<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Elips Haber</title>
    <link>https://www.elipshaber.com</link>
    <description>Elips Haber ile Türkiye'den ve dünyadan siyasetten magazine, spordan sanata kadar her konuda son dakika haberlerini ve güncel köşe yazılarını takip edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.elipshaber.com/rss/cevre-iklim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır. Haberler bağlantı içerecek şekilde kaynak göstermek şartıyla kullanılabilir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 13:58:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/rss/cevre-iklim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan 'sıcaklık' ve 'orman yangını' uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/uzmanlardan-sicaklik-ve-orman-yangini-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/uzmanlardan-sicaklik-ve-orman-yangini-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklimBU Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, iklim değişikliğinin etkisiyle bu sene özellikle temmuz ayından sonra şimdiye kadar hiç görülmeyen sıcaklıklarının görülme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirtip, orman yangınlarına karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İklimBU) Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz ve Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Ali Kavgacı, 2026 yaz aylarında sıcaklığa ve orman yangınlarına karşı uyarılarda bulundu. Boğaziçi Üniversitesi İklimBU Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, "Orman yangını insan sebebiyle çıkar. Bizim 'bir şey olmaz ağabeyciliğimiz' orman yangınlarının en önemli sebebi. Ormanlar olmadığı zaman hayat ve yağmur yok. O nedenle gözümüz gibi korumak zorundayız. Halkın bu yangınlara karşı nasıl davranılması gerektiği, neler yapılması gerektiği konusunda bilinçlenmesi gerekiyor. Yardım gelene, itfaiye yetişene kadar insanların da ellerinden geleni yapabilmeleri ve oradaki yangın söndürmeye çalışanlara destek olmaları gerekiyor. Özellikle büyük orman yangın tehlikesi olduğu bölgelerde vatandaşları çok iyi eğitmemiz gerekiyor. Depremde olduğu gibi yangınlar için de afet gönüllülerini bir araya getirip müdahale edilebilecek seviye olunmalı" dedi.</p>

<h2>“Hem sıcaklık hem de nem yüksek olduğu zamanlar ölümcül sonuçlara yol açabilir”</h2>

<p>Bu sene özellikle temmuz ayı sonundan sonra şimdiye kadar hiç görülmeyen sıcaklıklarının görülme ihtimalinin çok yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Kurnaz, “Yüksek sıcaklıkları bir hafta boyunca her gün yaşıyor olabiliriz. Esas tehlikeli olan şey sıcaklık değil, sıcaklıkla birleşen nemdir. Hem sıcaklık hem nem yüksek olduğu zamanlarda özellikle yaşlılar için ölümcül sonuçlara yol açabilir. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden bir tanesi olan Fransa'nın başkentinde 2003 yılında, 2 haftada 17 bin kişi öldü. Benzer bir durum her zaman burada da olabilir. Buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Orman yangınlarını biraz da yağışla düşünmek gerekiyor. Ancak, sakin yağıp yeri ıslatan yağışların azalacağını düşünüyoruz. Ama ona karşılık da bardaktan boşanırcasına yağıp sel basıp 5 dakika sonra da hiçbir şey olmamış gibi sıcak havaya gideceğimiz yağmurlar olacak. Bunlar da orman yangınlarına karşı çok büyük bir fayda sağlamıyorlar. O nedenle hem bizim dikkatsizliğimiz hem de bu yağış rejimindeki hafif kayma ciddi orman yangınlarına yol açacaktır" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Değişmiş bir yangın rejimi içindeyiz”</h2>

<p>Ege'de Akdeniz iklimi olması nedeniyle yangın için kolay bir ekosistem olduğunu belirten Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Ali Kavgacı da "Dünyada 400 milyon yıldır yangın yaşanıyor ve bu nedenle ekosistem yanmayı öğrenmiş durumda. Dolayısıyla bir doğal yangın rejimi var. Ama insanın doğaya girmesiyle, dış faktör olarak bu doğal yangın rejimlerini değiştirdi. Şu anda biz değişmiş bir yangın rejimi içindeyiz. Dolayısıyla geçmişe oranla orman yangınlarını daha yoğun konuşuyoruz, daha yoğun görüyoruz. Geçmişte İzmir için yangınları temmuzun sonunda ağustosun başında konuşuyorduk. Ama şimdi hazirandan kasım ayına kadar büyük yangın konuşuyoruz. Önceden 100-200 hektar orman yangınlarına büyük yangınlar derken artık bin hektar üzerindeki yangınları çok olağanmış gibi konuşmaya başladık. Türkiye'de 2025 yılında orman yangınları 5 bini aştı" dedi.</p>

<h2>“Büyük orman yangınlarını söndürmek atmosferin yardım etmesi lazım”</h2>

<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla ormanların kolay nem kaybettiğini ve yanıcı maddeye dönüştüğünü söyleyen Prof. Dr. Kavgacı, şunları söyledi:</p>

<p>"Bu orman yangınlarının kurutucu rüzgarların çok olduğu ve uzun günler devam ettiği ortamlarda daha hızlı büyümesine neden oluyor. Böyle bir ortamda büyük orman yangınlarını söndürmek öyle çok kolay da değil. Bunun için atmosferin yardım etmesi lazım ve hava sıcaklığının düşmesi, nem miktarının yükselmesi ve rüzgarın durması gerekiyor. İzmir'de özellikle son 10 yılda ormana doğru yerleşimler çok büyüdüğü ve nüfusun yangın tecrübesi de olmadığı için yangın yönetmeyi bilmiyorlar. Kırı bilmeyen kentlinin kırdaki yaşam mücadelesi gibi bir durum olduğu için çok kolay yangın çıkabiliyor. Yaşanan yangınları hatırlayın. Spiral kesmekten, kaynak makinesinden çıkıyor. İzmir, Çanakkale, Manisa, Bursa'da kıra yeni yerleşmiş kentlinin orman yangınları farkındalığı ve bu farkındalığın davranışa dönüşmesi noktasında bilinçlenmeye ihtiyacı var.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/uzmanlardan-sicaklik-ve-orman-yangini-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/06/sicaklik-orman-yangini.jpg" type="image/jpeg" length="62525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat! Kaplumbağaların yuvalama alanı sahillere gece girmenin cezası 699 bin TL]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/dikkat-kaplumbagalarin-yuvalama-alani-sahillere-gece-girmenin-cezasi-699-bin-tl</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/dikkat-kaplumbagalarin-yuvalama-alani-sahillere-gece-girmenin-cezasi-699-bin-tl" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nesli tehlike altındaki deniz kaplumbağalarının Akdeniz sahillerinde yuvalama yaptığı İztuzu, Patara, Çıralı gibi kumsallara saat 20.00'den saat 08.00'e kadar giriş yasağı başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ateş ve mangal yakmak, çadır kurmak, araçla girişin de yasak olduğu bu kumsalları geceleri deniz kaplumbağaları, gündüz insanlar kullanabilecek. 1 Mayıs'ta başlayan ve eylül sonuna kadar sürecek yasakları ihlal edenlere uygulanacak idari para cezası, 699 bin 245 TL. Tüzel kişi ve kurumlar için 3 katı ceza uygulanacak. Dünya Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) nesli tehlike altındaki türler listesindeki caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının Akdeniz sahillerindeki yuvalama sezonu açıldı. Her yıl nisan sonu veya mayıs ayında başlayan süreç, erişkin kaplumbağaların kumsallara çıkıp yumurta bırakması, temmuz ortasından itibaren de yuvalardan yavruların çıkışı ve denize ulaşması şeklinde eylül ayı sonuna kadar devam ediyor. Deniz kaplumbağalarının Akdeniz'deki en büyük yuvalama kumsallarını, Türkiye'nin Akdeniz kıyıları oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Türkiye'de 21 yuvalama kumsalı</h2>

<p>Türkiye'de en büyük yuvalama alanları, Antalya'da bulunuyor. 30 kilometrelik Belek kumsalı hem Türkiye hem de Akdeniz'in en büyük yuvalama alanı olarak geçiyor. Türkiye'de 9'u Antalya'da olmak üzere Muğla, Mersin, Adana ve Hatay illerinde 21 deniz kaplumbağası yuvalama kumsalı bulunuyor. Bu kumsallar şöyle; Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kale, Kumluca, Olimpos-Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur, Göksu Deltası, Alata, Davultepe, Kazanlı, Akyatan, Yumurtalık, Samandağ.</p>

<h2>Bu yıl ceza miktarı 699 BİN 245 TL</h2>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki bu kumsalların tamamında, yuvalama ve yavru çıkış dönemi olan mayıs-eylül ayları arasında geceleri sahile girişler yasak. Ayrıca bu sahillere araçla giriş, çadır kurmak, kamp yapmak, ateş veya mangal yakmak gibi faaliyetler de tamamen yasak. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun Kanunun 9'uncu maddesinin (a) bendine aykırı olarak biyolojik çeşitliliği tahrip edenlere (deniz kaplumbağalarına, yuvalarına, yumurtalarına veya ergin bireylere doğrudan zarar verilmesi, kumsallardan yasa dışı kum alınarak yuvalama habitatının bozulması), yasakları ihlal edenlere idari para cezaları veriliyor. Bu ceza miktarı 2026 yılı için 699 bin 245 TL olarak belirlendi. Bu ihlali gerçekleştirenlerin tüzel kişi ve kurumlar olması halinde 2 milyon 97 bin TL ceza uygulanacak.</p>

<h2>Gece kaplumbağalar, gündüz insanlar</h2>

<p>1 Mayıs'ta başlayıp eylül sonuna kadar koruma altındaki deniz kaplumbağaları yuvalama alanı olarak belirlenen 21 kumsalı yerli ve yabancı turistler sadece gündüzleri kullanabilecek. Geceleri ise kumsallar deniz kaplumbağalarına ait olacak. Kumsallara giriş yasağı saat 20.00'de başlayıp, saat 08.00'e kadar sürüyor. Bu konudaki uyarı tabelaları ile bilgilendirmeler de yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/dikkat-kaplumbagalarin-yuvalama-alani-sahillere-gece-girmenin-cezasi-699-bin-tl</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/kaplumbaga-yumurtlama-alani-antalya.JPG" type="image/jpeg" length="80230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Varto'da köylülerin JES'e karşı nöbeti devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/vartoda-koylulerin-jese-karsi-nobeti-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/vartoda-koylulerin-jese-karsi-nobeti-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muş'un Varto ilçesine bağlı Çalıdere köyünde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı bölge halkının başlattığı çadır nöbeti 23'üncü gününe girdi. Topraklarını ve yaşam alanlarını korumak istediklerini belirten köylüler, projeye karşı hukuki ve fiili mücadelelerini sürdüreceklerini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muş'un Varto ilçesi Çalıdere köyünde hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı yerel halkın tepkisi devam ediyor. Bölgede kurulacak santralin doğaya ve yaşam alanlarına zarar vereceğini savunan köylülerin başlattığı protesto ve çadır nöbeti eylemi 23. gününü geride bıraktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Evrensel'den Elif Ekin Saltık'ın haberine göre sürecin başından bu yana yoğun destek gören nöbet alanını son olarak Görgü köyleri sakinleri ziyaret etti. Dayanışma ziyaretinde bir araya gelen grup, davul zurna eşliğinde halaylar çekerek protestoya destek verdi. Bölge halkı, projeyi yürüten uluslararası şirkete karşı topraklarını, sularını ve havalarını korumakta kararlı olduklarını dile getirdi.</p>

<h2>Köy sakinleri kararlılık mesajı verdi</h2>

<p>Nöbet eylemine katılan köy sakinlerinden Gevrişa Doğan, bölgenin kendilerine atalarından miras kaldığını ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirterek, topraklarını korumak için 20 günü aşkın süredir kararlılıkla mücadele ettiklerini söyledi.</p>

<p>Doğanın korunması gerektiğine vurgu yapan Kamer Özdemir, sadece ekonomik çıkarları gözeten projelerin doğal dengeye zarar verdiğini ve bunun geri dönüşünün ağır olacağını ifade etti. Eyleme destek veren Alev Yılmaz ise doğayı savunmak adına ilçe halkıyla birlikte hareket ettiklerini ve bu çevre mücadelesini kazanacaklarına inandıklarını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Evrensel</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/vartoda-koylulerin-jese-karsi-nobeti-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/varto-jes-eylemi.jpeg" type="image/jpeg" length="60634"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koparmanın cezası 699 bin TL olan Siirt'e özgü sümbüller çiçek açtı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/koparmanin-cezasi-699-bin-tl-olan-siirte-ozgu-sumbuller-cicek-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/koparmanin-cezasi-699-bin-tl-olan-siirte-ozgu-sumbuller-cicek-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt'te Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) 'hassas düzey' kategorisinde yer alan ve koparmanın cezası 699 bin 245 TL olan Şirvan Sümbülü ile Dicle Kır Sümbülü çiçek açtı. Endemik bitkiler, Botan Vadisi Milli Parklar Bölgesi’nde görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) 'hassas düzey' kategorisinde yer alan ve koparmanın 699 bin 245 TL cezasının olduğu Şirvan Sümbülü (Bellevalia koyuncui) ile Dicle Kır Sümbülü (Bellevalia vuralii), nisan yağmurlarının ardından doğal yaşam alanlarında görüntülendi. Siirt Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri, 1200-1500 metre rakımlı bölgelerde yetişen endemik bitkileri yerinde inceleyerek kayıt altına aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>'Siirt'in kendine has bitki florası var'</h2>

<p>Siirt Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Mesut Sırrı, bölgede endemik bitki türleri üzerine araştırmalar yürüttüklerini belirterek, "Siirt Florası ve Siirt'in merkezi olmak üzere, çevre illerinde bitki florası üzerinde çalışmalar, projeler yürütüyoruz. Bu projeler kapsamında burada özellikle endemik türler olmak üzere dağılım gösteren bitkileri toplayıp, Siirt Üniversitesi'nin bünyesinde bunların teşhislerini ve diğer araştırma, geliştirme çalışmalarını yürütüyoruz. Siirt’in de kendine has bir bitki florası bulunuyor ve bu bitki floraların içerisinde bölgeye has olan, endemik olan türler de yer alıyor. Bu türlerden birisi de son günlerde özellikle nisan-mayıs aylarında görülmeye başlayan Şirvan Sümbülü ile Dicle Kır Sümbülü olan iki türümüz oluşturuyor. Özellikle Botan Vadisi'nin Milli Parklar Bölgesi'nde özellikle yamaç kesimlerinde, 1200-1500 metre rakımına sahip bölgelerde görülmeye başladı" dedi.</p>

<h2>'Botan Herbaryumu'nda muhafaza ediliyor'</h2>

<p>Kente özgü endemik türlerin Siirt Üniversitesi bünyesinde kurulan Botan Herbaryumu’nda muhafaza altına alındığını ifade eden Sırrı, “Burada ziyarete gelen özellikle turistlerin ve yerel halkın, bu bitkileri koparmamaları gerekmektedir. Çünkü endemik türler olduğu için bunların belli bir cezai durumu da var. Bunu da göz önüne alarak hem bitkilerin korunması hem de zarar görmemesi adına, bunların tanıtılması önem arz etmektedir. Biz de burada bu bitkileri, okul bünyesindeki Botan Herbaryumu saklıyoruz. Burada topladığımız özellikle Siirt'in endemik bitkilerini buraya getirip burada teşhislerini yaptıktan sonra bizim Botan Herbaryumu’nda bunları muhafaza ediyoruz. Aynı zamanda bunları dersler kapsamında öğrencilerimize de tanıtıyoruz. Yeri geliyor, yerel halk tarafından da bu bitkileri tanıtım ve korunması adına bilgilendirme çalışmalarını bu bitkiler, bu örnekler üzerinde yapıyoruz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/koparmanin-cezasi-699-bin-tl-olan-siirte-ozgu-sumbuller-cicek-acti</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/siirt-sumbulu-koparmanin-cezasi-699-bin-tl.jpg" type="image/jpeg" length="40817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: İklim değişikliği nedeniyle 2100'e kadar on binlerce bitki türü yok olabilir]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/arastirma-iklim-degisikligi-nedeniyle-2100e-kadar-on-binlerce-bitki-turu-yok-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/arastirma-iklim-degisikligi-nedeniyle-2100e-kadar-on-binlerce-bitki-turu-yok-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İngiltere'de yapılan araştırmalar, 2100'e kadar iklim değişikliği nedeniyle on binlerce bitki türünün yok olabileceğini gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de yapılan çalışmada uzmanlar, bilgisayarda üretilen modellemeler aracılığıyla dünyadaki bitki türlerinin yüzde 18'ini 2100'e kadar bekleyen senaryoları inceledi. Araştırmacılar, sıcaklık artışı ile yağmur ve kar yağışlarındaki dengesizlikler sebebiyle dünyadaki bitki türlerinin yüzde 7 ile yüzde 16'sının, yaşam alanlarının en az yüzde 90'ını kaybedebileceğini belirledi. Durumun özellikle Arktik ve Akdeniz bölgeleri ile Avustralya'da kötüye gittiğini gözlemleyen bilim insanları, ismi geçen türlerin tamamen yok olabileceğini ortaya koydu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İngiltere'de yapılan bir başka çalışmada ise uzmanlar, 335 binden fazla türü kapsayan ‘çiçek açan bitkilerin’ yok olma risklerini ölçtü. Bilim insanları, çiçek açan 10 bine yakın türün yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu tespit etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/arastirma-iklim-degisikligi-nedeniyle-2100e-kadar-on-binlerce-bitki-turu-yok-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/08/ankarada-ot-yangininda-alevler-ormana-sicradi.jpg" type="image/jpeg" length="43280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de ilk kez zürafa yavrusu doğdu!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/turkiyede-ilk-kez-zurafa-yavrusu-dogdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/turkiyede-ilk-kez-zurafa-yavrusu-dogdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen erkek zürafa yavrusuna, sosyal medya üzerinden yapılan anketle “Çınar” ismi verildi. Türkiye’de doğan ilk zürafa yavrusu olarak kayıtlara geçen “Çınar”, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ikinci ve dünyanın dördüncü büyük doğal yaşam alanlarından biri olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen erkek zürafa yavrusuna isim verildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından sosyal medya hesapları üzerinden düzenlenen anket sonucunda yavru zürafanın adının “Çınar” olduğu açıklandı.</p>

<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, katıldığı bir televizyon programında, zürafa yavrusunun isminin anket sonucunda "Çınar" olarak belirlendiğini kaydetti.</p>

<p>Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler, AA muhabirine, Kasım 2024'te dişi zürafa Selvi'nin hamile kaldığını belirterek "Hamileliği 15 ay kadar sürüyor. Bu sürede erkek zürafamız Şakir, fizyolojik ömrü dolduğu için vefat etti. Geçtiğimiz 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Selvi’nin yavrusu oldu. Gece doğum başladı ve 1,5 saat sonra Selvi yavrusunu doğurdu. Sağlıklı bir erkek yavrumuz oldu." diye konuştu.</p>

<p>Türkiye'de doğan ilk zürafa olan "Çınar", Gaziantep Doğal Yaşam Parkı'nı ziyaret edenlerin ilgisini çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okan Araman, Antakya'dan Doğal Yaşam Parkı'nı gezmek için geldiklerini belirterek "Türkiye'de ilk defa zürafanın doğduğunu duyduk. Onu görmeye geldik, ben oğlum kadar küçükken buraya gelmiştim. Şakir'in babasını görmüştüm. Şimdi de yavrusunu gördüğümüz için heyecan duyduk." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/turkiyede-ilk-kez-zurafa-yavrusu-dogdu</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/05/zurafa.webp" type="image/jpeg" length="28859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar açıkladı: Türkiye’de bu yıl da sıcaklık rekorları kırılabilir]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/uzmanlar-acikladi-turkiyede-bu-yil-da-sicaklik-rekorlari-kirilabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/uzmanlar-acikladi-turkiyede-bu-yil-da-sicaklik-rekorlari-kirilabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu yıl kuvvetli bir El Nino olasılığına dikkati çeken uzmanlara göre, bazı bölgelerde tıpkı geçen yıl olduğu gibi; yüksek sıcaklık rekorları kırılma olasılığı var.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Türkeş, bu yıl kuvvetli bir El Nino olasılığına dikkati çekip, "Özellikle karasal iç bölgelerde, İç Anadolu'da, Güneybatı Anadolu'da, Güneydoğu Anadolu'da bazı istasyonlarda tıpkı geçen yıl olduğu gibi; Türkiye'de bu yıl da yüksek sıcaklık rekorları kırılma olasılığı söz konusu" dedi.</p>

<p>Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkiye'de sonbahar ve kış yağışlarının son yıllarda giderek azaldığını belirtti. Prof. Dr. Türkeş, "Sıcaklıkların ve buharlaşmanın artması, yağış rejiminin değişmesi, sıcaklıkla birlikte kuraklaşmanın artması sonucunda 2040 sonrası orta ve çok kötümser iklim senaryolarına göre bugün Türkiye'de bulunmayan tam kurak iklim koşullarının oluşma olasılığı var. Bu iklimin Türkiye'de coğrafi olarak kuraklaşması, kurak ve çöl iklimi benzeri tam kurak arazi koşullarının geniş alanlarda oluşacağı anlamına geliyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Suriye'nin kuzeyinde egemen olan bugünkü tam kurak çöl benzeri koşulların 2040'larla birlikte Türkiye'de de olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Türkeş, "Türkiye-Suriye sınırında bugün yarı kurak step iklimi gözleniyor. Eğer iklim değişikliği bu hızla devam ederse, sıcaklıklardaki artış sürer ve yağış rejimi değişirse, toprak nemi azalırsa bugün Suriye kuzeyindeki kurak hatta çöl benzeri iklimin Suriye sınırından Türkiye'ye sokulacağı ve Güneydoğu Anadolu'nun geniş güney bölümü, Türkiye'nin tahıl ambarı Konya Havzası'nı da içerecek biçimde İç Anadolu'nun orta ve güney bölümlerinde, hatta İç Batı Anadolu'da ve Trakya'da böyle bir klimatolojik olarak kurak bölge oluşma olasılığı var. Bunun gerçekleşmesi ise Türkiye'nin fiziksel ve ekonomik su kıtlığı yaşayan, zamanla su fakiri olma olasılığı bulunan ve gıda güvenliği açısından da sıkıntı yaşayan bir ülke olma olasılığı anlamına geliyor" diye konuştu.</p>

<h2>'Bu yıl da hava sıcaklıkları normallerin üzerine çıkabilir'</h2>

<p>Yüzey sıcaklıklarındaki artış eğiliminin devam ettiğini aktaran Prof. Dr. Türkeş, bu yıl kuvvetli bir El Nino olasılığına dikkati çekt. Türkeş, "Gözlenen uzun süreli ısınma, iklim değişikliği ve El Nino ile bu yıl da hava sıcaklıkları pek çok yerde normallerin üzerine çıkabilir. Haziran sonuyla birlikte son yıllarda yaşadığımız gibi özellikle karasal iç bölgelerde, İç Anadolu'da, Güneybatı Anadolu'da, Güneydoğu Anadolu'da bazı istasyonlarda tıpkı geçen yıl olduğu gibi; Türkiye'de bu yıl da yüksek sıcaklık rekorları kırılma olasılığı söz konusu" dedi.</p>

<p>Son yıllarda Kuzey Afrika'dan Balkanlar üzerinden gelen sıcak hava dalgalarının Ege'yi çok etkilediğini belirten Prof. Dr. Türkeş, "Manisa, İzmir, Aydın, Denizli'de zaman zaman da Muğla'nın ilçelerinde Güneydoğu Anadolu'daki yüksek sıcaklıklardan daha yüksek sıcaklıklar kaydedilebiliyor. Sıcaklıkların artması yaz kuraklığını, yeni yangın rejimini şiddetlendirerek ya da daha etkili yaparak orman yangınlarının sıklık, şiddet, süre ve etki alanını artırıyor. Su kaynakları üzerinde aşırı baskı yaratıyor. Toprakta bir kuraklaşma oluyor. Dolayısıyla sıcaklıklardaki uzun süreli artış sadece yüksek hava sıcaklıklarının ve sıcak hava dalgalarının oluşumuyla kalmıyor. Sıcak hava dalgaları, yaz kuraklığının şiddetlenmesi, yangın rejiminin çok daha şiddetli olmasına yol açabiliyor. Uzun süreli kuraklık ve yaz sıcaklığı birleştiğinde tarımda sulama suyu sorunu yaşanıyor. Tüm bu olumsuzluklardan daha az etkilenebilmek için, bütünleşik su kaynakları, kuraklık, orman yangını yönetimlerinin geliştirilmesi ile tarımsal sistemler, toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir ve iklim direngen bir yapıya kavuşturulması gerekiyor" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/uzmanlar-acikladi-turkiyede-bu-yil-da-sicaklik-rekorlari-kirilabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/05/kuraklik-1.jpg" type="image/jpeg" length="92245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Korkutan açıklama: Aşırı sıcaklık artışlarına neden olan El Nino geri dönüyor!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/korkutan-aciklama-asiri-sicaklik-artislarina-neden-olan-el-nino-geri-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/korkutan-aciklama-asiri-sicaklik-artislarina-neden-olan-el-nino-geri-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Meteoroloji Örgütü, El Nino hava olayının 2026 yılının ortalarından itibaren yeniden görülme ihtimalinin arttığını açıkladı. Küresel sıcaklık ve yağış düzenlerinde değişikliklere yol açabilecek gelişmenin önümüzdeki aylarda daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), küresel iklim görünümüne ilişkin son değerlendirmelerinde El Nino hava olayının yeniden etkili olabileceğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>WMO’nun “Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi” raporunu paylaşan Wilfran Moufouma Okia, 2026 yılının ortalarından itibaren El Nino koşullarının yeniden ortaya çıkma ihtimalinin bulunduğunu belirtti. Okia, bu durumun küresel sıcaklıklar ile yağış düzenleri üzerinde etkili olmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Raporda, Ekvatoral Pasifik Okyanusu’nda gözlenen değişimlere işaret edilerek deniz yüzeyi sıcaklıklarının hızla arttığı vurgulandı. Okia, El Nino koşullarının Mayıs-Temmuz 2026 döneminde başlamasının muhtemel olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Önümüzdeki üç aylık döneme ilişkin değerlendirmelerde ise kara yüzeyi sıcaklıklarının büyük ölçüde normalin üzerinde seyredeceği öngörülüyor. Bununla birlikte yağış düzenlerinde bölgesel farklılıkların görülebileceği kaydedildi.</p>

<p>İklim modellerinin yılın başında nötr koşullara işaret ettiğini ancak mevcut verilerin El Nino’nun başlangıcına işaret ettiğini belirten Okia, bu etkinin ilerleyen aylarda güçlenebileceğini söyledi.</p>

<h2>El Nino ve La Nina nedir?</h2>

<p>Pasifik Okyanusu’nda meydana gelen El Nino, deniz yüzeyi sıcaklıklarının artmasıyla birlikte başta okyanus kıyısındaki bölgeler olmak üzere dünya genelinde sıcaklık artışlarına yol açabiliyor.</p>

<p>Bunun ters fazı olan La Nina ise daha serin hava koşullarıyla ilişkilendiriliyor. Bu iki sistem arasındaki geçiş dönemlerinde ise nötr iklim koşulları etkili oluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/korkutan-aciklama-asiri-sicaklik-artislarina-neden-olan-el-nino-geri-donuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/07/rekor-sicakliklar-1.JPG" type="image/jpeg" length="12213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Aşırı sıcaklar yıl boyu sürebilir]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/uzmanlar-uyardi-asiri-sicaklar-yil-boyu-surebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/uzmanlar-uyardi-asiri-sicaklar-yil-boyu-surebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[University of California, Los Angeles (UCLA) araştırmacıları, El Niño ve küresel ısınmanın etkisiyle mevsimler arasındaki belirgin farkların giderek azaldığını ortaya koydu. Yapılan açıklamaya göre, bu değişim sonucunda aşırı sıcaklıkların yalnızca yaz aylarıyla sınırlı kalmayıp yılın geneline yayılabileceği uyarısında bulunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UCLA araştırmacıları, El Niño ve küresel ısınmanın birleşmesiyle "yaz mevsiminin" artık tüm yıla yayılabileceğini ve alışılagelmiş iklim modellerinin iflas ettiğini belirtiyor.</p>

<p>Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere küresel ölçekte Mart ayında kaydedilen rekor sıcaklıklar, bilim dünyasında "kırmızı alarm" verilmesine neden oldu.</p>

<p>Cumhuriyet'te yer alan habere göre, Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) bünyesinde çalışmalarını sürdüren iklim bilimciler, sadece yaz aylarının değil, kış ve bahar aylarının da aşırı sıcak dalgalarının etkisi altına girdiğini vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yayımlanan son raporlar, iklim değişikliğinin artık "mevsimlik bir sorun" olmaktan çıktığını ve kalıcı bir risk haline geldiğini ortaya koyuyor.</p>

<h2>'İmkansız' görülen hava olaylarının gerçekleşmesi olağan</h2>

<p>İklim bilimci Alex Hall, doğal hava olaylarının artık çok daha sıcak bir zemin üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Hall'a göre, yaklaşan El Niño etkisi, halihazırda yükselmiş olan küresel sıcaklık ortalamalarıyla birleştiğinde, tarihte "imkansız" görülen hava olaylarının gerçekleşmesi artık olağan hale gelecek.</p>

<p>Bilim insanları bu durumu "temel seviyenin kayması" olarak adlandırıyor; yani artık en soğuk aylar bile geçmişin sıcak dönemlerinden daha yüksek bir taban sıcaklığına sahip.</p>

<p>Halk sağlığı uzmanı V. Kelly Turner ise hazırlıksız yakalanılan Mart sıcaklarının bir ders niteliğinde olduğunu belirterek, yerel yönetimlerin ve organizasyonların geleneksel kış/yaz planlamalarını terk etmesi gerektiğini savunuyor.</p>

<p>Turner, "Mart ayı kış mevsimindeydi ancak sıcaklıklar yaz ortasını aratmadı. Bu durum, ısınmanın artık her mevsime yayıldığının en somut göstergesidir" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Her yarım derece, bir öncekine göre daha şiddetli</h2>

<p>UCLA araştırmacısı David Neelin tarafından paylaşılan veriler, küresel ısınmadaki doğrusal artışın sonuçlarının "üstel" (katlanarak) olduğunu gösteriyor. Neelin’in araştırmasına göre, sıcaklıktaki her yarım derecelik artış, uzun süreli sıcak dalgalarının sıklığını bir önceki yarım dereceye oranla çok daha şiddetli bir şekilde artırıyor.</p>

<p>Bu durum, iklim krizine karşı atılan adımların neden saniyelik bir öneme sahip olduğunu da açıklıyor. Bilim insanları, sıcak dalgalarının sadece şiddetinin değil, sürelerinin de tehlikeli boyutta uzadığını ve bu döngünün kırılmasının mevcut karbon salımı politikalarıyla oldukça güçleştiğini kaydediyor.</p>

<p>İklim krizine karşı geleneksel yöntemlerin yetersiz kalabileceği endişesi, daha radikal çözüm önerilerini de gündeme getiriyor. Çevre hukuku profesörü Ted Parson, sadece emisyon kesintilerinin yetmeyebileceğini belirterek, "Stratosferik Aerosol Enjeksiyonu" (SAI) gibi yüksek teknolojili müdahalelerin bir zorunluluk haline gelebileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Bu yöntem, atmosfere belirli parçacıklar enjekte ederek güneş ışığını geri yansıtmayı ve böylece yeryüzünü hızla soğutmayı amaçlıyor. Parson, bu tür "yüksek kaldıraçlı" müdahalelerin riskli olduğunu ancak mevcut durumun ciddiyetinin bu tür alternatifleri masada tutmayı gerektirdiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/uzmanlar-uyardi-asiri-sicaklar-yil-boyu-surebilir</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/01/sicaklik-5.jpg" type="image/jpeg" length="41435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da Kızılca Göleti yeniden hayat buluyor: Su seviyesi yüzde 80’e ulaştı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ankarada-kizilca-goleti-yeniden-hayat-buluyor-su-seviyesi-yuzde-80e-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ankarada-kizilca-goleti-yeniden-hayat-buluyor-su-seviyesi-yuzde-80e-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınma ve ekosistem koruma çalışmaları kapsamında yenilenen Çubuk’taki Kızılca Göleti, yeniden su tutmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve ekosistemi korumak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, Çubuk ilçesi Kızılca Mahallesi’nde bulunan ve 1967 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından inşa edilen Kızılca Göleti yeniden suyla buluştu.</p>

<p>2014 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen ve uzun süredir atıl durumda bulunan gölet, yapılan çalışmaların ardından yeniden canlandırıldı.</p>

<h2>Su seviyesi yüzde 80’e ulaştı</h2>

<p>Son yıllarda azalan yağışlar, artan buharlaşma ve beslenme kanallarının işlevini yitirmesi nedeniyle kuruma riskiyle karşı karşıya kalan gölette kapsamlı bir yenileme çalışması yapıldı.</p>

<p>Kapatılan ve üzerine yapılaşma yapılan kanallar yeniden açılarak yol ve kanal geçişleri düzenlendi. Azman Deresi’nden açık kanal aracılığıyla yeniden su almaya başlayan gölette su seviyesi yüzde 80’e ulaştı.</p>

<p>Çubuk ilçe merkezine 10 kilometre mesafede bulunan gölet, 400 bin metrekare sulama alanı ve 448 bin metreküp depolama kapasitesine sahip. Ortalama 4 metre derinliğe ulaşabilen gölet, bölge için önemli bir su kaynağı olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>Kızılca Göleti, yalnızca tarımsal sulama açısından değil, aynı zamanda yerel ekosistem ve sosyal yaşam açısından da büyük önem taşıyor. Özellikle angut kuşu başta olmak üzere birçok göçmen kuşun uğrak noktası olan gölette doğal yaşam yeniden canlanmaya başladı.</p>

<p>Kurak geçen yaz aylarında tükenme noktasına gelen gölet, yapılan çalışmalar sayesinde yeniden ekosistem için umut kaynağı haline geldi.</p>

<p><img alt="" height="352" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/04/kizilca-goleti-suya-kavustu-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="627" /></p>

<h2>“Gölet tamamen kurumuştu”</h2>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal, göletin son iki yılda ciddi su kaybı yaşadığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Gölet tamamen kurumuştu. Yapılan saha çalışmaları ve ölçümlerin ardından ASKİ ve Fen İşleri ekiplerimizle birlikte yaklaşık bir ay süren bir çalışma gerçekleştirdik. Azman Deresi’nden 2,5 kilometrelik kazı yapılarak kaybolan kanal yeniden ortaya çıkarıldı ve temizlendi. Böylece su yeniden gölete ulaşmaya başladı.”</p>

<p>Uysal, göletin geçmişte sulama amaçlı kullanıldığını ancak zamanla bu özelliğini kaybettiğini ifade ederek, “Şu an göletin yüzde 80’i dolmuş durumda. Burası hem kuş göçlerinin yaşandığı bir alan hem de vatandaşların dinlenme noktası. Bu değeri sürdürülebilir şekilde korumak istiyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çubuk Ziraat Odası Başkanı Orhan Gülle ise göletin uzun yıllardır kuraklık nedeniyle atıl durumda olduğunu belirterek, “Yapılan 2,5 kilometrelik kanal çalışmasıyla gölet yeniden canlandırıldı. Burası yabani kuşların uğrak yeri. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="400" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/04/kizilca-goleti-suya-kavustu-2.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Kızılca Mahalle Muhtarı Hacı İbrahim Öztürk de göletin iki yıldır tamamen kuruduğunu hatırlatarak, belediyenin çalışmalarıyla yeniden suya kavuştuğunu söyledi. Öztürk, “Şu anda gölete su akıyor. Kısa süre içinde tamamen dolmasını bekliyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Kaplan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ankarada-kizilca-goleti-yeniden-hayat-buluyor-su-seviyesi-yuzde-80e-ulasti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/04/kizilca-goleti-suya-kavustu-1.JPG" type="image/jpeg" length="39838"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çankaya’da sürdürülebilirlik eğitimi: Dijital temizlik ve su tasarrufu anlatıldı]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/cankayada-surdurulebilirlik-egitimi-dijital-temizlik-ve-su-tasarrufu-anlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/cankayada-surdurulebilirlik-egitimi-dijital-temizlik-ve-su-tasarrufu-anlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çankaya Belediyesi’nin düzenlediği seminerlerde dijital dünyanın çevresel etkileri ve su kaynaklarının verimli kullanımı ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çankaya Belediyesi, sürdürülebilir gelecek hedefi doğrultusunda farkındalık çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.</p>

<p>Bu kapsamda İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Dijital Temizlik” ile “Su ve Doğal Kaynakların Verimli Kullanımı” başlıklı seminerler vatandaşlardan yoğun ilgi gördü.</p>

<h2>Dijital dünyanın çevresel etkilerine dikkat çekildi</h2>

<p>Ümitköy ve Karapınar Çankaya Evleri’nde gerçekleştirilen etkinliklerde, dijital kullanım alışkanlıklarının çevre üzerindeki etkileri ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, gereksiz veri depolamanın enerji tüketimini artırdığına dikkat çekerek, dijital temizlik alışkanlıklarının karbon ayak izini azaltmada önemli bir rol oynadığını ifade etti.</p>

<h2>Su tasarrufu ve sürdürülebilir tüketim anlatıldı</h2>

<p>Seminerlerin ikinci bölümünde ise suyun önemi ön plana çıktı.</p>

<p>Katılımcılara su tasarrufu yöntemleri, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Günlük yaşamda kolaylıkla uygulanabilecek pratik öneriler paylaşılırken, bireysel farkındalığın toplumsal dönüşümdeki etkisine dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Kaplan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/cankayada-surdurulebilirlik-egitimi-dijital-temizlik-ve-su-tasarrufu-anlatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 02:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/04/surdurulebilir-gelecek.jpeg" type="image/jpeg" length="19003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süper El Nino için tarih verildi: Son 140 yılın en güçlüsü!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/super-el-nino-icin-tarih-verildi-son-140-yilin-en-guclusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/super-el-nino-icin-tarih-verildi-son-140-yilin-en-guclusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel iklim modelleri, Ağustos ayında etkisini göstermesi beklenen güçlü bir “Süper El Niño”ya işaret ediyor. National Oceanic and Atmospheric Administration (NOAA), bu yaz oluşma ihtimalini %62 olarak değerlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ile uluslararası iklim araştırma merkezlerinin verileri, küresel sıcaklıkları artırma potansiyeline sahip güçlü bir El Niño hava olayının yaklaştığını gösteriyor. NOAA yetkilileri, bu yaz söz konusu doğa olayının oluşma ihtimalini yüzde 62 olarak hesaplarken, sürecin ağustos ayında belirginleşmesinin beklendiğini bildirdi.</p>

<h2>2024'ü geride bırakma ihtimali çok yüksek</h2>

<p>Albany Üniversitesi'nden atmosfer bilimcisi Paul Roundy, yaklaşan iklim fenomeninin son 140 yılın en güçlü El Niño olayı olma potansiyeli taşıdığını ifade etti. Columbia Üniversitesi'nden araştırmacılar da Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Avrupa ve Avustralya'daki hava tahmin merkezlerinin verilerinin bu yöndeki güçlü El Niño beklentisini doğruladığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, küresel ısınmanın üzerine eklenecek olan Süper El Niño nedeniyle Pasifik Okyanusu'nda büyük fırtınaların oluşabileceğini ve 2026 yılının, 2024'e ait küresel ortalama sıcaklık rekorunu geride bırakma ihtimalinin yüksek olduğunu öngörüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/super-el-nino-icin-tarih-verildi-son-140-yilin-en-guclusu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2025/07/sicaklik-8.jpg" type="image/jpeg" length="36712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da çevre eğitimi için önemli adım: Öğretmenlere sürdürülebilirlik eğitimi verildi]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/ankarada-cevre-egitimi-icin-onemli-adim-ogretmenlere-surdurulebilirlik-egitimi-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/ankarada-cevre-egitimi-icin-onemli-adim-ogretmenlere-surdurulebilirlik-egitimi-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Çevre Eğitim Vakfı iş birliğinde başlatılan proje kapsamında öğretmenlere çevre bilinci ve sürdürülebilir yaşam konularında kapsamlı eğitimler verilmeye başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Çevre Eğitim Vakfı arasında imzalanan protokol doğrultusunda çevre bilincini artırmaya yönelik çalışmalar başladı. İş birliği kapsamında özellikle okullarda çevre farkındalığını yaygınlaştırmak amacıyla öğretmenlere yönelik eğitim programları hayata geçiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eko-Okullar ve Okullar Orman Programları çerçevesinde yürütülen çalışmalarla; öğretmenlerin çevre konularındaki bilgi düzeyinin artırılması, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının eğitim ortamına entegre edilmesi ve öğrenciler aracılığıyla toplum genelinde farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p>

<p>Proje kapsamında, Eko-Okullar Programı’nda görev alan koordinatör öğretmenlere yönelik “Sürdürülebilirlik ve Ekolojik Okuryazarlık Eğitimi” düzenlendi. Ulus Genç Akademi’de gerçekleştirilen eğitimde öğretmenlere, sürdürülebilirlik temelli yaklaşımların eğitim süreçlerine nasıl dahil edileceği anlatıldı.</p>

<p>Tam gün süren programda; iklim değişikliği, su tasarrufu, enerji verimliliği, sıfır atık, tüketim alışkanlıkları ve sürdürülebilir yaşam pratikleri gibi pek çok başlık ele alındı. Grup çalışmaları ve uygulamalı etkinliklerle desteklenen eğitimlerde öğretmenlerin aktif katılımı sağlandı.</p>

<h2>Öğretmenler değişimin anahtarı</h2>

<p>Programda konuşan Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, çevre bilincinin yaygınlaştırılmasında öğretmenlerin kritik rol üstlendiğini vurguladı. Tüzün, öğretmenler aracılığıyla çocuklara ekoloji ve sürdürülebilirlik konularının doğru şekilde aktarılmasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p>Tüzün ayrıca, belirlenen kriterleri karşılayan okullara “yeşil bayrak” verilerek bu okulların öncü konuma taşınacağını ifade etti.</p>

<p>Türkiye Çevre Eğitim Vakfı Genel Müdürü Almıla Kından Cebbari ise öğretmenlerin etkisinin uzun yıllara yayıldığına dikkat çekerek, “Bir öğretmen binlerce öğrenciye ulaşır. Bu nedenle çevre eğitiminde odağımıza öğretmenleri alıyoruz. Onları yalnızca bilgiyle değil, beceriyle de donatmayı amaçlıyoruz” dedi.</p>

<h2>Hedef: Toplum genelinde çevre bilinci oluşturmak</h2>

<p>Yetkililer, yürütülen eğitim programları sayesinde öğrenciler üzerinden daha geniş kitlelere ulaşılacağını ve çevre bilincinin toplum genelinde yaygınlaştırılacağını belirtiyor. Projenin önümüzdeki süreçte farklı okullarda da yaygınlaştırılması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nur Kaplan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/ankarada-cevre-egitimi-icin-onemli-adim-ogretmenlere-surdurulebilirlik-egitimi-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/04/ogretmenlere-surdurulebilirlik-egitim.jpg" type="image/jpeg" length="12526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Yaşar: 2035'e kadar barajlarımız dolu olacak]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/prof-dr-yasar-2035e-kadar-barajlarimiz-dolu-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/prof-dr-yasar-2035e-kadar-barajlarimiz-dolu-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yağışlarla baraj doluluk oranları hızla yükselirken, Prof. Dr. Doğan Yaşar önümüzdeki 10 yıl için su sıkıntısı beklenmediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, son yağışların ardından barajların beklenmediği kadar yükseldiğini ancak bu durumun yeterli olmadığını belirterek, "Bir sonraki kurak dönem 2035'lerde yaşanacak. Yağışlar en az 7 yıl daha ortalama üzerinde geçecektir. Kalan 3 yıl ortalama altında geçse bile önümüzdeki 10 yıl barajlarımız kurumayacak. 2035'e kadar barajlarımız dolu olacak" dedi. İzmir'de yılın ilk çeyreğinde yağan yağışlarla birlikte barajlarda aktif doluluk oranları yükseldi. Kentin içme suyunu karşılayan Tahtalı Barajı'nda aktif doluluk oranı yüzde 45'e yükseldi. Balçova Barajı'nda doluluk oranı yüzde 85'e, Gördes Barajı yüzde 36'ya, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı yüzde 77'ye, Ürkmez Barajı yüzde 100'e yükseldi. TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, son yağışların ardından barajların beklenmediği kadar yükseldiğini aktararak, "Son yağışlarla tüm zamanların rekoru kırıldı. Yılın ilk 45 gününde 2025 yılında yağan toplam yağış düştü. İzmir'in yıllık ortalama yağışı 710 kilogramdı, ocak ve şubatta yaklaşık 500 kilograma yakın yağdı. Nisanın yarısında yıllık toplam yağışı geçeriz" dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Yaşar, "2025 çok kuraktı, 2026'da yağış rekorları kırıldı. 2008'de ciddi bir kurak dönem yaşadık ki Tahtalı Barajı yüzde 2'ye düşmüştü. 2009'da gene bol yağış oldu. Geçirdiğimiz günleri unuttuk. Kuraklık yine gelecek. Kuraklık gelinceye kadar sularımızı barajlardan kullanmak zorundayız. Barajlar doluyken dahi suyun yüzde 50'sini yer altından çektik. Hata burada yapıldı. İçme ve kullanma suyu barajlardan kullanılmalı, kuyular rahat bırakılmalı. Yer altından çok su çektiğimiz için akiferlerin seviyeleri 70 metrelerden 400 metrelere düştü. Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi'nden çıkan suyu tarıma kazandırır, yer altından çekilen suları rezerv olarak saklarsak hiçbir sorunumuz kalmaz" diye konuştu.</p>

<p>Prof. Dr. Yaşar, "Baraj sayısı artırmalı ve yer altı barajları yapılmalı. Yapılabilecek her yere baraj yapılmalı. Barajların bulunduğu yerde yer altı suyunu da besler. Yağmur suları hemen yer altına geçmez, uzun yıllar sonra ancak dolar. Şu anda toprağın en üstündeki seviye yükseldi. Yoksa alttaki akiferlerin dolması için çok uzun yıllar gerekiyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>‘Gördes'teki su miktarı Tahtalı'dan daha fazla'</h2>

<p>Gördes Barajı'nın tabanı çatlak olduğu için uzun yıllar su tutmadığını, altı yapıldıktan sonra dolmaya başladığını aktaran Prof. Dr. Yaşar, "Gördes, Tahtalı'dan yüzde 50 daha büyük bir baraj. Şu anda Gördes'teki su miktarı Tahtalı'dan daha fazla. Altı yapıldıktan sonra su seviyesi son yağmurlarla yüzde 35'lere çıktı. Bir sonraki kurak dönem 2035'lerde yaşanacak. Yağışlar en az 7 yıl daha ortalama üzerinde geçecektir. Kalan 3 yıl ortalama altında geçse bile önümüzdeki 10 yıl barajlarımız kurumayacak. 2035'e kadar barajlarımız dolu olacak" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="377" src="https://elipshabercom.teimg.com/elipshaber-com/uploads/2026/04/kuraklik-barajlar-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="566" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/prof-dr-yasar-2035e-kadar-barajlarimiz-dolu-olacak</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/04/barajlar-dolu-prof-yasar.png" type="image/jpeg" length="43977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye hava kirliliğinde 28 sıra yükseldi!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/turkiye-hava-kirliliginde-28-sira-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/turkiye-hava-kirliliginde-28-sira-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IQAir’ın 2025 Dünya Hava Kalitesi Raporu açıklandı. 143 ülkede yapılan analizleri içeren rapora göre Türkiye’nin 2024’te 15.3 olan PM2.5 değeri 19.2’ye yükseldi. Bu yükseliş 2024’te havası en kirli 67. ülke olan Türkiye’yi 39. sıraya taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa’da ölçüm yapılan yerleşimler arasında hava kirliliğinin en yüksek olduğu 10 yerden 5’i de Türkiye’de. Avrupa sıralamasında Iğdır havası en kirli şehir olurken onu Buca (İzmir) takip etti. 4. sırada, Gödekli (Iğdır), 6. sırada Konya ve 9. sırada Düzce hava kirliliğinin en yüksek olduğu yerler arasında öne çıktı. Bu, Türkiye’deki 3 milyondan fazla insanın Avrupa’nın en kirli havasını soluduğu anlamına geliyor.</p>

<p>İsviçre merkezli bir hava kalitesi teknolojisi şirketi olan IQAir’in 8. kez hazırladığı Dünya Hava Kalitesi Raporu’nda bu yıl 143 ülke, bölge ve bölgedeki 9 bin 446 şehirdeki izleme istasyonlarından elde edilen PM2,5 hava kalitesi verilerini analiz etti. Bu yılki rapor, bir önceki yılla karşılaştırıldığında, 54 ülkede yıllık ortalama PM2,5 değerlerinde artış, 75 ülkede azalma ve iki ülkede ise değişiklik olmadığı görülüyor.</p>

<p>Rapor, şehirlerin yalnızca %14’ünün Dünya Sağlık Örgütü hava kirliliği yönergelerine uyduğunu ortaya koydu. Yeni veriler, orman yangınlarından kaynaklanan duman ve iklim değişikliğinin küresel hava kirliliğini artırmasıyla birlikte, küresel hava kalitesindeki iyileşmenin durma noktasına geldiğini gösterdi. Bazı bölgelerde iyileşmeler görülse de, önemli veri eksiklikleri devam ediyor ve küresel nüfusun yalnızca çok küçük bir kısmı, yerel ve gerçek zamanlı hava kalitesi bilgilerine erişebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Hava kirliliğinin bir yıllık yükü 138 milyar dolar”</h2>

<p>Greenpeace Türkiye İklim ve Enerji Kampanya Sorumlusu Emel Türker Alpay, Türkiye’nin Avrupa’da hava kirliliği en yüksek 4. ülke olmasını ve Avrupa’daki en kirli 10 yerin 5’inin Türkiye’de bulunmasının endişe verici olduğunu söyledi. Hava kirliliğinin birincil sorumluları arasında yer alan fosil yakıtlara işaret ederek fosil yakıtlardan çıkışın önemine değinen Emel Türker Alpay şöyle konuştu:</p>

<p>“Türkiye, 2025 raporunda endişe verici bir yükseliş gösteriyor. Ülkeler arasındaki sıralaması bir yılda 67. sıradan 39. sıraya taşındı. Bununla birlikte Avrupa’daki en kirli 10 yerden 5’inin Türkiye’de olması temiz hava için mücadelede kaybedecek zamanımızın olmadığını gösteriyor. Ancak Türkiye’de hava kirliliği halen düzenli ve yeterli olarak ölçülmüyor. Üyesi olduğumuz Temiz Hava Hakkı Platformu’nun her yıl hazırladığı Kara Rapor’a göre PM 2.5 oranını ölçen istasyonların %70’inden yeterli veri alınamıyor. Ancak yeterli ölçüm yapılsa ve yeterli veri alınsa dahi yönetmelikte hiçbir limit değer tanımlanmadığı için bir yaptırım söz konusu değil. PM 2.5 kirliliğinin en önemli kaynaklarından biri termik santraller. Yapılan çalışmalar yalnızca Afşin-Elbistan’daki termik santrallerin hava kirliliğine bağlı olarak en az 17 bin erken ölüme neden olduğunu gösteriyor. Bu nedenle hava kirliliği ile mücadelede atılması gereken adımlardan biri de ciddi sağlık sorunlarına yol açan kömür başta olmak üzere fosil yakıt kullanımının kademeli olarak sonlandırılmasıdır.”</p>

<p>Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel “PM 2.5 hava kirliliğinin Türkiye ekonomisine yükü bir yılda tam 138 milyar dolar yani 2024 GSYH’sinin yaklaşık yüzde 10’u. Oysa temiz hava için alınacak önlemler kirli havanın yarattığı sağlık bedelinden çok daha düşük maliyetli. (PM2.5 kirliliğinin azaltılmasıyla her yıl 60 binin üzerinde hayat kurtarılabilir ve ekonomi üzerindeki ağır yük hafifletilebilir.) THHP olarak başlattığımız kampanya ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na PM2.5 için ulusal limit değeri belirleyin diyoruz. Bu kirliliği önlemenin ilk adımı. Kampanyamızda hedeftemizhava.org adresinden ulaşabilirsiniz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/turkiye-hava-kirliliginde-28-sira-yukseldi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/hava-kirliligi-3.jpg" type="image/jpeg" length="22982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli parklar şirketlere açılıyor: Plan şartı kaldırılıyor, turizm ve altyapıya izin]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/milli-parklar-sirketlere-aciliyor-plan-sarti-kaldiriliyor-turizm-ve-altyapiya-izin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/milli-parklar-sirketlere-aciliyor-plan-sarti-kaldiriliyor-turizm-ve-altyapiya-izin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeyle milli parklarda koruma, denetim ve işletme yetkileri genişletildi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne döner sermayeli işletme kurma, para cezalarını artırma ve kaçak yapılara doğrudan müdahale etme yetkisi verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete’de yayımlanan “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile milli parklar, tabiat parkları ve korunan alanlara ilişkin kapsamlı değişiklikler yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yetki alanı genişletilirken, koruma ve denetim mekanizmaları da yeniden düzenlendi.</p>

<p>Yeni kanuna göre biyolojik çeşitliliğin korunması, nesli tehdit altındaki bitki ve hayvan türlerinin izlenmesi, sulak alanların doğal yapısının korunması ve bu alanlardaki idari yaptırımların uygulanması doğrudan Genel Müdürlüğün yetkisine bırakıldı. Koruma alanlarına ilişkin uzun devreli gelişme planları ile yönetim planları da ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Genel Müdürlük tarafından hazırlanacak. İçme suyu temini açısından aciliyet taşıyan ve kamu yararı açısından zorunlu görülen tesislerde ise uzun devreli gelişme planı şartı aranmayacak. Korunan alanlarda ziyaretçi yönetim planlarının uygulanması ve yöre halkının olumsuz etkilerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliği yapılacak.</p>

<h2>Yapı ve tesislere el konulmasının önü açıldı</h2>

<p>Kanunla birlikte tescil yasağı kapsamındaki yapı ve tesislere doğrudan el konulmasının önü açıldı. Bu kapsamda kaçak yapıların, inşaat halinde olanlar da dahil olmak üzere, karar beklenmeden yıkılabileceği veya ihtiyaç halinde değerlendirilebileceği hükme bağlandı. Genel Müdürlük ayrıca ihtiyaç duyduğu yerlerde döner sermayeli işletmeler kurabilecek. Bu işletmelere tahsis edilen sermaye miktarını beş katına kadar artırma yetkisi Cumhurbaşkanı’na verildi.</p>

<h2>Para cezaları artırıldı</h2>

<p>Milli parklarda doğal dengeyi bozan, yaban hayatına zarar veren, kaçak yapılaşma yapan veya alanları işgal edenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak. Giriş ücretini ödemeden milli parklara girenlere ise ücretin dört katı kadar idari para cezası kesilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avcılıkla ilgili cezalarda da artışa gidildi. Yasak avlaklarda avlananlara verilen para cezası 10 bin liraya, özel koruma sahalarında avlananlara verilen ceza ise 15 bin liraya çıkarıldı. Avcılık belgesi olmadan avlananlara 10 bin lira, izinsiz avlananlara 5 bin lira ceza uygulanacak. Aynı fiilin beş yıl içinde tekrarlanması halinde cezalar üç katına çıkacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/milli-parklar-sirketlere-aciliyor-plan-sarti-kaldiriliyor-turizm-ve-altyapiya-izin</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/milli-parklar-1.webp" type="image/jpeg" length="90138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Farklı bir eğitim ortamı: Gökçeyurt’ta doğayla öğrenme]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/farkli-bir-egitim-ortami-gokceyurtta-dogayla-ogrenme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/farkli-bir-egitim-ortami-gokceyurtta-dogayla-ogrenme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mamak Belediyesi’nin Gökçeyurt Ekolojik Köy’de düzenlediği programlarda öğrenciler doğa bilinci, arıcılık ve sürdürülebilir tarımı uygulamalı eğitimlerle öğreniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mamak Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü, çocukların doğayla bağ kurmasını sağlamak ve çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmak amacıyla Gökçeyurt Ekolojik Köy’de eğitim programları düzenliyor. Program kapsamında 3. ve 4. sınıf öğrencileri, doğa ve ekoloji temelli eğitimlerle buluşuyor.</p>

<p>Doğayla iç içe bir ortamda gerçekleştirilen etkinliklerde öğrenciler; çevreyi tanıma, doğayı koruma, ekolojik yaşamı keşfetme ve sürdürülebilir tarım uygulamaları hakkında bilgi ediniyor.</p>

<h2>Teori ve uygulama bir arada</h2>

<p>Program kapsamında çocuklar, Gökçeyurt Ekolojik Köy’deki tohum ambarı, arıcılık atölyesi ve tarım alanlarını gezerek doğanın işleyişini yerinde gözlemliyor. Video gösterimleriyle teorik bilgi alan öğrenciler, ardından atölyelerde uygulamalı çalışmalara katılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mamak Belediyesi tarafından yürütülen eğitim programında öğrenciler, ATİKO aracı içinde geri dönüşümün önemi, atıkların ayrıştırılması ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları hakkında da bilgilendiriliyor. Eğitici ve interaktif içeriklerle desteklenen program sayesinde çocuklar, günlük yaşamda uygulanabilecek çevre dostu uygulamaları yakından tanıma fırsatı buluyor.</p>

<h2>Ekolojik eğitim ağı genişliyor</h2>

<p>Gökçeyurt Ekolojik Köy’de düzenlenen programlara ilgi her geçen gün artıyor. Ziyaretler yalnızca Mamak sınırlarıyla sınırlı kalmazken, çevre ilçelerden ve illerden okullar da randevu alarak eğitimlere katılabiliyor. Böylece farklı bölgelerden gelen öğrenciler de doğa temelli eğitimlerle buluşuyor.</p>

<p>Son bir yılda 3 bin 584 öğrenci, randevu.mamak.bel.tr adresi üzerinden randevu alarak Gökçeyurt Ekolojik Köy’ü ziyaret etti. Yoğun ilgi gören programlar, çocukların doğayı yerinde tanımasına, çevre konusunda bilinçlenmesine ve sürdürülebilir yaşam hakkında farkındalık kazanmasına katkı sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Dursun Erkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/farkli-bir-egitim-ortami-gokceyurtta-dogayla-ogrenme</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 05:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/ilkokul-ogrencilerine-ekolojik-egitim.JPG" type="image/jpeg" length="78408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Keçiören’de öğrencilere sıfır atık eğitimi]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/keciorende-ogrencilere-sifir-atik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/keciorende-ogrencilere-sifir-atik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen programda yaklaşık 200 ilkokul öğrencisine çevre bilinci ve sıfır atık konusunda eğitim verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Keçiören Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından çevre bilincini artırmak amacıyla düzenlenen eğitim programları kapsamında Şehit Ahmet Kabukçu İlkokulu’nda öğrencilere çevre ve sıfır atık eğitimi verildi.</p>

<p>3 ve 4. sınıf öğrencilerinin katıldığı eğitimde yaklaşık 200 öğrenciye çevre sorunları ve çözüm yolları, geri dönüştürülebilir atık türleri ile atıkların kaynağında nasıl ayrıştırılması gerektiği uygulamalı olarak anlatıldı.</p>

<h2>Belediyenin çevre çalışmaları tanıtıldı</h2>

<p>Eğitim programında öğrencilere ilçede uygulanan geri dönüşüm sistemi hakkında bilgi verilirken, Keçiören Belediyesi’nin çevre alanında yürüttüğü hizmetler de tanıtıldı.</p>

<p>Program kapsamında devam eden Okullar Arası Atık Pil Toplama Yarışması hakkında da bilgilendirme yapılarak öğrencilerin sürece aktif katılım sağlamaları teşvik edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Geri dönüşümün önemi anlatıldı</h2>

<p>Eğitimde çevre ve çevre kirliliği, atık türleri, düzensiz depolamanın yol açtığı zararlar ve atıkların bertaraf yöntemleri gibi konular ele alındı.</p>

<p>Ayrıca sıfır atık sisteminin işleyişi, atık hiyerarşisi, geri dönüştürülebilir atık grupları ile geri dönüşümün ekolojik ve ekonomik katkıları hakkında da öğrencilere kapsamlı bilgiler verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şevval Dalgıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/keciorende-ogrencilere-sifir-atik-egitimi</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 03:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/cevre-bilinci-egitimi.JPG" type="image/jpeg" length="60708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sapanla kuş avlayana 15 bin lira ceza!]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/sapanla-kus-avlayana-15-bin-lira-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/sapanla-kus-avlayana-15-bin-lira-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’de kabul edilerek yasalaşan Milli Parklar Kanunu düzenlemesiyle korunan alanlarda ve yasaklı sahalarda yapılan avcılığa ağır yaptırımlar getirildi. Yeni düzenlemeye göre sapan, tuzak veya benzeri araçlarla kuş ve hayvan avlayanlara 15 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan Milli Parklar Kanunu’ndaki değişiklikler, milli parklar ve korunan alanlarda gerçekleştirilen ihlallere yönelik yaptırımları artırdı. Düzenleme, özellikle kaçak avcılık ve ekolojik dengeyi bozan faaliyetlere daha ağır cezalar öngörüyor.</p>

<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Yeni kanunla birlikte milli parklar ve koruma altındaki alanlarda ekolojik dengeyi bozacak faaliyetlerde bulunanlara yönelik cezalar önemli ölçüde artırıldı. Buna göre, söz konusu alanlarda doğaya zarar veren kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve 500 bin liradan 2 milyon 500 bin liraya kadar idari para cezası uygulanabilecek.</p>

<p>Düzenleme kapsamında Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün yetki ve sorumlulukları da genişletildi. Kurum, sulak alanların ekolojik dengesinin korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin korunmasına yönelik denetimleri artırabilecek ve gerekli idari yaptırımları uygulayabilecek.</p>

<h2>Kaçak yapılara doğrudan müdahale</h2>

<p>Yeni düzenlemeyle korunan alanlarda izinsiz yapılan yapı ve tesislere doğrudan el konulabilecek. Yetkililer, söz konusu yapıların yıkımını da gerçekleştirebilecek.</p>

<h2>Avcılık cezaları artırıldı</h2>

<p>Kanunla Kara Avcılığı Kanunu’nda da değişiklik yapıldı. Merkez Av Komisyonu tarafından avlanmanın yasaklandığı alanlarda avlananlara verilen idari para cezası 200 liradan 10 bin liraya yükseltildi. Özel koruma sahalarında ise bu ceza 350 liradan 15 bin liraya çıkarıldı.</p>

<p>Avcılık belgesi olmadan avlananlara 10 bin lira, avlanma izni olmadan avlananlara ise 5 bin lira para cezası uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Geleneksel yöntemler de kapsama alındı</h2>

<p>Düzenleme kapsamında geleneksel avcılık yöntemleri de yaptırım kapsamına dahil edildi. Buna göre sapan, basit kafes, tuzak veya ok gibi araçlarla kuş ve hayvan avlayan kişilere de aynı miktarda idari para cezası kesilecek.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/sapanla-kus-avlayana-15-bin-lira-ceza</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 19:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2026/03/sapan.jpg" type="image/jpeg" length="22011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim değişikliği her 3 kişiden 1'ini etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.elipshaber.com/iklim-degisikligi-her-3-kisiden-1ini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.elipshaber.com/iklim-degisikligi-her-3-kisiden-1ini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapılan bir araştırma, küresel iklim değişikliğinin her 3 kişiden 1'ini etkilediğini ortaya çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Merkezi ABD'de bulunan Doğa Koruma Vakfı'ndan bilim insanlarının öncülüğünde yapılan ve Salı günü Environmental Research: Health dergisinde yayınlanan çalışma, küresel ısı riskleri üzerine yapılan önceki araştırmalardan daha ileri giderek, ısıya uyum sağlama konusunda sosyal ve fizyolojik kapasiteyi mercek altına aldı.</p>

<p>Araştırmada, iklim değişikliğinin, insanların güvenli bir şekilde günlük yaşamlarını sürdürebilecekleri zamanı kısalttığı kaydedilirken dünya nüfusunun üçte birinin artık aşırı sıcaklığın aktiviteyi ciddi şekilde kısıtladığı bölgelerde yaşadığı da belirlendi.</p>

<p>Fosil yakıtların sürekli yakılmasıyla tetiklenen yükselen sıcaklıklar, birçok genç ve sağlıklı yetişkinin bile yazın en sıcak günlerinde gündüz saatlerinde ev işi yapmak veya merdiven çıkmak gibi temel fiziksel aktiviteleri yapmasını zorlaştırdığına dikkat çekilirken araştırmaya göre, terleme ve dolayısıyla vücut sıcaklıklarını kontrol etme yeteneği daha az olan yaşlılar için bu kısıtlamalar daha büyük.</p>

<p>Araştırma, ısı toleransı üzerine fizyolojik çalışmaları, nüfus, sıcaklıklar ve insan gelişimi üzerine yedi on yıllık küresel ve bölgesel verilerle bir araya getirdi.</p>

<p>Rapor, ortalama olarak, 65 yaş üstü kişilerin artık her yıl aşırı sıcaklığın güvenli dış mekan aktivitelerini ciddi şekilde kısıtladığı yaklaşık 900 saat yaşadığını, bu rakamın 1950'de 600 saat olduğunu ortaya koyuyor. Bu, bir aydan fazla gündüz saatine eşdeğer.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İklim değişikliğinden en çok etkilenenler, zengin tüketicilerin gaz, petrol ve kömür yakılmasıyla oluşan sera gazı emisyonlarına kıyasla çok daha az sorumlu olmalarına rağmen, daha yoksul ülkelerde veya bölgelerde yaşayanlar olarak kayıtlara geçti. Bazı tropikal ve subtropikal bölgelerde, sıcaklık yaşlı yetişkinlerin yılın dörtte bir ile üçte birinde açık hava aktivitelerini kısıtlarken en ciddi zorluklar güneybatı Asya'da (Bahreyn, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, Umman), güney Asya'da (Pakistan, Bangladeş, Hindistan) ve batı Afrika'nın bazı bölgelerinde (Moritanya, Mali, Burkina Faso, Senegal, Cibuti ve Nijer) görülüyor.</p>

<p>Araştırmacılar, farklı sıcaklıklardaki "yaşanabilirlik" durumunu, bir insanın dinlenme halindeyken ortalama enerji harcamasına eşdeğer bir birim olan MET cinsinden ölçtü. Yönetilebilir bir sıcaklık, 65 yaşın altındaki kişilerin ısı stresi yaşamadan uzun süre boyunca 3.3 MET'e kadar aktivite (örneğin, yer süpürmek veya orta tempoda yürümek) gerçekleştirebildiği, yani vücut ısılarını sabit bir durumda düzenleyebildiği sıcaklık olarak bilinirken buna karşılık, "yaşanamaz sınırlamalar", insan aktivitesinin 1.5 MET ile sınırlı olduğu saatlerde, yani esas olarak uzanmak veya oturmak gibi hareketsiz aktivitelerde, sıcak yerlerde bulunur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre - İklim</category>
      <guid>https://www.elipshaber.com/iklim-degisikligi-her-3-kisiden-1ini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://elipshabercom.teimg.com/crop/1280x720/elipshaber-com/uploads/2023/12/iklim-krizi-1.jpg" type="image/jpeg" length="57368"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
