genel olarak değerlendirirken, araştırma ekibi belirli organ sistemlerine özel saatler geliştirdi. Bu yaklaşımın daha ayrıntılı ve potansiyel olarak daha kullanışlı bir tablo sunduğu belirtildi.</p>

<p>Araştırma kapsamında 17 organ sistemini kapsayan 23 yaşlanma saati oluşturuldu.</p>

<h2>Uyku değiştirilebilir bir faktör</h2>

<p>Araştırmacılar, yaşlanma saatlerinin hastalık ve ölüm riskini tahmin edip edemediğinin ötesine geçerek, bu göstergelerin değiştirilebilir yaşam tarzı faktörleriyle bağlantılı olup olmadığını incelemek istedi.</p>

<p>Çalışmanın başyazarı, Columbia Üniversitesi Radyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Junhao Wen, yaşlanma saatlerinin hastalık ve ölüm riskini öngörme kapasitesinin ilgi çekici olduğunu belirtti. Wen, asıl dikkat çekici sorunun ise bu saatlerin yaşlanmayı yavaşlatmak için zamanında değiştirilebilecek bir yaşam tarzı faktörüyle bağlantılı olup olmadığını anlamak olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu kapsamda uyku süresi temel aday olarak ele alındı. Araştırmacılar, uykunun sağlık için merkezi bir rol oynadığını ve uyku süresinin kişiler arasında büyük farklılık gösterdiğini vurguladı.</p>

<h2>Uykunun organ yaşlanmasıyla ilişkisi</h2>

<p>Araştırmada, katılımcıların bildirdiği uyku süresi ile 23 yaşlanma saati arasındaki ilişki değerlendirildi. Sonuçlarda tutarlı bir örüntü ortaya çıktı.</p>

<p>Bulgular, daha fazla uykunun her zaman daha iyi ya da daha az uykunun her zaman daha kötü olduğu düz bir ilişkiye işaret etmedi. Bunun yerine U şeklinde bir tablo görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyku süresinin iki ucunda, yani çok az ve fazla uykuda, organ yaşlanmasının daha hızlı olduğu belirlendi. En yavaş biyolojik yaşlanma ise orta aralıkta gözlendi.</p>

<p>Araştırmada bu aralığın gecelik 6 ile 8 saat uyku arasında olduğu belirtildi. Gecelik 6 saatin altı ya da 8 saatin üzerindeki uyku sürelerinde, birçok organ sisteminde yaşlanma saatlerinin daha hızlı işlediği görüldü.</p>

<p>Araştırma, uyku süresinin organların daha hızlı yaşlanmasına doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre çok az ya da çok fazla uyuyan kişilerde, hızlı yaşlanmayı tetikleyen altta yatan sağlık sorunları bulunabilir. Buna rağmen, neredeyse tüm organ sistemlerinde görülen tutarlı örüntü dikkat çekici bulundu.</p>

<p>Wen, çok az ve çok fazla uykunun neredeyse her organda daha hızlı yaşlanmayla ilişkili olduğunu belirtti.</p>

<h2>Vücudun genelini etkileyebilir</h2>

<p>Çalışmada uyku süresiyle bağlantılı hastalık ilişkilerinin geniş bir alana yayıldığı belirtildi.</p>

<p>Kısa uyku süresi; depresif dönemler ve anksiyete bozukluklarıyla anlamlı şekilde ilişkilendirildi. Bu bulgunun, uyku ve ruh sağlığı arasındaki mevcut araştırmalarla uyumlu olduğu ifade edildi.</p>

<p>Kısa uyku ayrıca obezite, tip 2 diyabet, hipertansiyon, iskemik kalp hastalığı ve kalp ritim bozukluklarıyla da ilişkilendirildi.</p>

<p>Araştırmacılar hem kısa hem de uzun uykuyu; kronik obstrüktif akciğer hastalığı, astım ve gastrit ile reflü gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarıyla bağlantılı buldu.</p>

<p>Bu geniş ilişki alanı, uykunun yalnızca beyin sağlığıyla sınırlı olmadığını, vücuttaki birçok sistemle bağlantılı olabileceğini gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/fazla-uyku-sanildigi-kadar-masum-degil-bilim-insanlari-uyardi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2024/03/uyku-2.jpg" type="image/jpeg" length="59377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları açıkladı: Bu beslenme düzeni yaşlanmayı frenliyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/dogru-beslenmenin-gucu-ortaya-cikti-4-haftada-genclesme-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/dogru-beslenmenin-gucu-ortaya-cikti-4-haftada-genclesme-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, yalnızca dört haftalık beslenme değişikliğinin yaşlanmayla bağlantılı biyolojik göstergeleri iyileştirebileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya’daki Sydney Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma, 65 ila 75 yaş arasındaki bireylerin biyolojik yaşları üzerindeki beslenme etkilerini inceledi.</p>

<p>Araştırmanın başyazarı beslenme bilimci Caitlin Andrews, “Belirli diyet değişikliklerinin yaşam süresini uzattığını kesin olarak söylemek için henüz erken. Ancak bulgular, ileri yaşlarda yapılan beslenme değişikliklerinin potansiyel faydalarına dair önemli işaretler sunuyor” dedi.</p>

<p>Çalışmada katılımcılar dört hafta boyunca farklı beslenme programlarına ayrıldı. Diyetler hayvansal ve bitkisel protein dengesi ile yağ ve karbonhidrat oranlarına göre sınıflandırıldı.</p>

<p>Araştırmacılar, biyolojik yaşı belirlemek için tansiyon, insülin, kolesterol ve C-reaktif protein dahil 20 farklı biyolojik belirteci analiz etti.</p>

<p>Sonuçlara göre yüksek yağlı omnivor diyet uygulayan grupta biyolojik yaş açısından belirgin bir değişim görülmedi. Ancak yüksek karbonhidratlı omnivor diyet ile yarı vejetaryen beslenme gruplarında biyolojik yaş göstergelerinde düşüş kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın ortak yazarlarından Alistair Senior, daha uzun süreli çalışmaların gerekli olduğunu belirterek, “Beslenme değişikliklerinin yaşa bağlı hastalık riskini gerçekten azaltıp azaltmadığını görmek için uzun vadeli araştırmalara ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilim insanları, elde edilen sonuçların özellikle yaşlı bireylerde sağlıklı beslenmenin kısa sürede olumlu etkiler yaratabileceğine işaret ettiğini vurguladı.</p>

<p>Araştırma bilim dergisi Aging Cell’de yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/dogru-beslenmenin-gucu-ortaya-cikti-4-haftada-genclesme-etkisi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/09/saglikli-beslenme-2.jpg" type="image/jpeg" length="21232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den kritik karar: 'Uluslararası acil durum' ilan edildi!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/dsoden-kritik-karar-uluslararasi-acil-durum-ilan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/dsoden-kritik-karar-uluslararasi-acil-durum-ilan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde en az 80 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan Ebola virüsü, Uganda’ya da sıçrayarak endişeleri artırdı. İki ülkede de “aktif toplumsal bulaş” uyarısı yapılırken, Dünya Sağlık Örgütü küresel acil durum ilan etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Ituri eyaletinde Ebola nedeniyle en az 80 kişi hayatını kaybetti. Virüsün, komşu ülke Uganda’ya da seyahat eden yolcular aracılığıyla sıçradığı bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise Ebola salgını nedeniyle "uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu" ilan etti</p>

<h2>Pandemi kriterlerini karşılamıyor </h2>

<p>DSÖ, Bundibugyo virüsünün yol açtığı bu salgının, şu aşamada bir "pandemi" (küresel salgın) kriterlerini ise karşılamadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Ituri eyaletindeki Bunia, Rwampara ve Mongbwalu dahil en az üç sağlık bölgesinde can kayıpları artıyor.</p>

<p>Vakaların hızla yayılması üzerine Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC), bölgede "aktif toplumsal bulaşma" uyarısı yaptı. Sağlık ekipleri, hastalığı kontrol altına almak amacıyla sınır kapılarında taramaları ve temaslı takibini yoğunlaştırmak için zamanla yarışıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/dsoden-kritik-karar-uluslararasi-acil-durum-ilan-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/dso-acil-durum.jpg" type="image/jpeg" length="44475"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
