<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Elips Haber</title>
    <link>https://www.elipshaber.com</link>
    <description>Elips Haber ile Türkiye'den ve dünyadan siyasetten magazine, spordan sanata kadar her konuda son dakika haberlerini ve güncel köşe yazılarını takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.elipshaber.com/rss/cevre-iklim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır. Haberler bağlantı içerecek şekilde kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 23:56:58 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/rss/cevre-iklim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya’da mikroplastik alarmı: Kirlilik normalin 65 kat üzerine çıktı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/alanyada-mikroplastik-alarmi-kirlilik-normalin-65-kat-uzerine-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/alanyada-mikroplastik-alarmi-kirlilik-normalin-65-kat-uzerine-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın turizm merkezi Alanya’da yapılan mikroplastik kirliliği araştırmasında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Bazı bölgelerdeki kirliliğin Akdeniz’deki mevcut seviyenin 60-65 kat üzerinde olduğu belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Alanya ilçesi kıyılarında gerçekleştirilen mikroplastik kirliliği araştırmasının sonuçları açıklandı. Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ve ekibinin yaptığı çalışmada, bazı noktalarda mikroplastik yoğunluğunun Akdeniz’deki mevcut kirlilik seviyesinin 60-65 kat üzerinde olduğu tespit edildi. AA'nın haberine göre Alanya kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin kaynağını belirlemek amacıyla gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kirliliğin kaynağı araştırıldı</h2>

<p>Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, mart ayından bu yana Adana kıyılarından başlayarak Kemer ve Fethiye’ye kadar uzanan bölgede mikroplastik kirliliğine yönelik incelemeler yaptıklarını belirtti. Kış ve ilkbahar aylarında meydana gelen aşırı yağışların, çevrede biriken atıkların denize taşınmasında etkili olduğunu ifade eden Gündoğdu, kaçak deşarjlar ve yasa dışı dökümlerle oluşan mikroplastiklerin akıntılar yoluyla Adana ve Mersin’den Alanya ile Fethiye hattına kadar ulaştığını söyledi. Alanya Belediyesinin talebi üzerine ilçede 4 günlük arazi çalışması gerçekleştirdiklerini aktaran Gündoğdu, 4 farklı istasyon ile 2 arıtma tesisi çıkış suyundan örnekler aldıklarını belirtti.</p>

<h2>Plastik geri dönüşüm tesisleri işaret edildi</h2>

<p>Araştırma sonuçlarına ilişkin bilgi veren Gündoğdu, arıtma tesislerinden birinde çok küçük çaplı bir sorun tespit edildiğini, ancak denizden alınan örneklerde önemli bulgulara ulaşıldığını söyledi. Gündoğdu, bazı istasyonlarda tespit edilen plastik kirliliğinin yüzde 60, bazı istasyonlarda ise yüzde 93 oranında plastik geri dönüşüm tesislerinde özel olarak parçalanan plastiklerden kaynaklandığını belirtti.</p>

<h2>“Kirlilik devam ederse turizm etkilenecek”</h2>

<p>Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, denize giren vatandaşların rahatsız olduğu kirliliğin bilimsel verilerle ortaya konulması amacıyla Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ve ekibiyle ortak çalışma yaptıklarını açıkladı. Alanya’nın turizm açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Özçelik, Türkiye’nin 2025 yılında 60 milyar doların üzerinde turizm geliri elde ettiğini, Antalya’nın bu gelir içerisindeki payının yaklaşık 17 milyar dolar olduğunu ifade etti. Turistlerden yoğun şikayetler aldıklarını belirten Özçelik, kirliliğin devam etmesi halinde Akdeniz çanağının tercih edilen turizm bölgeleri arasında gerileyeceğini söyledi.</p>

<p>Özçelik, kirliliğe neden olan Mersin ve Adana’daki katı atık geri dönüşüm tesislerinin daha sıkı denetlenmesi ve denizlere atık bırakmayacak şekilde faaliyet göstermelerinin sağlanması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/alanyada-mikroplastik-alarmi-kirlilik-normalin-65-kat-uzerine-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2024/03/antalya-alanya.JPG" type="image/jpeg" length="20033"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa'nın plastik atıkları Türkiye'ye getiriliyordu: 5 şehirde mikroplastik alarmı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/avrupanin-plastik-atiklari-turkiyeye-getiriliyordu-5-sehirde-mikroplastik-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/avrupanin-plastik-atiklari-turkiyeye-getiriliyordu-5-sehirde-mikroplastik-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Akdeniz bölgesinde denizde ve kıyıda mikroplastik kirlilik oluşturduğu belirtilen tesislere yönelik seri denetimler başlattı. Bu kapsamda 22 tesise 47 milyon TL idari para cezası uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre; Akdeniz bölgesinde denizde ve kıyıda mikroplastik kirliliği oluştuğu yönündeki iddialar üzerine 1 Temmuz’dan itibaren seri denetimler başlatıldı. Adana, Antalya, Hatay, Mersin ve Muğla’da atık su ve atık konulu 491 denetim yapıldı. İhlal tespit edilen 15 tesise toplam 26 milyon 847 bin TL idari ceza uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>5.8 milyon lira ceza</h2>

<p>İl Müdürlükleri tarafından yapılan denetimlerin yanı sıra bakanlığın merkez teşkilatı denetim ekipleri de Adana ve Mersin’de atık geri dönüşüm tesisleri ile atık su arıtma tesislerinde denetim başlattı. Kirletici vasfı yüksek olan 142 tesis denetim planlamasına alındı. Devam eden denetimler kapsamında 27 Temmuz’dan bugüne kadar 39 denetim gerçekleştirildi. Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Seyhan Atıksu Arıtma Tesisi'nde yapılan denetimde, atık suların bir kısmının arıtma tesisine alınmadan ve arıtma prosesinden geçirilmeden deşarj edildiği tespit edildi. Geçen yıl da aynı ihlal nedeniyle ceza kesilen tesisle ilgili Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi'ne, bu kez 2 katı yaptırımla 5 milyon 874 bin TL idari ceza uygulandı. 39 denetim kapsamında Seyhan Atıksu Arıtma Tesisi dahil, çevre mevzuatına aykırı faaliyet gösterdiği tespit edilen 7 işletmeye toplam 20 milyon 732 bin TL idari ceza uygulandı. Bölgede denetimler devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/avrupanin-plastik-atiklari-turkiyeye-getiriliyordu-5-sehirde-mikroplastik-alarmi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/08/m-i-k-r-o-p-l-a-s-t-i-k-k-i-r-l-i-l-i-k-o-l-u-s-t-u-r-a-n-22-t-e-s-i-s-1443487-429321.jpg" type="image/jpeg" length="49219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'den getirilen plastik çöpler, Çukurova'yı tehdit ediyor!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ingiltereden-getirilen-plastik-copler-cukurovayi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ingiltereden-getirilen-plastik-copler-cukurovayi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere merkezli The Guardian'ın yayımladığı araştırmada, İngiltere'den Türkiye'ye gönderilen plastik atıkların işlendiği Adana'daki geri dönüşüm tesislerinin çevresindeki sulama kanallarında yüksek seviyede mikroplastik kirliliği tespit edildiği öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>The Guardian tarafından yayımlanan araştırmada, İngiltere'den Türkiye'ye ihraç edilen plastik atıkların işlendiği Adana'daki geri dönüşüm tesislerinin çevresindeki su kanallarında yoğun plastik ve mikroplastik kirliliği tespit edildiği öne sürüldü. Haberde, söz konusu su yollarının yoğun yağışların ardından çevredeki tarım arazilerine taşarak Türkiye'nin en verimli tarım bölgelerinden biri olan Çukurova Ovası'ndaki sulama kanallarına bağlandığı belirtildi. Araştırmada, bu durumun tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından risk oluşturabileceği ifade edildi.</p>

<p>The Guardian, araştırma sonuçlarının gelişmiş ülkelerin plastik atıklarını atık yönetimi altyapısı daha zayıf ülkelere göndermesiyle ilgili "atık sömürgeciliği" tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığını yazdı. Haberde yer alan verilere göre İngiltere, 2025 yılında sekiz yılın en yüksek seviyesine ulaşarak 675 bin ton plastik atık ihraç etti. Bu miktarın 139 bin tonunun Türkiye'ye gönderildiği aktarıldı. Aynı dönemde Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye'ye yapılan plastik atık ihracatının da bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 500 bin tonun üzerine çıktığı belirtildi.</p>

<h2>Adana'ya 52 bin ton plastik atık </h2>

<p>Araştırmada, İngiltere merkezli Çevresel Soruşturma Ajansı'nın (Environmental Investigation Agency - EIA) analizlerine yer verildi. The Guardian'ın aktardığı analize göre, Mayıs 2021 ile Temmuz 2024 arasında İngiltere'den Türkiye'ye gönderilen plastik atıkların yaklaşık yüzde 13'ü Adana'daki sekiz geri dönüşüm tesisine ulaştı. Bu dönemde 13 İngiliz şirketi tarafından Adana'daki tesislere 545 sevkiyat gerçekleştirildiği ve yaklaşık 52 bin ton plastik atık gönderildiği belirtildi. Haberde, ihracatçı şirketlerin yasa dışı faaliyet yürüttüğüne ilişkin herhangi bir iddianın bulunmadığı ifade edilirken, İngiltere mevzuatına göre şirketlerin ihraç ettikleri plastik atıkların çevreye uygun şekilde geri dönüştürüldüğünü doğrulama yükümlülüğü olduğu aktarıldı. Bu yükümlülüğün yalnızca atığın gönderilmesini değil, gönderildiği ülkede çevre standartlarına uygun biçimde işlenmesini de kapsadığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Mikroplastik yoğunluğunda artış tespit edildiği belirtildi</h2>

<p>Araştırmada görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi'nden deniz biyoloğu Sedat Gündoğdu, mikroplastik örneklerini kendisinin topladığını belirterek Türkiye'ye plastik atık ithalatının tamamen yasaklanması çağrısında bulundu. Gündoğdu, mikroplastik içeren atık suların sulama kanallarına bırakılmasının tarımsal kirlilik ve gıda güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. The Guardian'ın aktardığı araştırmaya göre, geri dönüşüm tesislerinin aşağı kesimindeki kanaldan alınan su örneklerinde mikroplastik yoğunluğu, tesislerin üst bölümünden alınan örneklere göre yaklaşık 10 kat daha yüksek ölçüldü.</p>

<p>Araştırmada ayrıca geri dönüşüm faaliyetleriyle bağlantılı plastik peletler, plastik film parçaları ve plastik kırıntılarının da tespit edildiği belirtildi.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ingiltereden-getirilen-plastik-copler-cukurovayi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/08/adana-cop.jpg" type="image/jpeg" length="56347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım arazilerinde yeni dönem: Hobi bahçeleri ve bağ evi için karar çıktı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/tarim-arazilerinde-yeni-donem-hobi-bahceleri-ve-bag-evi-icin-karar-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/tarim-arazilerinde-yeni-donem-hobi-bahceleri-ve-bag-evi-icin-karar-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik değişikliğiyle tarım arazilerinin korunması ve kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler yapıldı. Bağ evi kurulmasına izin verilen tarım arazilerinin yüzölçümü 5 hektardan 2 hektara düşürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım arazilerinde tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım amaçlı başvurulara yönelik yeni düzenlemeye gidildi. Tarım ve Orman Bakanlığınca hazırlanan "Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik değişikliğiyle, yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce yapılan başvuruların nasıl değerlendirileceğine ilişkin geçici madde eklendi.</p>

<h2>Eski başvurular eski hükümlere göre değerlendirilecek</h2>

<p>Yapılan düzenlemeye göre, yönetmeliğin yürürlük tarihinden önce Bakanlık birimlerine yapılan tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım amaçlı başvurular, yürürlükten kaldırılan 9 Aralık 2017 tarihli "Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik" hükümleri kapsamında değerlendirilecek. Bu kapsamda, başvuru süreci daha önce başlatılmış olan işlemler mevcut mevzuata göre sonuçlandırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Bağ evi alanında yeni kriter</h2>

<p>Yönetmelikte tarımsal amaçlı yapıların kriterlerinde de değişikliğe gidildi. Daha önce üzerine bağ evi kurulmasına izin verilen tarım arazilerinin en az 5 hektar olması gerekirken, yeni düzenlemeyle bu sınır 2 hektara indirildi. Yapılan değişiklikle birlikte tarım arazilerinin kullanım şartları yeniden belirlenirken, tarımsal faaliyetlerin korunması ve arazi kullanımının düzenlenmesi hedeflendi. Yönetmelik, 4 Nisan 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/tarim-arazilerinde-yeni-donem-hobi-bahceleri-ve-bag-evi-icin-karar-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/04/hobi-bahcesi.jpg" type="image/jpeg" length="20531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Suyu kirleten 4 işletmeye 4,8 milyon lira ceza]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/suyu-kirleten-4-isletmeye-48-milyon-lira-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/suyu-kirleten-4-isletmeye-48-milyon-lira-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ'da atıklarıyla su kaynaklarını kirlettikleri belirlenen 4 işletmeye toplam 4 milyon 824 bin 987 lira ceza uygulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tekirdağ'da çevre ve su kaynaklarının korunmasına yönelik denetimlerini sürdüren Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, mevzuata aykırı faaliyetlerde bulunduğu belirlenen 4 işletmeye toplam 4 milyon 824 bin 987 lira idari para cezası uyguladı. Müdürlükten yapılan açıklamada, su kirliliğinin önlenmesine yönelik gerçekleştirilen denetimlerde, çevre mevzuatına aykırı uygulamalar tespit edilen 4 işletme hakkında idari işlem başlatıldığı belirtildi. Denetimler kapsamında işletmelere eksikliklerin giderilmesi konusunda gerekli uyarıların da yapıldığı belirtilirken, çevrenin ve su kaynaklarının korunmasına yönelik denetimlerin aralıksız devam edeceği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/suyu-kirleten-4-isletmeye-48-milyon-lira-ceza</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/08/suyu-kirlatana-ceza-tekirdag.jpg" type="image/jpeg" length="83491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Kurnaz’dan Türkiye’ye sıcak hava uyarısı: Asıl tehlike gece başlıyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/prof-kurnazdan-turkiyeye-sicak-hava-uyarisi-asil-tehlike-gece-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/prof-kurnazdan-turkiyeye-sicak-hava-uyarisi-asil-tehlike-gece-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim uzmanı Prof. Dr. Levent Kurnaz, Türkiye ve Avrupa’da etkisini artıran sıcak hava dalgaları ve orman yangınlarına ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Kurnaz, aşırı sıcakların artık olağanüstü hava olayları olmaktan çıktığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Prof. Dr. Levent Kurnaz, 13-19 Temmuz haftasına ilişkin iklim değerlendirmesinde, küresel sıcaklık artışının etkilerinin artık daha görünür hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Kurnaz, okyanus sıcaklıklarının rekor seviyelerde seyretmeye devam ettiğine dikkat çekerek, denizlerde biriken yüksek enerjinin Akdeniz Havzası’ndaki aşırı sıcak hava dalgalarını güçlendirdiğini belirtti.</p>

<p>Akdeniz üzerindeki durağan yüksek basınç sisteminin İtalya, Yunanistan ve İspanya’da sıcaklıkları kritik seviyelere taşıdığını ifade eden Kurnaz, daha önce İç ve Doğu Anadolu’da görülen “geceleri soğuyamama” sorununun artık Akdeniz’in tamamında hissedildiğini kaydetti.</p>

<p>Kurnaz, aşırı sıcakların artık geçici bir hava olayı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, sağlık sistemlerinden enerji altyapısına, yerel yönetimlerden çalışma düzenine kadar birçok alanın bu yeni koşullara göre hazırlanması gerektiğini söyledi.</p>

<h2>Türkiye’de ikinci sıcak hava dalgası yaklaşıyor</h2>

<p>Prof. Dr. Kurnaz, Türkiye’de yaz döneminin ikinci büyük sıcak hava dalgasının işaretlerinin görülmeye başladığını açıkladı.</p>

<p>Batı Akdeniz’de deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin 3 ila 4 derece üzerinde olduğunu belirten Kurnaz, önümüzdeki günlerde İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde sıcaklıkların 34-35 dereceye ulaşmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Ege ve Akdeniz’in iç kesimlerinde ise sıcaklıkların 40-42 derece seviyelerine çıkabileceğini aktaran Kurnaz, asıl tehlikenin yalnızca gündüz ölçülen sıcaklıklar olmadığını vurguladı.</p>

<p>Gece sıcaklıklarının yüksek kalmasının insan vücudunun gün içinde biriken ısı yükünden kurtulmasını engellediğini belirten Kurnaz, bunun özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik rahatsızlığı bulunanlar ve açık alanda çalışanlar için ciddi risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Kurnaz, belediyelerin kentsel ısı eylem planlarını devreye alması, açık alanda çalışanların çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi ve serinleme alanlarının artırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Tahmin aşaması bitti” diyen Kurnaz, artık toplumların korunma ve uyum kapasitesinin sınanacağı bir döneme girildiğini belirtti.</p>

<h2>Sıcaklık değil can kaybı konuşulmalı</h2>

<p>Kurnaz, Avrupa’da yaşanan sıcak hava dalgalarının etkisinin yalnızca sıcaklık rekorlarıyla değil, insan hayatına olan etkileriyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Carbon Brief’in aktardığı verilere değinen Kurnaz, haziran ayında Avrupa genelinde yaşanan sıcak hava dalgasının 21 binden fazla “fazladan ölümle” ilişkilendirildiğini aktardı. Bu sayının Fransa’da 2 bin 700’ü, Almanya’da ise 5 bini geçtiğini belirtti.</p>

<p>ABD’de devam eden sıcak hava dalgasında da en az 30 kişinin hayatını kaybettiğini ifade eden Kurnaz, aşırı sıcakların sağlık açısından ciddi bir tehdit haline geldiğini vurguladı.</p>

<p>İngiltere’de 30 derecenin üzerinde geçen gün sayısının arttığını, Fransa’da sıcaklıkların orman yangınlarını tetiklediğini belirten Kurnaz, Kanada’daki yangınlardan yayılan dumanların ABD’nin kuzeydoğusuna kadar ulaştığını söyledi.</p>

<p>Türkiye’de İstanbul, İzmir, Kütahya ve Aydın’da çıkan orman yangınlarının da bu küresel tablonun bir parçası olduğunu belirten Kurnaz, yüksek sıcaklık, düşük nem, kuruyan bitki örtüsü ve rüzgârın yangın riskini birlikte artırdığını ifade etti.</p>

<h2>COP31 için “beton değil içerik” mesajı</h2>

<p>Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da yapılması planlanan COP31 İklim Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurnaz, hazırlıkların yalnızca fiziki altyapıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Antalya EXPO alanındaki çalışmaların sürdüğünü belirten Kurnaz, zirvenin başarısının konferans alanlarıyla değil, ortaya konulacak somut iklim politikalarıyla ölçüleceğini ifade etti.</p>

<p>“Dökülen beton miktarı bizi ilgilendirmiyor” diyen Kurnaz, Türkiye’nin zirve başkanlığının ancak Akdeniz ve Orta Asya gibi kırılgan bölgelerin su ve gıda güvenliği sorunlarını gündeme taşıması halinde anlam kazanacağını söyledi.</p>

<p>Kurnaz, COP31 gündeminde elektrifikasyon hedeflerinin de önemli bir yer tuttuğunu belirterek, 2035’e kadar yüzde 35 elektrifikasyon hedefinin Avrupa Birliği, Birleşik Krallık, Kanada ve COP başkanlıkları tarafından desteklendiğini aktardı.</p>

<p>Ancak bu dönüşümün uyum politikaları, finansman ve sosyal koruma mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h2>Türkiye sanayisi için dönüşüm uyarısı</h2>

<p>Avrupa Birliği’nin 2040 Elektrifikasyon Eylem Planı’na da değinen Kurnaz, elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 46’ya çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi.</p>

<p>Plan kapsamında ısı pompası kullanımının artırılması, elektrikli araç altyapısının geliştirilmesi ve sanayinin elektrifikasyonuna yönelik desteklerin artırılması öngörülüyor.</p>

<p>Kurnaz, bu gelişmelerin Türkiye açısından yalnızca enerji politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile birlikte düşünüldüğünde Türkiye’nin Avrupa’ya ihracat yapan sanayi kuruluşlarının hızlı bir dönüşüm sürecine girmek zorunda kalacağını ifade eden Kurnaz, “elektrikle dönüş ya da pazar dışında kal” riskiyle karşı karşıya kalınabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle elektrik şebekesinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması ve sanayinin temiz enerjiye erişiminin güvence altına alınması gerektiğini kaydetti.</p>

<h2>Buzullar erirken iklim kayıtları da kayboluyor</h2>

<p>Kurnaz, Kuzey Kutbu’ndaki buzulların erimesinin yalnızca deniz seviyeleri açısından değil, bilimsel verilerin korunması açısından da büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Svalbard bölgesinin küresel ortalamadan yaklaşık yedi kat daha hızlı ısındığını belirten Kurnaz, buz çekirdeklerinde bulunan binlerce yıllık iklim kayıtlarının yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu kayıtların geçmiş atmosfer koşulları ve sıcaklık değişimleri hakkında önemli bilgiler sunduğunu belirten Kurnaz, doğal iklim arşivlerinin kaybının geleceğe yönelik iklim modellerini de olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<p>Kurnaz değerlendirmesini, “Bu bir kötümserlik değil. Bu, verilere dayalı bir gerçekçilik” sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/prof-kurnazdan-turkiyeye-sicak-hava-uyarisi-asil-tehlike-gece-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/11/hava-sicakligi-azalacak.webp" type="image/jpeg" length="75490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni maymun türü keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/yeni-maymun-turu-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/yeni-maymun-turu-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kongo Demokratik Cumhuriyeti yağmur ormanlarında, pembeye çalan turuncu dudakları ve çıkardığı kükremeyi andıran seslerle diğer maymun türlerinden kolayca ayırt edilebilen yeni bir tür keşfedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti yağmur ormanlarında yeni maymun türü keşfedildi</p>

<p>"PLoS One" dergisinde yayımlanan araştırmaya göre bilim insanları, ülkenin Lomami Milli Parkı'nın yağmur ormanlarında, yüksek ağaç tepelerinde yaşayan maymunun ilk kez 2008 yılında yerel halk tarafından görüldüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar yapılan detaylı incelemeler sonucu maymunun, daha önce bilim dünyasında tanımlanmamış bir türe ait olduğunu tespit etti.</p>

<p>Bilim insanları, ülkenin biyolojik çeşitliliğine atıfla "Colobus congoensis" adını verdikleri maymunun, son 75 yılda Afrika kıtasında keşfedilen beşinci maymun türü olduğunu vurguladı.</p>

<p>Yaklaşık 7 kilogram ağırlığındaki maymunun, siyah kürke, pembeye çalan turuncu renkte dudaklara ve göz çevresinde gri renkte bir bölgeye sahip olduğunu aktaran araştırmacılar, kolobus maymunları grubuna ait bu türün, aynı gruptaki diğer maymunlardan farklı olarak kükremeyi andıran sesler çıkardığını ve bu seslerin türü ayırt eden özelliklerden biri olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/yeni-maymun-turu-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/05/maymun.jpg" type="image/jpeg" length="94517"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Varto’da yurttaşların JES nöbeti devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/vartoda-yurttaslarin-jes-nobeti-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/vartoda-yurttaslarin-jes-nobeti-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş'un Varto ilçesinde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı başlatılan çadır nöbeti 73'üncü gününe girdi. Çevre kirliliği ve doğa talanına karşı sürdürülen eylemi bugün Goşkar ve Keçan köyü sakinleri devraldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş’un Varto ilçesine bağlı Xwarik köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı yerel halkın protestosu sürüyor. Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde kurulan direniş çadırında, çevre köylerden gelen yurttaşların da katılımıyla eylemlilik süreci kararlılıkla devam ettiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Varto'da tarım arazilerini ve doğal yaşamı tehdit ettiği gerekçesiyle JES projesine karşı başlatılan çadır nöbeti eylemi, çevre köylerin desteğiyle büyüyor. Direnişin gerçekleştirildiği çadıra, kadınların öncülüğünü vurgulayan ve doğanın korunmasına dikkat çeken, “Hepimizin bir anası vardır. O da toprak anadır. Varto’da topraklarımıza dokundurtmayacağız. Vartolu kadınlar bu talanı reddediyor” yazılı pankart asıldı.</p>

<p>73'üncü gününe ulaşan doğa nöbetinde, her gün farklı köy sakinleri çadırı ziyaret ederek nöbeti devralıyor ve bölgedeki dayanışmayı güçlendiriyor.</p>

<h2>Köylülerden anadilde tepki</h2>

<p>Projenin iptal edilmesini isteyen bölge halkı, nöbet eylemini organize bir şekilde sürdürüyor. Bugün gerçekleştirilen devir teslim töreninde nöbeti, bölgenin yakın köylerinden olan Goşkar ve Keçan köyü sakinleri üstlendi.</p>

<p>Nöbet çadırına gelen köylüler, tepkilerini anadillerinde dile getirerek üzerinde, “Varto de JES newazenê me. Dest menê axwa mara, hard ê mara” (Varto'da JES istemiyoruz. Toprağımıza, coğrafyamıza dokunmayın) yazılı pankart açtı. Platform üyeleri, JES projesine karşı hukuki ve fiili mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/vartoda-yurttaslarin-jes-nobeti-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-14-202411.png" type="image/jpeg" length="46339"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Varto’da JES’e karşı nöbeti 72’nci gününde]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/vartoda-jese-karsi-nobeti-72nci-gununde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/vartoda-jese-karsi-nobeti-72nci-gununde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş'un Varto ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı yerel halkın ve çevre aktivistlerinin başlattığı çadır eylemi 72. gününe ulaştı. Dönüşümlü olarak sürdürülen doğa nöbetini bugün Segiran köyü sakinleri devraldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş’un Varto (Gimgim) ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırları içerisinde, Amerika merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı tepkiler ve sivil direniş büyüyerek devam ediyor. Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde kurulan direniş çadırı, bölge köylerinin dayanışmasıyla iki ayı aşkın süredir aktif tutuluyor. Nöbet alanına asılan, “Hepimizin bir anası vardır. O da toprak anadır. Varto’da topraklarımıza dokundurtmayacağız. Vartolu kadınlar bu talanı reddediyor” yazılı pankartla çevre sakinleri projeye karşı kararlılık mesajı veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Bölge sakinleri nöbeti dönüşümlü devralıyor</h2>

<p>Projenin kapsadığı mera ve tarım alanlarının zarar görmesini istemeyen bölgedeki 16 köyün sakinleri, çadır eylemini ilk günden bu yana organize bir şekilde, dönüşümlü olarak sürdürüyor. 72'nci gününe giren ekoloji mücadelesinde nöbet sırası bu kez Segiran köyü sakinlerindeydi. Çadıra gelerek direnişi devralan köylüler, doğanın, su kaynaklarının ve hayvancılık meralarının enerji şirketlerinin faaliyetlerine kurban edilmesine izin vermeyeceklerini ifade ettiler.</p>

<p>Bölge halkı, tesisin kurulmak istendiği alanın Türkiye'nin en aktif deprem bölgelerinden biri olan Karlıova-Varto fay hattı üzerinde yer aldığına dikkat çekerek jeotermal sondaj çalışmalarının sismik riskleri ve çevre kirliliğini tetikleyeceğini belirtiyor. Hukuki mücadelelerini de sürdüren Vartolular, projeye karşı yürütmenin durdurulması talebiyle açılan davaların takipçisi olurken, alanlarındaki çadır nöbetine kararlılıkla devam edeceklerini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/vartoda-jese-karsi-nobeti-72nci-gununde</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/07/ekran-resmi-2026-07-13-193941.png" type="image/jpeg" length="66575"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okyanuslar yanıyor, Avrupa kavruluyor: Haziran ayında tarihi sıcaklık şoku!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/okyanuslar-yaniyor-avrupa-kavruluyor-haziran-ayinda-tarihi-sicaklik-soku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/okyanuslar-yaniyor-avrupa-kavruluyor-haziran-ayinda-tarihi-sicaklik-soku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde tarihin en sıcak ikinci haziran ayı yaşanırken, Batı Avrupa ve küresel deniz yüzeyi sıcaklıkları tüm zamanların rekorunu kırarak insan hayatını ve doğayı tehdit ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) verileri, iklim krizinin kapımızda değil, tam olarak hayatımızın merkezinde olduğunu kanıtladı. Yapılan analizlere göre, geçtiğimiz haziran ayında küresel kara yüzeyi sıcaklığı 16,54 dereceye ulaşarak normallerin çok üzerine çıktı. Bu değer, sanayi öncesi dönem ortalamasına göre tam 1,39 derecelik bir artış anlamına geliyor. Dünyamız, 2024 yılının ardından tarihinin en sıcak ikinci haziran ayını yaşayarak adeta bir küresel ısınma kıskacına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Batı Avrupa nefes alamıyor</h2>

<p>Sıcaklık artışını en derinden ve en acı şekilde hisseden bölge ise Batı Avrupa oldu. Bölgede nefes almayı bile zorlaştıran sıcak hava dalgaları, haziran ayı kara yüzeyi sıcaklığını 20,74 dereceye kadar çıkardı. Geçmiş yılların ortalamasını 3,05 derece aşan bu kavurucu sıcaklık, henüz bir yıl önce (Haziran 2025) kırılan rekoru da altüst etti. Avrupa genelinde ortalama sıcaklıklar normallerin 1,78 derece üzerinde seyrederken, Batı Avrupa tarihinin en sıcak haziran ayıyla mücadele etmek zorunda kaldı.</p>

<h2>Denizler ısıyı hapsediyor</h2>

<p>Kriz sadece karadaki yaşamı değil, okyanuslardaki ekosistemi de felakete sürüklüyor. Küresel deniz yüzeyi sıcaklığı haziran ayında 20,86 dereceye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, bu korkutucu tablonun iklim sisteminin durmaksızın ısı biriktirdiğini gösterdiğini vurguladı. Burgess, kalıcı olarak sıcak kalan okyanusların ve şiddetli sıcak hava dalgalarının; başta Avrupa olmak üzere dünya genelindeki insanlar, altyapılar ve tüm canlı ekosistemleri için geri dönülemez riskler barındırdığı konusunda uyardı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/okyanuslar-yaniyor-avrupa-kavruluyor-haziran-ayinda-tarihi-sicaklik-soku</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/07/sicak-hava-3.jpg" type="image/jpeg" length="20413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vartolu yurttaşların JES nöbeti, 65’inci gününde]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/vartolu-yurttaslarin-jes-nobeti-65inci-gununde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/vartolu-yurttaslarin-jes-nobeti-65inci-gununde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş'un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı başlatılan protesto nöbeti devam ediyor. Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde yürütülen eylemde, bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları projenin iptal edilmesini talep ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş’un Varto ilçesi Xwarik (Çalıdere) köyünde, ABD merkezli IGNIS H2 Enerji Üretim A.Ş. tarafından hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine yönelik tepkiler sürüyor. Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi tarafından projeye karşı başlatılan nöbet eylemi 65'inci gününü geride bıraktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Varto'da kurulması planlanan jeotermal enerji santralinin çevreye ve tarım arazilerine zarar vereceğini savunan yerel halk ve aktivistler, Çalıdere köyündeki eylemlerini sürdürüyor. Nöbet alanında kurulan çadırlara çevre koruma vurgusu yapan ve toprak bütünlüğünü savunan çeşitli pankartlar asıldı. Bölgedeki kadınlar ve gençlerin öncülük ettiği eylem, çevre örgütlerinin de gündeminde yer alıyor.</p>

<p><img alt="Varto Jes Eylemi.-1" class="detail-photo img-fluid" height="390" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/07/varto-jes-eylemi-1.jpeg" width="690" /></p>

<h2>Demokratik kitle örgütlerinden destek ziyareti</h2>

<p>Eylemin 65. gününde, bölgedeki çeşitli demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve çevre aktivistleri nöbet alanını ziyaret etti. Projenin çevresel etkilerine dikkat çeken katılımcılar, yerel halkla dayanışma içinde olduklarını belirterek sürecin hukuki ve toplumsal takipçisi olacaklarını ifade ettiler. Bölge sakinleri, jeotermal kaynak arama ve santral kurma çalışmalarının durdurulması yönündeki taleplerini yineledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/vartolu-yurttaslarin-jes-nobeti-65inci-gununde</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/varto-jes-eylemi.jpeg" type="image/jpeg" length="22019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31’e 80 bin kişi katılacak: Muafiyetler tamam]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/dunyanin-en-buyuk-iklim-zirvesi-cop31e-80-bin-kisi-katilacak-muafiyetler-tamam</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/dunyanin-en-buyuk-iklim-zirvesi-cop31e-80-bin-kisi-katilacak-muafiyetler-tamam" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Değişikliği Konferansı öncesi hazırlık sürecine ilişkin uluslararası anlaşma TBMM'ye sunuldu. Anlaşma kapsamında hazırlık toplantıları için gerekli tüm altyapı ve hizmetler Türkiye tarafından ücretsiz sağlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 İklim Değişikliği Konferansı, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek. Yaklaşık 196 ülkeden 80 bini aşkın devlet başkanı, bakan, diplomat, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılması bekleniyor.</p>

<p>Konferans öncesindeki hazırlık süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM), Türkiye ile Birleşmiş Milletler (BM) arasında imzalanan uluslararası anlaşma sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hazırlık toplantıları için tüm imkânlar ücretsiz sağlanacak</h2>

<p>Anlaşma metnine göre, 3-8 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek hazırlık toplantıları için ihtiyaç duyulan toplantı salonları, tesisler, ekipmanlar, altyapı ve diğer hizmetler Türkiye tarafından ücretsiz olarak karşılanacak.</p>

<p>Böylece konferans öncesindeki organizasyonların sorunsuz şekilde yürütülmesi için gerekli lojistik ve teknik destek sağlanmış olacak.</p>

<h2>Katılımcılar için ayrıcalık ve muafiyetler uygulanacak</h2>

<p>Anlaşma kapsamında konferansa katılacak taraf ve gözlemci ülke temsilcileri, BM ve bağlı kuruluşların yetkilileri ile diğer katılımcılara çeşitli ayrıcalık ve muafiyetler tanınacak.</p>

<p>Bu çerçevede vize ve ülkeye giriş işlemlerinin kolaylaştırılması sağlanırken, konferansın uluslararası standartlara uygun şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli hukuki ve idari düzenlemeler de hayata geçirilecek.</p>

<h2>Çevre ve sürdürülebilirlik ilkeleri esas alınacak</h2>

<p>Anlaşmanın gerekçesinde, COP31'in çevre yönetimi standartları ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda düzenleneceği vurgulandı. Konferansın çevresel etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla gerekli uygulamaların hayata geçirileceği belirtildi.</p>

<p>Gerekçede ayrıca, anlaşmayla COP31 kapsamındaki uluslararası konferans ve toplantıların düzenli ve etkin biçimde gerçekleştirilebilmesi için idari, lojistik, hukuki ve mali çerçevenin oluşturulduğu, katılımcılara tanınacak ayrıcalık ve muafiyetlerin de güvence altına alındığı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/dunyanin-en-buyuk-iklim-zirvesi-cop31e-80-bin-kisi-katilacak-muafiyetler-tamam</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 05:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/07/cop31-iklim-degisikligi-zirvesi.jpg" type="image/jpeg" length="60221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fransa’da aşırı sıcaktan bir haftada 2 binden fazla ölüm kaydedildi]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/fransada-asiri-sicaktan-bir-haftada-2-binden-fazla-olum-kaydedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/fransada-asiri-sicaktan-bir-haftada-2-binden-fazla-olum-kaydedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’da etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle bir haftada geçmiş yılların ortalamasına göre 2 binden fazla ölüm kaydedildiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa Sağlık Bakanı Stephanie Rist, 22 Haziran haftasında kaydedilen can kayıplarında bir önceki haftaya kıyasla yüzde 30 artış olduğunu söyledi. Rist, ülkeyi etkisi altına alan sıcak hava dalgası nedeniyle 22-28 Haziran tarihlerinde, geçmiş yılların ortalamalarına kıyasla fazladan 2 bin 25 ölüm kaydedildiğini aktardı. Meteoroloji yetkilileri, ülke genelinde yeni bir sıcak hava dalgasının gelecek haftadan itibaren etkili olmasının beklendiğini duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/fransada-asiri-sicaktan-bir-haftada-2-binden-fazla-olum-kaydedildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/07/fransa-asi-sicak-olumleri.jpg" type="image/jpeg" length="82575"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alp Dağları'na Temmuz’da kar yağdı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/alp-daglarina-temmuzda-kar-yagdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/alp-daglarina-temmuzda-kar-yagdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya genelinde etkili olan Afrika kaynaklı aşırı sıcak hava dalgası, yerini şiddetli sağanak, dolu ve fırtınaya bıraktı. Ülkenin kuzeyindeki Alp Dağları'nın Stelvio Geçidi bölgesinde ise temmuz ayında kar yağışı kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya'da son 10 gündür mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, aniden bastıran şiddetli yağışlarla birlikte yerini serin havaya bıraktı. Ülke genelinde günlük hayatı olumsuz etkileyen olumsuz hava koşulları, İsviçre sınırındaki Alp Dağları'nda kar yağışına neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, aniden bastıran sağanak ve dolu fırtınası birçok kentte hasara yol açtı. Kuzeydeki Veneto Bölgesi'nde şiddetli rüzgar nedeniyle çok sayıda ağaç devrilirken, Bologna kentinde tren garının alt geçitlerini su bastı. Siena kentinde ise her yıl geleneksel olarak düzenlenen ünlü "Palio" at yarışları, pistin elverişsiz hale gelmesi nedeniyle yarına ertelenmek zorunda kaldı.</p>

<h2>Stelvio Geçidi'ne temmuz ayında kar yağdı</h2>

<p>Sıcaklıkların hızla düşmesiyle birlikte, İtalya'nın kuzey komşusu İsviçre sınırında yer alan Alp Dağları'nın Stelvio Geçidi olarak bilinen kesiminde dün kar yağışı etkili oldu. Yaz ortasında kaydedilen kar yağışına ait görüntüler sosyal medya platformlarında yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Hava muhalefetinin sürmesi beklendiğinden, Başbakanlık Sivil Savunma Birimi ani sağanak, fırtına ve su baskını riskine karşı ülkenin kuzey ve güney bölgelerindeki vatandaşlar için uyarı yayınladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/alp-daglarina-temmuzda-kar-yagdi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 21:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/07/alp-daglari12.jpg" type="image/jpeg" length="55647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da düzenlenecek COP 31'e 120 lider katılacak]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/antalyada-duzenlenecek-cop-31e-120-lider-katilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/antalyada-duzenlenecek-cop-31e-120-lider-katilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da düzenlenecek COP 31'e 120'ye yakın devlet ve hükümet başkanının katılması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en önemli organizasyonlarından Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında her yıl düzenlenen Taraflar Konferansı (Conference of the Parties) 31'inci toplantısı (COP 31), 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un zirve dönem başkanı olduğu COP 31, Antalya'da 2016 yılında yine dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan EXPO için inşa edilen EXPO 2016 Antalya alanında gerçekleşecek.</p>

<h2>EXPO alanı COP 31'e dönüşüyor</h2>

<p>Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca, altyapı ve üstyapılara yönelik inşa çalışmalarının hızla devam ettiği 'EXPO 2016 Antalya' alanının ismi de 'COP 31 Alanı' olarak değiştirildi. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Antalya İl Müdürü İsmail Öntaş, hazırlıklara ve hedeflere ilişkin DHA'ya açıklamada bulundu.</p>

<h2>Mavi ve yeşil bölge oluşturuluyor</h2>

<p>Türkiye'nin son yıllardaki en büyük organizasyonlardan birine hazırlandığına dikkati çeken İsmail Öntaş, yaklaşık 1100 dönümden fazla alanda COP 31 için hazırlıkların sürdüğünü belirterek, "COP 31'in yapılacağı alan iki kısma ayrılıyor. 'Blue Zone' dediğimiz mavi bölge, 'Green Zone' dediğimiz yeşil bölge. Mavi bölgede daha çok liderlerin konferans alanları var. Yeşil alan da daha çok sivil toplum örgütlerinin olacağı bir bölge olarak hazırlandı" dedi.</p>

<h2>Günde 100 bin ziyaretçi</h2>

<p>İsmail Öntaş, "Mavi bölge yaklaşık 526 bin metrekare. Halihazırda 16,5 bin metrekare kalıcı yapıya ilave 36 bin 800 kalıcı yapı ve 110 bin metrekareye yakın geçici yapı inşa edilerek toplam 163 bin metrekareye yakın yapı alanından oluşacak. Yeşil bölge toplam 582 bin metrekare. Bu bölgede halihazırda 45 bin metrekare kalıcı yapıya ilave 44 bin metrekare geçici yapı inşa edilecek ve toplam 90 bin metrekare geçici ve kalıcı yapı oluşacak. Bunlara ilave 1500 araç kapasiteli VIP otoparkı, 5 bin araçlık açık otopark ve 400 araç kapasiteli otobüs park alanı ile 1 adet heliport çalışmaları devam ediyor. Günde 100 bin ziyaretçi, 120 civarında devlet başkanı, 400'ün üzerinde bakanlar seviyesinde ziyaretçi tahmin ediyoruz. Çok önemli bir zirve ve dünyada iklimle ilgili bütün kararlar COP 31'de burada alınacak" diye konuştu.</p>

<h2>2 milyar dolarlık gelir hedefi</h2>

<p>COP 31'in Antalya'da oluşturacağı ekonomik hacimle ilgili bilgi veren İsmail Öntaş, "Özellikle Antalya bu konuda çok şanslı. Oteller bölgesine yakın olacağı için fuar alanımızı artık 'COP 31 Alanı' olarak bundan sonra tarif edeceğiz. Antalya zaten Liderler Zirvesi, Expo, Diplomasi Forumu gibi organizasyonlara da alışkın. Katılım sayısı fazla olacağı için bu 11 günlük süre içinde 2 milyar dolarlık gelir elde edileceğini tahmin ediyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Devlet başkanlarının otelleri şimdilik gizli</h2>

<p>COP 31 için otellerde rezervasyonların başladığını dile getiren Öntaş, “Sadece otele değil, ulaşım ve restoran kısımlarında da büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Devlet başkanı düzeyinde de hangi otellerde kalınacağı tespit edildi. Onlar şu anda gizli tutuluyor. Liderlerimiz rezervasyon yaptırıyorlar şu anda. Bunun dışında sistem olarak da açıldı, COP 31'e gelecekler de şimdiden rezervasyonlarını yaptırabiliyor. Bundan önceki COP'larda özellikle ulaşım ve otel konusunda çok büyük sıkıntılar yaşanmış. Ama Antalya bu konuda şanslı, her yıl 17 milyona yakın turist ağırlayan bir şehir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/antalyada-duzenlenecek-cop-31e-120-lider-katilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/07/antalya-expo-alani.jpg" type="image/jpeg" length="90068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteoroloji mühendisi Adil Tek: Yaz uzayacak]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/meteoroloji-muhendisi-adil-tek-yaz-uzayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/meteoroloji-muhendisi-adil-tek-yaz-uzayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji mühendisi Adil Tek, "Sıcakları yazın uzaması şeklinde göreceğiz. Yani eylül, ekim aylarında 'Bu yaz daha bitmedi' diyeceğiz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji mühendisi Adil Tek, "Yaz sıcaklıkları bazı bölgelerde zaman zaman mevsim normallerinin birkaç derece üzerine çıkacak. Daha çok sıcakları biz yazın uzaması şeklinde göreceğiz. Yani eylül, ekim aylarında 'Bu yaz daha bitmedi' diyeceğiz, öyle gözüküyor. Yaz uzayacak" dedi. Avrupa'da hayatı olumsuz etkileyen 'Omega blokajı' adı verilen hava durumuna ilişkin ise Tek, "Paris 40 dereceyi çok sık gören bir yer değil. İtalya görür ama Paris'te görülmesi çok sık rastlanan değer değil. Omega blokajının şu anki konumu bizim ülkemizde yüksek sıcaklıkların oluşmasını engelliyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meteoroloji mühendisi Adil Tek, Türkiye genelinde sıcak hava ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Tek, Portekiz'den Almanya'ya uzanan hat boyunca hayatı olumsuz etkileyen ve Paris gibi serin iklimiyle bilinen şehirlerde bile rekorlar kıran sıcak havanın 'Omega blokajı' adı verilen hava durumundan kaynaklandığını belirtti. Avrupa'yı etkisi altına alan 'Omega blokajı' ile ilgili konuşan Tek, Türkiye üzerindeki dolaylı etkilerini de değerlendirdi.</p>

<h2>'Çok yüksek sıcak hava dalgalarına maruz kalacağımız gözükmüyor!</h2>

<p>Tek, "İstanbul'da şu anda özellikle boğaz koridoru boyunca poyrazdan esen bir rüzgar var. Bunun şiddeti zaman zaman saatte 20 kilometreye kadar çıkıyor. Özellikle boğaz koridorunda olan İstanbulluları rahatlatıyor. Sıcaklık değerleri yer yer güney ilçelerde 30 derecelere kadar çıkıyor. Nereler bunlar? Tuzla, Kartal, Bakırköy, Beylikdüzü, Büyükçekmece gibi ilçelerde sıcaklıkların 30 dereceye kadar çıktığını görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde de var, bugün de aynı değerleri görüyor olacağız. Ama genel olarak baktığımızda İstanbul'da sıcaklık değerleri bu ilçeler dışında 27-28 dereceler civarında. Gece sıcaklıkları da 20 dereceler civarında seyrediyor. Tabii ki bu bir yaz günü. Yer yer 30 derecenin üzerine çıktığı zaman 'tropikal gün' diye de adlandırıyoruz ama tropikal günler, o sıcaklık değerleri açısından, İstanbul'da daha tam manasıyla yaşanmadı. Geceleri biraz daha İstanbullular rahat yatıyor. Bu sıcaklıklar bu mevsim için biraz daha normaller ve normallerin altında değerler, son yıllarla kıyasladığımızda ki; geçen yıl oldukça sıcak havada, ülke genelinde ve İstanbul'da tabii ki sıcak hava dalgalarına çok uzun süreli maruz kaldık. Yaklaşık 4, 5-6 tane sıcak hava dalgası, bunların bazıları yaklaşık bir hafta 10 gün kadar da sürdü. Ama bu sene o sıcak hava dalgalarını bu zamana kadar daha görmedik ki önümüzdeki aylar içerisinde de öyle çok yüksek sıcak hava dalgalarına maruz kalacağımız gözükmüyor. Yine zaman zaman sıcak hava dalgaları göreceğiz ama o geçen seneki kadar, özellikle Şırnak'ta kırılan bir 50 derece ülkenin rekor sıcaklığı vardı, o değerlere de çok çıkılacak gözükmüyor. İstanbul için de çıkabileceği en yüksek değerler 35-36 dereceler ki bunlar çok uzun soluklu değil. İstanbul'da genel tablo böyle" ifadelerini kulandı.</p>

<h2>'Sıcak hava dalgası var. Yavaş yavaş da orta Avrupa'ya doğru kayacak'</h2>

<p>Tek, "Ülke genelinde ise yurdun orta ve doğu kesimlerinde devam eden, yer yer özellikle öğleden sonraki saatlerde oluşan yağışlar var. Tabii bu yağışların sebebi de Avrupa üzerine oturmuş olan o yüksek basıncın etkisinden dolayı bizim bölgelerimizde biraz daha Rusya üzerinden sarkan bir serin hava ve alçak basınç sisteminin oluşturduğu oluk var, o yağışları oluşturuyor. Bizim bölgelerimiz serin seyrederken, ortalamalar ve civarı altı değerlerde seyrederken, Avrupa sıcaklıkları açısından oldukça yüksek değerlere, bu zamana kadar görmediği, çok sıklıkla rastlanılmayan o sıcak hava dalgasının etkisinde kalmaya devam ediyor ki haziran ayı başında böyle bir sıcak hava dalgası oluşmuştu. Ama ardından biraz rahatlama olsa da geçtiğimiz günlerden bu yana devam eden o yüksek basınç, yani Afrika üzerindeki Azor yüksek basıncının Avrupa'ya doğru uzanan sırtı boyunca ve Avrupa'da bunun daha gelişmesiyle birlikte o kuvvetli sıcak hava değerleri artık oluştu. Nereler buralar? Özellikle Portekiz, İspanya, Fransa ve Almanya'ya uzanan hat boyunca yüksek sıcaklıkları, 40 derecelere yaklaşan sıcaklıkları bugünlerde görüyoruz ki Avrupa zaten şu anda bu sıcaklıklardan dolayı alarmda. Bu sıcaklıklar önümüzdeki günlerde da devam ediyor olacak. Yani ayın aslında 28-29'una kadar devam eden bir sıcak hava dalgası var. Yavaş yavaş da Orta Avrupa'ya doğru kayacak. Yani az önce saydığımız ülkelerden ziyade biraz daha işte Avusturya, Macaristan, Polonya ve İtalya'yı da tabii ki bunların içerisine koyabiliriz, Romanya'ya kadar uzanan bölgede de o yüksek basıncın etkilerini görmeye başlayacağız" dedi.</p>

<h2>'Ay başından itibaren özellikle Trakya'da ve Ege'de yüksek sıcaklıkları göreceğiz'</h2>

<p>Tek, "Temmuz ayı başı itibarıyla da bu yüksek basıncın oluşturduğu ve o 'Omega blokajı' diye adlandırdığımız yapı biraz daha Avrupa'nın orta ve doğu kesimlerine kaymaya başlayacak. Bunun kıyı bölümünde de ülkemizin batı bölgeleri kalıyor. O ay başından itibaren özellikle Trakya'da ve Ege'de yüksek sıcaklıkları göreceğiz. Yani Ege'de nereler daha çok etkileniyor? İzmir, Manisa, Aydın. Zaten şu anda da oradaki sıcaklık değerleri 35-36 derecelerde ama oradaki kendi etkisinden dolayı, Avrupa'daki etki değil bu. Ama ay başından itibaren bu sıcaklıklar Ege'de yaklaşık sıcaklıkların 40 derecelere kadar çıkmasına sebebiyet verecek ki Trakya'da da yine Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale bu sıcaklık değerlerine ulaşabilecek illerimiz arasında" diye konuştu.</p>

<h2>'Güneydoğu Anadolu'daki değerler oranın normal ortalama değerleri'</h2>

<p>Adil Tek, "Tabii bu arada Güneydoğu Anadolu'da, o zaten oranın normal ortalama değerleri artık, oralarda da 37-38 dereceleri görüyoruz. Nereler? Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Şırnak gibi illerimiz bu değerleri görüyor. Oradaki değerler zaten önümüzdeki günlerde de devam ediyor olacak. Temmuz ve ağustos ayının geneline de baktığımızda aslında geçen sene ve önceki yıllarla kıyasladığımızda bu sene aslında o kadar çok aşırı bir sıcak yaz bizleri beklemiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>'Eylül, ekim aylarında, bu yaz daha bitmedi diyeceğiz'</h2>

<p>Tek, "Yaz sıcaklıkları genel olarak mevsim normalleri ve mevsim normallerinden zaman zaman birkaç derece üzerine çıkacak yerler var. Tabii ki bu az önceki saydığımız illerin genel ortalamaları da sıcaklık açısından normalin biraz daha üzerinde diğer illere nazaran. Daha çok sıcakları biz yazın uzaması şeklinde göreceğiz. Yani eylül, ekim aylarında 'Bu yaz daha bitmedi' diyeceğiz, öyle gözüküyor. Şu andaki iklim modellerimizin çıktıları bu sonuçları gösteriyor bize. Hafta bazında da değerlendirsek, temmuz ayının ilk haftasında batı bölgelerde sıcaklıklar mevsim normallerinin birkaç derece üzerine çıkacak gözüküyor. Sonraki günler, yani temmuzun devam eden günlerinde de özellikle batıda sıcaklıklar birkaç derece yukarı seviyelerde seyredecek görünüyor. Yaz bitmeyecek, uzayacak yaz" dedi.</p>

<h2>'Ülkemizde yüksek sıcaklıkların oluşmasını engelliyor'</h2>

<p>Tek son olarak, "Avrupa'da 40 dereceler, mesela Paris 40 dereceyi kolay kolay gören, çok sık gören bir yer değil. İtalya görür ama Paris'te görülmesi çok yüksek bir durum söz konusu. Yani o çok sık rastlanan değer değil. Omega blokajının şu anki konumu bizim ülkemizde yüksek sıcaklıkların oluşmasını engelliyor" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/meteoroloji-muhendisi-adil-tek-yaz-uzayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/12/doguda-kar-antalyada-yazdan-kalma-sicaklik.jpg" type="image/jpeg" length="33371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den Avrupalı liderlere sıcak hava dalgası için acil eylem çağrısı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/dsoden-avrupali-liderlere-sicak-hava-dalgasi-icin-acil-eylem-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/dsoden-avrupali-liderlere-sicak-hava-dalgasi-icin-acil-eylem-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa'da sıcak hava dalgaları insan sağlığını olumsuz etkilerken, DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, dünya liderlerine iklim dirençli sağlık sistemlerine yatırımı önceliklendirme çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, son günlerde Avrupa’da sıcaklığa bağlı nedenlerle onlarca kişinin hayatını kaybetmesinin ardından iklim eylemi konusunda “daha fazla gecikmeye” izin verilemeyeceğini açıkladı.</p>

<p>Tedros, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, liderlerin iklim dirençli sağlık sistemlerine yatırım yapmayı öncelik haline getirmesi ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak adımları hızlandırması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>DSÖ, aşırı sıcaklara karşı şehirlerin daha serin hale getirilmesini, su ve gölge alanlara erişimin sağlanmasını, risk altındaki grupların düzenli olarak kontrol edilmesini ve sıcaklıklar zirveye ulaşmadan önce sağlık sistemlerinin hazırlanmasını öneriyor.</p>

<p>DSÖ’ye göre European Region, dünyada en hızlı ısınan bölge konumunda bulunuyor. Son dört yılda sıcaklık nedeniyle 200 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği, sıcaklığa bağlı ölümlerin son 20 yılda yüzde 30 arttığı bildiriliyor.</p>

<p>Tedros, Avrupa’da sıcaklıkların küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla arttığını ve bunun gelecekte aşırı sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha şiddetli yaşanma ihtimalini yükselttiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ ayrıca Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda, sıcaklığın artık yalnızca bir hava durumu konusu olmadığını, doğrudan bir “sağlık acil durumu” haline geldiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/dsoden-avrupali-liderlere-sicak-hava-dalgasi-icin-acil-eylem-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/06/avrupa-sicaklik-1.webp" type="image/jpeg" length="83143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da geri dönüşüm ve sürdürülebilir gelecek paneli düzenlenecek]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ankarada-geri-donusum-ve-surdurulebilir-gelecek-paneli-duzenlenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ankarada-geri-donusum-ve-surdurulebilir-gelecek-paneli-duzenlenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Ankara Kent Konseyi’nin iş birliğinde düzenlenecek “Geri Dönüşüm ve Kazanım Paneli”, geri dönüşüm, sıfır atık, çevre politikaları ve sürdürülebilir kalkınma başlıklarında uzman isimleri bir araya getirecek. Panel, 25 Haziran’da Ankara Kent Konseyi Binası’nda gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kent Konseyi Sanayi ve Üretim Çalışma Grubu ile Çevre ve İklim Meclisi iş birliğinde düzenlenecek “Geri Dönüşüm ve Kazanım Paneli” ile geri dönüşüm, sıfır atık ve sürdürülebilir kalkınma konularını uzman isimlerin katılımıyla masaya yatıracak. Panel, 25 Haziran Perşembe günü Ankara Kent Konseyi Binası’nda gerçekleştirilecek.</p>

<p>“Daha Temiz Bir Ankara, Daha Yaşanabilir Bir Gelecek” temasıyla düzenlenecek panelde, çevre politikalarından döngüsel ekonomiye, geri dönüşüm sektörünün mevcut durumundan sürdürülebilir kalkınma hedeflerine kadar birçok başlık ele alınacak.</p>

<h2>Alanında uzman isimler bir araya gelecek</h2>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kent Konseyi Sanayi ve Üretim Çalışma Grubu ve Çevre ve İklim Meclisi iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinliğin kolaylaştırıcılığını Ankara Kent Konseyi Sanayi ve Üretim Çalışma Grubu Sözcüsü Mehmet Yalçındere üstlenecek.</p>

<p>Panelde, geri dönüşüm ve çevre alanında önemli görevler üstlenen isimler görüş ve deneyimlerini paylaşacak.</p>

<h2>Geri dönüşümden dijital dönüşüme geniş perspektif</h2>

<p>Panelin konuşmacıları arasında ABB İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Ömer Faruk Öztürk, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ahmet Kırmızı, ÇEVTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Çevre Uzmanı Selami Horzum, Geri Dönüşüm Sanayi Sitesi Başkanı İrfan Çinkaya, TOBB Türkiye Atık ve Geri Dönüşüm Sanayi Sektör Meclisi Başkanı Ali Kantur ile Türkiye Bilişim Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Erzurumlioğlu yer alacak.</p>

<p>Katılımcılar; sıfır atık uygulamaları, geri dönüşüm teknolojileri, çevre yönetimi, sanayi ve üretimde sürdürülebilirlik, dijital dönüşümün çevresel etkileri ve döngüsel ekonomi konularında değerlendirmelerde bulunacak.</p>

<h2>Sürdürülebilir bir gelecek için ortak akıl</h2>

<p>Ankara’nın çevre ve iklim politikalarına katkı sunmayı amaçlayan panelde, kamu kurumları, meslek örgütleri, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Etkinlik, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel faydalarına dikkat çekerken, daha temiz ve yaşanabilir bir kent için ortak çözüm önerilerinin geliştirilmesine de zemin hazırlayacak.</p>

<p><strong>Etkinlik bilgileri</strong></p>

<p>Etkinlik: Geri Dönüşüm ve Kazanım Paneli</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarih: 25 Haziran 2026 Perşembe</p>

<p>Saat: 14.00 – 17.00</p>

<p>Yer: Ankara Kent Konseyi Binası, Hacı Bayram Mahallesi, Atatürk Bulvarı No:18, Altındağ / Ankara</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Dursun Erkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ankarada-geri-donusum-ve-surdurulebilir-gelecek-paneli-duzenlenecek</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 03:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/06/geri-donusum.jpeg" type="image/jpeg" length="88638"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Marmara Denizi'nden 95 futbol sahası büyüklüğünde hayalet ağ çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/marmara-denizinden-95-futbol-sahasi-buyuklugunde-hayalet-ag-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/marmara-denizinden-95-futbol-sahasi-buyuklugunde-hayalet-ag-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, derneğin 10 yıldır Marmara Denizi başta olmak üzere Türkiye’nin farklı denizlerinde yürüttüğü koruma çalışmalarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Marmara Denizi'nde uzun yıllardır koruma çalışmaları yürüten Deniz Yaşamını Koruma Derneği, mercan ekiminden nakline, koruma alanlarının izlenmesinden hayalet ağ temizliğine kadar birçok alanda çalışıyor. Son dönemde geliştirilen mobil uygulamalarla vatandaşların da dahil olduğu çalışmaların detaylarını Dernek Başkanı Volkan Narcı paylaştı. Narcı, hayalet ağların denizlerde yüzlerce canlıyı tehdit ettiğini belirterek, "Son 10 yılda çıkardığımız ağ miktarı 650 bin metrekare. Yani bu şu demek, nereden baksanız 95 futbol sahası ya da 25 kere Sultanahmet Meydanı'nı kaplayacak kadar bir ağ kendi imkanlarımızla deniz dibinden çıkartmış olduk. Bu hayalet ağlar deniz dibinde kaldığında köpekbalıklarından carettalara, balıklardan kuşlara kadar yüzlerce türü tehdit ediyor. Erime ve parçalanmalarla oluşan mikroplastikleri balıklar yiyor, ardından da o balıkları biz tüketiyoruz" dedi.</p>

<p>Deniz Yaşamını Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Narcı, derneğin 10 yıldır Marmara Denizi başta olmak üzere Türkiye’nin farklı denizlerinde yürüttüğü koruma çalışmalarını anlattı. Narcı, mercan restorasyonundan hayalet ağ temizliğine, deniz koruma alanlarından vatandaş bilimi uygulamalarına kadar birçok alandaki çalışmaların detaylarını anlattı.</p>

<p><img alt="" height="507" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/06/cevre-deniz-kirliligi-hayalet-ag-marmara2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="902" /></p>

<h2>'Türkiye'de ilk defa bizim yürüttüğümüz bir çalışma; 650 kök mercanı deniz dibine naklettik'</h2>

<p>Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin Türkiye’de ilk kez mercan restorasyonu gerçekleştirdiğini dile getiren Narcı, "Deniz Yaşamını Koruma Derneği 11 yıldır Marmara özelinde ama tüm denizlerimizde faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu. Bizi biraz daha ayıran özellik şu, sahada aktif olarak onarıcı restorasyon yapan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Suyun altında mercan restorasyonları yapıyoruz ki Türkiye’de ilk defa bizim yürüttüğümüz bir çalışma. Bugüne kadar 650 kök mercanı deniz dibine naklettik ve onların tekrardan hayata tutunmalarını yüzde 80’in üzerinde bir başarıyla sağladık. Bu oldukça yüksek bir oran. Aynı zamanda Tavşan Adası'nda bakanlıklarımızla beraber Cumhurbaşkanlığı tarafından koruma altına alınmış bir denizel koruma alanımız var, biz 'Marine Project' diyoruz buraya. Deniz koruma alanları COP31 sürecinde de ülkemizin taraf olduğu 30x30 yani 2030 yılına kadar tüm dünyada yüzde 30 deniz kaynaklarının korunmasını gerektirecek olan bir taraf. Biz de bunun bir parçası, en azından Marmara Denizi'ndeki ilk koruma alanı ama farklı alanlarda da özellikle de COP31 artık Antalya'da yapılacak, Antalya'da da benzer uygulamaların yapılacağını düşünüyoruz zaten" diye konuştu.</p>

<h2>'Koruma alanını 7/24 izliyoruz'</h2>

<p>Koruma alanının 7 gün 24 saat kameralarla takip edildiğini ifade eden Narcı, "Aynı zamanda bu koruma alanını 7/24 su altında, suyun 28 metre altında ve karanın tepesinde kameralarla izliyoruz. Yaptığımız onarıcı restorasyonun sonuçlarını izleme şansımız oluyor ki, bu türlerde dünyada çok az yapılan bir çalışma ve biz bunu burada Türkiye'de, Marmara Denizi'nde başardık. Bizim için Marmara Denizi ve Tavşan Adası anneanne sandığı ve Marmara'nın kalbi. Çünkü biz kendi geleceğimiz, soluduğumuz üç nefesin ikisi denizden geliyor ve deniz bizim yaşam destek ünitemiz. Denizimizi, geleceğimizi ve doğamızı korumak için kamu kurumlarımızla, özel sektörle beraber vatandaş bilimiyle birlikte yapıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>'Hayalet ağlar yüzlerce canlıyı tehdit ediyor'</h2>

<p>Hayalet ağlarla ilgili yapılan çalışmalara da değinen Narcı, "Hayalet ağ konusuna geldiğimizde, aslında bazen isteyerek bazen istemeyerek balıkçıların deniz dibinde terk ettikleri ağlardan bahsediyoruz. Bunlara sessiz ölüm getiren dış kirleticiler diyelim. Takıldıkları kayalarda 50 yıl, 150 yıl boyunca malzemesine göre plastik bir hammadde olduğu için orada binlerce, yüzlerce canlıyı tehdit ediyor ve ölmelerine sebep oluyor; yani sessiz ölüm makineleri. Kurşunlar denizi kirletiyor. Erime ve parçalanmalardan dolayı mikroplastikleri balıklar yedikçe o balıkları biz yiyoruz. Yani bu hayalet ağlar deniz dibinde kaldığında dünyanın her yerinde olduğu gibi köpekbalıklarından carettalara, balıklara, kuşlara kadar yüzlerce çeşit, binlerce yıl canlıyı yok ediyor" dedi.</p>

<h2>'Teknemiz ihbar üzerine gidiyor hayalet ağları tespit ediyor'</h2>

<p>Narcı, "Biz de daha öncesinde insan gücüyle bunları arayarak buluyorduk. Kademe olarak baktığınız zaman şimdi artık bir hayalet ağ teknemiz var. Bu tekneyi destekledikçe tekne Marmara Denizi özelinde kalmakla beraber diğer farklı alanlarda da gelen çalışmalarla, ihbarlarla teknelerimiz gidiyor, 40 metre 50 metre derinliğe kadar oradaki ağları tespit ediyoruz. Bazen dalışla bazen de tekne ekipmanlarıyla beraber bu ağları deniz dibinden temizliyoruz. Son 10 yılda çıkarttığımız ağ miktarı 650 bin metrekare. Yani bu şu demek, nereden baksanız 95 futbol sahası ya da 25 kere Sultanahmet Meydanı'nı kaplayacak kadar bir ağı, kendi imkanlarımızla deniz dibinden çıkartmış olduk" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'Hayalet ağ raporu çıkardık'</h2>

<p>Narcı, "Bizim 'Hayalet Ağ Raporu' çıktı, bilimsel raporumuz. Yaptığımız çalışma aslında bilime ve bu problemin çözümüne yönelik kamu kurumlarını yönlendirici bir çalışma oluyor. Hangi derinlikte, ne kadar miktardaki ağ, hangi ağ hangi göz açıklığında nerede bulundu. Bunlar size bir envanter çalışması yapmanıza ve bu konuda da politikalar geliştirmenize neden oluyor. Mesela bir güzel yanı, bu tür çalışmalar neticesinde Tarım Bakanlığımız ve Balıkçılık Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüz ağların belli bir metre aralıklarıyla etiket konulmasını sağladı. Dolayısıyla deniz dibinde kalmış bir ağ eğer ki yanlışlıkla taktıysanız zaten ihbar ediyorsunuz, bir problem yok; ama eğer ki kaçak bir yerdeyse ya da kötü niyetle yapıldıysa ve üzerinde etiket varsa bunun kime ait olduğunu bulabiliyoruz. Bunu daha geniş kapsamlı bir çalışmaya, vatandaş bilimine aktardığımızda da devreye teknoloji giriyor" dedi.</p>

<h2>"Mavi atlas" denizde hangi tür var bunu bilmemizi sağlıyor</h2>

<p>Mavi Atlas uygulamasıyla vatandaşların da çalışmalara katkı sunduğunu belirten Narcı, “Bizim bir Mavi Atlas uygulamamız var. 'Mavi Atlas'ı ücretsiz şekilde cep telefonlarınıza indirebiliyorsunuz. Hem aynı zamanda deniz üstünde ve deniz altında her türlü tür çeşitliliğini, tür bilgisini oraya ekleyebiliyorsunuz. Bu bizim Türkiye'mizin hangi denizinde, hangi bölgesinde, hangi derinlikte hangi tür var bilmemizi sağlıyor. Yeni koruma alanları yaratmamıza ve bir ekosistem haritalaması yapmamıza neden oluyor. Bir tarafı da 'Hayalet Ağ İhbar Hattımız' var. Dolayısıyla da siz uygulama üzerinden normal bir tekneci olabilirsiniz, balıkçı olabilirsiniz, dalgıç olabilirsiniz, bu ağı bulduğunuzda otomatikman buraya ihbar veriyorsunuz. İhbar hattını uzman ekiplerimiz değerlendiriyor ve o bölgeye gidip oradaki ağı bakanlığımızla beraber çıkartıyoruz" diye konuştu.</p>

<h2>'Gönüllülere ihtiyacımız var'</h2>

<p>Narcı son olarak, "Deniz Yaşamını Koruma Derneği aynı zamanda kendi kardeş kuruluşumuz Valmira ile döngüsel ekonomi içerisinde geri dönüşüm proseslerini çözüyoruz. Hayalet ağlardan güneş gözlüğü üretmek, belki bunu artık ileriki dönemde otomotiv sanayii de dahil olmak üzere birçok farklı alanda kullanma gibi. 'Mavi Atlas' uygulamasıyla insanların sadece şikayet ettiği değil, çözümün de bir parçası olduğu teknolojik bir yapı. Belgesel kanıtlamalar, kitaplar ve bu alanda çalışmalarla bilimsel kararların alınması için alt verilerin oluşturulması, üniversitelerimizde, gençlerimizle beraber çalışıyoruz onların bu konuda geliştirilmesi ve gelişmesi, kendi alanında uzmanlaşması için imkanlar ve alanlar açıyoruz. Bir koruma alanımız var. Benzer koruma alanı statüsü ve yönetim planını aynı şekilde diğer denizlerimizde, farklı alanlarda da yürütmek istiyoruz. Ülkemizin de hedefini tutturmak için elimizden geleni yaptığımız bir çalışma oluyor. Gönüllülere ihtiyacımız var. Kamu kurumlarımızla zaten istişareli olarak çalışıyoruz, hem Cumhurbaşkanlığımız hem Çevre, Şehircilik Bakanlığımız hem Tarım Bakanlığımızla beraber. Aynı zamanda da özel sektör sürdürülebilir desteklerini de aldığımızda işte bu etkiyi büyüterek hep birlikte ülkemizi dünyada temsil edecek de çalışmalara öncelik sağlamış oluyoruz" ifadelerini kullandı.(</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/marmara-denizinden-95-futbol-sahasi-buyuklugunde-hayalet-ag-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/06/cevre-deniz-kirliligi-hayalet-ag-marmara.jpg" type="image/jpeg" length="13472"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan 'sıcaklık' ve 'orman yangını' uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/uzmanlardan-sicaklik-ve-orman-yangini-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/uzmanlardan-sicaklik-ve-orman-yangini-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklimBU Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, iklim değişikliğinin etkisiyle bu sene özellikle temmuz ayından sonra şimdiye kadar hiç görülmeyen sıcaklıklarının görülme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtip, orman yangınlarına karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İklimBU) Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz ve Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Ali Kavgacı, 2026 yaz aylarında sıcaklığa ve orman yangınlarına karşı uyarılarda bulundu. Boğaziçi Üniversitesi İklimBU Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, "Orman yangını insan sebebiyle çıkar. Bizim 'bir şey olmaz ağabeyciliğimiz' orman yangınlarının en önemli sebebi. Ormanlar olmadığı zaman hayat ve yağmur yok. O nedenle gözümüz gibi korumak zorundayız. Halkın bu yangınlara karşı nasıl davranılması gerektiği, neler yapılması gerektiği konusunda bilinçlenmesi gerekiyor. Yardım gelene, itfaiye yetişene kadar insanların da ellerinden geleni yapabilmeleri ve oradaki yangın söndürmeye çalışanlara destek olmaları gerekiyor. Özellikle büyük orman yangın tehlikesi olduğu bölgelerde vatandaşları çok iyi eğitmemiz gerekiyor. Depremde olduğu gibi yangınlar için de afet gönüllülerini bir araya getirip müdahale edilebilecek seviye olunmalı" dedi.</p>

<h2>“Hem sıcaklık hem de nem yüksek olduğu zamanlar ölümcül sonuçlara yol açabilir”</h2>

<p>Bu sene özellikle temmuz ayı sonundan sonra şimdiye kadar hiç görülmeyen sıcaklıklarının görülme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Kurnaz, “Yüksek sıcaklıkları bir hafta boyunca her gün yaşıyor olabiliriz. Esas tehlikeli olan şey sıcaklık değil, sıcaklıkla birleşen nemdir. Hem sıcaklık hem nem yüksek olduğu zamanlarda özellikle yaşlılar için ölümcül sonuçlara yol açabilir. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bir tanesi olan Fransa'nın başkentinde 2003 yılında, 2 haftada 17 bin kişi öldü. Benzer bir durum her zaman burada da olabilir. Buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Orman yangınlarını biraz da yağışla düşünmek gerekiyor. Ancak, sakin yağıp yeri ıslatan yağışların azalacağını düşünüyoruz. Ama ona karşılık da bardaktan boşanırcasına yağıp sel basıp 5 dakika sonra da hiçbir şey olmamış gibi sıcak havaya gideceğimiz yağmurlar olacak. Bunlar da orman yangınlarına karşı çok büyük bir fayda sağlamıyorlar. O nedenle hem bizim dikkatsizliğimiz hem de bu yağış rejimindeki hafif kayma ciddi orman yangınlarına yol açacaktır" diye konuştu.</p>

<h2>“Değişmiş bir yangın rejimi içindeyiz”</h2>

<p>Ege'de Akdeniz iklimi olması nedeniyle yangın için kolay bir ekosistem olduğunu belirten Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Ali Kavgacı da "Dünyada 400 milyon yıldır yangın yaşanıyor ve bu nedenle ekosistem yanmayı öğrenmiş durumda. Dolayısıyla bir doğal yangın rejimi var. Ama insanın doğaya girmesiyle, dış faktör olarak bu doğal yangın rejimlerini değiştirdi. Şu anda biz değişmiş bir yangın rejimi içindeyiz. Dolayısıyla geçmişe oranla orman yangınlarını daha yoğun konuşuyoruz, daha yoğun görüyoruz. Geçmişte İzmir için yangınları temmuzun sonunda ağustosun başında konuşuyorduk. Ama şimdi hazirandan kasım ayına kadar büyük yangın konuşuyoruz. Önceden 100-200 hektar orman yangınlarına büyük yangınlar derken artık bin hektar üzerindeki yangınları çok olağanmış gibi konuşmaya başladık. Türkiye'de 2025 yılında orman yangınları 5 bini aştı" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Büyük orman yangınlarını söndürmek atmosferin yardım etmesi lazım”</h2>

<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla ormanların kolay nem kaybettiğini ve yanıcı maddeye dönüştüğünü söyleyen Prof. Dr. Kavgacı, şunları söyledi:</p>

<p>"Bu orman yangınlarının kurutucu rüzgarların çok olduğu ve uzun günler devam ettiği ortamlarda daha hızlı büyümesine neden oluyor. Böyle bir ortamda büyük orman yangınlarını söndürmek öyle çok kolay da değil. Bunun için atmosferin yardım etmesi lazım ve hava sıcaklığının düşmesi, nem miktarının yükselmesi ve rüzgarın durması gerekiyor. İzmir'de özellikle son 10 yılda ormana doğru yerleşimler çok büyüdüğü ve nüfusun yangın tecrübesi de olmadığı için yangın yönetmeyi bilmiyorlar. Kırı bilmeyen kentlinin kırdaki yaşam mücadelesi gibi bir durum olduğu için çok kolay yangın çıkabiliyor. Yaşanan yangınları hatırlayın. Spiral kesmekten, kaynak makinesinden çıkıyor. İzmir, Çanakkale, Manisa, Bursa'da kıra yeni yerleşmiş kentlinin orman yangınları farkındalığı ve bu farkındalığın davranışa dönüşmesi noktasında bilinçlenmeye ihtiyacı var.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/uzmanlardan-sicaklik-ve-orman-yangini-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/06/sicaklik-orman-yangini.jpg" type="image/jpeg" length="86200"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
