<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Elips Haber</title>
    <link>https://www.elipshaber.com</link>
    <description>Elips Haber ile Türkiye'den ve dünyadan siyasetten magazine, spordan sanata kadar her konuda son dakika haberlerini ve güncel köşe yazılarını takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.elipshaber.com/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır. Haberler bağlantı içerecek şekilde kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 09:53:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mamak CHP’de meclis krizi Özgür Özel’in araya girmesiyle çözüldü!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/mamak-chpde-meclis-krizi-ozgur-ozelin-araya-girmesiyle-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/mamak-chpde-meclis-krizi-ozgur-ozelin-araya-girmesiyle-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mamak Belediyesi’nde CHP’li meclis üyeleri ile Belediye Başkanı Veli Gündüz arasında yaşanan kriz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in araya girmesiyle çözüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mamak Belediyesi’nde CHP’nin 30 meclis üyesi bulunuyor. Ancak 30 meclis üyesinin yarısından fazlasının Belediye Başkanı Veli Gündüz ile arasının iyi olmadığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre Gündüz, mecliste yalnız kalmış durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce de Mamak Belediye Meclisinde Belediye Başkanı Veli Gündüz ile CHP’li meclis üyeleri arasında çeşitli tartışmalar yaşanmıştı. Gündüz, yaptığı açıklamada “Benden iş isteyen, ihale isteyen, rant isteyen partimizin içinde bazı arkadaşlar var onlara bunların hiç birini vermedim, bana düşmanlar” ifadelerini kullanmıştı. Gündüz ve meclis üyeleri arasında başlayan gerilim belediye yönetiminde karar alınmasını zorlaştırdı.</p>

<h2>İlçe başkanlığı seçimleri gerilimi artırdı</h2>

<p>CHP Mamak İlçe Başkanlığı seçimlerinde Belediye Başkanı Veli Gündüz, Behçet Akdulum’u desteklemişti. Seçimi kazanan Genel Merkezin adayı Ali Rıza Erdek ile Gündüz’ün arasının iyi olmadığı konuşuluyor. Her ne kadar Gündüz ve Erdek, kamuoyuna dostane bir görüntü vermeye çalışsa da, parti içi kaynaklara göre ikilinin arasının iyi olmadığı öğrenildi.</p>

<h2>Genel başkan Özgür Özel devreye girdi!</h2>

<p>Elips Haber’in edindiği bilgiye göre, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, krizin çözümü için devreye girdi. Özel’in müdahalesi sonrası, meclis üyeleri ile Başkan Gündüz arasındaki sorunun çözüldüğü belirtildi. Bu adımın belediye yönetiminde karar alma sürecini rahatlatması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/mamak-chpde-meclis-krizi-ozgur-ozelin-araya-girmesiyle-cozuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/04/mamak-meclis-kavga-veli-gunduz-1.png" type="image/jpeg" length="15054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da NATO zirvesi hazırlığı: Liderler için oteller kapatıldı, tatil iddiası gündemde]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ankarada-nato-zirvesi-hazirligi-liderler-icin-oteller-kapatildi-tatil-iddiasi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ankarada-nato-zirvesi-hazirligi-liderler-icin-oteller-kapatildi-tatil-iddiasi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da, 7-8 Temmuz 2026’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde güvenlik, ulaşım ve konaklama hazırlıkları yoğunlaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zirveye yaklaşık dört ay kala, başkentte özellikle üst düzey devlet heyetlerinin konaklamasına yönelik rezervasyon hareketliliği dikkat çekiyor. Elips Haberin edindiği bilgilere göre birçok ülke heyeti şimdiden Ankara’daki güvenlik kriterleri yüksek otellerle görüşmelerini tamamladı.</p>

<h2>Trump, Cumhurbaşkanlığı Kulliyesi’ne yakın bir otel ile görüştü</h2>

<p>ABD heyetinin konaklama planlamasında ise Donald Trump adına Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne yakın bölgede bulunan otellerden birinin tamamen kapatıldığı iddia ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı liderlerin yalnızca güvenlik değil, gıda tedariki konusunda da özel taleplerde bulunduğu ifade ediliyor. Zirveye katılacak bazı ülkelerin devlet başkanlarının, çalışanları için yemeklerini kendi ülkelerinden getirteceği, bu nedenle özel soğuk zincir depolama alanları ve kontrollü mutfak altyapısı aradığı belirtiliyor.</p>

<h2>Etimesgut Havalimanı zirvenin merkezlerinden biri olacak</h2>

<p>Hazırlıkların en dikkat çekici ayağını ise Etimesgut Havalimanı çevresindeki altyapı çalışmaları oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne kuş uçuşu yaklaşık sekiz kilometre mesafede bulunan havalimanında pist uzatma, apron genişletme, yeni taksi yolları ve VIP terminal inşası planlanıyor.</p>

<p>Mevcut ulaşım ağında Cumhurbaşkanlığı’na erişim yaklaşık 10-12 kilometrelik güzergâhla sağlanırken, yeni bağlantı yollarıyla bu mesafenin daha da kısaltılması hedefleniyor. Yetkililer, havalimanının zirve süresince ağırlıklı olarak cumhurbaşkanları, başbakanlar, savunma heyetleri ve özel protokol uçuşları için kullanılmasını öngörüyor.</p>

<h2>Yol projeleri hızlandırıldı, güvenlik üst seviyeye çıkarılacak, idari tatil gündemde</h2>

<p>Etimesgut çevresinde uzun süredir devam eden yol çalışmalarının önemli bölümünün NATO zirvesi takvimine göre hızlandırıldığı belirtiliyor. Özellikle Beştepe, Etimesgut Havalimanı ve diplomatik konaklama bölgeleri arasında yeni bağlantı aksları oluşturuluyor.</p>

<p>Zirve nedeniyle Ankara’da güvenlik önlemleri de olağanüstü seviyeye taşındı. Emniyet, jandarma ve özel koruma birimlerinin ortak çalışacağı geniş kapsamlı güvenlik planı hazırlanıyor.</p>

<p>Kent merkezinde bazı bölgelerde geçici trafik kısıtlamaları, kontrollü geçiş noktaları ve hava sahası düzenlemelerinin gündeme geldiği konuşuluyor. Kritik kamu kurumlarında ve bazı idari birimlerde zirve haftasında bir haftalık idari tatil seçeneğinin değerlendirildiği de ifade ediliyor. Bu tatil planının bazı kurumlar için geçerli olacağı belirtiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Politika</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ankarada-nato-zirvesi-hazirligi-liderler-icin-oteller-kapatildi-tatil-iddiasi-gundemde</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/ankara-nato-zirvesi.png" type="image/jpeg" length="43977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müftülük atamasında sürpriz karar: Kerem Aktürkoğlu’nun amcasının ataması iptal edildi]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/muftuluk-atamasinda-surpriz-karar-kerem-akturkoglunun-amcasinin-atamasi-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/muftuluk-atamasinda-surpriz-karar-kerem-akturkoglunun-amcasinin-atamasi-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik İl Müftülüğü’ne atanan ve milli futbolcu Kerem Aktürkoğlu’nun amcası olduğu bilinen Ahmet Aktürkoğlu hakkındaki atama kararı, Resmî Gazete’de yayımlanan yeni bir kararla iptal edildi. İptal kararının arkasında Fenerbahçeli futbolcu Kerem Aktürkoğlu'nun olduğu iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>7 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2026/66 sayılı karara göre, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen bazı il müftülüğü atamalarında değişikliğe gidildi. Kararda en dikkat çeken ayrıntı ise Ocak ayında Bilecik İl Müftülüğü’ne atanan Ahmet Aktürkoğlu’nun isminin yer aldığı bölümün iptal edilmesi oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İptal kararının arkasında Kerem Aktürkoğlu mu var?</h2>

<p>30 Ocak 2026 tarihli atama kararının Bilecik bölümünün iptal edilmesiyle ilgili kamuoyunda çeşitli iddialar gündeme geldi. İddialara göre, Ahmet Aktürkoğlu’nun hali hazırda farklı bir şehirde yerleşik bir düzeninin olduğu ve görev yerine gidip gelmekte zorluk yaşayacağı gerekçesiyle bu görevi devralmak istemediği öne sürüldü.</p>

<p>Kulislerde konuşulan bir diğer iddia ise, Aktürkoğlu’nun Fenerbahçe'nin milli futbolcusu Kerem Aktürkoğlu üzerinden bağlantılarını kullanarak atama kararının iptali yönünde talepte bulunduğu ve bu talebin karşılık bularak yeni yayımlanan kararnamede ‘iptal’ olarak yer aldığı yönünde.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Muhammed Vefa</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/muftuluk-atamasinda-surpriz-karar-kerem-akturkoglunun-amcasinin-atamasi-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/kerem-akturkoglu-muftu-atama.png" type="image/jpeg" length="44290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elips Haber gündeme getirmişti; TOKİ Ankara kurası yeniden yapılacak]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/elips-haber-gundeme-getirmisti-toki-ankara-kurasi-yeniden-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/elips-haber-gundeme-getirmisti-toki-ankara-kurasi-yeniden-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elips Haber'in gündeme getirdiği ‘TOKİ Ankara kuralarında 497 konut kayıp: Yazılım hatası tartışma yarattı!’ haberinden sonra açıklama yapan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, 270 konut için yeniden kura yapılacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Kadir Gürhan</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TOKİ, Ankara’daki sosyal konut kurasıyla ilgili yeni bir açıklama yaptı. 3 Mart Salı günü gerçekleştirilen kura sırasında sistem kaynaklı nedenle hak sahibi belirlenemeyen 497 konutun 227’sinin şehit yakını ve gazi kontenjanına ait olduğu bildirildi.</p>

<p>Bu kapsamda başvuru yapanların tamamı doğrudan hak sahibi sayıldı. Kalan 270 konut için kura yarın saat 10.00’da noter huzurunda canlı yayında çekilecek.</p>

<p>[related-posts id="328546" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2>Diğer illerin kura çekimleri de tartışma konusu oldu!</h2>

<p>Elips Haber’in gündeme taşıdığı skandalın ardından TOKİ, Ankara’da kaybolan konutlar için yeniden kura yapılacağını açıkladı. Ancak bu gelişme, Türkiye genelinde vatandaşların tepkisini daha da artırdı. Sosyal medyada ve vatandaş forumlarında binlerce kişi, “Diğer illerdeki kura çekimlerinde de hata yapılmış olabilir mi?” sorusunu sormaya başladı.</p>

<p>Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olay, sadece Ankara ile sınırlı kalmadı; farklı illerdeki hak sahipleri de şaşkınlık ve endişe içinde. Vatandaşlar, adil bir dağıtımın sağlanıp sağlanmadığını sorgularken, bazıları hukuki yollara başvurmayı planladıklarını dile getirdi.</p>

<h2>TOKİ’den kura çekimiyle ilgili açıklama</h2>

<p>TOKİ’den yapılan açıklama şöyle;</p>

<p>“BİLGİLENDİRME - 03 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Ankara Merkez (Etimesgut, Gölbaşı, Mamak, Pursaklar, Sincan) 21780/500000 Sosyal Konut Projesi Hak Sahibi Belirleme Kura Çekilişi sonucunda sistem kaynaklı 497 adet hak sahibinin eksik belirlendiği tespit edilmiştir. Bunlardan 227 adedi Şehit Yakını ve Gazi kategorisi kapsamında olup, ilgili kategoriye ayrılan kontenjan gereği 227 kişi doğrudan hak sahibi olarak belirlenmiştir. Kalan 270 adet hak sahipliği için hak sahibi belirleme kura çekilişi 06 Mart 2026 tarihinde saat 10:00'da, İdaremizin YouTube hesabı üzerinden canlı yayımlanacak kura ile gerçekleştirilecektir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/elips-haber-gundeme-getirmisti-toki-ankara-kurasi-yeniden-yapilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/ankara-toki-konut-kura-yazilim.png" type="image/jpeg" length="32008"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TOKİ Ankara kuralarında 497 konut kayıp: Yazılım hatası tartışma yarattı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/toki-ankara-kuralarinda-497-konut-kayip-yazilim-hatasi-tartisma-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/toki-ankara-kuralarinda-497-konut-kayip-yazilim-hatasi-tartisma-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[500 bin konutluk TOKİ projesinin Ankara kura çekiminde, dağıtılması gereken 21 bin 780 konuttan 497’si eksik kaldı. Vatandaşlar kayıp konutların akıbetini soruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Kadir Gürhan</strong></p>

<p>Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen Ankara merkez kura çekimlerinde ciddi aksaklıklar ortaya çıktı.</p>

<p>500 bin konutluk proje kapsamında, Ankara için dağıtılması gereken 21 bin 780 konuttan sadece 21 bin 283’ü kuraya dahil edildi. Yani tam 497 konut kayıp olarak kayıtlara geçti.</p>

<h2>Yazılım hatası nedeniyle aynı kişiye iki defa konut çıktı</h2>

<p>Kura çekimi sırasında, engelli, genç ve emekli vatandaşların kendi kategorilerinde konut alamayanların “Diğer” kategorisine eklenerek yeniden kuraya tabi olması gerekirken yazılım hatası nedeniyle daha önce konut çıkan emekli vatandaşlar da yeniden diğer kategoriye dahil edildi. Bunun sonucunda aynı kişiye iki defa konut çıkmış oldu.</p>

<h2>497 konut kayıp, sıralamalarda bazı sayılar atlanmış</h2>

<p>TOKİ ve bakanlığın açıklamalarına göre merkezde; şehit ve gazilere 706, engelliye 1.772, emekliye 6.059, gençlere 5.464, üç çocuklulara 2.371, diğer kategoriye ise 4.911 konut çıktı. Toplamda 21 bin 283 konut dağıtıldı. Ancak resmi olarak dağıtılması gereken konut sayısı 21 bin 780 olduğu için 497 konutun akıbeti belirsiz kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TOKİ ve bakanlığın yayınladığı listelerde sıralamalarda tutarsızlıklar da gözlendi. Örneğin, liste 331’den 333’e atlıyor; yani 332’nci sıradaki vatandaş ortada yok. Benzer şekilde 490’dan 492’ye geçiliyor, 491’inci sıranın kuralara nasıl dahil edildiği açıklanmıyor.</p>

<p>[related-posts id="328594" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2>Sorunun nedeni yazılım hatası mı?</h2>

<p>Elips Haber’in görüştüğü uzmanlar, sistemde yazılım hatası olduğunu belirtirken, TOKİ ve bakanlığın hatayı kabul etmediğini söyledi. Vatandaşlar ise kayıp konutların nerede olduğunu, hangi sıradaki kişilere dağıtıldığını sorguluyor.</p>

<p>Dünkü Ankara kura çekiminde yaşanan bu hatalar, özellikle diğer kategoride yer alan vatandaşlar için güven sorununa yol açtı. Daha önce konut çıkan bir emekli, aynı kategoriye eklenerek yeniden kura sonucunda konut sahibi oldu. Bu durum, halk arasında “çifte kazanım” tartışmalarına yol açtı.</p>

<p>Vatandaşlar, eksik kalan 497 konutun kuraya yeniden tabi tutularak, adil şekilde dağıtılmasını ve yazılım hatalarının bir an önce düzeltilmesini talep ediyor. TOKİ ve bakanlığın sessizliği ise tepkilerin artmasına neden oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/toki-ankara-kuralarinda-497-konut-kayip-yazilim-hatasi-tartisma-yaratti</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/ankara-toki-konut-kura-yazilim.png" type="image/jpeg" length="39664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulis: Kılıçdaroğlu’na yakın vekiller Tanju Özcan’ın alkışlanmasından rahatsız]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/kulis-kilicdarogluna-yakin-vekiller-tanju-ozcanin-alkislanmasindan-rahatsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/kulis-kilicdarogluna-yakin-vekiller-tanju-ozcanin-alkislanmasindan-rahatsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın vekiller, tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın CHP’nin dünkü grup toplantısında alkışlanmasından rahatsız olduğu belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can ‘irtikap’ suçundan tutuklandı. Özcan ve Can'ın da aralarında bulunduğu 13 kişi 28 Şubat sabah saatlerinde, belediye yönetiminin yerel zincir marketlerini belediyeye bağlı şirketle reklam sözleşmesi yapmaya zorladığı, aksi halde denetim ve yaptırım tehdidinde bulunduğu iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Gözaltına alınmadan hemen önce sosyal medya hesabından bir paylaşım yapan Özcan, "Memleketimde binlerce öğrenciye burs verildiği için gözaltına alındım. Bu benim için onurdur" demişti. İçişleri Bakanlığı, tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın geçici bir tedbirle görevden uzaklaştırıldığını duyurdu.</p>

<h2>Özel’in “İftara Sincan Cezaevi'ne Tanju'nun yanına gideceğim” sözü ayakta alkışlandı</h2>

<p>TBMM’de partisinin dünkü grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Özcan’ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Mecliste düzenlenecek olan iftar programına katılmayacağını açıklayan Özel, “Gideceğim iftara. Bu akşam iftara gideceğim. Bu akşam iftara Sincan Cezaevi'ne Tanju'nun yanına gideceğim” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Özel’in grup toplantısındaki bu sözleri alkışlandı. CHP’li birçok milletvekilinin, Özel’in Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a yönelik sözlerini ayağa kalkarak alkışladığı görüldü.</p>

<h2>Kılıçdaroğlu’na yakın vekiller, Özcan’ın alkışlanmasından rahatsız</h2>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın milletvekillerinin, tutuklandıktan sonra görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın CHP’nin dünkü grup toplantısında ayakta alkışlanmasından rahatsız olduğu belirtiliyor. Elips Haber’in ulaştığı kulis bilgisine göre milletvekilleri ve bazı partililer, CHP’nin eski genel başkanı Kılıçdaroğlu’nun partiden ihraç ettiği bir ismin grup toplantısında uzun süre alkışlanmasının doğru olmadığını ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Politika</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/kulis-kilicdarogluna-yakin-vekiller-tanju-ozcanin-alkislanmasindan-rahatsiz</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/kilicdaroglu-tanju-ozcan.png" type="image/jpeg" length="71378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öcalan'dan Erdoğan, Bahçeli ve Özel'e teşekkür: Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/abdullah-ocalan-demokratik-entegrasyona-gecis-baris-yasalarini-gerekli-kilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/abdullah-ocalan-demokratik-entegrasyona-gecis-baris-yasalarini-gerekli-kilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[27 Şubat'ın ikinci yıl dönümünde mesaj yayınlayan Abdullah Öcalan, "Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Kadir Gürhan</strong></p>

<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri ile DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümü olan 27 Şubat’ta basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Ankara Yılmaz Güney Sahnesinde düzenlenen toplantıya birçok Kürt siyasetçi, belediye başkanı ve sivil toplum kuruluşu yöneticisi katıldı. Öcalan’ın mesajı okunmadan önce bir sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon gösterimi geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Sırrı Süreyya Önder’in konuşmasıyla başladı.</p>

<p>Toplantıda Abdullah Öcalan’ın sürece dair mesajı önce Türkçe daha sonra Kürtçe okundu.</p>

<p>Etkinlikte PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yeni fotoğrafı paylaşıldı.</p>

<p><img alt="Öcalan Yeni Foto" class="detail-photo img-fluid" height="628" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/02/ocalan-yeni-foto.jpeg" width="1116" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Erdoğan, Bahçeli ve Özel'in çabaları kıymetli"</h2>

<p>Abdullah Öcalan'ın Pervin Buldan tarafından okunan mesajı şöyle:</p>

<p>“27 Şubat 2025 çağrımız, demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanıdır, bir ilke bütünlüğüdür. Negatif isyan dönemini temelde tek taraflı bir irade ve pratikle aşmayı başardık. Geride bıraktığımız süreç, şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır. Çağrılarımız, konferans ve kongreler bu amaca yönelikti. Örgütün fesih ve silahlı mücadele stratejisine son verme kararları, sadece resmen ve fiilen değil zihnen de şiddetten arınmayı ve siyaset tercihini ortaya koymuştur. Bu aynı zamanda cumhuriyetle zihnen barışmanın da ilanıydı.</p>

<p>Geçtiğimiz bir yıl içinde Sayın Erdoğan’ın iradesi, Sayın Bahçeli’nin çağrısı, Sayın Özel’in katkısı ve sürece olumlu katkı yapan diğer tüm siyasi, sosyal, sivil birey ve kurumların çabalarını kıymetli buluyorum. Ve özellikle Sırrı Süreyya arkadaşımızı bir kez daha büyük bir saygıyla ve özlemle anıyorum.</p>

<p>Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt olmaz. Bu ilişki diyalektiğinin tarihsel bir özgünlüğü vardır. Cumhuriyetin kuruluş sürecindeki temel metinler, Türk ve Kürt birliğini ifade ediyordu. 27 Şubat çağrımız bu birlik ruhunun canlandırılma girişimi ve Demokratik Cumhuriyet talebidir. Kandan ve çatışmadan beslenme mekaniğini kırmayı amaçladık. Sorunun tarihselliğini, ciddiyetini ve üretebileceği riskleri görmek yerine kısa vadeli dar siyasi çıkarlara göre hareket etmek hepimizi zayıflatır. İnkârı ve isyanı sürekli kılmaya çalışmak, en büyük kural dışılığı kural kılmaya çalışmaktır. Son iki yüzyılda tersine çevrilmek istenen kardeşliğin önündeki engelleri kaldırıyor, kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Nasıl bir araya gelinir ve nasıl bir arada yaşanılırı tartışmak istiyoruz.</p>

<p>Şimdi negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçmeliyiz. Yeni bir siyaset dönemine, stratejisine kapı açılıyor. Şiddete dayalı siyaset dönemini kapatıp, demokratik toplum ve hukuk temelli bir süreci açmayı hedefliyor ve her kesimi bu yönde imkân yaratmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.</p>

<p>Demokratik toplum, demokratik uzlaşı ve entegrasyon, pozitif dönemin zihniyet dünyasının yapı taşlarıdır. Pozitif aşama zor ve şiddete dayalı mücadele yöntemlerini dıştalar. Pozitif inşada amaç herhangi bir kurumu ve yapıyı ele geçirmek değil, toplumdaki her bireyin toplumsal inşada rol alabilecek sorumluluğa ulaşabilmesidir. Amaç, inşayı toplumla birlikte ve toplum içinde yapmaktır. Ezilen kesimler, etnik gruplar, dinsel ve kültürel gruplar kesintisiz ve örgütlü bir demokratik mücadeleyle kendi yaratımlarına sahip çıkabilirler. Bu süreçte devletin demokratik dönüşüme duyarlı olması önemlidir.</p>

<h2>"Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar"</h2>

<p>Demokratik entegrasyon en az Cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir. Onun kadar anlam, gelecek ve güç itibarıyla varlık ve zenginlik ihtiva eden bir çağrıdır. Temelinde demokratik toplum modeli vardır. Ayrıştırmacı ya da tersinden asimilasyonist yöntemlerin alternatifidir. Demokratik entegrasyona geçiş, barış yasalarını gerekli kılar. Demokratik toplum çözümü ise siyasal, sosyal, ekonomik, kültürel boyutlarda bir mimarinin, bir hukukun tesisini öngörür.</p>

<p>Günümüzde yaşanan birçok sorunun ve krizin sebebi demokratik bir hukukun yokluğudur. Demokratik siyaset çerçeveli bir hukuk çözümünü esas alıyoruz. Demokratik topluma alan tanıyacak, demokrasiye alan tanıyacak ve bunun güçlü hukuksal güvencelerini oluşturacak bir yaklaşıma ihtiyacımız var.</p>

<p>Vatandaşlık ilişkisi, millete aidiyet üzerinden değil devletle bağ esas alınarak kurulmalıdır. Dininde, milliyetinde, düşüncesinde özgür olmayı temel alan bir özgür yurttaşlığı esas alıyoruz. Din ve dil empoze edilemediği gibi milliyet de edilmemelidir. Demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir anayasal vatandaşlık ilişkisi dinsel, ideolojik, kimliksel ve milliyet varlığını özgürce ifade etme ve örgütlenme hakkını kapsar.</p>

<p>Günümüzde hiçbir düşünce sistemi demokrasiyi esas almadan ayakta kalamaz. İniş-çıkışlar, gerilim ve krizler geçicidir, demokrasi er ya da geç kalıcı olacak olandır. Çağrımız sadece Türkiye’de değil Ortadoğu’da bir arada yaşama sorununa ve ürettiği kriz haline çözüm bulma amacını taşıyor. Bütün gadre uğramışların var olma ve kendilerini özgürce ifade edebilme haklarını savunuyoruz.</p>

<p>Kadınlar, hiçbir toplumun ve devletin dikkate almadan kendini sürdüremeyeceği toplumsal güçlerin başında gelir. Günümüzde aile içi şiddet, kadın cinayetleri, ataerkil baskı, hepsi kadının köleleştirilmesiyle başlayan tarihsel saldırının güncel izdüşümüdür. Bu nedenle kadınlar demokratik entegrasyonun en özgürlükçü parçası ve itici gücüdür.</p>

<p>Dönemin dili buyurgan ve otoriter bir dil olamaz. Karşısındakine kendini doğru ifade etme, doğru dinleme ve ona da kendi doğrularını ifade etme olanağını vermeyi esas almalıyız.</p>

<p>Tüm bu hususların gerçekleşmesi, karşılıklı saygıya dayalı gelişmiş bir ortak aklı gerektirmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Politika</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/abdullah-ocalan-demokratik-entegrasyona-gecis-baris-yasalarini-gerekli-kilar</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/02/ocalan-27-subat.png" type="image/jpeg" length="95592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Davutoğlu’ndan dikkat çeken çıkış: Yerelde erken seçim olabilir]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/davutoglundan-dikkat-ceken-cikis-yerelde-erken-secim-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/davutoglundan-dikkat-ceken-cikis-yerelde-erken-secim-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken seçim sorusunu yanıtlayan Ahmet Davutoğlu, “2026 yılında bir erken seçim beklemiyorum. Yerel seçimler konusunda bir erken seçim düşünebilirler. Çünkü birçok belediyenin başında kayyum ve ismi bilinmeyen belediye başkanları var” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM’de parlamento muhabirleri ile bir araya geldi. Ahmet Davutoğlu, gündeme yönelik açıklamalarda bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>Ahmet Davutoğlu, Adalet Bakanlığı’na atanan Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı'na atanan Mustafa Çiftçi’nin yemin törenine değindi. Törende milletvekilleri ile çıkan kavgayı ele alan Davutoğlu, “Bu ülkenin en güçlü kurumu Meclis değil mi? Bu devleti, bu meclis kurdu. Kurallar belli. Sayın Cumhurbaşkanı atama yetkisini kullanmış. Tepkinizi gösterebilirsiniz ama bu tepki Meclis'e zarar vermemelidir.</p>

<p>Dünkü görüntüler, Türkiye Cumhuriyeti gibi bir devlete ve iki bin yıl öncesine kadar devlet geleneği olan bir devlete yakıştı mı? Bu görüntü Meclis'e ciddi zarar vermiştir. Bu görüntüyü görenler uluslararasında size nasıl saygı göstersin? Siyaset adalet ve diyanet. Bu üçüne güven kalmadı mı her şey biter. İktidar ve muhalefet birlikte siyasetin itibarını korumazsa siyaset olmaz. Türkiye’de adalet kaldı mı? Adalete güven olmazsa hiçbir şeye güven olmaz. Yeni atamaları da bekleyip göreceğiz. Kefil de olmam bunlara ve peşinen eleştirmem de” dedi.</p>

<h2>“Emekliye bayram ikramiyesi 15 bin lira olmalı”</h2>

<p>Davutoğlu, iktidarın emekliye vereceği bayram ikramiyesini eleştirdi. Davutoğlu, “Emekliye bayram ikramiyesi en az bir asgari ücret kadar olmalı ve bunu yapamıyorlarsa en az 15 bin TL olmalı. Hatta emekliye ikramiye aylık olmalı diye düşünüyoruz” dedi.</p>

<h2>Davutoğlu’ndan ittifak sorusuna yanıt</h2>

<p>Gazetecilerin, siyasi ittifak sorusunu yanıtlayan Davutoğlu, “Türkiye’de iki çelişkili durumu aynı anda yaşıyor. İktidar ve ana muhalefet ülkeyi iki kutuplu şekilde yönetmek istiyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde herkes bir araya gelmeden istifade edemezse bu durumdan en çok iktidar istifade eder. Yeni Yol ittifakı oluşurken her türlü gayreti gösterdik. Yeni Yol kurulurken bir seçim ittifakı ilan edip adım adım çalışmamız gerektiğini Sayın Babacan ve Sayın Mahmut Arıkan’a söyledim. Elimizden geleni yapacağız. Partilerin ittifak yapması gerekir. Bundan sonra bu konuda her iyi niyetli çabayı göstereceğiz. Türkiye’nin üçüncü bir yola ihtiyacı var. Ama bunun ‘benim çatımın altında olmalı’ anlayışından uzak yapılması gerekir. Herkes benim çatımın altında ittifak olmalı diyor. Herkes bunu derse yol alınmaz. Yol alınmazsa Türkiye’deki statüko korunmuş olur. Statükoyu korursanız da genel başkanlık yapamazsınız” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Yeni Yol grubu devam edecek”</h2>

<p>Davutoğlu, ‘Yeni Yol grubu dağılır mı?’ sorusuna da şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Yeni Yol grubu devam edecek. İnşallah istifa olmaz. İstifa eden kaybeder. Serap Yazıcı bizdeyken mi saygın ve Meclis kürsüsünü kullanıyordu yoksa şimdiki partisinde mi? Serap Hanım’ın bizden ayrıldıktan sonra Meclis kürsüsünde söz aldığını gördünüz mü? İstifa eden vekiller gittikleri yerde ve toplum nezdinde itibarını kaybediyorlar. Buna rağmen bunu yapmak isteyenler varsa buyursun yapsınlar."</p>

<h2>“Hedef, Türkiye’nin demokratikleşmesi olmasıdır”</h2>

<p>Davutoğlu, Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında yürütülen sürece yönelik, “Raporun son hali için görüşmelerimiz devam ediyor. Burada gittiğiniz hedef önemlidir. Hedef, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve terörün tamamen yok olmasıdır. Toplumsal hassasiyetler var herkesin bu hassasiyetleri gözetmesi gerekir. Hepimizin süreci başarıyla hedefe ulaştırması gerekir. Tartışma konusu olan şeylerden ziyade hedefe odaklanmalıyız. Hep beraber özgür ve kamil bir demokrasi inşa etmemiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>Davutoğlu’ndan Epstein dosyası açıklaması</h2>

<p>Davutoğlu, Epstein dosyasında isminin geçmesine ilişkin, “Epstein dosyasında beni üzen şey şu; ‘Epstein dosyasında Davutoğlu’ başlığı atan popüler sitelere söylüyorum; bu gazetecilik değil. Davutoğlu'nun ismi 39 kez geçiyor Sayın Erdoğan’ın ismi ise 129 kez geçiyor. Sayın Ecevit’in, Demirel’in ve birçok siyasetçinin ismi geçiyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün ismi geçiyor. İsmimin 39 kez geçmesinin nedeni tamamen makalelerle ilgilidir. Yazdığım makalelerle ilgili. Benim ismim geçtiği yerde Sayın Erdoğan’ın da ismi geçiyor. Makale dışında 3 yerde geçiyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Erdoğan, zorunlu olmadıkça erken seçime gitmez”</h2>

<p>Davutoğlu, “Bakan değişimi erken seçime işaret ediyor mu?” sorusuna da “Sayın Cumhurbaşkanı iki şartta erken seçime gider. Benim psikolojisini bildiğim Sayın Cumhurbaşkanı zorunlu olmadıkça erken seçime gitmez. Ve kazandığına emin olmadığı seçime girmez. Dolayısıyla 2026 yılında bir erken seçim beklemiyorum. Yerel seçimler konusunda bir erken seçim düşünebilirler. Çünkü birçok belediyenin başında kayyum ve ismi belli olmayan belediye başkanları var. Bunu da bir anayasa değişikliği ile yapabilirler o da mümkün gibi gözükmüyor. 2027 yılında erken seçim olur mu onun için de bir şey söylemek çok erken” yanıtını verdi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Politika</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/davutoglundan-dikkat-ceken-cikis-yerelde-erken-secim-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/02/kadir-davutoglu.jpg" type="image/jpeg" length="32101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zagros Film Festivali: ‘Sinemayı Kürtler için bir kimlik inşa aracı olarak görüyoruz’]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/zagros-film-festivali-sinemayi-kurtler-icin-bir-kimlik-insa-araci-olarak-goruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/zagros-film-festivali-sinemayi-kurtler-icin-bir-kimlik-insa-araci-olarak-goruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Festival sorumlusu Simon Süleyman, “Sinemayı Kürtler için bir kimlik inşa aracı olarak görüyoruz; ama bu inşa tek sesli değil. Festival, Kürt sinemasının çoğulluğunu, farklı coğrafyalardan ve kuşaklardan gelen anlatılarını yan yana getirmeyi önemsiyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsmini Zagros Dağları'ndan alan 3’üncü Zagros Film Festivali çevrimiçi olarak başladı. Festival Şubat ayının sonuna kadar devam edecek. Festivalde 20 kısa, orta ve uzun metraj film yer alıyor. Bu filmler Kürtçenin farklı lehçeleriyle çekildi.</p>

<p>Tüm filmler İngilizce altyazılı olarak gösterilecek. Festival çevrimiçi olarak gerçekleşiyor ve herkese açık. Bu yılki festival hakkında Elips Haber’e açıklamalarda bulunan festival sorumlusu Simon Süleymani, " İlk yıl 24 bin, ikinci yıl ise 72 bin insan festival filmlerini izledi; toplamda 600 bin insan web sitemizi ziyaret ederek festivale göz attı. Bu, dörde bölünmüş, dili ve kültürü yasaklanmış bir millet için çok iyi bir sonuç” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Her yıl Kürt kültürünü yansıtan farklı bir görselle hazırlanan Zagros Film Festivali’nin bu yılki afişinde, Suriye’de savaşan bir Kürt kadının örgülü saçlarının kesilmesi yer alıyor. Görselin Kürtler açısından taşıdığı mesajı sorduğumuz Süleymani şu yanıtı veriyor; “Bu görselle izleyiciye şunu söylüyoruz: Kürtlerin hikâyeleri susturulamaz; kesilen her yerden yeni bir anlatı filizlenir.”</p>

<p><img alt="2-554" height="542" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/02/2-554.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1172" /></p>

<p><em><strong>Görsel: Lilian Amir Ali'nin 'Red Room' filminden bir sahne</strong></em></p>

<p>Simon Süleymani festivalle ilgili sorularımıza şu yanıtları verdi;</p>

<h2>“600 bin insan web sitemizi ziyaret ederek festivale göz attı”</h2>

<p><strong><em>1. Zagros Film Festivali bu yıl üçüncü yılını kutluyor. Bu yılın içeriğinden bahseder misiniz?</em></strong></p>

<p>Evet, Zagros Film Festivali bu yıl üçüncü edisyonuyla yoluna devam ediyor. Festival, online olarak gerçekleşiyor ve Şubat ayı boyunca izleyiciyle buluşuyor. Dünyada online olan dört festivalden biriyiz; ancak konseptini tamamen online olarak belirleyen tek festivaliz.</p>

<p>Bu yıl seçkide, Kurdistan’ın farklı parçalarından ve diasporadan toplam 20 kısa, orta ve uzun metraj film yer alıyor. Her sene Kurdistan’ın bir parçasına odaklanıyor ve oradan filmler alıyoruz. Kurmaca ve belgesel filmlerden oluşan bu seçki, bir ön jüri tarafından sanatsal niteliği, anlatı gücü ve Kürtlerin tarihsel ve güncel deneyimleriyle kurduğu ilişki üzerinden belirlendi.</p>

<p>İlk festivalimiz daha çok sınırlı bir çevreye ulaşırken, bugün dünyanın farklı ülkelerinden binlerce izleyicinin çevrimiçi olarak festivali takip ettiğini görüyoruz. İlk yıl 24 bin, ikinci yıl ise 72 bin insan festival filmlerini izledi; toplamda 600 bin insan web sitemizi ziyaret ederek festivale göz attı. Bu, dörde bölünmüş, dili ve kültürü yasaklanmış bir millet için çok iyi bir sonuç.</p>

<p>Böylece festival tüm sansürleri kırıyor, tüm sınırları yok ediyor. Bu sayede Qamişlo’daki bir Kürt ile Paris’teki bir Kürt aynı anda aynı filmi izleyip aynı duyguyu yaşayabiliyor.</p>

<p><img alt="Simon Süleymani" height="772" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/02/simon-suleymani.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1163" /></p>

<p><strong><em>Görsel: Festival sorumlusu Simon Süleymani</em></strong></p>

<h2>“Kürt kadın savaşçının örgülü saçının kesilmesi sadece fiziksel bir saldırı değil”</h2>

<p><strong><em>2. Bu yılki afiş Kürt kadının kesilen örgülü saçlarını merkeze alıyor. Bu görsel hangi mesajları taşıyor?</em></strong></p>

<p>Bu yılki afiş, hafızayla doğrudan ilişki kuran güçlü bir görsel anlatı sunuyor. Kürt kadınının örgülü saçı, hem kimliği hem de kuşaktan kuşağa aktarılan direnci simgeliyor. Rojava ve Suriye’de yaşanan savaşta bir Kürt kadın savaşçının örgülü saçının cihatçılar tarafından kesilmesi, yalnızca fiziksel bir şiddet değil, aynı zamanda hafızaya ve kimliğe yönelik bir saldırıydı.</p>

<p>Afişte saçın film şeridiyle iç içe geçmesi, sinemanın bu kesintiye uğratılan hafızayı yeniden anlatma ve onarma gücüne işaret ediyor. Bu görselle izleyiciye şunu söylüyoruz: Kürtlerin hikâyeleri susturulamaz; kesilen her yerden yeni bir anlatı filizlenir.</p>

<p><img alt="Kazım Öz-1" height="643" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/02/kazim-oz-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1193" /></p>

<p><em><strong>Görsel: Kazım Öz'ün 'White Plan' belgeselinden bir sahne</strong></em></p>

<h2>“Sinemayı Kürtler için bir kimlik inşa aracı olarak görüyoruz”</h2>

<p><strong><em>3. Festival, Kürt sinemasının hangi yönlerini görünür kılmayı hedefliyor?</em></strong></p>

<p>Zagros Film Festivali, Kürt sinemasını yalnızca politik bir refleks olarak değil, estetik, etik ve insani bir anlatı alanı olarak görünür kılmayı amaçlıyor. Göç, savaş, kadın deneyimi, hafıza, dil ve gündelik hayat gibi temalar filmler aracılığıyla çok katmanlı biçimde ele alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evet, sinemayı Kürtler için bir kimlik inşa aracı olarak görüyoruz; ama bu inşa tek sesli değil. Festival, Kürt sinemasının çoğulluğunu, farklı coğrafyalardan ve kuşaklardan gelen anlatılarını yan yana getirmeyi önemsiyor.</p>

<h2>“Festival, bireysel hikâyeler üzerinden kolektif bir hafızaya dokunuyor”</h2>

<p><strong><em>4. Festival, coğrafi olarak bölünmüş Kürtler için nasıl bir anlam taşıyor?</em></strong></p>

<p>Zagros Film Festivali, coğrafi olarak ayrı düşmüş Kürtlerin duygusal ve kültürel olarak bir araya geldiği sembolik bir buluşma alanı yaratıyor. Çevrimiçi olması da bu anlamda bilinçli bir tercih. Farklı ülkelerde yaşayan Kürtler aynı filmleri izleyerek ortak bir hafıza etrafında buluşabiliyor.</p>

<p>Festival, bireysel hikâyeler üzerinden kolektif bir hafızaya dokunuyor; bastırılmış ya da parçalanmış anlatıları görünür kılarak ortak bir duygu alanı açıyor.</p>

<p><img alt="10-131" height="561" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/02/10-131.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1213" /></p>

<p><strong><em>Görsel: Hevar Omar'ın 'No Signal' filminden bir sahne</em></strong></p>

<h2>“Kürt sineması susturulsa bile yeniden konuşmanın bir yolunu buluyor”</h2>

<p><em><strong>5. Bugün Kürt sineması bir ses olsaydı, nasıl bir ses olurdu?</strong></em></p>

<p>Bugün Kürt sineması tek bir ses değil. Bazen bir çığlık kadar sert, bazen bir ağıt kadar derin, bazen de bir fısıltı kadar sakin. Ama en önemlisi, bu ses ısrarcı. Susturulsa bile yeniden konuşmanın bir yolunu buluyor. Kürt sinemasının gücü de tam olarak bu çok sesliliğinde yatıyor.</p>

<h2>“Sinema, kayıt düşmenin ve hakikati gelecek kuşaklara aktarmanın bir yolu”</h2>

<p><strong><em>6. Güncel gelişmeler ışığında sinema ve Kürtler üzerine ne söylemek istersiniz?</em></strong></p>

<p>Bugün Kürtlerin yaşadığı coğrafyada şiddet, inkâr ve belirsizlik hâlâ devam ediyor. Böyle bir dönemde sinema, yalnızca bir sanat alanı değil; tanıklık etmenin, kayıt düşmenin ve hakikati gelecek kuşaklara aktarmanın bir yolu.</p>

<p>Zagros Film Festivali olarak biz, Kürt sinemasının bu tanıklık gücünü uluslararası alanda daha görünür kılmak ve sinemayı hafızaya sahip çıkan bir direniş biçimi olarak büyütmek istiyoruz.</p>

<p><em><strong>Zagros film festivalinde yer alan filmleri şu adresten<a href="https://zagrosfestival.com/" rel="nofollow"> izleyebilirsiniz</a></strong></em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür - Sanat, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/zagros-film-festivali-sinemayi-kurtler-icin-bir-kimlik-insa-araci-olarak-goruyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/02/zagros-film-festivali-4.png" type="image/jpeg" length="21692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görüşmeler tamamlandı: Biri CHP’li 2 belediye başkanı AK Parti’ye katılacak]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/gorusmeler-tamamlandi-biri-chpli-2-belediye-baskani-ak-partiye-katilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/gorusmeler-tamamlandi-biri-chpli-2-belediye-baskani-ak-partiye-katilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti’nin yaptığı görüşmeler sonucunda biri CHP’li diğeri bağımsız olan iki belediye başkanının önümüzdeki günlerde AK Parti’ye katılacağı öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>31 Mart 2024'te yapılan yerel seçimlerden sonra partilerinden istifa ederek AK Parti’ye katılan belediye başkanları sayısı her geçen gün artıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara’daki parti teşkilatlarına ‘çalışmalara hız verin’ talimatı verdiği ve bu talimat kapsamda birçok belediye başkanı ile görüşmeler yapıldığı konuşuluyor. Önümüzdeki günlerde biri CHP’li diğeri bağımsız olan 2 belediye başkanının AK Parti’ye katılması bekleniyor.</p>

<h2>CHP’li Keçiören Belediye Başkanı Özarslan ile görüşmeler tamamlandı</h2>

<p>Şu ana kadar Türkiye genelinde farklı il ve ilçelerden birçok belediye başkanı AK Parti’ye geçti. Fakat bu geçişler arasında Ankara’dan herhangi bir belediye başkanının yer almaması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dikkatinden kaçmadı. Erdoğan’ın, Ankara için parti teşkilatlarına, ‘harekete geçin’ talimatı verdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Elips Haber’in ulaştığı bilgiye göre, Mesut Özarslan’ın bir süredir AK Parti yöneticileriyle temas halinde olduğu öğrenildi. Yapılan görüşmelerin tamamlandığı, Özarslan’ın önümüzdeki günlerde AK Parti’ye geçeceği neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çamlıdere Belediye Başkanı Ceylan’da AK Parti’ye geçiyor</h2>

<p>AK Parti’nin Keçiören Belediye Başkanı Özarslan ile birlikte Ankara’nın Çamlıdere ilçesinden bağımsız olarak seçilen Adem Ceylan ile de görüştüğü öğrenildi. 31 Mart 2024 seçimlerinde AK Parti’nin adaylık başvurusunu kabul etmediği Ceylan, Çamlıdere Belediye Başkanlığı için bağımsız katıldığı seçimden başarıyla çıkmıştı. Ceylan’ın AK Parti’ye yabancı olmadığı ve bu durumun geçişi daha da kolaylaştırdığı ifade ediliyor. AK Parti’ye katılımın bu iki belediye başkanı ile sınırlı kalmayacağı ve bu sayının artabileceği iddia ediliyor.</p>

<h2>Belediye başkanlarıyla birlikte meclis üyelerinin geçişi de bekleniyor</h2>

<p>Ankara kulislerinde konuşulanlara göre, sadece belediye başkanları değil, çok sayıda belediye meclis üyesinin de bu süreçte AK Parti’ye katılması ihtimali bulunuyor. Özellikle ilçe belediyelerinde meclis aritmetiğini etkileyebilecek geçişlerin, parti dengelerini yeniden şekillendirebileceği değerlendiriliyor.</p>

<h2>Yavaş ve Özarslan arasında tartışma iddiası</h2>

<p>31 Mart seçimlerinde CHP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş tarafından Keçiören Belediye Başkan adayı yapılan Mesut Özarslan ile Yavaş arasında, AK Parti ile yürütüldüğü ileri sürülen görüşmeler nedeniyle tartışma yaşandığı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Politika</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/gorusmeler-tamamlandi-biri-chpli-2-belediye-baskani-ak-partiye-katilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/02/ankara-ak-parti-chp-belediye-baskani-1.png" type="image/jpeg" length="52880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arıkan yanıtladı; Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi ile ittifak kuracak mı?]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/arikan-yanitladi-saadet-partisi-yeniden-refah-partisi-ile-ittifak-kuracak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/arikan-yanitladi-saadet-partisi-yeniden-refah-partisi-ile-ittifak-kuracak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Saadet Partisi Yeniden Refah Partisi ile ittifak kuracak mı" sorusunu yanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan TBMM’de parlamento muhabirleri ile bir araya geldi. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Arıkan, ittifak arayışında olduklarını belirtti.</p>

<p>Mahmut Arıkan, "Bütün siyasi yelpazelerle görüşüp doğru bir ittifakta karar kılacağız. Ama bizim esas bakış açımız üçüncü bir yolda ısrar etmek olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“İttifak arayışımız var”</h2>

<p>İttifak’a yönelik soruyu yanıtlayan Arıkan, “Hamasetle değil ferasetle hareket etmek zorundayız. Yüzde 51’in olduğu bir sistemde ittifak zorunlu oluyor. Saadet Partisi tarihsel olarak birçok parti ile koalisyon yaptı. 2018 yılında millet ittifakı kurulurken Saadet partisi ülke menfaatlerini öne çıkararak bu ittifaka dahil oldu. Bugün de ilke ve inkılaplarımızı göz önünde tutarak bir ittifak arayışımız var. Erken seçime tarihine kadar (1-1,5 yıl var kanımca) mutfakta geri planda bu konuları konuşmaya devam edeceğiz. Bunun daha yararlı olacağını düşünüyoruz. Bütün siyasi yelpazelerle görüşüp doğru bir ittifakta karar kılacağız. Ama bizim esas bakış açımız üçüncü bir yolda ısrar etmek olacak” dedi.</p>

<h2>“Saç örgüsü açıklaması”</h2>

<p>Suriye’de yaşanan çatışmalara ve saç örme akımına yönelik değerlendirmelerde bulunan Mahmut Arıkan, “Köklü bir siyasi geleneğimiz var. Kürt meselesi konusunda ilk bedel ödeyen partiler Milli Görüş geleneği partileri oldu. Bu coğrafya Türkün olduğu kadar Kürdün, Sünni’nin olduğu kadar Alevi’nindir görüşündeyiz. Suriye’de son bir ay içerisindeki değerlendirmelere bakarsak resmi yanlış okumuş oluruz. Eylemler insanların en doğal hakkıdır. Bunları saygıyla karşılamak gerekir. Ama bu terörsüz Türkiye sürecine bugün olmadığı kadar bir iş düştü. Bugün bu komisyon elini değil vücudunu taşın altına koyarak bölgede ne olduğunu kamuoyuna anlatması gerekir. Terörsüz Türkiye komisyonu bir komisyon kuracak ve bölgeye giderek ne olduğunu kamuoyu ile paylaşacak. Çünkü insanların balkondan atıldığını görüyoruz. Burada bu komisyona çok iş düşüyor. (Suriye’de bir Kürt savaşçı kadının balkondan atılması olabilir). Bugün bu coğrafya da Türkler de mağdur. (Süleyman Demirel sözüne gönderme yaptı) Bu sorunu bölge ülkeleri ile oturarak konuşabilir ve çözebiliriz. Türkiye Irak İran ve Suriye bir araya gelerek bu sorunu çözmeliyiz. Dışarıdan bir devlet bu masaya oturduğunda çözümsüzlük devreye giriyor” diye konuştu.</p>

<h2>Arıkan’dan Aziz İhsan Aktaş davası yorumu</h2>

<p>Mahmut Arıkan, ‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü’ davasının dün başladığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Biz Elazığ’da, Aziz İhsan Aktaş ve Elazığ Belediyesi arasındaki ilişki ile ilgili bir şikâyette bulunduk. Ama dosya savcılığın masasında dosya duruyor. Eğer bir temiz eller operasyonu olacaksa bu durum bütün belediyeler için geçerli olmalıdır. Olası bir temiz eller operasyonuna bütün toplumun destek olacağını ve desteğinin tam olduğunu bildirmek isteriz.”</p>

<h2>Arıkan’dan AK Partili vekillere çağrı: Katılım bekleriz</h2>

<p>Arıkan, Yeniyol Grubu’nda olası bir vekil eksikliğine ilişkin “Gelinen noktada Yeni Yol Grubunu üç parti ile değil bu ittifakı geliştirme ve daha çok parti ile bir araya gelme düşüncemiz var. Olası bir eksilme durumunda (20 vekil var) TBMM’de aklıselim birçok vekil var. Bu vekillerin bize destek geleceğini düşünüyorum. Ama daha çok bu çağrım AK Parti milletvekillerinedir. Onlardan bir katılım bekleriz” açıklamasında bulundu.</p>

<h2>“Türk’e verilen haklar Kürde de verilmeli”</h2>

<p>'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında başlayan süreci de ele alan Arıkan, “Kürt meselesiyle alakalı 1994 yılında Bingöl dağlarında ‘Ne mutlu Türküm diyene’ diye yazarsanız. Kütler de ‘Ne mutlu Kürdüm diyene’ der. Kürt meselesinde Türk’e verilen haklar Kürde de verilmeli. Kürtçe seçmeli ders olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve özel okul bünyesinde verilmeli. Bölgede Kürtçe olan ve Türkçeleştirilen köy ve coğrafya isimleri geri verilmeli. Kürt meselesinde özerklik anlayışına Saadet Partisi olarak karşıyız. Bu konuya katılmıyoruz” dedi.</p>

<h2>Mahmut Arıkan’dan Bahçeli’nin erken seçim çıkışına yanıt</h2>

<p>Mahmut Arıkan, Geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile devam eden erken seçim tartışmasına da değindi. Arıkan, “Her ne kadar iktidarlar erken seçim yok deseler de Türkiye tarihinde birçok seçimin erken yapıldığını görüyoruz. Her ne kadar sayın Bahçeli ‘erken seçim’ yok dese de. Toplum erken seçim bekliyor. Ben Türkiye’de bir erken seçim değil de baskın seçim bekliyorum. Baskın seçimin olacağını düşünüyorum” dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Politika</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/arikan-yanitladi-saadet-partisi-yeniden-refah-partisi-ile-ittifak-kuracak-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/01/saadet-partisi-yrp-secim-ittifaki-arikan.png" type="image/jpeg" length="66250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öcalan 'Ankara'da ilk gittiğim yer Ülkü Ocaklarıdır' dedi; Bahçeli'den 'Araştırın’ talimatı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ocalan-ankarada-ilk-gittigim-yer-ulku-ocaklaridir-dedi-bahceliden-arastirin-talimati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ocalan-ankarada-ilk-gittigim-yer-ulku-ocaklaridir-dedi-bahceliden-arastirin-talimati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Öcalan'ın Ülkü Ocaklarına yönelik sözlerine ilişkin 'Araştırın’ talimatı verdiği öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024 yılında PKK lideri Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarının kaldırılması ve örgütün tamamen lağvedildiğini açıklaması halinde, TBMM’de konuşabileceğini ve “Umut Hakkı” kapsamında yasal düzenlemelerden yararlanabileceğini söyledi. Bahçeli’nin kamuoyunda yankı uyandıran açıklamasıyla başlayan süreç, Öcalan’ın 27 Şubat 2025’teki çağrısı ve PKK'nın 5-7 Mayıs 2025’te kongresini toplaması ve fesih kararı almasıyla devam etti.</p>

<h2>Komisyondan üç vekil Öcalan ile görüştü</h2>

<p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız; 24 Kasım 2025'te Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nu temsilen İmralı Adası'na giderek Öcalan ile görüştü. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), üç milletvekilinin ziyaret ettiği İmralı Adası'nda yapılan görüşmenin tam tutanaklarını yayımladı.</p>

<h2>Öcalan’ın daha önce de kullandığı sözler yeniden gündem oldu</h2>

<p>Öcalan’ın daha önce de kullandığı ve İmralı notlarına tekrardan yansıyan ‘Ankara’da ilk gittiğim yer Ülkü Ocakları derneğidir. Siyasete orada başladım’ ifadeleri kamuoyunda yeniden tartışma konusu oldu. Öcalan aynı sözleri, 1999’da Kenya’da yakalanmasının hemen ardından İmralı’da yapılan sorgusunda da dile getirmişti.</p>

<h2>Bahçeli’den ‘araştırın’ talimatı</h2>

<p>Elips Haber’in edindiği bilgilere göre MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Abdullah Öcalan’ın daha önce de kullandığı ve yeniden İmralı notlarına yansıyan “Ankara’da ilk gittiğim yer Ülkü Ocakları derneğidir. Siyasete orada başladım” sözleriyle ilgili ‘Araştırın’ talimatı verdiği öğrenildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Politika</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ocalan-ankarada-ilk-gittigim-yer-ulku-ocaklaridir-dedi-bahceliden-arastirin-talimati</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/01/bahceli-ocalan-ulku-ocaklari.png" type="image/jpeg" length="19450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski Tahran Büyükelçisi Yardım’dan İran değerlendirmesi: Türkiye ne yapmalı?]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/eski-tahran-buyukelcisi-yardimdan-iran-degerlendirmesi-turkiye-ne-yapmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/eski-tahran-buyukelcisi-yardimdan-iran-degerlendirmesi-turkiye-ne-yapmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Tahran Büyükelçisi Ümit Yardım, İran’daki protestoların Türkiye’ye olası etkileri konusunda, “ABD tarafından bir atak olursa Türkiye aracı olmamalı. İç savaşa evrilmesi gibi bir senaryoda en ağır faturayı Türkiye öder” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İran, Rusya ve Avusturya Büyükelçiliği görevinde bulunan Ümit Yardım, İran'da 28 Aralık'ta başlayan ve yaklaşık 2 bin 500’ün üzerinde kişinin hayatını kaybettiği protestoları Elips Haber’e değerlendirdi.</p>

<p>Emekli Büyükelçi Ümit Yardım, ABD’nin İran politikalarında araçlar konusunda belirsizlik yaşandığını, olası çatışmaların sınırlı olabileceğini ve Türkiye’nin doğrudan müdahil olmaması gerektiğini belirtti. Emekli Büyükelçi Yardım, İran’ı Venezuela gibi ülkelerle kıyaslamanın mümkün olmadığını da vurguladı. Yardım, İran’daki protestolara yönelik Elips Haber’e şu değerlendirmeleri yaptı:</p>

<h2>“İran’a yönelik politikalarda iniş çıkışlar yaşanıyor”</h2>

<p>“1980 Devrimi’nden bu yana ABD tarafının, karşılıklı tehditlere, itiş kakışlara ve gerginliklere rağmen bölgenin ana aktörü olarak İran’a yönelik politikalarda hâlâ bir kafa karışıklığı yaşadığını düşünüyorum. İran’la büyükelçilikleri bile olmayan bir ülke olarak ABD’nin zihniyetinin yaklaşık kırk, hatta elli yıldır netleşmediği kanaatindeyim.</p>

<p>ABD başkanları düzeyinde İran’a yönelik politikalarda iniş çıkışlar yaşanıyor. Buna bağlı olarak kullanılan araçlar da değişiyor. Örneğin bugün İran’a yönelik politikalar, Trump’ın yaklaşımıyla Reagan dönemi ya da bir önceki başkan Biden dönemi arasında kullanılan araçlar bakımından önemi farklılıklar var. Ancak tüm bu dönemlerde temel ilke aynı.</p>

<p><img alt="Iran Olaylar Protesto Eylem" height="587" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/01/iran-olaylar-protesto-eylem.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1044" /></p>

<h2>“Kullanılan araçlar dönemsel olarak değişiyor”</h2>

<p>Bu temel ilke, İran’ın ABD için dünyanın en önemli tehdit kaynaklarından biri olduğu yönünde. Son strateji belgelerine, özellikle National Security Strategy metinlerine bakıldığında İran; Venezuela, Çin ve Kuzey Kore ile birlikte ABD açısından başlıca tehdit unsurlarından biri olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşım Amerikan dış politikasında yaklaşık elli yıldır hâkim. Ancak belirttiğim gibi, kullanılan araçlar dönemsel olarak değişiyor.</p>

<h2>“ABD, yeni ittifaklar peşinde koşan bir devlet anlayışıyla hareket ediyor”</h2>

<p>Demokrat Parti dönemlerinde, özellikle Biden döneminde, insan hakları söylemi daha fazla ön plana çıkarıldı. Cumhuriyetçi Trump döneminde ise daha baskıcı, daha hegemonyacı ve bölgesel gelişmelere doğrudan müdahil olan bir yaklaşım benimsendi. Bunu Filistin ve Suriye örneklerinde açıkça gördük. Şimdi İran da bu denkleme eklenmiş durumda. ABD, yeni ittifaklar peşinde koşan bir devlet anlayışıyla hareket ediyor.</p>

<p>Bu tabloya bakıldığında ABD’nin araçlar konusunda net bir strateji ortaya koyamadığını düşünüyorum. İlke açısından elli yıldır fikirleri aynı; ancak araçlar konusunda belirsizlik var. Bunlardan biri de rejim değişikliği meselesi. ABD bunu zaman zaman, hatta çoğu zaman dile getiriyor. Ancak bunun nasıl gerçekleşeceği ve sonuçlarının ne olacağı konusunda ciddi endişeleri olduğunu düşünüyorum.</p>

<p><img alt="Ümit Erdem" height="667" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/01/umit-erdem.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1001" /></p>

<h2>“İran’ı Venezuela ile kıyaslamak mümkün değil”</h2>

<p>İran herhangi bir ülke değil. Bana göre İran, Orta Doğu’nun ve hatta daha geniş bir coğrafyanın en önemli bir ya da iki ülkesinden biri. İran’ı Venezuela ile kıyaslamak mümkün değil. Venezuela’da Maduro’yu aldılar. İran için böyle bir şey söz konusu değil.</p>

<h2>“İran’da rejim değişirse yerine ne gelecek?”</h2>

<p>ABD, İran rejimini eleştiriyor, yaptırımlar uyguluyor, Lübnan ve Suriye gibi alanlarda rekabet ediyor. Geçtiğimiz yıl İsrail’le birlikte bazı hedeflere yönelik saldırılar da oldu. Ancak hâlâ ABD’nin net bir soruya cevap bulamadığını görüyoruz: İran’da rejim değişirse yerine ne gelecek?</p>

<h2>“Trump’ın İran’a topyekûn bir savaş cephesi açacağını düşünmüyorum”</h2>

<p>İran çok sayıda etnik grubun yaşadığı bir ülke. Böyle bir ülkenin Orta Doğu’ya adeta patlamaya hazır bir bomba gibi girmesi, ABD açısından da ciddi riskler barındırıyor. Suriye örneği ortada. İran’dan çok daha küçük bir ülke olan Suriye bile on beş yıldır Orta Doğu’yu nasıl etkilediğini gösterdi. Bu nedenle böyle bir senaryonun ABD’ye de ağır bir faturası olacağı açık.</p>

<p>Trump’ın mevcut koşullar altında İran’a yönelik topyekûn bir savaş cephesi açacağını düşünmüyorum. Afganistan ya da Irak örneklerinde olduğu gibi, on yıllar sürecek, on binlerce askerle yürütülecek bir kara savaşı bana göre söz konusu değil. Geçmişte de bugün de ABD’nin böyle bir yolu tercih edeceğini sanmıyorum.</p>

<p><img alt="Iran Protesto Gösterileri Ülke Geneli" height="552" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/01/iran-protesto-gosterileri-ulke-geneli.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="981" /></p>

<h2>“Olası bir çatışma sınırlı hedeflere yönelik olabilir”</h2>

<p>Ancak bu, hiçbir senaryonun ihtimal dışı olduğu anlamına gelmiyor. Her senaryonun bir faturası var ve asıl mesele bu faturayı kimin ödeyeceği. Olası bir çatışma, Filistin savaşında gördüğümüz gibi sınırlı hedeflere yönelik olabilir. Nükleer tesisler ya da askeri altyapılar hedef alınabilir. Ancak insan kaynağını hedef alan geniş çaplı saldırılar beklemiyorum. Böyle bir durumda İran’ın sert bir tepki vereceği ve bunun bölgesel dengeleri tamamen bozacağı açıktır.</p>

<h2>“ABD, Orta Doğu’da yeni bir mimari kurma arayışında”</h2>

<p>Benim temel argümanım şu: 7 Ekim 2023’te başlayan Filistin-İsrail savaşı ve 8 Aralık’ta Suriye’de yaşanan gelişmeler, ABD’nin Orta Doğu’da yeni bir mimari kurma arayışında olduğunu gösteriyor. ABD ve İsrail, Körfez monarşilerinin de desteğiyle yeni bir Orta Doğu inşa etmeye çalışıyor. Bu proje Biden döneminde askıya alınmıştı, ancak Trump’la birlikte yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Bu projenin önündeki en büyük engel İran. Ancak ABD ve müttefikleri, İran’a karşı topyekûn bir savaşın ters tepeceğini biliyor. Böyle bir savaş İran’ı daha da konsolide eder. Ayrıca İran’ın Lübnan, Irak ve Suriye’de devreye sokabileceği ciddi bir toplumsal ve siyasal tabanı bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yakın vadede beklentim, ABD’nin İran’la iletişim kanallarını açık tutmasıdır. Bu kanalların Katar ya da Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden yürütülmesi muhtemel. Topyekûn bir savaş beklemiyorum; ancak sınırlı askeri operasyonlar ihtimal dahilinde.</p>

<h2>“Rejim değişikliği beklemiyorum”</h2>

<p>İran’daki protestoları önemsiyorum. Demokratik hakların kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak sokakta olmayan, rejimi destekleyen kesimlerin de varlığı göz ardı edilmemeli. Bu nedenle kısa vadede bir rejim değişikliği beklemiyorum. Burada en büyük sorumluluk İran rejimine aittir. Sorunların dış müdahalelerle değil, ülkenin kendi iç dinamikleriyle çözülmesi gerektiğine inanıyorum.</p>

<h2>“ABD tarafından bir atak olursa Türkiye aracı olmamalı”</h2>

<p>Olası bir operasyonun Türkiye’ye etkisine gelince; Türkiye, İran’da bir iç savaş ya da rejim değişikliği senaryosunu arzu etmiyor. ABD tarafından bir atak olursa Türkiye’nin aracı olmaması gerektiğini düşünüyorum. Burada aracılık şu; Türkiye’de Amerikan üsleri var, Katar’da Amerikan üsleri var, hava alanlarının kullanılması gibi konu var. İran’a yönelik askeri müdahale hangi ölçekte olursa olsun Türkiye’nin o ataklar içinde dolaylı dolaysız yer almaması gerektiğini düşünüyorum. Sanırım Türk hükümeti de bu çizgi içerisinde olabilir.</p>

<h2>“İç savaşa evrilmesi gibi bir senaryoda en ağır faturayı Türkiye öder”</h2>

<p>İran gibi bir ülkenin iç savaşa evrilmesi gibi bir senaryoda en ağır faturayı Türkiye öder. Çünkü önümüzde bir Suriye tecrübesi var.</p>

<p>Türkiye’nin böyle bir askeri müdahalenin parçası olmaması gerektiğini düşünüyorum. Türk hükümetinin de benzer bir çizgide olduğunu tahmin ediyorum.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye’nin hem askeri hem de siyasi olarak bu tür senaryolardan uzak durması gerekir. Coğrafi komşuluk ve halklar arası ilişkiler de bu noktada son derece önemlidir. Türkiye’nin geçmişte yaşadığı tecrübeleri yeniden yaşamak istemeyeceğini düşünüyorum.”</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Selim Ercan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/eski-tahran-buyukelcisi-yardimdan-iran-degerlendirmesi-turkiye-ne-yapmali</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/01/iran-turkiye-operasyon.png" type="image/jpeg" length="61612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP destekli yeni kanal kuruluyor: Sözcü TV’den çıkarılanlar işe alınacak]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/chp-destekli-yeni-kanal-kuruluyor-sozcu-tvden-cikarilanlar-ise-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/chp-destekli-yeni-kanal-kuruluyor-sozcu-tvden-cikarilanlar-ise-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana merkezli Koza TV, CHP’nin desteğiyle ulusal yayın formatına geçiyor. Sözcü TV’den ayrılan bazı gazetecilerin yeni kanalda işe başlaması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana merkezli yerel yayın kuruluşu Koza TV’nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin desteğiyle ulusal yayıncılığa geçmeye hazırlandığı ileri sürüldü. Kulislerde yer alan bilgiye göre, son dönemde Sözcü TV’de yaşanan işten çıkarmaların ardından işsiz kalan 15 basın emekçisinin bu yeni yapılanma kapsamında istihdam edileceği konuşuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ankara’da KRT TV stüdyoları kullanılacak</h2>

<p>CHP’ye yakınlığıyla bilinen KOZA TV’nin Adana, Antalya ve İstanbul’da stüdyosu bulunuyor. Elips Haber'in ulaştığı bilgiye göre, Koza TV Ankara’da da bir ofis açmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, yayın hayatına son veren KRT TV’nin daha önce kullandığı stüdyoların ve ofis alanlarının değerlendirilmesi planlanıyor. Hatta bazı basın çalışanlarının Ankara’daki bu merkezde fiilen çalışmaya başladığı öne sürüldü.</p>

<h2>İsim değişikliği gündeme geldi fakat RTÜK nedeniyle rafa kalktı</h2>

<p>Koza TV’nin ulusal yayın sürecinde isim değişikliğine gitmesinin de gündeme geldiği, ancak Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) mevzuatı ve idari prosedürler nedeniyle bu fikirden vazgeçildiği belirtiliyor. Kanalın adının “K TV” olarak değiştirilmesinin değerlendirildiği, fakat sürecin uzamaması için mevcut ismin korunmasına karar verildiği belirtiliyor.</p>

<h2>Tele2’nin durumu belirsizliğini koruyor</h2>

<p>Öte yandan, kayyum atanmasının ardından kapatılan Tele1’in yerine kurulan Tele2’de çalışan bazı gazetecilerin, CHP’li isimlere “bizim durumumuz ne olacak” sorusunu yönelttiği de medya kulislerinde konuşuluyor. Bu sorulara karşılık, ilgili isimlerden “sizinle ilgili de bir çalışma yapıyoruz” yanıtının verildiği iddia edildi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kadir Gürhan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/chp-destekli-yeni-kanal-kuruluyor-sozcu-tvden-cikarilanlar-ise-alinacak</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/01/chp-koza-tv.png" type="image/jpeg" length="26420"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MSB’den askerlik durumu ‘bakaya’ olan 117 bin kişiye rekor ceza!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/msbden-askerlik-durumu-bakaya-olan-117-bin-kisiye-rekor-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/msbden-askerlik-durumu-bakaya-olan-117-bin-kisiye-rekor-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, askerlik durumu bakaya olan kişilerin sayısı ile verilen para cezasının miktarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamuoyunda tartışılan askerlik durumu bakaya olan kişilerin sayısı Meclis gündemine taşındı. İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e askerlik durumu bakaya olan kişilerin sayısını sordu.</p>

<p>İYİ Partili Ayyüce Türkeş’in TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesine Bakan Yaşar Güler’den yanıt geldi. Bakan Güler’in imzasının bulunduğu yanıtta, askerlik hizmetine dair iş ve işlemlerin 7179 sayılı Askeralma Kanunu ile Askeralma Yönetmeliği hükümlerine göre yürütüldüğü belirtildi.</p>

<h2>45 bin kişi bakaya kaldı</h2>

<p>Bakaya durumuna ilişkin güncel verilerin açıklandığı yanıtta şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Sevke tabi olduğu halde sevkini yaptırmayanlar ile sevk edildiği birliğe katılmayanlar bakaya durumuna düşmekte ve bakaya olan yükümlüler müracaatlarında derhal silahaltına alınmaktadır. Bu nedenle bakaya yükümlü sayıları günlere sari olarak değişkenlik göstermekte olup son beş yılın ortalama bakaya kalan kişi sayısı 45.447'dir. 7179 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra bakaya sayılarının düşüş eğiliminde olduğu tespit edilmiştir.</p>

<h2>Bakaya kalanlara 6 milyar 592 milyon lira ceza!</h2>

<p>Bakaya durumunda bulunan yükümlülerin %1'i 1929-1950 doğumlu, %76'sı 1951-2000 doğumlu ve %23'ü 2001-2005 doğumlu olan kişilerden oluşmaktadır. 2023-2025 yılları arasında bakaya durumuna düşmesi nedeniyle 117.048 kişi hakkında idari para cezası kararı ile 6.592.831.672,00 TL tutarında idari para cezası uygulanmıştır.</p>

<p>Bakanlığımızca yoklama kaçağı ve bakaya sayıları günlük olarak takip edilmekte, yaş, memleket ve yurt dışında ikamet vb. faktörlerle birlikte değerlendirilmektedir. Bakaya durumuna düşen yükümlüler sisteme kaydedilerek kolluk kuvvetleri tarafından aranmakta ve yükümlülere bilgilendirme mesajı gönderilmektedir.”</p>

<h2>2026 bakaya cezası ne kadar?</h2>

<p>Öte yandan kaçak olan kişilerin kendi iradeleri ile gelmeleri halinde her günün karşılığı olarak 58,13 Türk Lirası, yakalanmış olan kişilere ise her gün için 116,27 Türk Lirası idari para cezası uygulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Selim Ercan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/msbden-askerlik-durumu-bakaya-olan-117-bin-kisiye-rekor-ceza</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/01/msb-bakaya-cezaa.png" type="image/jpeg" length="37473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İktidara yakın yardım kuruluşu Cansuyu Derneği’ne kayyum iddiası]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/iktidara-yakin-yardim-kurulusu-cansuyu-dernegine-kayyum-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/iktidara-yakin-yardim-kurulusu-cansuyu-dernegine-kayyum-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin Cansuyu Derneği’nde yürüttüğü denetimde, Dernek Başkanı Mustafa Köylü’nün oğlu ve yönetimde yer alan bazı isimlerin usulsüzlük yapmaları nedeniyle derneğe kayyum atanabileceği iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığına bağlı müfettişler, iktidara yakın yardım kuruluşu Cansuyu Derneği’nde kapsamlı bir denetim başlattı. Denetim kapsamında derneğin mali kayıtları, bağış süreçleri ve harcamalarına ilişkin belgelerin ayrıntılı şekilde incelendiği belirtildi. İncelemelerde, dernek yönetiminde yer alan bazı isimler ile Genel Başkan Mustafa Köylü’nün oğlunun dernek kaynaklarını usulsüz kullandığı öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Kayyum ataması gündemde”</h2>

<p>Elips Haber’in edindiği bilgiye göre denetimin halen sürdüğü, inceleme tamamlanmadan nihai bir karar alınmayacağı belirtiliyor. Ancak ilk tespitlerin ardından, İçişleri Bakanlığı nezdinde derneğe kayyum atanması ihtimalinin de gündeme geldiği ileri sürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/iktidara-yakin-yardim-kurulusu-cansuyu-dernegine-kayyum-iddiasi</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/01/cansuyu-dernegi-kayyum.png" type="image/jpeg" length="14869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İddia: Tokat Belediyesi su sayacı ihalesiyle 46 milyon zarara uğratıldı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/iddia-tokat-belediyesi-su-sayaci-ihalesiyle-46-milyon-zarara-ugratildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/iddia-tokat-belediyesi-su-sayaci-ihalesiyle-46-milyon-zarara-ugratildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Belediyesi’nde yapılan su sayacı ihalesinde, belediyenin 46 milyon 894 bin TL kamu zararına uğratıldığı iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Belediyesi’nin su sayacı alımına yönelik gerçekleştirdiği ihale, kamuoyunda oluşan tepkilerin ardından iptal edildi. İptalin gerekçesine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmezken, ihale kısa süre sonra yeniden gerçekleştirildi. Ancak ikinci ihale, bu kez Kamu İhale Kanunu’nun 21/B maddesi kapsamında davet usulüyle yapıldı. Davet usulünün tercih edilmesi, rekabetin engellendiği yönünde eleştirilere neden oldu.</p>

<h2>Yenilenen su sayacı ihalesi aynı firmaya verildi!</h2>

<p>Daha önce Turhallı firmasına verilen su sayacı alımı, yenilenen ihalenin sonucunda yeniden aynı firmaya verildi. EKAP kayıtlarında, söz konusu firmanın Tokat Belediyesi’ne geçmişte de çok sayıda fatura kestiği görülürken, bu durum “sürekli aynı firmayla çalışıldığı” tartışmasını gündeme getirdi.</p>

<h2>8 milyona yapılması mümkün olan ihale 55 milyona yapıldı</h2>

<p>İddialara göre, Türkiye’nin önde gelen su sayacı üreticilerinden Baylan firması Tokat’taki ihaleye katılmadı. Baylan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere farklı belediyelere su sayaçlarını adet başına 1.232 TL bedelle verdiği biliniyor.</p>

<p>Bu rakamlar esas alındığında, Tokat Belediyesi’nin Turhallı firmasına yaklaşık 55 milyon 518 bin TL bedelle verdiği ihalenin, rekabetçi bir ihale yapılması halinde yaklaşık 8 milyon 624 bin TL’ye tamamlanabileceği öne sürülüyor. Hesaplamalara göre ortaya çıkan farkın KDV hariç 46 milyon 894 bin TL, KDV dahil ise 56 milyon 272 bin 800 TL olduğu ifade ediliyor.</p>

<h2>Tokat Üzümören beldesi örnek oldu!</h2>

<p>Karşılaştırma yapılan örneklerden biri ise Tokat’ın Üzümören beldesi oldu. Yaklaşık 6 bin 800 nüfusa sahip beldede kartlı ve akıllı sayaç sistemine geçildiği, mobil uygulama üzerinden kredi yükleme, smart kart okuyucu ve belediye muhasebe programına entegrasyon gibi özellikleri içeren 700 adet sayacın toplam 2 milyon 260 bin 500 TL’ye temin edildiği belirtiliyor. Tokat merkezdeki yüksek maliyetle karşılaştırılan bu rakamlar tartışmalara neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emre Yılmaz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Yurt</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/iddia-tokat-belediyesi-su-sayaci-ihalesiyle-46-milyon-zarara-ugratildi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/12/basliksiz-1-36.png" type="image/jpeg" length="37199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Partili Özlem Zengin'in kardeşi Tokat'a Başhekim atandı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ak-partili-ozlem-zenginin-kardesi-tokata-bashekim-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ak-partili-ozlem-zenginin-kardesi-tokata-bashekim-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in erkek kardeşi Eyüp Çağatay Zengin, Tokat Üniversitesi Hastanesi başhekimliği görevine getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Özel Haber: Emre Yılmaz </strong></em></p>

<p>AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in erkek kardeşi Eyüp Çağatay Zengin, Tokat Üniversitesi Hastanesi başhekimliği görevine atandı. Atamanın, üniversite yönetiminin aldığı karar doğrultusunda gerçekleştirildiği bildirildi.</p>

<p>[related-posts id="318818" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elips Haberin edindiği bilgiye göre, Tokat Üniversitesi bünyesinde yapılan idari değerlendirmelerin ardından Eyüp Çağatay Zengin’in hastanenin yeni başhekimi olarak görevlendirilmesine karar verildi. Atama süreci, üniversitenin yetkili kurulları tarafından yürütüldü.</p>

<p>Söz konusu atama, kamuoyunda dikkat çekerken, üniversite yönetiminden konuyla ilgili ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Eyüp Çağatay Zengin’in yeni görevine kısa süre içinde başlaması bekleniyor.</p>

<h2>Yeğenini Erdoğan ile tanıştıma şekli tepki toplamıştı</h2>

<p>Özlem Zengin, yakın bir tarihte Konya Hakimliğine atanan yeğeni Mehmet Arif Dağhan'ı Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile İdari Yargı Hakimleri Kura Töreni’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile tanıştırmıştı. Zengin’in yeğenini Erdoğan ile tanıştırma şekli eleştirilere neden oldu.</p>

<h2>Zengin, gelen eleştiriler sonrası şu yanıtı vermişti;</h2>

<p>“Yeğenim hakimlik için yapılan sınavları kazanmış, stajını tamamlamış, sonra bitirme sınavını da vermiş. Oradaki bütün gençler zaten hakim veya savcı sıfatını kazanmış, hatta görevlerine başlamışlar. Orada sadece görev yerleri belirleniyor kura ile. Torpil yapacak bir durum yok.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Emre Yılmaz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ak-partili-ozlem-zenginin-kardesi-tokata-bashekim-atandi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/12/ozlem-zengin-kardes-hakim-atama.png" type="image/jpeg" length="49575"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da simit fiyatlarına dev zam!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ankarada-simit-fiyatlarina-dev-zam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ankarada-simit-fiyatlarina-dev-zam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’un ardından Ankara’daki simit fiyatlarına da gelecek zam oranı belli oldu. 15 lira olan simit fiyatı Ocak ayında 20 lira, Mart ayında ise 30 liraya çıkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da 100 gram simitin fi­yatı yüzde 25 zam ile 25 liraya yüksel­di. İstanbul’da yapılan zammın ardından bir zam kararı da Ankara’dan geldi.</p>

<p>Elips Haber’e açıklamalarda bulunan Ankara Pideciler Simitçiler ve Çörekçiler Esnaf Odası Başkanı Savaş Delibaş, “15 lira olan simit fiyatı Ocak ayında 20 lira, Mart ayında ise 30 lira olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Ticaret Bakanlığı KDV indirimi sözünü tutmadı"</h2>

<p>Başkent Ankara’da Ağustos (2025) ayında alınan kararla simit fiyatlarının 20 TL olduğunu belirten Savaş Delibaş, “Ticaret Bakanlığı, ağustos ayında alınan bu kararın uygulanmamasını istedi. Biz de KDV’de indirim talep ettik ama bugüne kadar bu konuda bir gelişme yaşanmadı. Ağustos ayında alınan zam kararını 1 Ocak’tan itibaren uygulayacağız” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ankara’da simit fiyatı Mart ayında 30 TL olacak</h2>

<p>Delibaş, 1 Ocak’taki zam uygulamasının ardından, kademeli bir zam gerçekleşeceğini ve Ankara’da simit fiyatlarının Mart ayında ise 30 TL olacağını söyledi.</p>

<p>Savaş Delibaş, konuyla ilgili olarak kamuoyunu pazartesi günü yapacakları bir açıklama ile bilgilendireceklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Dursun Erkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber, Yurt</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ankarada-simit-fiyatlarina-dev-zam</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Dec 2025 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/12/ankara-simit-zam.png" type="image/jpeg" length="19454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yılbaşı öncesi ‘sahte içki’ uyarısı: Tüketiciler nelere dikkat etmeli?]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/yilbasi-oncesi-sahte-icki-uyarisi-tuketiciler-nelere-dikkat-etmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/yilbasi-oncesi-sahte-icki-uyarisi-tuketiciler-nelere-dikkat-etmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yılbaşına sayılı günler kala vatandaşlara sahte içki uyarısında bulunan Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar, “Şişede bandrole mutlaka dikkat edilmeli. Paranın üzerindeki gibi, yanardönerli ve dikkat çekici bir bandrol olmalı. Şişede herhangi bir tahribat olmaması gerekir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yılbaşında alkol tüketiminin artmasıyla birlikte, piyasaya sürülen sahte içkiler yeniden gündeme geldi. Özellikle metil alkol içeren ürünler, ilk saatlerde belirti vermeden ilerleyip kalıcı körlük ve ölüme kadar uzanan ağır tablolara neden olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Elips Haber’e konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tekel Bayileri Yardımlaşma Derneği Başkanı Erol Dündar, yüksek fiyatlar, vergi yükü ve yetersiz denetimlerin sahte içki tablosunu derinleştirdiğini söyledi. Tüketicilere ‘sahte içki’ konusunda uyarılarda bulunan Dündar, “Şişede nelere dikkat edilmesi gerektiğine gelirsek; birincisi bandrole mutlaka dikkat edilmeli. Paranın üzerindeki gibi, yanardönerli ve dikkat çekici bir bandrole sahip olması gerekiyor. İkincisi ise şişede herhangi bir tahribat olmaması. Orijinal şişelerde tahribat olmaz, bu kaliteyi belli eder. Doldurulan şişelerde ise mutlaka tahribat söz konusu olur. Çünkü bu şişeler toplanarak tekrar doldurulduğu için çizik, çatlak gibi durumlar görülebilir. Özellikle insanlara “free shop ürünü” denilerek satılan sahte alkollerde, yurt dışı bandrollerine benzeyen ve teyidi daha zor olan bandroller kullanılıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“Sahte alkol genelde bilinen adreslerden çıkıyor”</h2>

<p><strong><em>Bir tüketici, satın aldığı alkollü içkinin sahte olup olmadığını ilk bakışta veya kullanım öncesinde nasıl anlayabilir?</em></strong></p>

<p>Genelde sahte alkollerin çıktığı yerler belli. Bunu geçen yıl yaşanan vakalarda da gördük. Yaklaşık 100 kişinin hayatını kaybettiği olaylarda sahte alkolün çoğunlukla pet şişelerde satıldığı ortaya çıktı. Aslında sahte alkolün, orijinal alkol şişelerinde tüketiciye sunulması çok yaygın değil. Tüketici genellikle bunun sahte alkol olduğunu bilerek tüketiyor ya da kişiler çoğu zaman bunu kendileri imal etmeye çalışıyor. Onca vakanın içinde yalnızca bir ya da iki olayda tekel bayiden satış gerçekleştiği tespit edildi. Bu vakalarda bile ürünlerin çoğunlukla pet şişelerde satıldığı görüldü. Yani müşteri, bunun sahte olduğunu bilerek satın alıyor. Fiyatların çok yüksek olması nedeniyle orijinal ürüne ulaşamayan vatandaş, sahte alkole yöneliyor.</p>

<h2>“Yüksek fiyatlar vatandaşı sahte alkole yönlendiriyor”</h2>

<p><strong><em>Sahte alkol bugün ne kadar ulaşılabilir durumda? Bu ürünler en çok hangi kanallar üzerinden piyasaya sürülüyor ve tüketici neden bu kadar kolay risk altına giriyor?</em></strong></p>

<p>Bu durum tamamen fiyatlardan kaynaklanıyor. Enflasyon nedeniyle vatandaş, çoğu zaman fiyatı daha uygun olduğunu düşündüğü alternatiflere, tehlikeli olmasına rağmen yöneliyor. Bugün 35 cl’lik bir alkolün fiyatı 500 TL’nin altında değil. Ortalama bir kişinin günlük kazancına baktığımızda 1.500 TL ile 2.000 TL arasında değişiyor. Bu kişinin kira ve diğer giderleri de var. Bu nedenle alkole ayırdığı pay oldukça sınırlı kalıyor. Kaçak alkolün bu kadar yaygın olmasının temel nedeni ÖTV. Bir ürünün yüzde 75’i vergi olursa, bin liralık bir ürünün 750 TL’si vergiye giderse, bu durum otomatik olarak kaçak ürünü cazip hâle getirir. ÖTV düşürüldüğünde bu sorun büyük ölçüde ortadan kalkar. Son iki-üç yıldır Türk lirasının sahtesi yapılmıyor. Çünkü değeri yok ve maliyeti kurtarmıyor. Sigarada da durum benzer. Bir paket sigaranın yüzde 85’i, yani 16 dalı vergi olursa bu durum kaçakçıların iştahını kabartıyor.</p>

<h2>“Şişe ve bandrol detayları hayati önem taşıyor”</h2>

<p><strong><em>Alkollü içki şişelerinde kullanılan yeni bandrol sistemi nasıl çalışıyor? Tüketiciler bandrol üzerinden orijinal ürün ile sahte ürünü ayırt ederken nelere dikkat etmeli?</em></strong></p>

<p>Şişede nelere dikkat edilmesi gerektiğine gelirsek; birincisi bandrole mutlaka dikkat edilmeli. Paranın üzerindeki gibi, yanardönerli ve dikkat çekici bir bandrole sahip olması gerekiyor. İkincisi ise şişede herhangi bir tahribat olmaması. Orijinal şişelerde tahribat olmaz, bu kaliteyi belli eder. Doldurulan şişelerde ise mutlaka tahribat söz konusu olur. Çünkü bu şişeler toplanarak tekrar doldurulduğu için çizik, çatlak gibi durumlar görülebilir. Özellikle insanlara “free shop ürünü” denilerek satılan sahte alkollerde, yurt dışı bandrollerine benzeyen ve teyidi daha zor olan bandroller kullanılıyor. Farklı ülkelerin bandrolleri taklit edilerek ürünler piyasaya sürülüyor ve “free shop ürünü” adı altında satılıyor. Oysa Türkiye bandrolleri bellidir. Renkleri sarıdır ve bu bilgiye internetten çok kolay ulaşılabilir. Bu yıl piyasaya sürülecek yeni bandroller ise hafif yeşilimsi renkte olacak. Vatandaş sigara paketlerinde de yeni bandrollerle karşılaşabilir. Bu nedenle farklı bandrollü ürün gördüğünde hemen sahte olduğunu düşünmemeli. Çünkü bu yıl alkol ve sigara ürünleri yeni bandrollerle piyasaya sunulacak. Türkiye bandrolü her zaman kendini belli eder; üzerinde kod bulunur ve bu kodlar üzerinden sorgulama yapılabilir. Ayrıca Türkiye’nin barkod kodu 860 ile başlar. Vatandaş buradan da ürünün menşeini anlayabilir. Son dönemde piyasaya sürülen sahte alkollerde özellikle yurt dışı bandrolleri taklit edilerek ürünler “free shop ürünü” olarak sunuluyor.</p>

<h2>“Sahte alkol sadece tekel bayilerde satılıyormuş gibi bir algı oluşturuluyor”</h2>

<p><strong><em>Sahte alkolle mücadelede devletin yürüttüğü denetimleri yeterli buluyor musunuz? Mevcut uygulamalar sahadaki sorunu ne ölçüde engelleyebiliyor? </em></strong></p>

<p>Mevcut cezalar kesinlikle yeterli değil. Bana göre kaçak alkol üretip satan kişilerin cezaları, kasten insan öldürme kapsamında değerlendirilmelidir. Çünkü insanlar bu nedenle hayatını kaybediyor. Bu suç, birini kasten silahla öldürmekten farksız. Kaçak ürün satan ruhsatlı bir işletme varsa, ruhsatı ve tüm belgeleri derhal iptal edilmeli ve işletme kapatılmalı. Yaptırımlar ağır olursa insanlar bunu satmaya cesaret edemez. Para cezasıyla kurtuldukları için bu riski göze alıyorlar. “Yakalanırsam ne olur ki” mantığıyla üretmeye ve satmaya devam ediyorlar. Ancak hapis cezası ve ruhsat iptali gibi yaptırımlar olursa, en azından yasal işletmeler bu işe cesaret edemez.</p>

<p>Her yılbaşı döneminde maalesef zincir marketlerin yaptığı bir propaganda var. Sanki kaçak alkolü tekel bayiler satıyormuş gibi eski haberler tekrar tekrar medyanın önüne getiriliyor ve sosyal medyada dolaşıma sokuluyor. Elbette meslektaşlarımız arasında bu suçu işleyenler yok mudur, vardır. Ancak bu oran yüzde 5’i geçmez. Türkiye genelinde yaklaşık 50 bin tekel bayii varken bu oran yüzde 5’in altında kalmasına rağmen, sanki sahte alkol sadece tekel bayilerde satılıyormuş ve her tekel bayide bu ürün varmış gibi bir algı oluşturuluyor. Amaç, yılbaşı dönemindeki tüketimi zincir marketler çevresinde tutmak. Bunun dışında bir amaçları yok. Oysa bu ölümler yıl içinde, yılbaşı döneminden çok daha fazla yaşanıyor. Örneğin geçen yıl sadece Zeytinburnu’nda, bir hafta içinde 45 kişi kaçak alkol nedeniyle hayatını kaybetti. Buna rağmen olaylar sanki tekel bayilerden kaynaklanıyormuş gibi gösteriliyor. Bu çok yanlış bir algı oluşturuyor.</p>

<h2>“Denetimler yeterli olsa piyasada bu kadar sahte alkol olmaz”</h2>

<p><strong><em>Sahte alkol üreten ve piyasaya süren kişiler için öngörülen cezalar sizce yeterince caydırıcı mı? Yasal düzenlemelerde değişiklik ihtiyacı görüyor musunuz?</em></strong></p>

<p>Bu konuda biz devlete sürekli şunu söylüyoruz: Denetimler sıkılaştırılmalı. Gerçekten önlem alınmak isteniyorsa, yalnızca ürünü bir noktaya getiren kaçakçının değil, imalathanenin yok edilmesi gerekiyor. Siz aradaki dağıtıcıyı yakalıyorsunuz ama o kişi başka bir imalathane buluyor ve sahte alkol ile ürünleri satmaya devam ediyor. Kâr marjı cazip olduğu sürece yaptığı yanlışa devam ediyor. Denetimler bize göre yetersiz. Bundan sekiz-on yıl önce kaçak CD olayı vardı. Devlet, sıkı denetimlerle bunu bir hafta içinde bitirdi. Eğer birileri birilerine rüşvet yedirmese, yüksek makamlarda bağlantıları olmasa bu kadar yaygın olmaları mümkün değil. İstenirse çok kısa sürede yok edilmesi mümkün. Denetimler yeterli olsa piyasada bu kadar sahte alkol olmaz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Albina Sıla Aslan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/yilbasi-oncesi-sahte-icki-uyarisi-tuketiciler-nelere-dikkat-etmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Dec 2025 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2025/12/sahte-icki-7.gif" type="image/jpeg" length="71682"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
